bugün
- migros'a sorulacak tek soru11
- öğretmenlere önlük ve kıyafet zorunluluğu gelmesi4
- sözlük kavgalarının aslında çok yararlı olması6
- velvet28
- tostumu yaptım4
- kliniğe gittim klinikten geldim4
- yeni partinin ilk krizde duvara toslaması11
- fenerbahçe biraz sert biraz katı13
- livakovic'in barcelona transferi5
- kadınlardaki aşırı özgüvenin nedeni5
- ikinci entrynin başlık üzerindeki muazzam etkisi2
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı6
- adnan menderes'in yıktırdığı tarihi eserler3
- victor osimhen12
- aleksey batrakov20
- osuruktan şiirler58
- genelev3
- yılmaz güney izleyip ahmet kaya dinleyen tip14
- enayimiknatisi ile kavga etmek21
- abdullah öcalan13
- sözlük ne zaman bu kadar sıkıcı hale geldi2
- yazarlara gelen son mesaj3
- bik bik kız kaçırdı9
- yasakçı zihniyet15
- ekşi sözlük21
- babo dünyayı düzdün doymadın4
- alparslan kuytul13
- dincinin içinde yaşadığı hasta hayal dünyası3
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı30
- tarhana çorbası7
- gazze de 186 yardım çalışanının öldürülmesi3
- ilk buluşmada 13 pişi yiyen kız12
- şarapçı koala'nın ulusalcı nefreti8
- yılmaz güney filmleri6
- tarhana içenlerin köylü ve eğitimsiz olması10
- polisin verilen emrin yasaya uygunluğunu sorgusu12
- kredi kartı2
- ismail kartal16
- ona bir şey söyle5
- yıllık izin3
- avanosun nevşehirde olması5
- ulusalcı önderlerin akp'ye geçmesi10
- yılmaz güney büyüklüğü4
- bugün ne yapsam9
- reels izleme bağımlılığı6
- her şeyi hatırlayan insan9
- bir uykusuz eleman var uyuyamıyor geceleri2
- müsavat dervişoğlu8
- muslettin amca6
- felsefe9
Abartılmış balon bir şarkıdır.
Harika bir şarkidir.
Çok güzel bir passenger şarkısıdır.
sozlerı benım durumumu anlatan sarkı, gercekten bazılarının aklı her sey ıcın gec oldugunda basına gelıyor.
What the hell is going on here? what are you talking about?
ah ah eskı anıları canlandırır. Ancak survıvorda calısmasın amk.
Unut onu diyo yani giden gitti.
Well u see her when you fall asleep,
But never to touch and never to keep
'Cause you loved her too much
And you dived too deep.
(Onu, uyuyakaldığında görürsün
Ancak hiç dokunmaz hiç tutmazsın
Çünkü onu o kadar sevmişsindir ki
Derinlere dalmışsındır.)
But never to touch and never to keep
'Cause you loved her too much
And you dived too deep.
(Onu, uyuyakaldığında görürsün
Ancak hiç dokunmaz hiç tutmazsın
Çünkü onu o kadar sevmişsindir ki
Derinlere dalmışsındır.)
YouTube da 822 milyon izlenmeye ulaşmış muhteşem şarkı.
şu cümlesiyle 1 aydır geçirdiğim gecelerin özeti olan şarkı;
Staring at the ceiling in the dark,
Same old empty feeling in your heart.
Staring at the ceiling in the dark,
Same old empty feeling in your heart.
duygu patlaması yaratır. *
house md. sayesinde tanıdığımız, sevdiğimiz bir parça.
şarkıyı ilk duyduğumda çamaşır asıyordum, bir elimde mandal bir elimde ıslak kazak. sonra elimdekileri bırakıp bu şarkıyı gözlerim dolu dolu dinlemiştim.
üstünden onca zaman geçti, şarkının etkisi geçmedi.
üstünden onca zaman geçti, şarkının etkisi geçmedi.
Sanırım bıkmayacağım tek şarkı.
güzel parça.
En sevdiğim ingilizce şarkı. insana gerçekten huzur veriyor. dinlerken hayal kurmaya başlıyorum. insanı bir yerden başka bir yere götürüyor gerçekten.
passenger ın zirve yaptığı eserdir.
Hala zevkle dinliyorum hem dinlendirici hem de düşündürücü bir parça hele ki adamın sesi efsane zaten.
beni yani bizi anlatan şarkı. üniversite dolayısıyla salıverdim. dönerse hep benimdir. normalde yanındayken hep kötü davrandığımı hissediyorum bilmiyorum ama, bu şarkıyı 1. yıl dönümümüzde gitarla çalıp watsaptan aticam yanina gitme şansım yok yani. çalışmaya başladım şimdiden.
hakkıyla calması zor şarkıdır. kolay gelsin. ama deymez eskisi için. yenisine yolla. hadi eyv
en sevdiğim yabancı şarkı. huzur dolduruyor içimi.
Masal gibi bir şarkıdır.melodisinin tatlılığı, sözlerinin doğruluğu sizi alıp götürür.
“Bir şeyi kaybedince özlersiniz”
“Bir şeyi kaybedince özlersiniz”
Piyasa şarkısı.
daha önce yazılmış ama sözlerini türkçe çevirisi ile koyalım buraya.
ululardan bir ulu sözlüğümüz bundan mahrum olmasın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the bottom of your glass
Kadehin dibinden bakarsın
Hoping one day you’ll make a dream last
bir gün rüyanın devam edeceğini umarak
But dreams come slow and they go so fast
Ama rüyalar yavaş gelir ve hızlı giderler
You see her when you close your eyes
Gözlerini kapattığında onu görürsün
Maybe one day you’ll understand why
Belki bir gün nedenini anlarsın
Everything you touch surely dies
Dokunduğun herşey kesinlikle ölüyor
But you only need the light when it’s burning low
Ama ışığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the ceiling in the dark
Karanlıkta tavana bakıyorsun
Same old empty feeling in your heart
Kalbinde o eski boş his
‘Cause love comes slow and it goes so fast
Çünkü aşk çok yavaş gelir ve hızlı bir şekilde gider
Well you see her when you fall asleep
Uykuya daldığında onu görürsün
But never to touch and never to keep
Ancak hiç dokunmaz ve hiç tutmazsın
‘Cause you loved her too much
Çünkü onu o kadar çok sevdin ki
And you dived too deep
ve çok derine daldın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
Çeviren : Hülya Önkan
ululardan bir ulu sözlüğümüz bundan mahrum olmasın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the bottom of your glass
Kadehin dibinden bakarsın
Hoping one day you’ll make a dream last
bir gün rüyanın devam edeceğini umarak
But dreams come slow and they go so fast
Ama rüyalar yavaş gelir ve hızlı giderler
You see her when you close your eyes
Gözlerini kapattığında onu görürsün
Maybe one day you’ll understand why
Belki bir gün nedenini anlarsın
Everything you touch surely dies
Dokunduğun herşey kesinlikle ölüyor
But you only need the light when it’s burning low
Ama ışığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the ceiling in the dark
Karanlıkta tavana bakıyorsun
Same old empty feeling in your heart
Kalbinde o eski boş his
‘Cause love comes slow and it goes so fast
Çünkü aşk çok yavaş gelir ve hızlı bir şekilde gider
Well you see her when you fall asleep
Uykuya daldığında onu görürsün
But never to touch and never to keep
Ancak hiç dokunmaz ve hiç tutmazsın
‘Cause you loved her too much
Çünkü onu o kadar çok sevdin ki
And you dived too deep
ve çok derine daldın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
Çeviren : Hülya Önkan
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar