bugün
- dizi sektöründeki maliyet krizi16
- ya şeytan haklıysa5
- helin kandemir4
- ülkücü erkek ermeni kız aşkı10
- 2004 2011 arası fenerbahçe3
- fare var deyince ay ben korkarım diyen erkek7
- karaçulhaspor3
- bana aşık olan var mı3
- 8 kasım 2026 çorum fk fenerbahçe maçı4
- başkalarının hayatı dizisi4
- 15 kasım 20264
- 1990 1995 arası beşiktaş3
- duygu özaslan3
- 1997 2002 arası galatasaray3
- 90lar türkçe pop5
- bir kadın olarak dünyaya fırlatılmak4
- askerde cinsel ihtiyaçlar nasıl gideriliyor2
- binbir gece masalları dizisi2
- 80 yıl cumhuriyet şehir stadyumu2
- xiaomi iphone samsung huawei oppo vivo realme4
- sevgilimin babasıyla cinsel ilişki yaşadım2
- askerde özlenen şeyler9
- sarı koala2
- allah vardır diyenlerin hiçbir kanıt gösterememesi2
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi19
- abdullah öcalan3
- izmir de poposundan bıçaklanan trans birey7
- 8 kasım 2026 elazığspor şanlıurfaspor maçı3
- düzenli beyaz ekmek yemek gerizekalı yapıyor5
- 8 kasım 2026 rizespor erzurumspor maçı3
- hatay usülü soslu döner3
- gençler sakın büyümeyin3
- rüyada ilkokul derslerini alttan almak6
- centilmen dizisi3
- kanser2
- parmak kütletmek2
- kim daha cok seviyor2
- kalbine acı veren birini sevmek2
- gzt tv2
- inci sözlük2
- ceren ayruk3
- kan şekerini aşırı yükselten yiyecekler6
- starbucks'a giden adamın zeka seviyesi2
- 21 kasım 2026 galatasaray samsunspor maçı3
- atları bağlayın geceyi burada geçiriyoruz21
- bu koyden olsam ne olacak2
- meme5
- türk dizilerinin en büyük sorunu3
- yazarların işlediği günahlar15
- yörük kızı dizisi2
Piknik severlerin baş düşmanları piknik"savar"lar... En büyük düşmanı son zamanlarda ormanlara salınan tavuk ve sülünler olmasına rağmen sülünleride bacaklarından ısırarak sülünlerde bir yere sert temas ettiğinde onları kopartarak sülünleri de öldürebilecek bir mantığa sahip kara örümceğe benzeyen hayvan cinsi.
--spoiler--
işte bu nedenle Çevre Bakanı doğaya keneleri toplasınlar diye sülün saldı geçen gün. Güzel bir tören yapıldı, bürokratlar koştu, sirenler çaldı, müdürler, müdür muavinleri sıraya girdiler.
Çevre Bakanı, ilk sülün yavrusunu kameraların önünde havaya attı.
--spoiler--
zihniyet aynı zihniyet. ne ergenekonla, ne darbeyle, ne eğitimle, ne imanla bu memlekette bazı şeyler değişmiyor.
işte bu nedenle Çevre Bakanı doğaya keneleri toplasınlar diye sülün saldı geçen gün. Güzel bir tören yapıldı, bürokratlar koştu, sirenler çaldı, müdürler, müdür muavinleri sıraya girdiler.
Çevre Bakanı, ilk sülün yavrusunu kameraların önünde havaya attı.
--spoiler--
zihniyet aynı zihniyet. ne ergenekonla, ne darbeyle, ne eğitimle, ne imanla bu memlekette bazı şeyler değişmiyor.
bekir coşkun'un (05.07.09) hürriyet gazetesi'ndeki köşe yazısı.
KENELER insanları ısırmaya devam ediyorlar.
Çünkü onları doğadan toplayan kuşları insanlar yok ettiler...
Bu köşeden hatırlarsınız, sığırcıklar şehirden gitsinler diye belediyeler ağaçların dallarını dahi kestiler.
Kuşlar gitti, keneler geldi.
işte bu nedenle Çevre Bakanı doğaya keneleri toplasınlar diye sülün saldı geçen gün. Güzel bir tören yapıldı, bürokratlar koştu, sirenler çaldı, müdürler, müdür muavinleri sıraya girdiler.
Çevre Bakanı, ilk sülün yavrusunu kameraların önünde havaya attı.
içinden geçirmiştir:
“Sülünü saldım çayıra
Mevlam milletimizi keneden kayıra...”
Alkışladılar...
Aslında bu doğru bir işti.
Ama Bakan sülün yerine bürokratlarını törenle doğaya salsaydı daha yararlı olacaktı.
Çünkü bu sorunlara neden olan büyük doğa katliamlarını Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verdiği izinlerle yaptılar.
Kazdağları’na yüzlerce maden arama ruhsatı, istanbul’un sülün alanlarına iki üniversite, su havzasına Formula-1 pisti, Antalya ormanlarını keserek golf sahası, koylara otel-motel, Boğaz’ın yeşiline kurulan “kent”ler, nehirlere-göllere bağlanan fabrika boruları, termik ya da nükler santraller, denize akan fosseptikler, tarım alanlarına fabrikalar, yeşil alanlara dikilen gökdelenler...
Saymakla bitmez...
Tüm bunlara Çevre Bakanlığı “olur” verdi...
Ve doğa tükendikçe sağlıklı yaşam zorlaştı.
Bakan, bürokratlarını doğaya salmalı ki, görsünler Türkiye’yi ne hale getirdiklerini...
Tören yapılır...
Bakan kürsüye gelir:
“Her köşesi bir cennet olan güzel yurdumuzu korumak bakımından burada toplanmış bulunuyoruz... Arkadaşlar, bu yurt hepimizindir... Bilhassa (burada sesini yükselterek) düşman çizmesinden kurtarılmış bu aziz vatan...”
Konuşmalardan sonra Bakan, bürokratı tutup yüksekçe yerden, medyanın huzurunda doğaya salar ve ekler:
“Müdürü saldım çayıra...
Mevlam memleketi kayıra...”
http://www.hurriyet.com.t...ar/12006420.asp?yazarid=2
KENELER insanları ısırmaya devam ediyorlar.
Çünkü onları doğadan toplayan kuşları insanlar yok ettiler...
Bu köşeden hatırlarsınız, sığırcıklar şehirden gitsinler diye belediyeler ağaçların dallarını dahi kestiler.
Kuşlar gitti, keneler geldi.
işte bu nedenle Çevre Bakanı doğaya keneleri toplasınlar diye sülün saldı geçen gün. Güzel bir tören yapıldı, bürokratlar koştu, sirenler çaldı, müdürler, müdür muavinleri sıraya girdiler.
Çevre Bakanı, ilk sülün yavrusunu kameraların önünde havaya attı.
içinden geçirmiştir:
“Sülünü saldım çayıra
Mevlam milletimizi keneden kayıra...”
Alkışladılar...
Aslında bu doğru bir işti.
Ama Bakan sülün yerine bürokratlarını törenle doğaya salsaydı daha yararlı olacaktı.
Çünkü bu sorunlara neden olan büyük doğa katliamlarını Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verdiği izinlerle yaptılar.
Kazdağları’na yüzlerce maden arama ruhsatı, istanbul’un sülün alanlarına iki üniversite, su havzasına Formula-1 pisti, Antalya ormanlarını keserek golf sahası, koylara otel-motel, Boğaz’ın yeşiline kurulan “kent”ler, nehirlere-göllere bağlanan fabrika boruları, termik ya da nükler santraller, denize akan fosseptikler, tarım alanlarına fabrikalar, yeşil alanlara dikilen gökdelenler...
Saymakla bitmez...
Tüm bunlara Çevre Bakanlığı “olur” verdi...
Ve doğa tükendikçe sağlıklı yaşam zorlaştı.
Bakan, bürokratlarını doğaya salmalı ki, görsünler Türkiye’yi ne hale getirdiklerini...
Tören yapılır...
Bakan kürsüye gelir:
“Her köşesi bir cennet olan güzel yurdumuzu korumak bakımından burada toplanmış bulunuyoruz... Arkadaşlar, bu yurt hepimizindir... Bilhassa (burada sesini yükselterek) düşman çizmesinden kurtarılmış bu aziz vatan...”
Konuşmalardan sonra Bakan, bürokratı tutup yüksekçe yerden, medyanın huzurunda doğaya salar ve ekler:
“Müdürü saldım çayıra...
Mevlam memleketi kayıra...”
http://www.hurriyet.com.t...ar/12006420.asp?yazarid=2
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com