bugün
- kolye140
- cep telefonu11
- nokia10
- lale13
- kuş5
- gece gece sinirlenmek4
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver10
- mavi4
- var olmak için ne yaptınız12
- billie eilish'in memeleri7
- öğretmenlerin kravat takma zorunluluğu2
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı21
- flamingo3
- fil9
- at6
- güne psikolojik bir tespit bırak4
- duayı bencil bir iş haline getirmek5
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- istanbul esnafına selden 80 milyon tl destek3
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- anın görüntüsü22
- z kusagi4
- kötüyü alaşağı etmek4
- kaplan17
- brezilya7
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- sevgili nedir7
- evi ev yapan şeyler14
- aslan15
- netflix asaf dizisi3
- gül7
- başka birinin ayağını yalamış erkekle evlenmek7
- cemil tugay6
- erken ölüm2
- pıtı atma4
- yol5
- dizel araba yüzünden hayattan soğumak3
- bileklik19
- paralel evren2
- spider man brand new day2
- elma5
- ankara8
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- makinelerin zihnimizi okuyabilmesi5
- yogartiksen39
- 17 ekim 2026 fenerbahçe alanyaspor maçı9
- gemini2
- sarı teker kim sorunsalı8
- zebra7
- galatasaray19
daha önce yazılmış ama sözlerini türkçe çevirisi ile koyalım buraya.
ululardan bir ulu sözlüğümüz bundan mahrum olmasın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the bottom of your glass
Kadehin dibinden bakarsın
Hoping one day you’ll make a dream last
bir gün rüyanın devam edeceğini umarak
But dreams come slow and they go so fast
Ama rüyalar yavaş gelir ve hızlı giderler
You see her when you close your eyes
Gözlerini kapattığında onu görürsün
Maybe one day you’ll understand why
Belki bir gün nedenini anlarsın
Everything you touch surely dies
Dokunduğun herşey kesinlikle ölüyor
But you only need the light when it’s burning low
Ama ışığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the ceiling in the dark
Karanlıkta tavana bakıyorsun
Same old empty feeling in your heart
Kalbinde o eski boş his
‘Cause love comes slow and it goes so fast
Çünkü aşk çok yavaş gelir ve hızlı bir şekilde gider
Well you see her when you fall asleep
Uykuya daldığında onu görürsün
But never to touch and never to keep
Ancak hiç dokunmaz ve hiç tutmazsın
‘Cause you loved her too much
Çünkü onu o kadar çok sevdin ki
And you dived too deep
ve çok derine daldın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
Çeviren : Hülya Önkan
ululardan bir ulu sözlüğümüz bundan mahrum olmasın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the bottom of your glass
Kadehin dibinden bakarsın
Hoping one day you’ll make a dream last
bir gün rüyanın devam edeceğini umarak
But dreams come slow and they go so fast
Ama rüyalar yavaş gelir ve hızlı giderler
You see her when you close your eyes
Gözlerini kapattığında onu görürsün
Maybe one day you’ll understand why
Belki bir gün nedenini anlarsın
Everything you touch surely dies
Dokunduğun herşey kesinlikle ölüyor
But you only need the light when it’s burning low
Ama ışığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve gitmesine izin verirsin
Staring at the ceiling in the dark
Karanlıkta tavana bakıyorsun
Same old empty feeling in your heart
Kalbinde o eski boş his
‘Cause love comes slow and it goes so fast
Çünkü aşk çok yavaş gelir ve hızlı bir şekilde gider
Well you see her when you fall asleep
Uykuya daldığında onu görürsün
But never to touch and never to keep
Ancak hiç dokunmaz ve hiç tutmazsın
‘Cause you loved her too much
Çünkü onu o kadar çok sevdin ki
And you dived too deep
ve çok derine daldın
Well you only need the light when it’s burning low
Işığa yalnızca sönmeye başladığında ihtiyaç duyarsın
Only miss the sun when it starts to snow
Güneşi yalnızca kar yağmaya başladığında özlersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
Only know you’ve been high when you’re feeling low
Yalnızca kendini dipte hissettiğinde yüksekte olduğunu anlarsın
Only hate the road when you’re missin’ home
Yalnızca evi özlediğinde yoldan nefret edersin
Only know you love her when you let her go
Onu sevdiğini ise yalnızca gitmesine izin verdiğinde anlarsın
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
And you let her go
ve onun gitmesine izin verirsin
Çeviren : Hülya Önkan
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar