bugün
- akşamki tantana12
- terlikle döven anne3
- uludağ sözlük ün insana hiçbir şey kazandırmaması15
- köftenin insandan çok güven vermesi3
- sözlük erkeklerinin bicepsleri36
- hayatta başarısı olmayıp güzel hapşıran insan4
- kokoreç9
- sude sendromu3
- fatma betül sayan kaya14
- yarayı ateşle dağlamak5
- ilişkide kıskançlık ve mülkiyet4
- kanada başbakanı'nın türkiye ziyareti4
- sözlük yazarlarının tatlıları18
- uzaylı kadın dünyalıdan hamile kalır mı3
- özlale'nin fon krizinde gönüllü iade eleştirisi6
- kassız erkekler sözlükten gitsin3
- kargaların insanları fişlemesi2
- travesti uzaylılar var mı4
- cedidacer8
- poğaça yiyen kız2
- fenerbahçe taraftarı2
- muzlu centro4
- flört uygulamalarında eşleşme algoritması7
- sözlük erkeklerinin gluteus maximusları7
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı19
- 20 ekim 2026 fenerbahçe slavia prag maçı22
- carlsberg4
- tantuni3
- günaydın allahın belası sözlük3
- memeleri ile gündeme oturan yazar15
- kale'nin sözlük erkeklerine kötü örnek olması15
- kısa boylu olup uzun palto giyen erkek2
- fon vurgunu43
- fenerbahahahahahçe8
- victor osimhen6
- kolye140
- arap kahvesi2
- fiziğiyle gündeme gelmek istemeyen yazar14
- from gold'un bicepsleri10
- vedat muriqi3
- kayyım yönetimindeki esenyurtta rüşvet iddiası34
- uludağ sözlüğe ilk üyelik yılı7
- uludağ sözlükte tek hesapla yazarlık yapmak20
- sözlük erkeklerinin adonisleri11
- sergen yalçın'ın milli takım antrenörü olması12
- antipanik'in sözlüğe vedası18
- hayatın anlamsızlığını bir cümleyle anlat7
- kolpa insanlar6
- çiçeklerle nervionun evinin önünde beklemek10
- bir kadının 5 dakika boyunca konuşmaması12
risale i nur'dan bir kitap.
Sürekli 10. lema yani şefkat tokadı diye bir kavramın geçtiği ve beni çıldırttığı kitaptır. Yalnız hiç okuma fırsatım olmadı.
ey insan! fâtır-ı hakîmin senin mahiyetine koyduğu en garip bir hâlet şudur ki:
bazen dünyaya yerleşemiyorsun, zindanda boğazı sıkılmış adam gibi "of, of" deyip dünyadan daha geniş bir yer istediğin halde; bir zerrecik, bir iş, bir hatıra, bir dakika içine girip yerleşiyorsun. koca dünyaya yerleşemeyen kalb ve fikrin o zerrecikte yerleşir. en şiddetli hissiyatınla o dakikacık, o hatıracıkta dolaşıyorsun.
hem senin mahiyetine öyle mânevî cihazat ve lâtifeler vermiş ki, bazıları dünyayı yutsa tok olmaz; bazıları bir zerreyi kendinde yerleştiremiyor. baş bir batman taşı kaldırdığı halde, göz bir saçı kaldıramadığı gibi; o lâtife, bir saç kadar bir sıkleti, yani, gaflet ve dalâletten gelen küçük bir hâlete dayanamıyor. hattâ bazen söner ve ölür.
madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma. dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma. çünkü çok küçük şeyler var, çok büyükleri bir cihette yutar. nasıl küçük bir cam parçasında gök, yıldızlarıyla beraber içine girip gark oluyor. hardal gibi küçük kuvve-i hafızanda, senin sahife-i a'mâlin ekseri ve sahaif-i ömrün ağlebi içine girdiği gibi, çok cüz'î küçük şeyler var, öyle büyük eşyayı bir cihette yutar, istiab eder.
*
bazen dünyaya yerleşemiyorsun, zindanda boğazı sıkılmış adam gibi "of, of" deyip dünyadan daha geniş bir yer istediğin halde; bir zerrecik, bir iş, bir hatıra, bir dakika içine girip yerleşiyorsun. koca dünyaya yerleşemeyen kalb ve fikrin o zerrecikte yerleşir. en şiddetli hissiyatınla o dakikacık, o hatıracıkta dolaşıyorsun.
hem senin mahiyetine öyle mânevî cihazat ve lâtifeler vermiş ki, bazıları dünyayı yutsa tok olmaz; bazıları bir zerreyi kendinde yerleştiremiyor. baş bir batman taşı kaldırdığı halde, göz bir saçı kaldıramadığı gibi; o lâtife, bir saç kadar bir sıkleti, yani, gaflet ve dalâletten gelen küçük bir hâlete dayanamıyor. hattâ bazen söner ve ölür.
madem öyledir, hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma. dünyayı yutan büyük letâiflerini onda batırma. çünkü çok küçük şeyler var, çok büyükleri bir cihette yutar. nasıl küçük bir cam parçasında gök, yıldızlarıyla beraber içine girip gark oluyor. hardal gibi küçük kuvve-i hafızanda, senin sahife-i a'mâlin ekseri ve sahaif-i ömrün ağlebi içine girdiği gibi, çok cüz'î küçük şeyler var, öyle büyük eşyayı bir cihette yutar, istiab eder.
*
sadeleştirilmiş şekli çıkmıştır, bu şekilde daha kolay anlaşılmaktadır; fakat eski haliyle kalsaymış daha iyiymiş.
yıllardır kitaplığımda duran, hiç açıp bakmadığım ciltli bir kitap. şimdiye kadar adını lamalar sanıyordum. yeni öğrendim, risale-i nur eseriymiş. lem'a parıltı demekmiş. kısa zamanda kurcalayacağım sayfalarını.
sadeleştirilmemiş haliyle okumak özüne daha sadık olması açısından daha iyidir elbette, ancak basit bir kelime dağarcığına sahip insanlar olarak sadeleştirilmiş hali de bizim faydamızadır.
şimdi meseleye girelim. 3.lem'aları biraz daha önemli buluyorum.
ya baki entel baki virdine dikkat kesilmek daha doğru geliyor.
bir vird; ya baki entel baki ya baki entel baki'den oluşur.
1.sidinde baki-i hakiki yalnız sensin. fani olan elbette baki bir muhabbete ve ezeli ve ebedi bir aşka ve ebed için yaratılan bir kalbin alakasına medar olamaz.
2.sinde ise; madem sen bakisin, yeter. her şeye bedelsin. madem sen varsın. her şey var.
ilkinde fani hayattan masivadan çekilişi, ikincisinde ise bu cerihalardan kurtulmaya olan istidadı sağlamanın anahtarıdır.
şimdi meseleye girelim. 3.lem'aları biraz daha önemli buluyorum.
ya baki entel baki virdine dikkat kesilmek daha doğru geliyor.
bir vird; ya baki entel baki ya baki entel baki'den oluşur.
1.sidinde baki-i hakiki yalnız sensin. fani olan elbette baki bir muhabbete ve ezeli ve ebedi bir aşka ve ebed için yaratılan bir kalbin alakasına medar olamaz.
2.sinde ise; madem sen bakisin, yeter. her şeye bedelsin. madem sen varsın. her şey var.
ilkinde fani hayattan masivadan çekilişi, ikincisinde ise bu cerihalardan kurtulmaya olan istidadı sağlamanın anahtarıdır.
görsel
Ey insan! Fâtır-ı Hakîm'in senin mahiyetine koyduğu en garib bir halet şudur ki: Bazan dünyaya yerleşemiyorsun. Zindanda boğazı sıkılmış adam gibi "of, of" deyip dünyadan daha geniş bir yer istediğin halde, bir zerrecik bir iş, bir hatıra, bir dakika içine girip yerleşiyorsun. Koca dünyaya yerleşemeyen kalb ve fikrin, o zerrecikte yerleşir. En şiddetli hissiyatınla o dakikacık, o hatıracıkta dolaşıyorsun.
Hem senin mahiyetine öyle manevî cihazat ve latîfeler vermiş ki; bazıları dünyayı yutsa tok olmaz. Bazıları bir zerreyi kendinde yerleştiremiyor. Baş, bir batman taşı kaldırdığı halde; göz, bir saçı kaldıramadığı gibi; o latîfe, bir saç kadar bir sıkleti, yani gaflet ve dalaletten gelen küçük bir halete dayanamıyor. Hattâ bazan söner ve ölür.
Madem öyledir; hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma! Dünyayı yutan büyük letaiflerini onda batırma. Çünki çok küçük şeyler var, çok büyükleri bir cihette yutar. Nasıl küçük bir cam parçasında; gök, yıldızlarıyla beraber içine girip garkoluyor. Hardal gibi küçük kuvve-i hâfızanda, senin sahife-i a'malin ekseri ve sahaif-i ömrün ağlebi içine girdiği gibi; çok cüz'î küçük şeyler var, öyle büyük eşyayı bir cihette yutar, istiab eder.
-Lem'alar, RNK | Mariusz Lewandowski, MELANCHOLY II
Ey insan! Fâtır-ı Hakîm'in senin mahiyetine koyduğu en garib bir halet şudur ki: Bazan dünyaya yerleşemiyorsun. Zindanda boğazı sıkılmış adam gibi "of, of" deyip dünyadan daha geniş bir yer istediğin halde, bir zerrecik bir iş, bir hatıra, bir dakika içine girip yerleşiyorsun. Koca dünyaya yerleşemeyen kalb ve fikrin, o zerrecikte yerleşir. En şiddetli hissiyatınla o dakikacık, o hatıracıkta dolaşıyorsun.
Hem senin mahiyetine öyle manevî cihazat ve latîfeler vermiş ki; bazıları dünyayı yutsa tok olmaz. Bazıları bir zerreyi kendinde yerleştiremiyor. Baş, bir batman taşı kaldırdığı halde; göz, bir saçı kaldıramadığı gibi; o latîfe, bir saç kadar bir sıkleti, yani gaflet ve dalaletten gelen küçük bir halete dayanamıyor. Hattâ bazan söner ve ölür.
Madem öyledir; hazer et, dikkatle bas, batmaktan kork. Bir lokma, bir kelime, bir dane, bir lem'a, bir işarette, bir öpmekte batma! Dünyayı yutan büyük letaiflerini onda batırma. Çünki çok küçük şeyler var, çok büyükleri bir cihette yutar. Nasıl küçük bir cam parçasında; gök, yıldızlarıyla beraber içine girip garkoluyor. Hardal gibi küçük kuvve-i hâfızanda, senin sahife-i a'malin ekseri ve sahaif-i ömrün ağlebi içine girdiği gibi; çok cüz'î küçük şeyler var, öyle büyük eşyayı bir cihette yutar, istiab eder.
-Lem'alar, RNK | Mariusz Lewandowski, MELANCHOLY II
Biz gidiyoruz, aldanmakta faide yok. Gözümüzü kapamakla bizi burada durdurmazlar; sevkiyat var.
Asıl musibet ve muzır musibet, dine gelen musibettir.
Evet, Allah’ı tanımayanın, dünya dolusu belâ başında vardır.
Allah’ı tanıyanın dünyası nurla ve mânevî sürurla
doludur; derecesine göre, iman kuvvetiyle hisseder.
Bu imandan gelen mânevî sürur ve şifa ve lezzet altında, cüz’î maddî hastalıkların elemi erir, ezilir.
-Lem'alar.
Allah’ı tanıyanın dünyası nurla ve mânevî sürurla
doludur; derecesine göre, iman kuvvetiyle hisseder.
Bu imandan gelen mânevî sürur ve şifa ve lezzet altında, cüz’î maddî hastalıkların elemi erir, ezilir.
-Lem'alar.
Kürt sait'in sayıklamaları.
görsel
“insan küçük bir âlem olduğu gibi âlem dahi büyük bir insandır. Bu küçük insan, o büyük insanın bir fihristesi ve hülâsasıdır.”
(Lem'alar,
“insan küçük bir âlem olduğu gibi âlem dahi büyük bir insandır. Bu küçük insan, o büyük insanın bir fihristesi ve hülâsasıdır.”
(Lem'alar,
Bir deryadır Lem'alar
Anlamayla doludur detaylar şemalar
Ruhuna vurur ÜSTAD dan temalar
Bırakmaz üzerimizde şüpheler amalar
iman dolu her kalbe düşer nema'lar .
görsel
Anlamayla doludur detaylar şemalar
Ruhuna vurur ÜSTAD dan temalar
Bırakmaz üzerimizde şüpheler amalar
iman dolu her kalbe düşer nema'lar .
görsel
''başıboş değilsin, bir vazifen var. Gururu bırak, seni yaratanı düşün, kabre gideceğini bil, öyle hazırlan."
Lemalar - 206.
Lemalar - 206.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar