bugün
- fatma betül sayan kaya23
- bir vatandaşını bile kurtaramayan büyük türkiye3
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur23
- dört ayda yüzde yirmi bin kazanmak2
- dişler neden çürümeyecek şekilde yaratılmadı3
- yarın cennete gidiyorum2
- türkiyede askerlikte değişmesi gerekenler3
- pazar sabahı erkek kalkmak3
- asansörde kapı kapatma tuşuna basmak2
- çalıyor ama çalışmıyor3
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri2
- baldız hanımdan güzel çıkınca yaşanan pişmanlık3
- command and conquer generals3
- dünya52
- koklayarak öpmek17
- zengin akpli kızların çok daha güzel olması17
- cesur olmak4
- sözlükteki anlık online sayısı4
- yiyişmeye gidilen sinemada filmin sarması12
- platon un mağara alegorisi6
- erzurumda sokak hayvanı beslemenin yasaklanması5
- sabahları sevilen şeyler5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı12
- akp kazandı11
- kemal sunal'ın en başarısız filmleri10
- sarılmak istediğiniz sözlük yazarları19
- sigara içelim mi7
- bir şey söyle8
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı36
- gocu29
- morkstar yazdı bunu12
- anın görüntüsü28
- tiktok3
- sözlüğün en güzel kadını25
- yalnız erkek sayısının patlaması9
- ermeni rum soykırımını inkar etmek14
- arkadaşlar çok acil bakar mısınız8
- sözlüğün en iyi kalpli yazarı10
- öpmek istediğiniz sözlük yazarları8
- amerika birleşik devletleri28
- koklayarak insan tanımak7
- çocuğuyla birlikte dans eden vajinası belli anne4
- siyahi peygamber olmaması8
- sözlüğü sonsuza kadar terk ediyorum8
- çalıyor ama çalışıyor5
- güzel miyim diyen kıza götünü açan erkek3
- uyuyamama nedeni5
- ecevit denince akla gelen şeyler29
- özlemek4
- meleğim diye hitap eden kova burcu erkeği13
MANDA SÎSTEMÎ
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, kimi yoksul ve bağımsızlığına kavuşamamış ülkeleri, Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere (mandater) verilen vekillik. Manda, bir çeşit rejimdi, Milletler Cemiyeti'nin kontrolü altında uygulanan yeni bir sömürgecilik rejimi. Savaş sonrasında, yenilen devletlerin egemen oldukları topraklar, müttefiklerin eline geçti. Müttefikler de bu ülke topraklarını, kendi sömürgeleri haline getirmek için manda sisteminden yararlandılar.
Mandater devletler, denetimleri altında tuttukları bölgelerin yönetiminden Milletler Cem i yeli'ne karşı sorumluydular. Ancak bu sorumluluğun bir kamuflajdan ibaret olduğu da bir gerçekti.
1919-1920'li yıllarda imzalanan banş antlaşmalarıyla, mağlup olan devletlerin toprakları parçalandı ve manda idareleri konusunda anlaşmalara varıldı. Manda sistemi içine alınan bölgeler, gelişme düzeylerine göre, A, B ve C grubu mandaları olarak Uç gruba ayrıldı. A grubu mandaları, Osmanlı Devleti'nin yönetiminde bulunan Arap bölgeleriydi. Bu bölgelerin manda
idaresine verilmesi, San Remo Konferan-sı'nda karara bağlandı. Manda idareleri geçici olacak ve yerli halka, kendilerini sonunda tam bağımsızlığa götürecek eğitim verilecekti. Bu bölgelerden Filistin, Ürdün ve Irak, ingiliz mandasına bırakıldı. ingiltere'nin Filistin mandasına, Yahudilerin Filistin'de bir vatana sahip olmalarında bir dönüm noktası teşkil eden Balfour Deklarasyonu eklenerek Siyonistlerin istekleri de yerine getirildi. Suriye ve Lübnan Fransız mandasına verilirken, Musul petrollerindeki payı da onaylandı. B grubu mandaları, Baü ve Doğu Afrika'daki Alman sömürgelerinden oluşuyordu. Sömürge olarak yönetilen bu bölgelere uzun sürecek olan bir har zırlık döneminden sonra bağımsızlığın verileceği düşünülüyordu. Togo ile Kamerun Fransız-ingiliz mandasına, Tanganyika ingiliz mandasına, Ruanda ve Urindi Belçika mandasına bırakıldı. C gruba mandaterini ise, Alman Güney Baü Afrikası ve Büyük Okyanus'taki Alman sömürgeleriydi. Bu mandalarda herhangi bir bağımsızlık g*-ramisi olmadan mandater devletlerin yöne* timi hüküm sürecekti.
Güney-Baü Alman Afrika'sı, Güney Afrika B iri iği'n in yönetimine bırakıldı. Yeni Gine'nin Almanya'ya ait olan kısmı ile Sa-lomon'lardaki Alman adaları da Avustralya mandalarına bırakıldı.
Manda sistemi, mandater devletlerce ustalıkla uygulanmıştı. Bölgeler mandalar grubuna ayrılırken, yerli halkların özellikleri, ekonomik düzeyleri, tarihi gelişimleri, dini ve ırki bağlan titizlikle göz önünde bulundurulmuş, bunun için kimi bölgelere kısa, kimi bölgelere de uzun bir zaman sonra bağımsızlık verileceği vadedilmişti. Bazı bölgelerin bağımsızlıkları konusundan ise, hiç söz edilmemişti. Bu mandalardan pek
çoğu, özellikle A grubunda yer alan mandalar herne kadar 2. Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında bağımsızlıklarına kavuşmuş olsalar bile, göründüğü kadarıyla bu ülkeler, ekonomik, siyasi ve askeri bakımlardan, dolaylı da olsa bu mandater devletlere karşı bağımlılıklarını hala sürdürmektedirler.
(SBA)
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, kimi yoksul ve bağımsızlığına kavuşamamış ülkeleri, Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere (mandater) verilen vekillik. Manda, bir çeşit rejimdi, Milletler Cemiyeti'nin kontrolü altında uygulanan yeni bir sömürgecilik rejimi. Savaş sonrasında, yenilen devletlerin egemen oldukları topraklar, müttefiklerin eline geçti. Müttefikler de bu ülke topraklarını, kendi sömürgeleri haline getirmek için manda sisteminden yararlandılar.
Mandater devletler, denetimleri altında tuttukları bölgelerin yönetiminden Milletler Cem i yeli'ne karşı sorumluydular. Ancak bu sorumluluğun bir kamuflajdan ibaret olduğu da bir gerçekti.
1919-1920'li yıllarda imzalanan banş antlaşmalarıyla, mağlup olan devletlerin toprakları parçalandı ve manda idareleri konusunda anlaşmalara varıldı. Manda sistemi içine alınan bölgeler, gelişme düzeylerine göre, A, B ve C grubu mandaları olarak Uç gruba ayrıldı. A grubu mandaları, Osmanlı Devleti'nin yönetiminde bulunan Arap bölgeleriydi. Bu bölgelerin manda
idaresine verilmesi, San Remo Konferan-sı'nda karara bağlandı. Manda idareleri geçici olacak ve yerli halka, kendilerini sonunda tam bağımsızlığa götürecek eğitim verilecekti. Bu bölgelerden Filistin, Ürdün ve Irak, ingiliz mandasına bırakıldı. ingiltere'nin Filistin mandasına, Yahudilerin Filistin'de bir vatana sahip olmalarında bir dönüm noktası teşkil eden Balfour Deklarasyonu eklenerek Siyonistlerin istekleri de yerine getirildi. Suriye ve Lübnan Fransız mandasına verilirken, Musul petrollerindeki payı da onaylandı. B grubu mandaları, Baü ve Doğu Afrika'daki Alman sömürgelerinden oluşuyordu. Sömürge olarak yönetilen bu bölgelere uzun sürecek olan bir har zırlık döneminden sonra bağımsızlığın verileceği düşünülüyordu. Togo ile Kamerun Fransız-ingiliz mandasına, Tanganyika ingiliz mandasına, Ruanda ve Urindi Belçika mandasına bırakıldı. C gruba mandaterini ise, Alman Güney Baü Afrikası ve Büyük Okyanus'taki Alman sömürgeleriydi. Bu mandalarda herhangi bir bağımsızlık g*-ramisi olmadan mandater devletlerin yöne* timi hüküm sürecekti.
Güney-Baü Alman Afrika'sı, Güney Afrika B iri iği'n in yönetimine bırakıldı. Yeni Gine'nin Almanya'ya ait olan kısmı ile Sa-lomon'lardaki Alman adaları da Avustralya mandalarına bırakıldı.
Manda sistemi, mandater devletlerce ustalıkla uygulanmıştı. Bölgeler mandalar grubuna ayrılırken, yerli halkların özellikleri, ekonomik düzeyleri, tarihi gelişimleri, dini ve ırki bağlan titizlikle göz önünde bulundurulmuş, bunun için kimi bölgelere kısa, kimi bölgelere de uzun bir zaman sonra bağımsızlık verileceği vadedilmişti. Bazı bölgelerin bağımsızlıkları konusundan ise, hiç söz edilmemişti. Bu mandalardan pek
çoğu, özellikle A grubunda yer alan mandalar herne kadar 2. Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında bağımsızlıklarına kavuşmuş olsalar bile, göründüğü kadarıyla bu ülkeler, ekonomik, siyasi ve askeri bakımlardan, dolaylı da olsa bu mandater devletlere karşı bağımlılıklarını hala sürdürmektedirler.
(SBA)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar