bugün
- filistin50
- türklere karınız nasıl diye sormak5
- mossat yaptı abi heralde yani7
- türkiye azerbaycan ilişkilerinde israil tartışması4
- fransız arabaları8
- astral seyahat gerçek mi5
- kadın cinayetlerinin asıl sebebi4
- anasına sövdürmek için doğmuş insanlar2
- altın fiyatları6
- borç isteyen arkadaşı terslemek2
- cossack3
- karton toplayan çocuk5
- hülagü'nün çin varken suriye'ye saldırması5
- zeynep bastık'ın minik dudakları4
- fon kurdum para yatırır mısınız12
- kia stonic3
- ne kadar yaşlısın10
- fransızlar düşmandır2
- istanbul da mide küçültme sonrası şüpheli ölüm4
- dinciler4
- cuckold yaparken birden türkü söylemek2
- pazar günü evde oturan ezik ve yalnız insan2
- bu yazar sadece arkadaşlarından mesaj alıyor3
- pazar sabahı3
- meclis te fon krizi araştırma komisyonu tartışması5
- cennete gideceğini sanıp cehenneme gidip göt olmak3
- oğuzhan'ın ölümünde ağırlaştırılmış müebbet talebi2
- çeyrek depo2
- bedelini ödeyen yazarlar17
- kamal4
- namazlı meal yazıp kuran da namaz var diyen avel10
- şu antipanik'in ilgisini verin artık lütfen16
- 198119813
- anın görüntüsü28
- ikinci mustafa2
- sözlükte kız taklidi yapmak16
- arjantin2
- brezilya4
- ten uyumu vs kafa uyumu5
- en son ne aldınız2
- iftira atmak2
- antipanik'e bir şey söyle22
- pazar günü aktiviteleri3
- bir erko kişisi ile arkadaş olunur mu15
- silvermist'e iki şey söyle19
- fıstık ezmesi vs fındık ezmesi7
- kuru milliyetçilikle kafa silken insan7
- insan olmaya çeyrek kala adlı yazarı sevmemek10
- 11 ekim 2026 beşiktaş kocaelispor maçı2
- 9 ekim 2026 galatasaray kasımpaşa maçı36
(bkz: lok)
güzel bir erkek ismi.
yeni bir yazar. hoşgelmiş.
Hakiki, mutlak lütuf sahibi; lütuf kerem ve inayeti sınırsız olan, en ince işleri bütün inceliklerini bilen, nasıl yapıldığına akıl erdiremeyen en ince şeyleri yapan; görünen görünmeyen türlü yollardan ve yerlerden çeşit çeşit faydalar, ihsanlar bahşeden.
Lâtif : Lütfedici, gizliyi bilen.
Al-Latif : The Subtle One who knows the minutest subtleties of all things.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır."(2)
O, yarattığını bilmez mi? O, Latif'tir; Habir'dir. (1)
"Allah kullarına lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir, güçlüdür." (3)
* Allah kullarına karşı lütuf sahibidir. Kulluğunu bilen, vazifesini doğru yapan kullarına çok lütufkârdır. Onları çeşitli lütuflarla öyle mutlu kılar ki akıllar onu kavramaktan acizdir. Her dilediğini bir şekilde rızıklandırır. Kullarından her birini büyük hikmeti içeren "dilemesi"ne göre bir çeşit lütuf ile seçkin kılar. Ve öyle güçlü, öyle azizdir ki her şeye ve herkese karşı dilediği gibi iradesini uygulamaya, vaadini yerine getirmeye kadir ve hiçbir sebep ve şekilde mağlup edilmez, her yönden galiptir. Onun için dinini doğru tutan kullarını o korkunç "saat" geldiği zaman perişan etmez, kuvvet ve izzetiyle türlü lütuflarından nasiplendirir. (4)
* O lutuf sahibi ve her şeyden haberdardır. Ve lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan ancak odur. idrakin nuru gibi her lutuf O'nundur. Her şeyi bilen, her doğru haberi veren ancak odur. Bundan dolayı hem O'nu dürbünlerle, teleskoplarla aramaya kalkmamalı, hem de gözler görmüyor diye, gözlerden, gönüllerden uzak, ihtiyaçlardan, dileklerden, doğru doğru haberdar olmaz sanıp da O'ndan dönmemeli, eğri yollara sapmamalıdır. O lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan en görmeyen gözleri görür, en gizli, en duyulmaz sanılan şeylerden, gönüllerin hiç kimselere açılamayan sırlarından ve eğilimlerinden haberdardır. O, onlara kendilerinden yakındır. O'na ibadet etmek ve işleri ısmarlamak için şart, O'nu görmek değil, O'nun görmesi, lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olması ve O'na ihlas ve tevhid ile zât ve sıfatlarına, fiilerine ve lutuflarına iman edilmesidir. (5)
* Kur'an-ı Kerim'de 7 yerde Yüce Allah kendini Latif olarak vasıflandırmıştır.
* Hali değişen, fakir, garip, kimsesiz, hasta olan bir kimse abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra "Yâ Lâtif" ismini 100 kere okuyup Allah'tan hacet dilerse, ihtiyacının giderilmesini isterse Allah'da onun ihtiyacını giderir. (6)
Kaynaklar:
1) Mülk Suresi, 14
2) Enam Suresi, 103
3) Şûra, 19
4) Elmalı Tefsiri, Şura Süresi, 19
5) Elmalı Tefsiri, Enam, 103
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
Al-Latif : The Subtle One who knows the minutest subtleties of all things.
Cenab-ı Hak buyuruyor:
"Gözler O'nu idrak edemez; O ise bütün gözleri idrak eder. O, latif olandır, haberdar olandır."(2)
O, yarattığını bilmez mi? O, Latif'tir; Habir'dir. (1)
"Allah kullarına lütufkârdır, dilediğini rızıklandırır. O kuvvetlidir, güçlüdür." (3)
* Allah kullarına karşı lütuf sahibidir. Kulluğunu bilen, vazifesini doğru yapan kullarına çok lütufkârdır. Onları çeşitli lütuflarla öyle mutlu kılar ki akıllar onu kavramaktan acizdir. Her dilediğini bir şekilde rızıklandırır. Kullarından her birini büyük hikmeti içeren "dilemesi"ne göre bir çeşit lütuf ile seçkin kılar. Ve öyle güçlü, öyle azizdir ki her şeye ve herkese karşı dilediği gibi iradesini uygulamaya, vaadini yerine getirmeye kadir ve hiçbir sebep ve şekilde mağlup edilmez, her yönden galiptir. Onun için dinini doğru tutan kullarını o korkunç "saat" geldiği zaman perişan etmez, kuvvet ve izzetiyle türlü lütuflarından nasiplendirir. (4)
* O lutuf sahibi ve her şeyden haberdardır. Ve lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan ancak odur. idrakin nuru gibi her lutuf O'nundur. Her şeyi bilen, her doğru haberi veren ancak odur. Bundan dolayı hem O'nu dürbünlerle, teleskoplarla aramaya kalkmamalı, hem de gözler görmüyor diye, gözlerden, gönüllerden uzak, ihtiyaçlardan, dileklerden, doğru doğru haberdar olmaz sanıp da O'ndan dönmemeli, eğri yollara sapmamalıdır. O lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olan en görmeyen gözleri görür, en gizli, en duyulmaz sanılan şeylerden, gönüllerin hiç kimselere açılamayan sırlarından ve eğilimlerinden haberdardır. O, onlara kendilerinden yakındır. O'na ibadet etmek ve işleri ısmarlamak için şart, O'nu görmek değil, O'nun görmesi, lutuf sahibi ve her şeyden haberdar olması ve O'na ihlas ve tevhid ile zât ve sıfatlarına, fiilerine ve lutuflarına iman edilmesidir. (5)
* Kur'an-ı Kerim'de 7 yerde Yüce Allah kendini Latif olarak vasıflandırmıştır.
* Hali değişen, fakir, garip, kimsesiz, hasta olan bir kimse abdest alıp iki rekat namaz kıldıktan sonra "Yâ Lâtif" ismini 100 kere okuyup Allah'tan hacet dilerse, ihtiyacının giderilmesini isterse Allah'da onun ihtiyacını giderir. (6)
Kaynaklar:
1) Mülk Suresi, 14
2) Enam Suresi, 103
3) Şûra, 19
4) Elmalı Tefsiri, Şura Süresi, 19
5) Elmalı Tefsiri, Enam, 103
6) Miftahü'l Kulûb, Kalplerin Anahtarı, (Fethiye Evradı Bölümü) Mehmed Nuri Şemseddin Nakşıbendî, Bedir Yayınevi, 2001
erkeklere verilen bir isim.
(bkz: latif doğan)
(bkz: latif doğan)
(bkz: kibar)
(bkz: latife)
yumusak, incelikleri gören, nazik.
Gündemdeki Haberler