bugün
- milli takımı eleştirenleri hapse atma çağrısı7
- 2 buçuk yaşında çocuğuna şarap seçen anne5
- beyaz otomobil satın almak14
- sözlüğe fotoğraf atmayanların özgüvensiz sanılması11
- 2026 dünya kupası finalini kim oynar10
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle26
- makarna süzmek5
- messi'nin arjantin'deki heykeli3
- ideal sevgilinin en önemli özelliği13
- yapay zekaya entry yazdıran yazar5
- olmayacak duaya amin dememeyi öğrenmek3
- 22 haziran 2026 fsm'ye amedspor bayrağı asılması4
- uludağ sözlük'ün instagram'a dönmesi10
- cuckold esnasında karınızın belinin kırılması4
- yürüyüş partisi4
- teen slasher filmlerinde ilk olen kisi2
- 22 haziran 2026 keir starmer'ın istifa etmesi3
- 65 şut çekip gol atamamak5
- 48 takım içinde 47 nci olmak6
- tencerede yemek ısıtırken tencereyi yakmak2
- bugün de meme atan olmaması13
- beyaz toros ile son ses mozart dinleyip turlamak2
- salo o le 120 giornate di sodoma yı izleyecek göt2
- güneş2
- bozulmaması ile meşhur olan şeyler3
- günün sözü3
- esra'yı aç esra'yı2
- tgrt2
- kıdemliye hızlı diğerlerine yavaş pc veren it3
- anın görüntüsü15
- şemsiyenin ters dönmesi3
- yazma diyince yazmayan erkek4
- paris te son tango6
- iş kadını yazarlar6
- lucas luthor2
- gelmiş geçmiş en iyi müzik klibi4
- eğilirken eliyle göğüs dekoltesini kapatan kız12
- meloş nerede sorunsalı5
- kaçak çay2
- oyuncu2
- gocu abi2
- yaşlılığınız için insan biriktirin11
- futbol9
- sözlüğe fotoğraf atmış erkekle evlenir misiniz2
- gocu bey meh meh bey birader4
- herkesin her şeye neden demesi gerektiği2
- sözlüğe foto atan erkekler silik yesin2
- hoşgeldin pazartesi7
- çok tanrılı dinlerde somut delil yokluğu6
- aylık 299 bin lira iyi para mıdır sorunsalı2
(bkz: kedidir kedi)
sözlüğün kıymetli yazarlarından biri...
(bkz: kıymetli)
(bkz: kıymetli)
sahip olduğu görüşü makul şekilde ifade edebilen yazar. ama aynı zamanda marksist kuramdaki altyapı- üst yapı ilişkisini ve birbirine etki sürecini basit mekanik bir ilişki düzeyinde ele aldığı ve sadece salt ekonomik nedenlere dayandırdırdığı için açmaza düşebiliyor. özellikle ekonomik determizmin çıkarımlarının toplumsal yapıya uygulanabilirliği hakkındaki fikirlerini revize etmesi şart..
marksizm'de altyapı-üstyapı kavramı diyalektik bir yapıyla ele alındığında altyapının üstyapıya olan etkisini ve onu bir şekilde yönlendirişini görmemek zor olmasa gerek. bu koşul ne üstyapının önemini azaltır ne de altyapıyı kavramını kutsallaştırır.
üstyapı altyapının işlevselliğini koruma da ve toplumsallaşmasında bir araçsa, altyapı da üstyapının belirlenmesinde bir süreçtir. bunun mekanik bir süreç olmadığı aşikardır ve red edilemez. altyapı değiştiğinde hemen hakim üstyapının değişşimi gerçeklemez, fakat üst yapıyı da altyapıdan tamamen bağımsız olarak nitelendirelbilecek bir anlayışta kabul edilemez. bunun söylenmesi ekonomik belirlenmeciliğin hastalığına kapılmak değildir. toplumsal kültürün ve yapının reddini göstermez. aksine öznel anlayışların ve sınıfsal analizlerin uzağında kalan toplumsal gözlemlerin uzağında durma anlamına gelir. eğer marksistler bugün kültürel hegemonya bir kavramı kabul ediyorsa, bu sevgili yapısalcı marksist olan althusser'in çabaları ve gözlemlerinden değil, yaratıcı marksizmin tam merkezinden kabullenir.
toplum ne ekonomik bir belirlenmenin sonucu olarak açıklanabilecek gözlemleri doğrular ne de yalnızca kültürel- politik yapıların etkilerini açıklar. bu ikisinin bileşimi bir kıvama sahiptir, birinin diğerini belirlemesi çıkarım yapmanın bir yan etkisi değil gerçekliğidir. sanırım bu noktadan bakınca mekanikselliğin dışına çıklmasının öznelciği öne çıkarma anlamı taşımadığı görülebilir.
üstyapı altyapının işlevselliğini koruma da ve toplumsallaşmasında bir araçsa, altyapı da üstyapının belirlenmesinde bir süreçtir. bunun mekanik bir süreç olmadığı aşikardır ve red edilemez. altyapı değiştiğinde hemen hakim üstyapının değişşimi gerçeklemez, fakat üst yapıyı da altyapıdan tamamen bağımsız olarak nitelendirelbilecek bir anlayışta kabul edilemez. bunun söylenmesi ekonomik belirlenmeciliğin hastalığına kapılmak değildir. toplumsal kültürün ve yapının reddini göstermez. aksine öznel anlayışların ve sınıfsal analizlerin uzağında kalan toplumsal gözlemlerin uzağında durma anlamına gelir. eğer marksistler bugün kültürel hegemonya bir kavramı kabul ediyorsa, bu sevgili yapısalcı marksist olan althusser'in çabaları ve gözlemlerinden değil, yaratıcı marksizmin tam merkezinden kabullenir.
toplum ne ekonomik bir belirlenmenin sonucu olarak açıklanabilecek gözlemleri doğrular ne de yalnızca kültürel- politik yapıların etkilerini açıklar. bu ikisinin bileşimi bir kıvama sahiptir, birinin diğerini belirlemesi çıkarım yapmanın bir yan etkisi değil gerçekliğidir. sanırım bu noktadan bakınca mekanikselliğin dışına çıklmasının öznelciği öne çıkarma anlamı taşımadığı görülebilir.
belirtmekte yarar var. hiçbir sol harekete kapalı bir biçimde bakmadan siyasetlerin ortaya koyduğu düzlemlere göre yargılama yapılmaktadır. hiçbir şekilde bir aşağılama olmadığı gibi özünü inkar etme ya da düşündüğünü söylemekten çekinme gibi bir durum yoktur.
bir siyaset sözlüğü, kitabı, ansiklopedisi.
kardeşim olan yazar.
gayet net konuşmak gerekiyor. kürt sorunu eşittir terör sorunu diyenlerin en fazla türk solu -aslında türk faşisti olarak okuyun bunu siz- ciddiye alınabilirler. onu da artık kim ciddiye alırsa. ama biz gene de bildirmemizi yapalım, hani şu aptal dizilerin solcularından sanıyorlar ya. elbet bu bilgisizlikten oluyor ama olsun.
iki üç kelime ezberlemeden gelmek lazım buraya. türkiye'nin birliğinden söz edeceksek bunu asli unsurları dışlayacak şekilde, şovenizmin doruklarında gezemezseniz. diğer yandan kendi egemen sınıflarınızın işbirliğini görmezden gelip türk düşmanlığı da yapamazsınız. bunun ezilen ulus milliyetçiliğinin refleksi olarak kimse gösteremez. ama türkiye'nin gelişimini göremeyenler lütfen konuşmasınlar.
toplumu anlamak için, toplumsal dinamikleri yargılamak için oluşum süreçlerine bakmak gerekir. sınıfsal analizler üzerinden durmak gerekir. emperyalizm olgusunu unutmamak gerekir. yani olaya bütünlüklü bir biçimde bakmak gerekir. aksi halde yapılacak tüm tanımlamalar klasik iktisadın değersizliği gibi olacaktır.
türkiye kapitalizminin gelişimine bakalım. nerede sermaye hareketi birikmiştir, nerede modern sınıflar olan burjuvazi ve proleterya oluşmuştur? nerelerde kapitalizm eşitsiz bir biçimde gelişmiştir. tüm bunların cevabını vermek kürt sorunu tanımlamak olacaktır. aksi halde at gözlüklerinden bahsedenler düzenin rezil ve kokuşmuş, tiksinti verici yorumlarından öteye geçemezler. kürt sorunu hep dediğimiz gibi bir emekçi sorunudur. bunun daha detaylı bir biçimde öğrenmek isteyenler gözlerini açıp iyi okusunlar iyi değerlendirsinler.
yurtsever mücadelenin, ilerici ve devrimci mücadelenin önünde yer alanlara karalama düzeyinde ithamlarda bulunmak doğan görünümlü şahinlerin işi olsa gerek. kalkııp mücadele vermeden, klasik söylemlerin arkasına saklanmak korkaklıktır. eğer türkiye işçi sınıfının yanındaysak o zaman gerçekten birleşitirici ve bütünleştirici oluruz. aksi halde boş milliyetçi söylemlerin altında ezilip gideceğizdir. o halde ağır ithamlar altında kalmaya hazırlıklı olun.
iki üç kelime ezberlemeden gelmek lazım buraya. türkiye'nin birliğinden söz edeceksek bunu asli unsurları dışlayacak şekilde, şovenizmin doruklarında gezemezseniz. diğer yandan kendi egemen sınıflarınızın işbirliğini görmezden gelip türk düşmanlığı da yapamazsınız. bunun ezilen ulus milliyetçiliğinin refleksi olarak kimse gösteremez. ama türkiye'nin gelişimini göremeyenler lütfen konuşmasınlar.
toplumu anlamak için, toplumsal dinamikleri yargılamak için oluşum süreçlerine bakmak gerekir. sınıfsal analizler üzerinden durmak gerekir. emperyalizm olgusunu unutmamak gerekir. yani olaya bütünlüklü bir biçimde bakmak gerekir. aksi halde yapılacak tüm tanımlamalar klasik iktisadın değersizliği gibi olacaktır.
türkiye kapitalizminin gelişimine bakalım. nerede sermaye hareketi birikmiştir, nerede modern sınıflar olan burjuvazi ve proleterya oluşmuştur? nerelerde kapitalizm eşitsiz bir biçimde gelişmiştir. tüm bunların cevabını vermek kürt sorunu tanımlamak olacaktır. aksi halde at gözlüklerinden bahsedenler düzenin rezil ve kokuşmuş, tiksinti verici yorumlarından öteye geçemezler. kürt sorunu hep dediğimiz gibi bir emekçi sorunudur. bunun daha detaylı bir biçimde öğrenmek isteyenler gözlerini açıp iyi okusunlar iyi değerlendirsinler.
yurtsever mücadelenin, ilerici ve devrimci mücadelenin önünde yer alanlara karalama düzeyinde ithamlarda bulunmak doğan görünümlü şahinlerin işi olsa gerek. kalkııp mücadele vermeden, klasik söylemlerin arkasına saklanmak korkaklıktır. eğer türkiye işçi sınıfının yanındaysak o zaman gerçekten birleşitirici ve bütünleştirici oluruz. aksi halde boş milliyetçi söylemlerin altında ezilip gideceğizdir. o halde ağır ithamlar altında kalmaya hazırlıklı olun.
çok zekiler tarafından anlaşılamamış. "sağlık olsun, canları sağolsun ama biz onlardan çok gördük." diyen yazar.
çaylaklığın ardından geri dönen yazar...
Sözlükteki yazarlar arasında okumaktan en fazla keyif aldıklarımdan ve ''kardeşim benim güzel yazmışsın'' diye mırıldanmama sebebiyet veren yazarlardan biri.
Yazılarında ''öteki'' olanı çok net bir şekilde farkettirebilen, öteki üzerinden bir ele alışla farkındalıklarını biçimlendiren, onları bu şekilde cana ve kana getiren uslubu ile ''iyi ve gerekli yazar'' diye düşünülmeyi hakeden yazar.
Yazılarında ''öteki'' olanı çok net bir şekilde farkettirebilen, öteki üzerinden bir ele alışla farkındalıklarını biçimlendiren, onları bu şekilde cana ve kana getiren uslubu ile ''iyi ve gerekli yazar'' diye düşünülmeyi hakeden yazar.
sözlükte ki sol cenahın abisi, meydan larousse'u, vikipedi'si. yazdımı da maşallah destan yazıyor, az kaldı zaten, bozmam yakındır gözleri sayesinde. küçük bi' dipnot, kendisiyle mümkün olduğunca tartışmaya girmemeye çalışın eğer kendinize güveninizin tam, bilgi birikiminizin yeterli olmadığını düşünüyorsanız, ayar manyağı olursunuz, sonra ağlayıp gelmeyin. hayır, ben denedim, zor kurtuldum, ordan biliyorum. aman diyim...
ludwig feuerbach üzerine tezlerin 11. maddesine dikkat eden yazar.
"filozoflar dünyayı şimdiye kadar yalnızca değişik biçimlerde yorumlardılar, halbuki asıl sorun onu değiştirmektir."
"filozoflar dünyayı şimdiye kadar yalnızca değişik biçimlerde yorumlardılar, halbuki asıl sorun onu değiştirmektir."
sözlükte ikinci yılını deliler gibi kutlayan yazar.
(bkz: kurtulus savasi gercekte yoktur/#3441543)
(bkz: kurtulus savasi gercekte yoktur/#3442354)
yukarıda verilen bakınızlarda bahsi geçen girdilerde eleştirilerini sunmuş olan yazar. ha bu arada yeri gelmişken söyleyelim maddeyi esas olmak problem mi? valla teorik bakış açısına göre bir problem olup olmadığı tartışılır ama pratiğe gelince iş değişir. sorun kendini gerçeğe bırakır. *
(bkz: kurtulus savasi gercekte yoktur/#3442354)
yukarıda verilen bakınızlarda bahsi geçen girdilerde eleştirilerini sunmuş olan yazar. ha bu arada yeri gelmişken söyleyelim maddeyi esas olmak problem mi? valla teorik bakış açısına göre bir problem olup olmadığı tartışılır ama pratiğe gelince iş değişir. sorun kendini gerçeğe bırakır. *
sıkı sosyalisttir. ama öyle, barlarda ahkam kesen, kuru-sıkı sallayan kitabilerden değil; harbiden sıkıdır.
fikren vuruşacaksan, böylesi ile vuruşacaksın ki zevk versin... ölsen de gam yemezsin nihayetinde...
fikren vuruşacaksan, böylesi ile vuruşacaksın ki zevk versin... ölsen de gam yemezsin nihayetinde...
"ölüm üzerinden siyaset yapılmaz." diyebilen bir yazar. zira yapılırsa bugünkü gibi kendini kısıtlayan bir mücadele içine girileceğini ve mücadeleye zarar vereceğini düşünen yazar.
(bkz: tanırım iyi çocuktur)
pek fazla konuşmadıysak da, iyi bir diyalektik materyalist ve tam bir eylem adamı olduğunu düşündüğüm yazar.***2 mart'ta kadıköy'de, 1 mayıs'ta taksim'de olarak 'sürüden ayrıldığını' belli eden yoldaşım. 15 haziran'da* kartal'da görüşmek, tanışmak isterdim ama katılamayacağım maalesef. umarım 3-5 temmuz gençlik kampında...
süper tespit insanı, yazar !! *
güzel güzel yazıyor ve birilerine bir şeyleri anlatabiliyor. çok da faydalı oluyor.*
kimi zamanlar vardır, uzaktan bakarsınız kendinize. bu süre içerisinde fazla bir şey göremezsiniz. işte bu ciddi bir sorgulama sürecine girilmesi gerektiğine işaret eder.
biz küçükken, daha marksizmle ilk tanıştığımız genç abiler ablalar garip garip kavramlardan ve adamlardan bahsederlerdi. yok epistemolojik kopuş, yok ontoloji, , yok hegemonya, yok althusser... liste uzar gider. avrupa komünizmine ait bu rahatsız edici kavramlar şimdi anlıyorumda kendi yaşamlarımıza da uygulanabilir. yalın konuşmak gerekiyor. kimi zamanlar vardır, çevrenizden ve hayatınızdan koparsınız ya da size öyle gelir. işte bu bir krize ve kopuşa neden olur. epistemolojik koğuş diye bir kavram atmışlar. açıkçası bir şey ifade etmez bilmeyen adama. ama koğuş ve kriz dersek, eskiden uzaklaşma ve yabancılaşma dersek anlaşılır. işte daha evvel bir kopuş yaşandığı itiraf edilmiştir. şimdi o kopuş tamamlanmıştır. artık geçmişimize tamamen yabancılaşmış bir biçimde bakabiliriz.
hayatı değiştirmek ve dönüştürmek. iki önemli kavram. işte bu kavramların başlangıcı bir kopuşla oluyormuş. bu kopuşla gelen sıçrama insanlığın ilerlemesi demekmiş. işte bugün bunu anlamış ve tamamlamış olduk.
biz küçükken, daha marksizmle ilk tanıştığımız genç abiler ablalar garip garip kavramlardan ve adamlardan bahsederlerdi. yok epistemolojik kopuş, yok ontoloji, , yok hegemonya, yok althusser... liste uzar gider. avrupa komünizmine ait bu rahatsız edici kavramlar şimdi anlıyorumda kendi yaşamlarımıza da uygulanabilir. yalın konuşmak gerekiyor. kimi zamanlar vardır, çevrenizden ve hayatınızdan koparsınız ya da size öyle gelir. işte bu bir krize ve kopuşa neden olur. epistemolojik koğuş diye bir kavram atmışlar. açıkçası bir şey ifade etmez bilmeyen adama. ama koğuş ve kriz dersek, eskiden uzaklaşma ve yabancılaşma dersek anlaşılır. işte daha evvel bir kopuş yaşandığı itiraf edilmiştir. şimdi o kopuş tamamlanmıştır. artık geçmişimize tamamen yabancılaşmış bir biçimde bakabiliriz.
hayatı değiştirmek ve dönüştürmek. iki önemli kavram. işte bu kavramların başlangıcı bir kopuşla oluyormuş. bu kopuşla gelen sıçrama insanlığın ilerlemesi demekmiş. işte bugün bunu anlamış ve tamamlamış olduk.
derin bir mayakovski hayranı yazar.takdir ettim kendisini.
gece gece ufkumu açmış yazar. ortak noktalarımız var. sanırım ikimiz de demokrasiyi sevmiyoruz. ayrıldığımız noktalar var. o sosyalizmi markstan öğreniyor ben ondan. *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar