bugün
- şimdi ne yapsam acaba10
- bir sözlük yazarıyla şömine başında şarap içmek6
- amedspor30
- yemek yaparak sözlükten koca düşürmek11
- sevgiliyle saatlerce telefonda konuşmak9
- sözlüğün en çok oylayan yazarı5
- kim milyoner olmak ister5
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı23
- bu ne hal yahu9
- yarma şeftali7
- manken gibi kadınla evlenmek4
- 01100010 01100001 01101011 100110001 011011104
- kar soğuğu4
- bu sözlükte en büyük benim4
- atalarınızdan duyulan şamanik bilgiler9
- soğuk gecelerde yatağı ısıtma sorunu7
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim34
- cumartesi gecesi3
- aleksey batrakov27
- itici gelen davranışlar3
- akşama ne yemek yapsam11
- gençlerin iş arama paltformları2
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- bilecik3
- geceye bir şiir bırak5
- erdoğan'ın trump ile telefon görüşmesi4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı11
- ismet özel der ki2
- the merich'in mutfağına konuk olmak7
- 4 çocuğunu bırakıp evli genç adama kaçan kadın5
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- 19 yaşındaki oğlum üvey annesiyle kaçtı9
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- masaj salonu2
- galatasaray7
- şeftalinin tüylerini jiletle almak5
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- izdivaç programları3
- bize ne sizin mutfağınızdan6
- sözlük üzerinden alınan son dm6
- deveciolpeyy5
- kumar oynamak2
- yemek fotoğrafıyla düşen erkek5
- 900 lü hatlar2
- sözlük yazarlarının şeftalileri5
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit9
- kaz eti2
- 7 kasım 2026 göztepe başakşehir maçı3
- fonma fontül fonyan fonya3
Dedem olur kendisi. Teşekkür ederim övgüleriniz için.
uluların en ulusu bir türk beyi.
aynı zamanda bir öykünün baş karakteri, şöyle ki:
Uyandığımda gözlerim karanlıkta patlayan anılardan demler seçiyor, durmadan mantık yutuyordu geçmişim.
Biliyorum, bir yol var, elbette sadece benim bildiğim.
Biliyorum, benden bir yol gider kalbe. Bir yol gider ki elbette sonu yok!
Dur çektim kendi kendime. Gözlerim karanlığın avuçlarında, emanet. Kapakların içerisinde bir daha, bir daha dolaştırdım, mahremden çevirdim gözlerimi.
Biliyorum, “gözlerin gözlerime değince” felaketi olurdu çok acayip adamların Karabey.
Ey başımın belası, ey belalıların en belası! Sen ki kendinden bir kendin daha yaratıp onu bile yutan karanlık. Kimsin sen? Kim bilir seni benim bildiğim kadar?
Nasıl diyordu dün defalarca dinlediğim şarkı: “Bendeki bu yürek senin bile korkundan büyük!”
Kelimeler bir çağlayandan aşağı dökülür gibi çatır çatır sökülüyordu zihnimden ekrana. Yazdıkça soyuluyordum kendimden, yazdıkça silinip dökülüyordu paslı hatıralar. Tutunamıyordu hiçbir iz, sıyrılıyordu bedenimden her tiz.
Bir ben kalıyordum geriye bir de sen. Ey sayrılı acı, ey sancılı geceler. Benim bir günahım var ki bir mollanın bin sevabından bile yüce.
Biliyorsun, sen de yaşlanacaksın. Ve sen de kavrayacaksın bu çöküş inceliğini. Zaten geriye bıraktığımız küçük efsanelerden başka nedir ki?
Kocaman bir efsane.
Biliyoruz, yok edebilir bizi bir çocuk bile…
Karabey’den bana hediye şimdi bir mum sadece.
Yok mu söndürecek?
Yok musun yoksa sen Karabey?
Çok konuşma kendi kendinle. Şimdi kendine biat zamanı!
Bismişah Allah.
Kırılsın ellerim bir kere bile isyan edersem kendime.
http://hemdem.org/wp-content/uploads/KARABEY.jpg
aynı zamanda bir öykünün baş karakteri, şöyle ki:
Uyandığımda gözlerim karanlıkta patlayan anılardan demler seçiyor, durmadan mantık yutuyordu geçmişim.
Biliyorum, bir yol var, elbette sadece benim bildiğim.
Biliyorum, benden bir yol gider kalbe. Bir yol gider ki elbette sonu yok!
Dur çektim kendi kendime. Gözlerim karanlığın avuçlarında, emanet. Kapakların içerisinde bir daha, bir daha dolaştırdım, mahremden çevirdim gözlerimi.
Biliyorum, “gözlerin gözlerime değince” felaketi olurdu çok acayip adamların Karabey.
Ey başımın belası, ey belalıların en belası! Sen ki kendinden bir kendin daha yaratıp onu bile yutan karanlık. Kimsin sen? Kim bilir seni benim bildiğim kadar?
Nasıl diyordu dün defalarca dinlediğim şarkı: “Bendeki bu yürek senin bile korkundan büyük!”
Kelimeler bir çağlayandan aşağı dökülür gibi çatır çatır sökülüyordu zihnimden ekrana. Yazdıkça soyuluyordum kendimden, yazdıkça silinip dökülüyordu paslı hatıralar. Tutunamıyordu hiçbir iz, sıyrılıyordu bedenimden her tiz.
Bir ben kalıyordum geriye bir de sen. Ey sayrılı acı, ey sancılı geceler. Benim bir günahım var ki bir mollanın bin sevabından bile yüce.
Biliyorsun, sen de yaşlanacaksın. Ve sen de kavrayacaksın bu çöküş inceliğini. Zaten geriye bıraktığımız küçük efsanelerden başka nedir ki?
Kocaman bir efsane.
Biliyoruz, yok edebilir bizi bir çocuk bile…
Karabey’den bana hediye şimdi bir mum sadece.
Yok mu söndürecek?
Yok musun yoksa sen Karabey?
Çok konuşma kendi kendinle. Şimdi kendine biat zamanı!
Bismişah Allah.
Kırılsın ellerim bir kere bile isyan edersem kendime.
http://hemdem.org/wp-content/uploads/KARABEY.jpg
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com