bugün
- sözlüğü siliyorum dostlar10
- deniz göktaş'ın gözaltına alınması9
- evlenmekten korkmak8
- hayat pahalılığının giderek artması3
- izlenmiş en kusursuz film5
- pandela38
- alttaki yazara aşık ol11
- menülerde içerik belirtme zorunluluğu5
- kız arkadaşın 17 saattir mesaj atmaması17
- yerde yuvarlanarak öpüşmek3
- canımın hamburger çekmesi3
- gerdek namazı10
- sokuk yazarlar2
- dikkat dikkat tai lung kız11
- normal sozluk2
- türkiye de en güvenilen kurumlar6
- velvet ile revani yemek6
- amerika israil arası kızışma7
- sözlüğün kahve olması12
- sevgiliye seni seviyorum diyememek2
- senegal6
- deniz göktaş17
- üstteki yazar kimle evlensin5
- bukowski okuyup nick cave dinleyen çirkin hatun2
- kemalistlerdeki devran dönünce takıntısı4
- yapay zeka sevgili2
- sözlükteki sapık başlıkların amacı3
- üstteki yazar hakkında fikrini söyle24
- türklerin uygur türkleri için yapabilecekleri5
- antalya2
- 2026 dünya kupası36
- çırılçıplak uyumak4
- cumhurbaşkanlığı sistemi2
- futbol31
- anal istanbul4
- 17 dosyam var diye hava atan tip7
- kadın bir yazarın entry girmesi5
- deniz göktaş'ın dinle dalga geçmesi16
- dünya16
- amedspor3
- intihar eden adama ne denir3
- diz çökerek evlilik teklifi eden erkek5
- velvet41
- seks yapmayı zevkli sanmak10
- erkek yazar entrysi4
- sevgilisi olan bir kızdan hoşlanmak5
- zalican yine ne diyor3
- ahıska türkleri sürgünü3
- kıraç ı sevme nedenleri4
- bu iktidar yıllarca sadece tek bir gülen'i sevdi2
mimari olarak görülmeye değerdirler genel olarak.
üçüncü nesil bir yazar. *
bir piskoposun makamının bulunduğu büyük kilisedir. roma'daki sen piyer ve paris'teki notre dame meşhur katedrallerden ikisidir.
piskoposluk kilisesi. her piskoposluk bölegesinde bir katedral bulunur. mimari açıdan diğer kiliselerden daha büyük olmak dışında çok önemli farkı yoktur.
türkiye'de bulunmamaktadır. katedral büyüklüğünde 5-6 tane kilise bulunmaktadır.
Katedral, Notos Kitap Yayıncılığın, (boyutları küçük ama içeriği) "BÜYÜK kitaplar" serisinin beşinci kitabı olarak basıldı.
(Çev: S. Gökçen EZBER, Notos Kitap Yay. 2007, 40 s. 6 YTL)
Katedral, Raymond Carver'ın yaşamının son yıllarına yaklaşırken yazdığı ve 1984 tarihinde yayımladığı bir öyküdür. Bu nedenle yazarın olgunluk çağı eseri olarak kabul edilebilir.
Katedral, (ismi verilmeyen) bir adamın, kadının ve Robert isminde bir körün öyküsüdür. Olaylar, adamın gözünden ve birinci tekil kişi açısından anlatılmaktadır. Bu sayede kahramanın düşüncelerini birinci elden öğrenebilirken, diğerlerinin yaşamlarını ve davranışlarınıysa anlatıcının söyledikleriyle sınırlı kalarak öğreniriz. Bu durum metnin barındırdığı ironiyi artırmaya yardımcı olur. Örneğin, bu kısacık öyküde anlatıcının yaşamıyla ilgili, ismi dahil, hiçbir bilgi edinemezken karısının ve Robert'in yaşamına dair pek çok detayı öğrenme şansı buluruz.
Öyküdeki olaylar kahramanın ve karısının evlerinin yalnızca bir odasında geçiyor, alkol ve sigara yine vazgeçilmezlerden. Bu unsurların Carver öykülerindeki önemli tamamlayıcılardan olduğunu açıklamıştım.
Robert, kahramanımızın karısının uzun yıllar öncesinde yanında çalıştığı ve sonrasında yakın dost olduğu birisidir. Umulmadık bir günde çıkıp gelen bu ilginç misafir öykü boyunca verilen ince detaylarla aslında öyküsü anlatılan kahramanların değil, okurların dünyasında önemli değişimlerin tohumlarını ekiyor.
Kitabın içeriğine dair yazmaya devam etmek kitabı henüz okumayanlar için hoş bir durum olmayacağı için içeriğe ilişkin cümlelerimi burada kesip kitabın biçimsel özelliklerine geçiyorum:
Notos Kitap Yayıncılığın basımlarını özenli ve güzel bulduğumu belirtmiştim. Kapak resmi, arka kapak yazısı, künye bilgileri ayrıntıcı kitap kurtlarını tatmin edecek yetkinlikte. Yayınevi ayrıca öykünün ortasına ve sonuna koyduğu iki güzel Raymond Carver fotoğrafıyla baskısını daha da özgün hale getirmeyi başarmış.
(Çev: S. Gökçen EZBER, Notos Kitap Yay. 2007, 40 s. 6 YTL)
Katedral, Raymond Carver'ın yaşamının son yıllarına yaklaşırken yazdığı ve 1984 tarihinde yayımladığı bir öyküdür. Bu nedenle yazarın olgunluk çağı eseri olarak kabul edilebilir.
Katedral, (ismi verilmeyen) bir adamın, kadının ve Robert isminde bir körün öyküsüdür. Olaylar, adamın gözünden ve birinci tekil kişi açısından anlatılmaktadır. Bu sayede kahramanın düşüncelerini birinci elden öğrenebilirken, diğerlerinin yaşamlarını ve davranışlarınıysa anlatıcının söyledikleriyle sınırlı kalarak öğreniriz. Bu durum metnin barındırdığı ironiyi artırmaya yardımcı olur. Örneğin, bu kısacık öyküde anlatıcının yaşamıyla ilgili, ismi dahil, hiçbir bilgi edinemezken karısının ve Robert'in yaşamına dair pek çok detayı öğrenme şansı buluruz.
Öyküdeki olaylar kahramanın ve karısının evlerinin yalnızca bir odasında geçiyor, alkol ve sigara yine vazgeçilmezlerden. Bu unsurların Carver öykülerindeki önemli tamamlayıcılardan olduğunu açıklamıştım.
Robert, kahramanımızın karısının uzun yıllar öncesinde yanında çalıştığı ve sonrasında yakın dost olduğu birisidir. Umulmadık bir günde çıkıp gelen bu ilginç misafir öykü boyunca verilen ince detaylarla aslında öyküsü anlatılan kahramanların değil, okurların dünyasında önemli değişimlerin tohumlarını ekiyor.
Kitabın içeriğine dair yazmaya devam etmek kitabı henüz okumayanlar için hoş bir durum olmayacağı için içeriğe ilişkin cümlelerimi burada kesip kitabın biçimsel özelliklerine geçiyorum:
Notos Kitap Yayıncılığın basımlarını özenli ve güzel bulduğumu belirtmiştim. Kapak resmi, arka kapak yazısı, künye bilgileri ayrıntıcı kitap kurtlarını tatmin edecek yetkinlikte. Yayınevi ayrıca öykünün ortasına ve sonuna koyduğu iki güzel Raymond Carver fotoğrafıyla baskısını daha da özgün hale getirmeyi başarmış.
''kulübenin büyüğü''...demişti sevdiğim bir hatun...pek de hoşuma gitmişti...
piskoposluk kilisesi. her piskoposluk bölgesinde zorunlu olarak bir katedral bulunur. mimari olarak diğer kiliselerden çok daha büyük olması dışında bir farkı yoktur..
hristiyan dininde bulunan hiyerarsik sistemin ibadethenelerine yansıması şeklinde de görülebilir. katedrallerde baş piskoposlar bulunur ve kilise tarzı bi yerde durmayı kabul etmeyeceklerinden " hepinizden güçlüyüm" demek için yani gösteriş adına da yapılırlar.
http://wikitravel.org/upl...c/cb/Paris_notre_dame.jpg
buyuktur gercekten.
sahane olan
http://worldpictures.file....com/2008/06/dscn0916.jpg budur.
buyuktur gercekten.
sahane olan
http://worldpictures.file....com/2008/06/dscn0916.jpg budur.
kiliselerin efendisi ..
baş kilise.
Raymond Carver'ın kitabıyla igili bir inceleme yazısı için:
http://aylaklemur.blogspo...-bir-katedral-oykusu.html
http://aylaklemur.blogspo...-bir-katedral-oykusu.html
Katedral ile ilgili şöyle de bir tümevarım yapılabilir; bir yerde bir katedral varsa orası bir şehirdir.
piskoposun resmi tahtı kathedranın bulunduğu piskoposluk kiliselerine denir. kiliseden farkları daha büyük ve gotik olmalarıdır.
görsel
görsel
mimari yönden etkileyici bir tarz ve şekilde olan binalardan teşekkül bir nevi baş kilise.
Nickimle yine mi bir entry var dedirten benzer kelime.
olsa gitsek.
escobar'ın dışardan hapishane içerden saray olan yapısı.
Sevilla katedrali bunlardan şahsımca en güzelidir. Fakat bu katedralin yapında Aztek kanı vardır. ispanyol konquistadorların meksika'da Aztek uygarlığından yağmaladığı altınlarla yapılmıştır bu katedral.
Gördüğüm tek örneği ne yazık ki köln'dedir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar