bugün
- romanya52
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz20
- türkiye16
- fatma betül sayan kaya39
- almanya11
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri11
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur30
- ispanya6
- düğün yaptığını korna çalarak herkese duyuran tip5
- dünya59
- fatma betül sayan kaya'nın hacca gitmesi3
- taşak ağrısı diye rapor alıp patrona yollamak2
- osmanlı millet sistemi3
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir13
- hiçbir şeyin sarmaması2
- kazakistan4
- haluk levent vs fatma betül sayan kaya6
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- fransa11
- sözlük kokusu6
- kemaliklerle ekonomi tartışmak3
- avusturya3
- videoyu özetle2
- abd ile aşırı sağa faşizme kayan dünya ülkeleri2
- melih gökçek soruşturması ne oldu6
- polonya2
- ne yapsam iyi olur9
- portekiz5
- furkan bölükbaşı'nın açlık feryadı6
- bosna hersek2
- moğolistan2
- bulgaristan2
- 27 eylül 2026 litvanya azerbaycan maçı3
- rusya5
- yunanistan7
- sözlükteki anlık online sayısı5
- anın görüntüsü30
- apo'ya villa yapılması5
- şeytanın dünyaya getirdiği şeyler2
- amerika birleşik devletleri29
- iddialar araştırılırken istifa vs cb adaylığı3
- slovakya4
- xvala bere5
- türkiye'nin husi çatışmasına dahil olma eğilimi4
- estonya2
- obradovic ten sonra fenerbahçe basket'in bitmesi3
- 27 eylül 2026 meteoroloji sarı kod uyarısı2
- pazar günü bile çalışan ezik5
- butlancıların birbirine girmesi2
- norveç11
MANDA SÎSTEMÎ
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, kimi yoksul ve bağımsızlığına kavuşamamış ülkeleri, Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere (mandater) verilen vekillik. Manda, bir çeşit rejimdi, Milletler Cemiyeti'nin kontrolü altında uygulanan yeni bir sömürgecilik rejimi. Savaş sonrasında, yenilen devletlerin egemen oldukları topraklar, müttefiklerin eline geçti. Müttefikler de bu ülke topraklarını, kendi sömürgeleri haline getirmek için manda sisteminden yararlandılar.
Mandater devletler, denetimleri altında tuttukları bölgelerin yönetiminden Milletler Cem i yeli'ne karşı sorumluydular. Ancak bu sorumluluğun bir kamuflajdan ibaret olduğu da bir gerçekti.
1919-1920'li yıllarda imzalanan banş antlaşmalarıyla, mağlup olan devletlerin toprakları parçalandı ve manda idareleri konusunda anlaşmalara varıldı. Manda sistemi içine alınan bölgeler, gelişme düzeylerine göre, A, B ve C grubu mandaları olarak Uç gruba ayrıldı. A grubu mandaları, Osmanlı Devleti'nin yönetiminde bulunan Arap bölgeleriydi. Bu bölgelerin manda
idaresine verilmesi, San Remo Konferan-sı'nda karara bağlandı. Manda idareleri geçici olacak ve yerli halka, kendilerini sonunda tam bağımsızlığa götürecek eğitim verilecekti. Bu bölgelerden Filistin, Ürdün ve Irak, ingiliz mandasına bırakıldı. ingiltere'nin Filistin mandasına, Yahudilerin Filistin'de bir vatana sahip olmalarında bir dönüm noktası teşkil eden Balfour Deklarasyonu eklenerek Siyonistlerin istekleri de yerine getirildi. Suriye ve Lübnan Fransız mandasına verilirken, Musul petrollerindeki payı da onaylandı. B grubu mandaları, Baü ve Doğu Afrika'daki Alman sömürgelerinden oluşuyordu. Sömürge olarak yönetilen bu bölgelere uzun sürecek olan bir har zırlık döneminden sonra bağımsızlığın verileceği düşünülüyordu. Togo ile Kamerun Fransız-ingiliz mandasına, Tanganyika ingiliz mandasına, Ruanda ve Urindi Belçika mandasına bırakıldı. C gruba mandaterini ise, Alman Güney Baü Afrikası ve Büyük Okyanus'taki Alman sömürgeleriydi. Bu mandalarda herhangi bir bağımsızlık g*-ramisi olmadan mandater devletlerin yöne* timi hüküm sürecekti.
Güney-Baü Alman Afrika'sı, Güney Afrika B iri iği'n in yönetimine bırakıldı. Yeni Gine'nin Almanya'ya ait olan kısmı ile Sa-lomon'lardaki Alman adaları da Avustralya mandalarına bırakıldı.
Manda sistemi, mandater devletlerce ustalıkla uygulanmıştı. Bölgeler mandalar grubuna ayrılırken, yerli halkların özellikleri, ekonomik düzeyleri, tarihi gelişimleri, dini ve ırki bağlan titizlikle göz önünde bulundurulmuş, bunun için kimi bölgelere kısa, kimi bölgelere de uzun bir zaman sonra bağımsızlık verileceği vadedilmişti. Bazı bölgelerin bağımsızlıkları konusundan ise, hiç söz edilmemişti. Bu mandalardan pek
çoğu, özellikle A grubunda yer alan mandalar herne kadar 2. Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında bağımsızlıklarına kavuşmuş olsalar bile, göründüğü kadarıyla bu ülkeler, ekonomik, siyasi ve askeri bakımlardan, dolaylı da olsa bu mandater devletlere karşı bağımlılıklarını hala sürdürmektedirler.
(SBA)
Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra, kimi yoksul ve bağımsızlığına kavuşamamış ülkeleri, Milletler Cemiyeti adına yönetmek için bazı büyük devletlere (mandater) verilen vekillik. Manda, bir çeşit rejimdi, Milletler Cemiyeti'nin kontrolü altında uygulanan yeni bir sömürgecilik rejimi. Savaş sonrasında, yenilen devletlerin egemen oldukları topraklar, müttefiklerin eline geçti. Müttefikler de bu ülke topraklarını, kendi sömürgeleri haline getirmek için manda sisteminden yararlandılar.
Mandater devletler, denetimleri altında tuttukları bölgelerin yönetiminden Milletler Cem i yeli'ne karşı sorumluydular. Ancak bu sorumluluğun bir kamuflajdan ibaret olduğu da bir gerçekti.
1919-1920'li yıllarda imzalanan banş antlaşmalarıyla, mağlup olan devletlerin toprakları parçalandı ve manda idareleri konusunda anlaşmalara varıldı. Manda sistemi içine alınan bölgeler, gelişme düzeylerine göre, A, B ve C grubu mandaları olarak Uç gruba ayrıldı. A grubu mandaları, Osmanlı Devleti'nin yönetiminde bulunan Arap bölgeleriydi. Bu bölgelerin manda
idaresine verilmesi, San Remo Konferan-sı'nda karara bağlandı. Manda idareleri geçici olacak ve yerli halka, kendilerini sonunda tam bağımsızlığa götürecek eğitim verilecekti. Bu bölgelerden Filistin, Ürdün ve Irak, ingiliz mandasına bırakıldı. ingiltere'nin Filistin mandasına, Yahudilerin Filistin'de bir vatana sahip olmalarında bir dönüm noktası teşkil eden Balfour Deklarasyonu eklenerek Siyonistlerin istekleri de yerine getirildi. Suriye ve Lübnan Fransız mandasına verilirken, Musul petrollerindeki payı da onaylandı. B grubu mandaları, Baü ve Doğu Afrika'daki Alman sömürgelerinden oluşuyordu. Sömürge olarak yönetilen bu bölgelere uzun sürecek olan bir har zırlık döneminden sonra bağımsızlığın verileceği düşünülüyordu. Togo ile Kamerun Fransız-ingiliz mandasına, Tanganyika ingiliz mandasına, Ruanda ve Urindi Belçika mandasına bırakıldı. C gruba mandaterini ise, Alman Güney Baü Afrikası ve Büyük Okyanus'taki Alman sömürgeleriydi. Bu mandalarda herhangi bir bağımsızlık g*-ramisi olmadan mandater devletlerin yöne* timi hüküm sürecekti.
Güney-Baü Alman Afrika'sı, Güney Afrika B iri iği'n in yönetimine bırakıldı. Yeni Gine'nin Almanya'ya ait olan kısmı ile Sa-lomon'lardaki Alman adaları da Avustralya mandalarına bırakıldı.
Manda sistemi, mandater devletlerce ustalıkla uygulanmıştı. Bölgeler mandalar grubuna ayrılırken, yerli halkların özellikleri, ekonomik düzeyleri, tarihi gelişimleri, dini ve ırki bağlan titizlikle göz önünde bulundurulmuş, bunun için kimi bölgelere kısa, kimi bölgelere de uzun bir zaman sonra bağımsızlık verileceği vadedilmişti. Bazı bölgelerin bağımsızlıkları konusundan ise, hiç söz edilmemişti. Bu mandalardan pek
çoğu, özellikle A grubunda yer alan mandalar herne kadar 2. Dünya Savaşı öncesinde ve sonrasında bağımsızlıklarına kavuşmuş olsalar bile, göründüğü kadarıyla bu ülkeler, ekonomik, siyasi ve askeri bakımlardan, dolaylı da olsa bu mandater devletlere karşı bağımlılıklarını hala sürdürmektedirler.
(SBA)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar