bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    Tesadüf nedir? Devreler halinde seyreden hayatın bu devreleri arasındaki nüktedan bağlantılar mıdır? Kader denilen kavramı bir ölçüde güçlendiren dramatizasyon aşamaları mıdır? inanılası mıdır, üzülesi midir, şaşılası mıdır? "Tesadüf işte" diye geçilesi midir, yoksa üzerine kafa patlatılası bir konu mudur?
    ispanyol yönetmen Julio Medem, "Kutup Çizgisi Aşıkları"nda kaderi ve tesadüfleri sorguluyor. Pekala, filmden hareketle biz de sorgulayalım... Kader kelimesinin ekseriyetle olumsuz bir anlam ifade etmesi nedendir? Birisinin başına gelenlerden "kader işte" diye bahsediliyorsa, büyük ihtimalle o kişi kötü olaylarla karşılaşmıştır. Yani düşünün ki, birisi iyi bir ailenin ferdi olsun, iyi okullarda okusun, başarılı bir iş hayatı ve aşk hayatı olsun. Bu kişinin büyük sorunlar yaşamadan yaşlanıp sessizce ölmesine kim "kader" kelimesini uygun görür? Oysa ki aynı kişi müthiş başarılı bir hayat sürdürürken aşk acısı sonrasında depresyonla cebelleşse ve perişan olsa "kader işte" nidaları civardan yükselir. Hal böyle olunca, "kader"in ve "tesadüfler"in, insanların yaşadıklanlarının ardından yorum yaparak şekillendirdikleri bir nevi "mesaj çıkarma", "anlamlandırma" araçları olduğunu görmeli. Tarihin tekerrürden ibaret olduğunu söylemek için müsait tekerrürler aramak da bundandır. Yoksa tarihin tekerrürsüzlükleri de azımsanmayacak kadar çoktur.
    Filme dönecek olursak, çok başarılı bir kurguyla karşı karşıyayız. inanılmaz tesadüflerin olayları kesiştirdiği sahnelerde "bu kadar da olmaz" dedirtmeyen film, masalı gerçekleştirmede bir hayli başarılı. Yine o tesadüflerin omuzlarında yükselen ve destansılaşan bir aşk öyküsü var. Otto ve Ana, ne tesadüftür ki ikisinin de adı simetriktir, birbirlerini tamamlıyor. Julio Medem, kader kavramının altını çizerken aslında benim görüşüme göre bir ölçüde çelişkiye de düşüyor. Örneğin Ana'nın Otto'yu babasıyla özdeşleştirmesi ve tanıştıkları ilk günlerde bazı tesadüfler sonucu bu yorumunda haklı olduğu kanısına kapılması, ilerleyen günlerde bir yanılgıya dönüşüyor. Ve o hayal, o masal, o öykü orada kesiliyor. Ana, Otto'nun babası olmadığını anlıyor, ancak ona bu kanıyı veren tesadüflerin güçsüzlüğü de ortaya çıkmış oluyor. Özetle, tesadüflerden çıkarım yapmanın bir yanılgı olabileceği anlatılıyor.
    Yine öykünün sonunda gerçekleşen kaza hadisesi, onca kopmaya rağmen yeniden teğet geçen iki aşığın durumunu "kutsallıktan" "acıya" dönüştürüyor. Diyeceğim şu ki, bunca ayrılığa ve "kutup çizgisindeki" buluşmaya karşın, seyirci destansı bir birleşme bekliyor. O da olsa, Ana ve Otto'nun aşkı kutsallaşacak. Ancak "kader bu ya", seyircinin beklenmedik bulacağı bir olay "kader" kavramını dillere düşürüyor. Uzun lafın kısası, Ana ve Otto kutup çizgisinde birleşseydi, aşkını kovalayan, "Cesur ol"an (valiente!) birer kahraman aşık olacaktı. Fakat beklenmedik olaylar buna engel olunca durumun adı "kader" oluyor. Olumluysa başarı, olumsuzsa kader, insanın ikiyüzlülüğü bu...
    9 ... harikulade tv
  2. 2.
    an itibariyle cnbc-e'de yayınlanmakta olan, kaçırılmaması gereken filmdir. dır. dur..
    5 -1 ... endless
  3. 3.
    "Ancak filmlerde olur böyle olaylar" gibisinden olayların; yönetmenin elini korkak alıştırmadan bolca serpiştirdiği bir başka film;.lucia y el sexo filminin yönetmeninden, ki o filmi yapan adam nası kötü bi film yapabilir ki, idi filme referans noktam;..

    işte o adam; yani Medem'in ana ve otto, esas kızının ve esas oğlanının aşklarını kader çerçevesinde anlattığı film,ki tagline'ı da zaten kader inkar edilemez gibi bir şeydi,,, Kısmetten öteye yol yok demek de bizden bir şeyler katar galiba;

    Yer yer özgünlük sorunları yaşansa da güzel filmdi..

    --spoiler--
    Ey Medem, madem böyle bi işe baş koydun,hatunu ne diye öldürürsün ha güzel kardeşim,,diye sormadan da edemedim filmin sonunda.....
    --spoiler--
    2 -1 ... nickless cage
  4. 4.
    Türk mantığıyla düşünülerek izlenilirse sağlam bir küfürü hakeden, fakat obtektif olarak izlenildiğinde tesadüfmü kadermi diye düşündürerek gelişen olayların insanların hayatındaki etkilerini çok güzel anlatan bir film. filmdeki onca kopukluğun oluşturduğu boşluk, olayların filmin sonunda bir nihayete ulaşmasıyla son bulur.
    2 ... orhanbencegay
  5. 5.
    polar kıyafetlerin topak topak toparlanmasından aman etmiş, kendisine gına gelmiş kişilerin kullandığı ispanyolca deyim.
    -2 ... ask
  6. 6.
    ispanya, finlandiya ortak yapımı bir film.
    üvey kardeşler ana ve otto'nun saplantılı aşkını ve bir gün güneşin hiç batmadığı yerde hiç ayrılmamak üzere buluşma hayalleri üzerine kurulmuştur.
    unutulmaz finallere sahip filmlerden biri.*
    ayrıca; (bkz: fele martinez)
    2 ... mavi yesil alg
  7. 7.
    tatlı ve ekşi tadı birden içinde barındıran hoş film.
    ... acz ve fakr
  8. 8.
    ana karakter isimlerinin tersten de aynı okunduğu filmdir. otto ve ana.
    ... maximillian cohen
  9. 9.
    ispanyol yönetmen julio medem'in yönettiği, başrollerde najwa nimri ve fele martinez'in oynadığı mükemmel ötesi film. ülkemizde vizyona ve festivallere uğramamıştır. romantizmi farklı bakış açısı ile anlatarak aşkın kısır döngüsünü ele alan müthiş bir filmdir kutup çizgisi aşıkları.
    ... sosyopatik
  10. 10.
    bir sahnesinde kız denizde yüzmekte iken, çocuğun bindiği uçağın yansıması kızın vajinasına girer,harika bir enstantanedir efendim.
    5 ... zagorkarlen