bugün
- spor olsun diye her yere yürüyen insan9
- zall'ın çok meşgul biri olması6
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- dudağında bir boyası eksik yuzır3
- sözlük kızlarının acayip tatlı olması3
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde9
- yanlışlıkla gey olmak9
- halk başkanlık sistemini istiyor9
- evde köpek beslemek2
- merfulu9
- dün fetö götü yalayanlar bugün apo götü yalıyor7
- rodrigo mora6
- kulağın pıtı gibi olması2
- adnan menderes2
- wc'ye telefonsuz girmek6
- günlük tutan erkek19
- sözlükteki herkesin çok zeki olması3
- ev almak isteyenlere tavsiye4
- anafartalar cephesi2
- gocu8
- arda güler5
- yazarların para ödediği yapay zekalar2
- seçimi yine akepe kazanacak3
- halkını düşünmeyen lider4
- her yerde sümkürebilen insan6
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil11
- başakşehir çam ve sakura devlet hastanesi3
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz17
- çomar haber ajansı3
- kavalali mehmet ali pasa5
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler10
- diriliş ertuğrul ve kuruluş osman izleyip coşmak3
- merhabalarr5
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- gratisin içini merak etmek8
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- yeşil kuşak projesi3
- sigara yasağı3
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- ay diyen erkek3
- erkeğe şiddet uygulayan kadın4
- mekke anlaşması14
- stres atamamak2
- arkadaşlar nasılsınız11
- g o k u4
- sözlükte kavga olacak hissi4
- tuğralı dobloya binip ekonomi çoh eyi demek2
- yakışıklı erkeklerin sürekli çaylak olması13
- defterini kalpli kağıtla kaplayan erkek2
- sözlük yazarlarının 1999 yılından beklentileri6
Dedem olur kendisi. Teşekkür ederim övgüleriniz için.
uluların en ulusu bir türk beyi.
aynı zamanda bir öykünün baş karakteri, şöyle ki:
Uyandığımda gözlerim karanlıkta patlayan anılardan demler seçiyor, durmadan mantık yutuyordu geçmişim.
Biliyorum, bir yol var, elbette sadece benim bildiğim.
Biliyorum, benden bir yol gider kalbe. Bir yol gider ki elbette sonu yok!
Dur çektim kendi kendime. Gözlerim karanlığın avuçlarında, emanet. Kapakların içerisinde bir daha, bir daha dolaştırdım, mahremden çevirdim gözlerimi.
Biliyorum, “gözlerin gözlerime değince” felaketi olurdu çok acayip adamların Karabey.
Ey başımın belası, ey belalıların en belası! Sen ki kendinden bir kendin daha yaratıp onu bile yutan karanlık. Kimsin sen? Kim bilir seni benim bildiğim kadar?
Nasıl diyordu dün defalarca dinlediğim şarkı: “Bendeki bu yürek senin bile korkundan büyük!”
Kelimeler bir çağlayandan aşağı dökülür gibi çatır çatır sökülüyordu zihnimden ekrana. Yazdıkça soyuluyordum kendimden, yazdıkça silinip dökülüyordu paslı hatıralar. Tutunamıyordu hiçbir iz, sıyrılıyordu bedenimden her tiz.
Bir ben kalıyordum geriye bir de sen. Ey sayrılı acı, ey sancılı geceler. Benim bir günahım var ki bir mollanın bin sevabından bile yüce.
Biliyorsun, sen de yaşlanacaksın. Ve sen de kavrayacaksın bu çöküş inceliğini. Zaten geriye bıraktığımız küçük efsanelerden başka nedir ki?
Kocaman bir efsane.
Biliyoruz, yok edebilir bizi bir çocuk bile…
Karabey’den bana hediye şimdi bir mum sadece.
Yok mu söndürecek?
Yok musun yoksa sen Karabey?
Çok konuşma kendi kendinle. Şimdi kendine biat zamanı!
Bismişah Allah.
Kırılsın ellerim bir kere bile isyan edersem kendime.
http://hemdem.org/wp-content/uploads/KARABEY.jpg
aynı zamanda bir öykünün baş karakteri, şöyle ki:
Uyandığımda gözlerim karanlıkta patlayan anılardan demler seçiyor, durmadan mantık yutuyordu geçmişim.
Biliyorum, bir yol var, elbette sadece benim bildiğim.
Biliyorum, benden bir yol gider kalbe. Bir yol gider ki elbette sonu yok!
Dur çektim kendi kendime. Gözlerim karanlığın avuçlarında, emanet. Kapakların içerisinde bir daha, bir daha dolaştırdım, mahremden çevirdim gözlerimi.
Biliyorum, “gözlerin gözlerime değince” felaketi olurdu çok acayip adamların Karabey.
Ey başımın belası, ey belalıların en belası! Sen ki kendinden bir kendin daha yaratıp onu bile yutan karanlık. Kimsin sen? Kim bilir seni benim bildiğim kadar?
Nasıl diyordu dün defalarca dinlediğim şarkı: “Bendeki bu yürek senin bile korkundan büyük!”
Kelimeler bir çağlayandan aşağı dökülür gibi çatır çatır sökülüyordu zihnimden ekrana. Yazdıkça soyuluyordum kendimden, yazdıkça silinip dökülüyordu paslı hatıralar. Tutunamıyordu hiçbir iz, sıyrılıyordu bedenimden her tiz.
Bir ben kalıyordum geriye bir de sen. Ey sayrılı acı, ey sancılı geceler. Benim bir günahım var ki bir mollanın bin sevabından bile yüce.
Biliyorsun, sen de yaşlanacaksın. Ve sen de kavrayacaksın bu çöküş inceliğini. Zaten geriye bıraktığımız küçük efsanelerden başka nedir ki?
Kocaman bir efsane.
Biliyoruz, yok edebilir bizi bir çocuk bile…
Karabey’den bana hediye şimdi bir mum sadece.
Yok mu söndürecek?
Yok musun yoksa sen Karabey?
Çok konuşma kendi kendinle. Şimdi kendine biat zamanı!
Bismişah Allah.
Kırılsın ellerim bir kere bile isyan edersem kendime.
http://hemdem.org/wp-content/uploads/KARABEY.jpg
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar