bugün
- queen ravennanın aşırı güzel olması11
- ulu önder tektir o da hz muhammeddir7
- filiz makarna'nın türkiye buğdayı skandalı20
- yagmurcu çık açıkla8
- susualsuspects4
- otistik bir insanla sohbet etmek4
- prof dr üstad kadir mısıroğlu3
- arap götü8
- tanımadığı kadına tokat atan adam12
- ese dezze'nin ayşe teyze olması2
- topla topla topla3
- camgöz balık ekmek4
- 57 puanla devlet hastanesine atanan gerontolog2
- yazarların akşama dair planları7
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı27
- 99 lu sevgiliye güz gülleri kaseti hediye etmek4
- tiktok hesabı olan yazar2
- kale3112 tarzı entry girmek8
- tren4
- erecto bruder2
- kırıkkaleli olmak istemek4
- iskilipli atıf hoca20
- her gün 1 litre kola içersek ne olur10
- doların 50 tl olması7
- kablosuz mouse12
- traveler of secret moments tarzı enrty girmek13
- sürekli çalışmak zorunda olmamız8
- yagmurcu3
- favlayan yazarın asıl amacı12
- mazot 3 euro olabilirmiş2
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- true niye hala çaylak5
- 3 gündür eksi yemiyorum2
- sözlük kürdü55
- hoşlanılan kızı başkasının favlaması8
- fb'nin inanılmaz başarısı5
- robert de niro denince akla gelen ilk film8
- sözlükteki kuzucuklarım6
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi8
- çocukluğu hatırlatan tatlar4
- somali de türk bayrağı yakılması5
- ahmet3
- ormanda bir kulübede feci şekilde ölmeli film2
- yeni bir işe başlarken akıldan geçenler5
- abdullah öcalana'ın yeni konutuna taşınması20
- al pacino denince akla gelen ilk film2
- yogartiksen6
- emre belözoğlu3
- millette manyak para var21
- ne oldu2
bekir coşkun'un (05.07.09) hürriyet gazetesi'ndeki köşe yazısı.
KENELER insanları ısırmaya devam ediyorlar.
Çünkü onları doğadan toplayan kuşları insanlar yok ettiler...
Bu köşeden hatırlarsınız, sığırcıklar şehirden gitsinler diye belediyeler ağaçların dallarını dahi kestiler.
Kuşlar gitti, keneler geldi.
işte bu nedenle Çevre Bakanı doğaya keneleri toplasınlar diye sülün saldı geçen gün. Güzel bir tören yapıldı, bürokratlar koştu, sirenler çaldı, müdürler, müdür muavinleri sıraya girdiler.
Çevre Bakanı, ilk sülün yavrusunu kameraların önünde havaya attı.
içinden geçirmiştir:
“Sülünü saldım çayıra
Mevlam milletimizi keneden kayıra...”
Alkışladılar...
Aslında bu doğru bir işti.
Ama Bakan sülün yerine bürokratlarını törenle doğaya salsaydı daha yararlı olacaktı.
Çünkü bu sorunlara neden olan büyük doğa katliamlarını Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verdiği izinlerle yaptılar.
Kazdağları’na yüzlerce maden arama ruhsatı, istanbul’un sülün alanlarına iki üniversite, su havzasına Formula-1 pisti, Antalya ormanlarını keserek golf sahası, koylara otel-motel, Boğaz’ın yeşiline kurulan “kent”ler, nehirlere-göllere bağlanan fabrika boruları, termik ya da nükler santraller, denize akan fosseptikler, tarım alanlarına fabrikalar, yeşil alanlara dikilen gökdelenler...
Saymakla bitmez...
Tüm bunlara Çevre Bakanlığı “olur” verdi...
Ve doğa tükendikçe sağlıklı yaşam zorlaştı.
Bakan, bürokratlarını doğaya salmalı ki, görsünler Türkiye’yi ne hale getirdiklerini...
Tören yapılır...
Bakan kürsüye gelir:
“Her köşesi bir cennet olan güzel yurdumuzu korumak bakımından burada toplanmış bulunuyoruz... Arkadaşlar, bu yurt hepimizindir... Bilhassa (burada sesini yükselterek) düşman çizmesinden kurtarılmış bu aziz vatan...”
Konuşmalardan sonra Bakan, bürokratı tutup yüksekçe yerden, medyanın huzurunda doğaya salar ve ekler:
“Müdürü saldım çayıra...
Mevlam memleketi kayıra...”
http://www.hurriyet.com.t...ar/12006420.asp?yazarid=2
KENELER insanları ısırmaya devam ediyorlar.
Çünkü onları doğadan toplayan kuşları insanlar yok ettiler...
Bu köşeden hatırlarsınız, sığırcıklar şehirden gitsinler diye belediyeler ağaçların dallarını dahi kestiler.
Kuşlar gitti, keneler geldi.
işte bu nedenle Çevre Bakanı doğaya keneleri toplasınlar diye sülün saldı geçen gün. Güzel bir tören yapıldı, bürokratlar koştu, sirenler çaldı, müdürler, müdür muavinleri sıraya girdiler.
Çevre Bakanı, ilk sülün yavrusunu kameraların önünde havaya attı.
içinden geçirmiştir:
“Sülünü saldım çayıra
Mevlam milletimizi keneden kayıra...”
Alkışladılar...
Aslında bu doğru bir işti.
Ama Bakan sülün yerine bürokratlarını törenle doğaya salsaydı daha yararlı olacaktı.
Çünkü bu sorunlara neden olan büyük doğa katliamlarını Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verdiği izinlerle yaptılar.
Kazdağları’na yüzlerce maden arama ruhsatı, istanbul’un sülün alanlarına iki üniversite, su havzasına Formula-1 pisti, Antalya ormanlarını keserek golf sahası, koylara otel-motel, Boğaz’ın yeşiline kurulan “kent”ler, nehirlere-göllere bağlanan fabrika boruları, termik ya da nükler santraller, denize akan fosseptikler, tarım alanlarına fabrikalar, yeşil alanlara dikilen gökdelenler...
Saymakla bitmez...
Tüm bunlara Çevre Bakanlığı “olur” verdi...
Ve doğa tükendikçe sağlıklı yaşam zorlaştı.
Bakan, bürokratlarını doğaya salmalı ki, görsünler Türkiye’yi ne hale getirdiklerini...
Tören yapılır...
Bakan kürsüye gelir:
“Her köşesi bir cennet olan güzel yurdumuzu korumak bakımından burada toplanmış bulunuyoruz... Arkadaşlar, bu yurt hepimizindir... Bilhassa (burada sesini yükselterek) düşman çizmesinden kurtarılmış bu aziz vatan...”
Konuşmalardan sonra Bakan, bürokratı tutup yüksekçe yerden, medyanın huzurunda doğaya salar ve ekler:
“Müdürü saldım çayıra...
Mevlam memleketi kayıra...”
http://www.hurriyet.com.t...ar/12006420.asp?yazarid=2
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar