bugün
- almanlarin orduya guvensizligi3
- ak parti merkez yürütme kurulu toplantısı5
- habire1275
- gece sokakta koşarak 31 çeken kolsuz cüce görmek5
- habire12 adamdır37
- izmirli kızların verici olması34
- mutsuzluğun en büyük nedeni15
- atatürk düşmanı it sürüsü3
- sssilvermist22
- fil8
- kaplan7
- hiyeroglif dilleri3
- kartal6
- timsah5
- ben geldim naneler13
- aslan8
- insan kaynakları4
- zebra4
- claudian clouds kadındır12
- iş bulamamak4
- cilgincapkin13
- erkeklerin artık adım atmaktan korkması20
- gaz fren debriyaja aynı anda basarsak ne olur16
- aldığınız en ilginç iltifat3
- gammazların tarafsız olması gerekliliği26
- sansürsüz tarih2
- hakkımda bilmeniz gerekenler34
- anın görüntüsü18
- deccal'in sozluge gelmesi10
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları14
- arkadaşlar sizce bu takım elbise güzel mi15
- nickten isim tahmini yapmak25
- sözlük kızları bizim neyimizdir sorunsalı11
- kılıçdaroğlu'nun rozet töreni figüran iddiası19
- messi'yi savunan adamla ahbaplık etmem5
- kafa dağıtmalık şarkı önerileri5
- yazarların almak istediği hediyeler4
- sözlük erkeklerinin 1 90 dan kısa olmaması10
- ben senin yerinde olsam5
- yorgun mermi13
- tas kafa traşlı hırt sorunu3
- yeni parti46
- sözlükteki kavganın amacı5
- gece denize girmek12
- arap gel oğlum5
- yarası olan gocudur5
- temmuz6
- sözlük yazarlarının akşam yemekleri9
- bir ay çaylak olmak4
- suca suruklenen cocuk7
daha önce yazılmış ama sözlerini türkçe çevirisi ile koyalım buraya.
ululardan bir ulu sözlüğümüz bundan mahrum olmasın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the bottom of your glass
Kadehin dibinden bakarsın
Hoping one day you’ll make a dream last
bir gün rüyanın devam edeceğini umarak
But dreams come slow and they go so fast
Ama rüyalar yavaş gelir ve hızlı giderler
You see her when you close your eyes
Gözlerini kapattığında onu görürsün
Maybe one day you’ll understand why
Belki bir gün nedenini anlarsın
Everything you touch surely dies
Dokunduğun herşey kesinlikle ölüyor
But you only need the light when it’s burning low
Ama ışığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the ceiling in the dark
Karanlıkta tavana bakıyorsun
Same old empty feeling in your heart
Kalbinde o eski boş his
‘Cause love comes slow and it goes so fast
Çünkü aşk çok yavaş gelir ve hızlı bir şekilde gider
Well you see her when you fall asleep
Uykuya daldığında onu görürsün
But never to touch and never to keep
Ancak hiç dokunmaz ve hiç tutmazsın
‘Cause you loved her too much
Çünkü onu o kadar çok sevdin ki
And you dived too deep
ve çok derine daldın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
Çeviren : Hülya Önkan
ululardan bir ulu sözlüğümüz bundan mahrum olmasın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the bottom of your glass
Kadehin dibinden bakarsın
Hoping one day you’ll make a dream last
bir gün rüyanın devam edeceğini umarak
But dreams come slow and they go so fast
Ama rüyalar yavaş gelir ve hızlı giderler
You see her when you close your eyes
Gözlerini kapattığında onu görürsün
Maybe one day you’ll understand why
Belki bir gün nedenini anlarsın
Everything you touch surely dies
Dokunduğun herşey kesinlikle ölüyor
But you only need the light when it’s burning low
Ama ışığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the ceiling in the dark
Karanlıkta tavana bakıyorsun
Same old empty feeling in your heart
Kalbinde o eski boş his
‘Cause love comes slow and it goes so fast
Çünkü aşk çok yavaş gelir ve hızlı bir şekilde gider
Well you see her when you fall asleep
Uykuya daldığında onu görürsün
But never to touch and never to keep
Ancak hiç dokunmaz ve hiç tutmazsın
‘Cause you loved her too much
Çünkü onu o kadar çok sevdin ki
And you dived too deep
ve çok derine daldın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
Çeviren : Hülya Önkan
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar