bugün
- bana gel film izleriz diyen erkek9
- günlük tutan erkek14
- açlık krizi nasıl bastırılır6
- simko317
- günde iki paket sigara içmek3
- 36 yaş3
- ümit özdağ6
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi15
- hewal ebo9
- kendini atatürk ten akıllı sanan ergen türkçü6
- akşam çayı2
- sarapci koala6
- can sıkıntısı2
- seküler milliyetçliğin en büyük tehlike olması5
- recep ivedik'in çocuklara kötü örnek olması2
- sur da sırtından vuruldu bordo bereli seçkin çil2
- kamos5
- tai lung16
- sözlüğün bok olduğu gerçeği3
- ingiliz ajanları2
- kemalizmin yıkılması4
- bir fenerbahçeli ile tartışmak5
- ergen milliyetçiliği2
- milliyetçilik2
- insan sevmemek2
- futbol24
- türk ırkçısı4
- şarkılarım dağlara4
- heybeliada ruhban okulu4
- 07 08 2026 mekke ortak savunma anlaşması16
- şort giyen genç kıza saldıran yaşlı kadın31
- cansever16
- okan buruk6
- türkiye halkı3
- tom barrack4
- insan2
- hakan altun3
- kürtçülük3
- ferit kaya2
- her haltı yapıp mağdur edebiyatı yapmak2
- en güzel ciğer kebap2
- ultraslan lideri sebahattin şirin'in gözaltına alı4
- özgür özel5
- ikinci abdülhamid4
- gocunun freddy travması6
- dinsiz milliyetçilik4
- victor osimhen8
- kürt kadınları pis kokar soğuk ve biçimsizdirler2
- pazar kahvaltı klasikleriniz6
- dünyanın en ünlü kişisi3
Matbaası olmayan, binasında kiracı, ayda iki milyon dolar zararda, satılması düşünülen, uzun süre bağımsız ayağına yatan ve fakat artık zırva tevil götürmediği için "Aydın Doğan gücüyle gerdeğe girdiğini" açıklamak zorunda kalan Vatan Gazetesi'nin bir yazarı var: Tuğçe Baran.
Tıpkı gazetenin bağımsızlığı gibi bu imzanın da palavra olduğu, aslında böyle bir kız bulunmadığı ileri sürülmüştü... Söylentiye göre, o yazıları, ikinci kişiliğiyle Selahattin Duman yazıyordu... (Selahattin'i tanırım, sağlam çocuktur, "o tarafı" yoktur.)
Sonra kızın varlığı kanıtlandı galiba, emin değilim, üstüme vazife de değildir üstelik.
ister Tuğçe yazsın ister Abüzittin, geçen gün bu imzayla çok önemli bir yazı yayınlandı. Yazarını kutluyorum... Birçok amigosu seçim tahminleri hakkında yalan haber ve yorum üreten, rezil olan, aklı sıra hükümet devirmeye soyunan ama yüzüne gözüne bulaştıran o gazetede bile doğru dürüst işler yapılabiliyormuş, helal olsun.
Tuğçe bacımız, "karı koca" kelimelerinin dilimizden kaybolduğunu hatırlatıyordu...
Varsa yoksa "eş"... Eş aşağı, eş yukarı... Kadın da erkeğin eşi, erkek de kadının eşi.
Artık entel çevrelerde "karım" ya da "kocam" demek ayıp karşılanıyor. Tamam, "beyim, efendim, helalim, kıymetlim" ya da "köroğlu, kaşık düşmanı, eksik etek" gibi köylü ağızları beklemiyoruz ama, bu kadarı da fazla.
Elli beş yıldır Türkçe konuşuyorum, ana dilimde "eş" diye hayvanlara denir. Kuşun, arslanın, kaplanın eşi olur, insanın değil.
Bu saçmalığı hayatımıza "feministler" soktular.
"Karı" kelimesi onlara aşağılayıcı geldiği için tuttular "eş" tanımını insanlara uyguladılar. Aydınlar da feministlere ayıp etmemek için bunu benimsediler.
Bu feministlerden kimisi lezbiyendi, erkeklerden nefret ediyordu, kimisi de Allah'tan orospuluğuna özgür kadın kılıfı arıyordu.
işin o kadar cılkı çıktı ki, gerçekten kadın haklarını savunan bilinçli ve aklı başında hanımlar sözlerine "ben feminist değilim ama" şeklinde başlamak gereğini duymaya başladılar.
işin cılkı Batı'da da çıktığı için feminist tanımı yavaş yavaş terkedildi ve onun yerine "girl power" kullanılmaya başlandı... Kız gücü!
Rahmetli Can Yücel bizimkilerle "Türk karı kuvvetleri" diye dalga geçerdi, hatırlayacaksınız.
işte Amerikan karı kuvvetleri de, kendilerine "Miss" ya da "Mrs" dedirtmemek için ikisinin ortasını buldular, "Ms" şeklinde yazılan, "miz" okunan bir hitap şekli icat ettiler ama, bunu başka bir dile uygulamak mümkün olmadığı için, özellikle Türk ablacıları ne halt edecekler, yıllardır merakla beklerim.
Amerikalılar yıllarca zencileri "nigger" diye aşağıladılar, şimdi kelimenin doğru kullanımı olan "negro"dan bile utanıyorlar ve onun yerine "African-American" şeklinde son derece zorlama ve yapay bir saçmalık buldular ama burası Amerika değildir.
"Karı" kelimesi de hiç de aşağılayıcı bir tanım değildir. Eski Türkçe'de "yaşlı kadın" anlamına gelir, günümüzde "nikâhlı eş" yerine kullanılır. Daha genel bir anlamı "insan dişisi" olur.
Nasıl Cumhuriyet Halk Partisi'ne Kamubuyurum Tüz Bölemi demeyi söktüremediyseniz, bunu yoketmeyi de halka söktüremezsiniz.
Nasıl "bay" tutmadıysa, "bayan" kelimesi yalnızca orman kibarları tarafından "baağyan" şeklinde kullanılıyorsa, nasıl "sayın" kelimesi bile Ankara il sınırları dışında alay konusu oluyorsa, bu da tutmamıştır. "Bayan yanı" kavramı yalnızca şehirlerarası otobüs yazıhanelerinde, "bonjur Bay Lütfullah, mil mersi Bayan Melahat" gibi yapay ve gülünç konuşmalar da otuzlu yılların Kemalist yeteneksizlerinin kötü eserlerinde geçerlidir.
Burada "bey" ve "hanım" yaşar arkadaşlar, bay ve bayan yaşamaz. Bizim burada saylav da yoktur, kamutay da.
Halkımız da karısına karı, kocasına koca diyecek ve dolmuştan da uygun bir yerde değil, "müsait" bir yerde inecektir.
Çünkü mayası Osmanlı'dır ve Kate Millett falan gibi birtakım hamburger ve fıstık yağı şişkosu Amerikan sevicilerinin kıllıkları burada geçmez. Hayat da Cihangir barlarından ya da Alaçatı götlüklerinden ibaret değildir.
Ben şimdi yazımı yazdım gidiyorum, evde karım bekliyor. Kedim de bugünlerde kızıştı, ona da bir eş bulmam gerekiyor. Aha cümle içinde de kullandım, tamam mı entelcikler?
engin ardıc
Tıpkı gazetenin bağımsızlığı gibi bu imzanın da palavra olduğu, aslında böyle bir kız bulunmadığı ileri sürülmüştü... Söylentiye göre, o yazıları, ikinci kişiliğiyle Selahattin Duman yazıyordu... (Selahattin'i tanırım, sağlam çocuktur, "o tarafı" yoktur.)
Sonra kızın varlığı kanıtlandı galiba, emin değilim, üstüme vazife de değildir üstelik.
ister Tuğçe yazsın ister Abüzittin, geçen gün bu imzayla çok önemli bir yazı yayınlandı. Yazarını kutluyorum... Birçok amigosu seçim tahminleri hakkında yalan haber ve yorum üreten, rezil olan, aklı sıra hükümet devirmeye soyunan ama yüzüne gözüne bulaştıran o gazetede bile doğru dürüst işler yapılabiliyormuş, helal olsun.
Tuğçe bacımız, "karı koca" kelimelerinin dilimizden kaybolduğunu hatırlatıyordu...
Varsa yoksa "eş"... Eş aşağı, eş yukarı... Kadın da erkeğin eşi, erkek de kadının eşi.
Artık entel çevrelerde "karım" ya da "kocam" demek ayıp karşılanıyor. Tamam, "beyim, efendim, helalim, kıymetlim" ya da "köroğlu, kaşık düşmanı, eksik etek" gibi köylü ağızları beklemiyoruz ama, bu kadarı da fazla.
Elli beş yıldır Türkçe konuşuyorum, ana dilimde "eş" diye hayvanlara denir. Kuşun, arslanın, kaplanın eşi olur, insanın değil.
Bu saçmalığı hayatımıza "feministler" soktular.
"Karı" kelimesi onlara aşağılayıcı geldiği için tuttular "eş" tanımını insanlara uyguladılar. Aydınlar da feministlere ayıp etmemek için bunu benimsediler.
Bu feministlerden kimisi lezbiyendi, erkeklerden nefret ediyordu, kimisi de Allah'tan orospuluğuna özgür kadın kılıfı arıyordu.
işin o kadar cılkı çıktı ki, gerçekten kadın haklarını savunan bilinçli ve aklı başında hanımlar sözlerine "ben feminist değilim ama" şeklinde başlamak gereğini duymaya başladılar.
işin cılkı Batı'da da çıktığı için feminist tanımı yavaş yavaş terkedildi ve onun yerine "girl power" kullanılmaya başlandı... Kız gücü!
Rahmetli Can Yücel bizimkilerle "Türk karı kuvvetleri" diye dalga geçerdi, hatırlayacaksınız.
işte Amerikan karı kuvvetleri de, kendilerine "Miss" ya da "Mrs" dedirtmemek için ikisinin ortasını buldular, "Ms" şeklinde yazılan, "miz" okunan bir hitap şekli icat ettiler ama, bunu başka bir dile uygulamak mümkün olmadığı için, özellikle Türk ablacıları ne halt edecekler, yıllardır merakla beklerim.
Amerikalılar yıllarca zencileri "nigger" diye aşağıladılar, şimdi kelimenin doğru kullanımı olan "negro"dan bile utanıyorlar ve onun yerine "African-American" şeklinde son derece zorlama ve yapay bir saçmalık buldular ama burası Amerika değildir.
"Karı" kelimesi de hiç de aşağılayıcı bir tanım değildir. Eski Türkçe'de "yaşlı kadın" anlamına gelir, günümüzde "nikâhlı eş" yerine kullanılır. Daha genel bir anlamı "insan dişisi" olur.
Nasıl Cumhuriyet Halk Partisi'ne Kamubuyurum Tüz Bölemi demeyi söktüremediyseniz, bunu yoketmeyi de halka söktüremezsiniz.
Nasıl "bay" tutmadıysa, "bayan" kelimesi yalnızca orman kibarları tarafından "baağyan" şeklinde kullanılıyorsa, nasıl "sayın" kelimesi bile Ankara il sınırları dışında alay konusu oluyorsa, bu da tutmamıştır. "Bayan yanı" kavramı yalnızca şehirlerarası otobüs yazıhanelerinde, "bonjur Bay Lütfullah, mil mersi Bayan Melahat" gibi yapay ve gülünç konuşmalar da otuzlu yılların Kemalist yeteneksizlerinin kötü eserlerinde geçerlidir.
Burada "bey" ve "hanım" yaşar arkadaşlar, bay ve bayan yaşamaz. Bizim burada saylav da yoktur, kamutay da.
Halkımız da karısına karı, kocasına koca diyecek ve dolmuştan da uygun bir yerde değil, "müsait" bir yerde inecektir.
Çünkü mayası Osmanlı'dır ve Kate Millett falan gibi birtakım hamburger ve fıstık yağı şişkosu Amerikan sevicilerinin kıllıkları burada geçmez. Hayat da Cihangir barlarından ya da Alaçatı götlüklerinden ibaret değildir.
Ben şimdi yazımı yazdım gidiyorum, evde karım bekliyor. Kedim de bugünlerde kızıştı, ona da bir eş bulmam gerekiyor. Aha cümle içinde de kullandım, tamam mı entelcikler?
engin ardıc
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar