bugün
- flört etmeyen liberter öğretmen3
- ölümden korkuyor musunuz12
- queen feristah15
- ayı dövmenin aslında zor olmaması10
- mazotun yarım litresi 50 tl25
- bir bela geliyor29
- erkeklerin her konuşmayı flörte bağlaması6
- işiniz gücünüz yok mu11
- fusya semsiyeli yabanci20
- gocu43
- bir kadın uğruna hayatını değiştirmek5
- hafızayı sildirmek6
- ayıyla güreşmek7
- gecenin şarkısı18
- bir kadından hoşlanmak3
- masada aniden ayağa kalkıp şiir okuyan erkek8
- karı diyen öküzleri gırtlaklama isteği10
- sözlükte en çok sevdiğiniz olay7
- sözlükten korkmak5
- matrix te yaşadığımız gerçeği4
- melatonin2
- açık oylayan favlayan msj atan nickaltı giren kız6
- arkadaşlar çabuk buraya bakın5
- zalbert ramstein4
- insanları imcitmeyi havalı bir şey sanan ibneler6
- eve gelen escorta lahmacun söylemek5
- uludağ itiraf15
- erkekler neden evlenmek ister15
- apo'nun villası11
- arkadaşlar ben yine kilo aldım ya14
- sözlük yazarlarının gerçek adları41
- gerçeğin önemi kalmadığı gerçeği3
- kendin hakkında bir entry bırak9
- intihar düşüncesi2
- uludağ sözlük evreni8
- 195 kaslı pilot14
- nervio12
- donald trump'un türk askerini övmesi10
- kürdü sevin21
- bilin bakalım ben kimin fakesiyim6
- izmirbeyefendisi'nin şemsiyeli olması6
- sözlüğün insanı dertlendirmesi5
- yağmurda ıslanınca murat kekilli ye benzeyen kız4
- hasan atilla uğur14
- para yok huzur var11
- sevilen kişiden sevilen şarkıyı dinlemek2
- arkadaşlar çok kırıcısınız6
- heyt bea gocu mu5
- mazotun litresi 101 lira35
- ben basit bir insanım2
bekir coşkun'un (05.07.09) hürriyet gazetesi'ndeki köşe yazısı.
KENELER insanları ısırmaya devam ediyorlar.
Çünkü onları doğadan toplayan kuşları insanlar yok ettiler...
Bu köşeden hatırlarsınız, sığırcıklar şehirden gitsinler diye belediyeler ağaçların dallarını dahi kestiler.
Kuşlar gitti, keneler geldi.
işte bu nedenle Çevre Bakanı doğaya keneleri toplasınlar diye sülün saldı geçen gün. Güzel bir tören yapıldı, bürokratlar koştu, sirenler çaldı, müdürler, müdür muavinleri sıraya girdiler.
Çevre Bakanı, ilk sülün yavrusunu kameraların önünde havaya attı.
içinden geçirmiştir:
“Sülünü saldım çayıra
Mevlam milletimizi keneden kayıra...”
Alkışladılar...
Aslında bu doğru bir işti.
Ama Bakan sülün yerine bürokratlarını törenle doğaya salsaydı daha yararlı olacaktı.
Çünkü bu sorunlara neden olan büyük doğa katliamlarını Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verdiği izinlerle yaptılar.
Kazdağları’na yüzlerce maden arama ruhsatı, istanbul’un sülün alanlarına iki üniversite, su havzasına Formula-1 pisti, Antalya ormanlarını keserek golf sahası, koylara otel-motel, Boğaz’ın yeşiline kurulan “kent”ler, nehirlere-göllere bağlanan fabrika boruları, termik ya da nükler santraller, denize akan fosseptikler, tarım alanlarına fabrikalar, yeşil alanlara dikilen gökdelenler...
Saymakla bitmez...
Tüm bunlara Çevre Bakanlığı “olur” verdi...
Ve doğa tükendikçe sağlıklı yaşam zorlaştı.
Bakan, bürokratlarını doğaya salmalı ki, görsünler Türkiye’yi ne hale getirdiklerini...
Tören yapılır...
Bakan kürsüye gelir:
“Her köşesi bir cennet olan güzel yurdumuzu korumak bakımından burada toplanmış bulunuyoruz... Arkadaşlar, bu yurt hepimizindir... Bilhassa (burada sesini yükselterek) düşman çizmesinden kurtarılmış bu aziz vatan...”
Konuşmalardan sonra Bakan, bürokratı tutup yüksekçe yerden, medyanın huzurunda doğaya salar ve ekler:
“Müdürü saldım çayıra...
Mevlam memleketi kayıra...”
http://www.hurriyet.com.t...ar/12006420.asp?yazarid=2
KENELER insanları ısırmaya devam ediyorlar.
Çünkü onları doğadan toplayan kuşları insanlar yok ettiler...
Bu köşeden hatırlarsınız, sığırcıklar şehirden gitsinler diye belediyeler ağaçların dallarını dahi kestiler.
Kuşlar gitti, keneler geldi.
işte bu nedenle Çevre Bakanı doğaya keneleri toplasınlar diye sülün saldı geçen gün. Güzel bir tören yapıldı, bürokratlar koştu, sirenler çaldı, müdürler, müdür muavinleri sıraya girdiler.
Çevre Bakanı, ilk sülün yavrusunu kameraların önünde havaya attı.
içinden geçirmiştir:
“Sülünü saldım çayıra
Mevlam milletimizi keneden kayıra...”
Alkışladılar...
Aslında bu doğru bir işti.
Ama Bakan sülün yerine bürokratlarını törenle doğaya salsaydı daha yararlı olacaktı.
Çünkü bu sorunlara neden olan büyük doğa katliamlarını Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verdiği izinlerle yaptılar.
Kazdağları’na yüzlerce maden arama ruhsatı, istanbul’un sülün alanlarına iki üniversite, su havzasına Formula-1 pisti, Antalya ormanlarını keserek golf sahası, koylara otel-motel, Boğaz’ın yeşiline kurulan “kent”ler, nehirlere-göllere bağlanan fabrika boruları, termik ya da nükler santraller, denize akan fosseptikler, tarım alanlarına fabrikalar, yeşil alanlara dikilen gökdelenler...
Saymakla bitmez...
Tüm bunlara Çevre Bakanlığı “olur” verdi...
Ve doğa tükendikçe sağlıklı yaşam zorlaştı.
Bakan, bürokratlarını doğaya salmalı ki, görsünler Türkiye’yi ne hale getirdiklerini...
Tören yapılır...
Bakan kürsüye gelir:
“Her köşesi bir cennet olan güzel yurdumuzu korumak bakımından burada toplanmış bulunuyoruz... Arkadaşlar, bu yurt hepimizindir... Bilhassa (burada sesini yükselterek) düşman çizmesinden kurtarılmış bu aziz vatan...”
Konuşmalardan sonra Bakan, bürokratı tutup yüksekçe yerden, medyanın huzurunda doğaya salar ve ekler:
“Müdürü saldım çayıra...
Mevlam memleketi kayıra...”
http://www.hurriyet.com.t...ar/12006420.asp?yazarid=2
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar