bugün

alfred hitchcock'un başrolü kuşlara verdiği muhteşem gerilim filmi. 1963 yapımı başyapıt. kahramana söyletilen: "aslında şu gezegeni yaşam için gitgide daha zor bir yer kılmak konusunda inat edip duran insanoğlundan başkası değildir." cümlesi ile de mesajını verir hitchcock.
edip akbayram'ın guzel bir sarkısı

sozleri :

Süzülün uçuşun beni de beni de alın götürün
Bir okyanus ortasına ya da bir sel yanına
Kanat kanat yelken olup götürün beni kuşlar
Bir dalganın içine ya da kör bir kuyuya

Sevda çok uzaklarda yıldızların da ötesinde
Bilmem nasıl yakalarım kuşlar
Ya umutlar biterse

Gidemem gidemem gidemem o kadar uzaklara gidemem
Tek çarem sonsuzluğa atın beni kuşlar

Yetişin nefesim bitiyor yetişin bana kuşlar
Ya özgürlük adına ya da sevda hatırına
Bir dalı kırık ağacım söküp beni koparın
Bir deli orman içine bırakın beni kuşlar

Sevda çok uzaklarda yıldızların da ötesinde
Bilmem nasıl yakalarım kuşlar
Ya umutlar biterse

Gidemem gidemem gidemem o kadar uzaklara gidemem
Tek çarem sonsuzluğa atın beni kuşlar
aristophanes'in milattan önce 414'te oynanan komedisi.
edip akbayramında güzel bir şarkısının adıdır ayrıca.
içlerindeki en zekilerinin "karga" olduğu familya.
Bazı kuşlar yaralanmış veya uçamıyormuş gibi yaparak yavrularını düşmanlardan korurlar. Bir düşman yaklaştığında anne kuş yuvasından sessizce uzaklaşır. Çığlıklar atarak ve kanatlarından birini sallayarak, yerde kanat çırpmaya başlar ve yaralı taklidi yaparak düşmanın dikkatini kendi üzerine çeker. "Yaralı" kuşu yakalamaya çalışan yırtıcı hayvan, anne kuş tarafından bu yöntemle yuvadan çok ilerilere götürülür. Yavrusunu güvenceye aldıktan sonra anne kuş uçarak düşmandan uzaklaşır.
Deniz kenarlarında ve sulak bölgelerde yaşayan kuşlar, batmaz özellikte ve su üstünde durabilen yuvalar yaparlar. Bu, ani kabarmalara karşı alınmış çok önemli bir önlemdir. Sazlık bölge kuşlarıysa, sazları sallayan rüzgarın yumurtaları düşürmemesi için derin kesimli yuvalar inşa ederler. Çorak bölgede yaşayan bir tür kuş (Alaemon alaudipes) yuvasını, hava sıcaklığının toprak seviyesine göre 10 derece daha az olduğu çalılara kurar. Çünkü yer seviyesindeki 45 derecelik bir sıcaklık yavrular için öldürücü olacaktır.
Kuşlar yavrularını çok değişik türlerde besinlerle beslerler. Birçok serçegil, (arıkuşu gibi), yavrularına böcek getirirken; yalıçapkınları ve ırmak kırlangıçları küçük balıklar getirirler. Değişik serçegiller boğazlarının altında bulunan bir tür cebe sahiptirler. Bazıları büyük miktarlarda topladıkları tohumları burada taşıyarak yavrularına götürürler. Bazıları ise uçuş sırasında yakaladıkları böcekleri burada biriktirir ve daha sonra yavrularına yedirirler.
Tüy değiştirme zamanı kuşlar için çok büyük bir tehlike oluşturur. Çünkü, bu dönemde uçuş kabiliyetlerini geçici olarak kaybederler. Bu dönemde özellikle buz ördekleri ilginç avlanma tekniğine sahip olan yırtıcı martılara karşı tetiktedirler. Çünkü martılar, buz ördeklerini aralıksız hava saldırılarıyla devamlı olarak suya dalmaya zorlarlar. Bunu, ördekler nefessiz ve çaresiz bir şekilde su yüzeyine çıkıncaya kadar sürdürürler. Daha sonra kafalarına bir gaga darbesi indirerek onları avlarlar. Fakat bu mücadeleden her zaman galip ayrılan taraf martılar olmaz. Buz ördeklerinin de kendilerine has korunma mekanizmaları vardır. Gökyüzünde bir martının görülmesi halinde, ördekler hemen büyük gruplar halinde kümeleşirler. Böylece martının çok sayıda dalıp çıkan ördekler arasından herhangi bir tanesini yoruluncaya kadar takip etmesi imkansız hale gelir.
(bkz: the birds)
aydın.
birden fazla kuş için kullanılan kelime. *
© copyright 2005 - 2026