bugün
- piercing takmanın zorluğu5
- kıvırcık saç8
- otoyol ve köprülerin özelleştirilmesi3
- kelebek saç kesimi4
- seksenlerde nasıl görünürdüm trend i3
- serhat kılıç20
- akılda kalan film replikleri2
- guendouzi ve greenwooda uefa disiplin süreci18
- bir kızın aşkı size naptırabilir2
- melissa vargas'dan tokat yemek2
- kalite tesadüf değildir2
- abd de valilik adayına silahlı saldırı2
- bir bela geliyor11
- 2020'lilerin okula başlaması2
- sibel canın 35 senedir 35 yaşında gibi görünmesi3
- türklerin yoğurt dışında icadının olmadığı gerçeği3
- rennie4
- filenin sultanları7
- sağlıklı beslenmek2
- sözlüğü 2000 ve sonrası doğumluların basması5
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü12
- yalnızlık edebiyatı13
- en sevmediğin insan tipleri9
- tung tung tung sahur2
- deccal internetten çıkacak10
- tai lung42
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- ikinci defa askere gitmek8
- italyan mutfağı2
- dur bakalım kimin elinde kalacak2
- ahmet hakan'ın kalkan topuk analizi2
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı42
- namaz kıl rahatla yoga yap rahat batsın2
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- kin tutmayı beceremeyen insan9
- kurusıkı3
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- özbek kadınlar14
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- claudian clouds22
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- ey insan4
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- askerliğin gençler için faydalı olması7
- sözlük whatsapp grupları13
- bir kızla dalga geçmek6
- mavi göz7
- sarapci koala45
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
türkçeye afrikalı leo olarak çevrilmiş amin maalouf kitabı. aynı zamanda maalouf'un ilk romanı. gerçek bir öyküden maalouf'un hayalgücü ile birleşmiş bir roman.
Benim Arapça, Türkçe, Kastilya dili, Berberi dili, ibranice, Latince, sokak italyanca'sı konuştuğumu duyacaksınız; çünkü bütün diller ve dualar benim dillerim ve dualarım. Fakat ben hiçbirine ait değilim. Ben yalnızca Tanrıya ve dünyaya aidim; ve yakında bir gün yine onlara döneceğim.
Benim Arapça, Türkçe, Kastilya dili, Berberi dili, ibranice, Latince, sokak italyanca'sı konuştuğumu duyacaksınız; çünkü bütün diller ve dualar benim dillerim ve dualarım. Fakat ben hiçbirine ait değilim. Ben yalnızca Tanrıya ve dünyaya aidim; ve yakında bir gün yine onlara döneceğim.
kitabın başındaki " Benim arapça, türkçe, Kastilya dili, Berberi dili, ibranice, latince, sokak italyanca'sı konuştuğumu duyacaksınız " sözünü okuyunca meraklandığım ancak kahire ile ilgili bölümü, daha doğrusu türk yılı, türklerle ilgili bölümü okuyunca, önce şok olduğum, ardından deliye döndüren kitap.
türkleri ve türk ordusunu (başta yavuz sultan selim ) olmak üzere cengiz han ve ordusu gibi acımasız, gaddar, hain, her geçtiği yeri yakıp yıkan, çoluk çocuk, genç yaşlı demeden öldüren, türlü işkenceler eden, yabani, vahşi varlıklar olarak göstermiş.
işin kötü yanı, 2006 yılında kültür bakanlığı'nın turist çekmek için bu adama bir "türkiye romanı" yazmasını istemesi.
$imdi bu adamın kitaplarının yurtdışında okunduğunu, yabancı dillere çevrildiğini göz önünde bulundurursak, pek de iyi olmayan türk imajının, bu sayede daha da bozulduğunu ve kötü imajın perçinleştiğini inkar edebilir miyiz ?
ayrıca kendisi neden bu ruh haline sahip merak konusu. neden böyle bir kine sahip ? lübnanlı olması mı ? hristiyan bir arap olması mı ? türkler bizi sömürdü, ezdi, türklerin hakimiyeti altındaki günlerimiz karanlık devirdir saçmalıkları mı ?
üzücü olan bir diğer şey ise bu kişiliksiz adamın bu kitapla türkiye'de de para kazanması.
http://www.sabah.com.tr/Y...aalouf_dan_Turkiye_romani
türkleri ve türk ordusunu (başta yavuz sultan selim ) olmak üzere cengiz han ve ordusu gibi acımasız, gaddar, hain, her geçtiği yeri yakıp yıkan, çoluk çocuk, genç yaşlı demeden öldüren, türlü işkenceler eden, yabani, vahşi varlıklar olarak göstermiş.
işin kötü yanı, 2006 yılında kültür bakanlığı'nın turist çekmek için bu adama bir "türkiye romanı" yazmasını istemesi.
$imdi bu adamın kitaplarının yurtdışında okunduğunu, yabancı dillere çevrildiğini göz önünde bulundurursak, pek de iyi olmayan türk imajının, bu sayede daha da bozulduğunu ve kötü imajın perçinleştiğini inkar edebilir miyiz ?
ayrıca kendisi neden bu ruh haline sahip merak konusu. neden böyle bir kine sahip ? lübnanlı olması mı ? hristiyan bir arap olması mı ? türkler bizi sömürdü, ezdi, türklerin hakimiyeti altındaki günlerimiz karanlık devirdir saçmalıkları mı ?
üzücü olan bir diğer şey ise bu kişiliksiz adamın bu kitapla türkiye'de de para kazanması.
http://www.sabah.com.tr/Y...aalouf_dan_Turkiye_romani
yıllar önce okumama rağmen hala aklımda kalan kitap.konu itibariyle biraz dağınık olsa da okunması şiddetle tavsiye edilen kitaptır.
Barbaros için kızıl sakallı Oruç demiştir yazar lakin Barbaros kızıl sakallı Hızır'dır.
Aleaddin diye şehzade de yoktur,1.Selim Tumanbayı'da hemen astırmamıştır,Kahire de Osmanlı zulmü yapılmamıştır Vs vs tarihi hataların da olduğu lakin anlatımı,konusu ve özü itibariyle şahane bir klasik olan amin maalouf romanı.
Aleaddin diye şehzade de yoktur,1.Selim Tumanbayı'da hemen astırmamıştır,Kahire de Osmanlı zulmü yapılmamıştır Vs vs tarihi hataların da olduğu lakin anlatımı,konusu ve özü itibariyle şahane bir klasik olan amin maalouf romanı.
amin maalof'un bir kitabı.
teknik bilgiler:
372 sayfa.
yky yayınları.
genel itibari ile 4 kısımdan oluşur: granada kitabı, fas kitabı, kahire kitabı, roma kitabı. ayrıca bu 4 kısmın içerisindede yaklaşık 30-40 tane ''büyük türk yılı, kara çete yılı...'' gibi isimlerle ile küçük kısımlar vardır.
kısa özet:
hasan ibn muhammed, endülüs emevileri devletinin son zamanlarında dünya'ya gelir. granada'da ki çocukluğunun ardından kastilyalıların endülüs'ü ele geçirmesi ile, ailesiyle birlikte fas'a geçer. fas'ta dini eğitim alır. dayısının yanında çalışır, hayatı baya bir zorludur çocukluk yıllarında. gençlik yıllarına doğru dayısı ölür, fas sultanına yakın birisi olur. daha sonra çeşitli nedenlerden sürgün edilir. kahireye gider, burada nur ismindeki kadınla tanışır ve onunla yaşar. sultan selim'in mısır'ı fethetmesiyle oradan tekrar fas'a gider. ardından tunus'a geçer. oradan bir gemiye biner, hacca gider, hacdan gelirken romalılar yakalayıp, roma'ya götürürler. papa x. leo'ya yakın birisi olur. vaftiz edilir ve adı leo olarak değiştirilir(giovanni miydi neydi). arapçada yahya el esed.daha sonra oradada bir takım maceralara girer, en sonundada almanların roma'yı işgal etmesiyle tunus'a çeker gider.
eleştiri:
kitap aslına bakılırsa güzel bir konuyu işlemektedir. kimliklerin insan üzerindeki etkiside bu konu içerisinde gösterilebilir. zaten amin maalouf genelde ılımlı bir yazardır ve radikal yargılardan çok uzakdır.
fakat, kitabında ki bazı bilgiler tamamen yanıltıcıdır, kitapda mısır'da geçen olaylar ile ilgili yorumlar düşünceler başlı başına bir avrupa düşüncesinden ibarettir. zaten bencede, yazar bu bilgileri kitabına yazmak için herhalde avrupa'daki türkleri barbar olarak gösteren kitaplardan yararlanmış gibi gözüküyor. türkleri çoğu zaman barbar göstermeye devam etmiştir, alttan altada romanın ve hristiyan dünya'sının o irençliklerinin hiç olmadığını tam tersine müslümanların ve osmanlının böyle bir devlet yapısını olduğunu anlatmaya çalışmıştır.
teknik bilgiler:
372 sayfa.
yky yayınları.
genel itibari ile 4 kısımdan oluşur: granada kitabı, fas kitabı, kahire kitabı, roma kitabı. ayrıca bu 4 kısmın içerisindede yaklaşık 30-40 tane ''büyük türk yılı, kara çete yılı...'' gibi isimlerle ile küçük kısımlar vardır.
kısa özet:
hasan ibn muhammed, endülüs emevileri devletinin son zamanlarında dünya'ya gelir. granada'da ki çocukluğunun ardından kastilyalıların endülüs'ü ele geçirmesi ile, ailesiyle birlikte fas'a geçer. fas'ta dini eğitim alır. dayısının yanında çalışır, hayatı baya bir zorludur çocukluk yıllarında. gençlik yıllarına doğru dayısı ölür, fas sultanına yakın birisi olur. daha sonra çeşitli nedenlerden sürgün edilir. kahireye gider, burada nur ismindeki kadınla tanışır ve onunla yaşar. sultan selim'in mısır'ı fethetmesiyle oradan tekrar fas'a gider. ardından tunus'a geçer. oradan bir gemiye biner, hacca gider, hacdan gelirken romalılar yakalayıp, roma'ya götürürler. papa x. leo'ya yakın birisi olur. vaftiz edilir ve adı leo olarak değiştirilir(giovanni miydi neydi). arapçada yahya el esed.daha sonra oradada bir takım maceralara girer, en sonundada almanların roma'yı işgal etmesiyle tunus'a çeker gider.
eleştiri:
kitap aslına bakılırsa güzel bir konuyu işlemektedir. kimliklerin insan üzerindeki etkiside bu konu içerisinde gösterilebilir. zaten amin maalouf genelde ılımlı bir yazardır ve radikal yargılardan çok uzakdır.
fakat, kitabında ki bazı bilgiler tamamen yanıltıcıdır, kitapda mısır'da geçen olaylar ile ilgili yorumlar düşünceler başlı başına bir avrupa düşüncesinden ibarettir. zaten bencede, yazar bu bilgileri kitabına yazmak için herhalde avrupa'daki türkleri barbar olarak gösteren kitaplardan yararlanmış gibi gözüküyor. türkleri çoğu zaman barbar göstermeye devam etmiştir, alttan altada romanın ve hristiyan dünya'sının o irençliklerinin hiç olmadığını tam tersine müslümanların ve osmanlının böyle bir devlet yapısını olduğunu anlatmaya çalışmıştır.
'bileklerim sırasıyla ipin okşayışlarını duyumsadı, kaba yünden incindi, prens bileziklerini ve kölelik zincirlerini taşıdı. parmaklarım bin peçe araladı, dudaklarım bin bakirenin yüzlerinin kızarmasına neden oldu; gözlerim kentlerin yok oluşunu, imparatorlukların çöküşünü gördü.'
ikinci paragrafının bu denli etkileyici olmasıyla, en başından okuyucuyu sayfalara kitleyen kitaptır.
ikinci paragrafının bu denli etkileyici olmasıyla, en başından okuyucuyu sayfalara kitleyen kitaptır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar