bugün
- acil iş fikri lazım arkadaşlar10
- arkadaşlar bakar mısınız17
- akp'nin türkiye'ye verdiği zararın kalıcı olması7
- evleneceğiniz yazarı neye göre seçersiniz14
- bayan kelimesi neden rahatsız edici27
- afrika nasıl kalkınabilir9
- imamoğlu'nun tutukluluğunun 100 günü16
- anlayana sivrisinek saz anlamayana davul zurna az3
- dead internet teorisi3
- ayetleri eğip büken kitle6
- armut dibine düşer2
- bir kızdan soğuma nedenleri3
- yazarların en son bitirdiği kitap13
- kadınların piç erkek tercihi4
- 2028 de genel seçim olmazsa ne yaparsınız4
- paralel evrenler3
- avcı toplayıcıların harran etrafındaki t sütunları3
- chp nin illuminati nin bir ayağı olduğu gerçeği6
- dünyadaki yerçekimi anomalileri2
- kayıp uygarlıklar2
- turşunun iyisi limonla mı sirkeyle mi11
- kliması düzgün çalışmayan araba2
- uyku felci2
- kulak misafiri olduğunuz konuşmalar2
- bisikletçi pipisi6
- sabah kahvaltısı5
- ayhan ışık4
- kadın ve paradan başka bir şey düşünmeyen erkek6
- ekonomi13
- mavi yolculuk2
- ismail tutti frutti seyrediyorum göremiyorum eğil3
- dünya 5 ten büyüktür5
- zamanın göreceliliği5
- merkür den dünyaya elmas getirmek6
- anın fotoğrafı16
- neli dondurma seversiniz14
- 83 liradan mazot alıp çomar gibi gezen dingil2
- kürtçe zorunlu ders olmalıdır15
- nauru'nun adını değiştirmesi4
- zariyat suresi 22 ayet ve merkür gezegeni4
- 3 ağustos 2026 aykolik gocu buluşması19
- yapay zekanın yapay zeka üretmesi6
- avagadro sayısını 3 almak3
- katatespizartmasi14
- çok yoğun biri olmak3
- acil yardım isteği8
- yorgun mermi9
- ismail2
- arkadaşlar13
- aylık 433 bin lira iyi para mıdır sorunsalı6
uluların en ulusu bir türk beyi.
aynı zamanda bir öykünün baş karakteri, şöyle ki:
Uyandığımda gözlerim karanlıkta patlayan anılardan demler seçiyor, durmadan mantık yutuyordu geçmişim.
Biliyorum, bir yol var, elbette sadece benim bildiğim.
Biliyorum, benden bir yol gider kalbe. Bir yol gider ki elbette sonu yok!
Dur çektim kendi kendime. Gözlerim karanlığın avuçlarında, emanet. Kapakların içerisinde bir daha, bir daha dolaştırdım, mahremden çevirdim gözlerimi.
Biliyorum, “gözlerin gözlerime değince” felaketi olurdu çok acayip adamların Karabey.
Ey başımın belası, ey belalıların en belası! Sen ki kendinden bir kendin daha yaratıp onu bile yutan karanlık. Kimsin sen? Kim bilir seni benim bildiğim kadar?
Nasıl diyordu dün defalarca dinlediğim şarkı: “Bendeki bu yürek senin bile korkundan büyük!”
Kelimeler bir çağlayandan aşağı dökülür gibi çatır çatır sökülüyordu zihnimden ekrana. Yazdıkça soyuluyordum kendimden, yazdıkça silinip dökülüyordu paslı hatıralar. Tutunamıyordu hiçbir iz, sıyrılıyordu bedenimden her tiz.
Bir ben kalıyordum geriye bir de sen. Ey sayrılı acı, ey sancılı geceler. Benim bir günahım var ki bir mollanın bin sevabından bile yüce.
Biliyorsun, sen de yaşlanacaksın. Ve sen de kavrayacaksın bu çöküş inceliğini. Zaten geriye bıraktığımız küçük efsanelerden başka nedir ki?
Kocaman bir efsane.
Biliyoruz, yok edebilir bizi bir çocuk bile…
Karabey’den bana hediye şimdi bir mum sadece.
Yok mu söndürecek?
Yok musun yoksa sen Karabey?
Çok konuşma kendi kendinle. Şimdi kendine biat zamanı!
Bismişah Allah.
Kırılsın ellerim bir kere bile isyan edersem kendime.
http://hemdem.org/wp-content/uploads/KARABEY.jpg
aynı zamanda bir öykünün baş karakteri, şöyle ki:
Uyandığımda gözlerim karanlıkta patlayan anılardan demler seçiyor, durmadan mantık yutuyordu geçmişim.
Biliyorum, bir yol var, elbette sadece benim bildiğim.
Biliyorum, benden bir yol gider kalbe. Bir yol gider ki elbette sonu yok!
Dur çektim kendi kendime. Gözlerim karanlığın avuçlarında, emanet. Kapakların içerisinde bir daha, bir daha dolaştırdım, mahremden çevirdim gözlerimi.
Biliyorum, “gözlerin gözlerime değince” felaketi olurdu çok acayip adamların Karabey.
Ey başımın belası, ey belalıların en belası! Sen ki kendinden bir kendin daha yaratıp onu bile yutan karanlık. Kimsin sen? Kim bilir seni benim bildiğim kadar?
Nasıl diyordu dün defalarca dinlediğim şarkı: “Bendeki bu yürek senin bile korkundan büyük!”
Kelimeler bir çağlayandan aşağı dökülür gibi çatır çatır sökülüyordu zihnimden ekrana. Yazdıkça soyuluyordum kendimden, yazdıkça silinip dökülüyordu paslı hatıralar. Tutunamıyordu hiçbir iz, sıyrılıyordu bedenimden her tiz.
Bir ben kalıyordum geriye bir de sen. Ey sayrılı acı, ey sancılı geceler. Benim bir günahım var ki bir mollanın bin sevabından bile yüce.
Biliyorsun, sen de yaşlanacaksın. Ve sen de kavrayacaksın bu çöküş inceliğini. Zaten geriye bıraktığımız küçük efsanelerden başka nedir ki?
Kocaman bir efsane.
Biliyoruz, yok edebilir bizi bir çocuk bile…
Karabey’den bana hediye şimdi bir mum sadece.
Yok mu söndürecek?
Yok musun yoksa sen Karabey?
Çok konuşma kendi kendinle. Şimdi kendine biat zamanı!
Bismişah Allah.
Kırılsın ellerim bir kere bile isyan edersem kendime.
http://hemdem.org/wp-content/uploads/KARABEY.jpg
Dedem olur kendisi. Teşekkür ederim övgüleriniz için.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar