bugün

yüce yaradanın insanlar üzerine bir imtehan aracı olarak dünyaya gönderdiği çocuklardır. elbette her çocuk böyle değildir ama yaptığım araştırmalar sonucu 03-12 yaş arası çocukların %85,6'sının koşmaya programlandığı sonucuna vardım. hemen her yerde karşınıza çıkma gibi bir yetenekleri de mevcuttur. alışverişte, sokakta, düğünde v.s her yerde. koştur babam koştur, yorulma bilmezler, bitmek tükenmek bilmeyen bir enerji söz konusu. bu veletlerin en sinir bozucu olanları da şüphesiz eve gelen misafirlerin çocuklarıdır.
(bkz: koş forrest koş)
(bkz: run forrest run)
tutulup tutulup düğünlere salınıverirler genelde...
celme takılıp düşürülesi cocuklardır. *
(bkz: hiperaktif çocuk)
duracell pilleri gibidirler, yaşıtlarına kıyasla 10 kata kadar daha uzun süre eylem halindedirler.
fazla şekerli yiyecek verilmemelidir. sonra enerji fazlalığı sebebiynen durduraman valla böyle.
gemileri avlamak adına denize bırakılmış serseri mayınlar gibi olur bunlar. takribi yüksekliği -fırat'ı bilenler için söylüyorum- diz altı hizasına gelen bu veletler, önlerine çıkan engellere karşı duraklama gibi bir reflekse sahip değildirler. belli bir amaç uğruna koşturmadıkları için "ne zaman, nereye" yönelecekleri de belli değildir. bu sebeple sevgili büyüklerimizin tek adımda durma reflekslerini iyice geliştirip, bu cocukları ezmemeleri önemle rica olunur.
hanım koş'un çocuklarıdır.
(bkz: forest gump)
"hiperaktif" olarak gruplandırılan çocuklardır aynı zamanda çokta yaramazdır. *
while(1){
run(true);
}

seklinde programlanmis cocuklar.
alt komşu ve bizim aramızda gezinip duran kara kedidir bunlar. atsan atılmazlar satsan satılmazlar.. "koşmaaa!" dedikçe artan ivmeleri ise, sayıyla verilmiş oldukları gerçeğini unutturabilir annelerine an gelir de. ezber bozarlar.

bu koşma dürtüsü nasıl bir dürtüyse, önlenemiyor arkadaş! feriştahı da önleyemiyor bunu, biz de. komşudan gelen ve ardı arkası kesilmeyen, "aa yeter artık ama!!" şeklindeki kalıplaşmış bir cümleyle başlayıp yine o lanet cümleyle biten, asık yüzlü ve tadından yenmeyen telefonlar da cabası tabi. asıl cümbüş o anda saklı aslında. sonra da al eline bi kaya nerene dayarsan daya zaten..

ama diğer yandan, koş yoksa düşersin diye bi slogan da vardı bi zamanlar, hani şu bilmemne reklamında. velet bu sloganı şiar edinmiş olabilir kendine pek tabii ki de. olur mu olur.

"koş yoksa düşersin" hı? hmmm, hayat hakkında şöyle derin bi düşününce mantıklı gelmiyor değil hani. iyi de, bizim alt komşu hülya'yı napıcaz?
sürekli koşma komutu verilen çocuklardır. hadi koş, sen şimdi koş, koş bakayım, yeiş bakayım, hayatı acele yaşa bakayım...
Güncel Önemli Başlıklar
© copyright 2005 - 2026