bugün
- şarkıyı devam ettiriyoruz6
- ngark5
- zemzem suyunun yüzyıllardır bitmemesi6
- atatürkün yakışıklı olması6
- airfryer alanlar şimdi ne yapıyor6
- ismail kartal18
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması13
- kimsenin sizi sevmemesi12
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı71
- kadınların 1 saatte modunun değişmesi4
- hazırlanırken ebru gündeş dinlemek2
- güney kore34
- dinci2
- risaledeki sinek kelimesinin üzerine sinek konması9
- ümit kocasakal9
- cadılar bayramı temalı fotoğraf çekilen kızlar4
- ok atmak4
- mahmut tuncer şarkılarında geçen anlamlı sözler2
- sabah erken kalkma erdemi5
- metalcilere satanist muamelesi yapan piçler4
- sınavlarda kopya çekmenin etiği4
- muşlettin bey amca birader bey6
- victor osimhen13
- netanyahu3
- sevgiliyle araya mesafe koymak7
- atatürk ün hataları17
- öksürmekten uyuyamamak3
- teoman şarkılarında geçen efsane sözler3
- fenerlilerin ağlaması4
- en son ne aldınız4
- kılıçdaroğlu'nun erken seçim çıkışı6
- saraca tarzı entry girmek3
- motorcuların trafikte terör yaratması5
- çocuklarının kıyafetini öpe öpe katlayan anne2
- norveç5
- yağmur altında bisiklet sürüp müzik dinlemek4
- kolye21
- ismet özel imgelemi vs attila ilhan imgelemi2
- zirvede örf icabı emsal ve akranlarla oturmak4
- j. k. rowling3
- ilk buluşmada sevişenler6
- jaws filmindeki sikko balik26
- boş yolda kırmızı ışıkta beklemek5
- eğitimde ezberin kılık değiştirmesi2
- chatgpt'nin bana yürümesi13
- mel bakan gibson'a sarılıp teselli etmek4
- erotik şarkılar5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı16
- sevgi vs aşk13
- çok hata yaptım en güzeli sendin2
Tabiri caizse istanbula yılın ilk kar'ı lapa lapa yağıyor beybi !
Sıcak çikolatamı içiyorum ve eminem dinliyorum. Harika ikili !
Sıcak çikolatamı içiyorum ve eminem dinliyorum. Harika ikili !
En guzelt yağış türü.beyaz huzurdur.
ekseriyetle beyaz renkte olan, içeriğinde su bulunan ve göklerden gelen yağış olayı.
Sözlük ahalisi olarak kar’ı bekliyoruz. Ayrıl da gel.
çok şükür bu sene de herkesin ilk defa görüyormuş gibi davrandığı yağış şekli.
istanbul'a bu gece ve yarın bütün gün yağacağı tahmin edilmiş.
izleyin coşkuyu.
istanbul'a bu gece ve yarın bütün gün yağacağı tahmin edilmiş.
izleyin coşkuyu.
bir kar tanesinin buluttan yere düşmesi yaklaşık 1 saat sürer.
gözlenen en büyük kar tanesinin çapı 38 santimetre ile 28 ocak 1887'de abd'de soğuğuyla tanınan montana’nın en batı ucunda yer alan, fort keogh'da kaydedilmiştir.
ilk basımı 2002 yılında iletişim yayınlarından çıkan Orhan Pamuk'un tek siyasi kitabıdır.
az önce bitirdiğimden bilgilerim tazeyken düşüncelerimi yazayım.
kitap Kars şehrinde din siyaset ilişkisi üzerinden yürüyor. aslında Orhan Pamuk böyle bir roman yazmayı uzun yıllardır düşünüyormuş ama 80 darbesinde içeri alınırım korkusuyla bu ise hiç girişmeden deneysel romanlara yönelmiş. sabah gazetesindeki arkadaşının konuyu açmasıyla karar verip Kars'a gitmiş orada olayı yerinden gözlemleyip biraz da başka şehirlerde yaşanan olayları da harmanlayarak hepsini Kars'ta yaşanmış gibi göstermiş. Ana karakter Ka ( kerim alakuşoğlu ) Kars'taki intihar olaylarını araştırmak için şehre gelir ve olaylar gelişir.
din siyaset ekseninde yürüdüğü için ve Türkiye'nin siyasi mozaiğini özetleyecek karakteristik görüşlerin hepsini temsil eden kahraman kitapta mevcut. bir tarafta Jacoben laik gazeteci, bir tarafta içinde Allah sevgisi bulunan suya sabuna dokunmayan imam Hatipliler, bir tarafta bunların siyasete karışmış versiyonu ama toplum arasında sıkça kullanılan ' gerçek Müslümanlık bu değil' in temsilcisi lacivert, eski solcular, dayak atan polisler, yeni yeni palazlanan refahçılar, başörtüsü baskısı yaşayan kızlar vs vs. bu kahramanlar arasında hem ruhsal hem de aracı olarak gidip gelen Ka.
Orhan Pamuk'un Ermeni katliamı muhabbetinin ilk patlak verdiği kitap da budur. hatta Sonsöz'de :
önce, eskiden maocu iken aşırı milliyetçiliğe geçen küçük bir siyasi partinin ( muhtemelen vatan partisinden bahsediyor ) taraftarları, kitap yayınlanır yayınlanmaz Kars'ta Bir basın toplantısı düzenleyip, romanı kara bir torbaya koyup bana geri yolladılar. bu, kitaplarımın yakılmasına, davalar açılmasına yol açacak kampanyaların ilk habercisiydi. suçum, bir zamanlar Kars'ta Ermenilerin de yaşadığından, bu milli sırdan söz etmiş olmamdı.
karakterlerin derin olmaması eleştirilerine de şöyle yanıt vermek isterim. Kara kitap gibi bir kitabı yazan biri karakter derinliği oluşturamayacak biri değildir. Orhan Pamuk herkesin ilk bakışta anlamayacağı ufak tefek detayları seviyor. pek derine inmemesi belki de Türkiye'yi ikiye bölen siyasal islam mevzusunun yüzeysel bir alt metni olduğunu düşünmesi olabilir. olmayadabilir emin değilim.
az önce bitirdiğimden bilgilerim tazeyken düşüncelerimi yazayım.
kitap Kars şehrinde din siyaset ilişkisi üzerinden yürüyor. aslında Orhan Pamuk böyle bir roman yazmayı uzun yıllardır düşünüyormuş ama 80 darbesinde içeri alınırım korkusuyla bu ise hiç girişmeden deneysel romanlara yönelmiş. sabah gazetesindeki arkadaşının konuyu açmasıyla karar verip Kars'a gitmiş orada olayı yerinden gözlemleyip biraz da başka şehirlerde yaşanan olayları da harmanlayarak hepsini Kars'ta yaşanmış gibi göstermiş. Ana karakter Ka ( kerim alakuşoğlu ) Kars'taki intihar olaylarını araştırmak için şehre gelir ve olaylar gelişir.
din siyaset ekseninde yürüdüğü için ve Türkiye'nin siyasi mozaiğini özetleyecek karakteristik görüşlerin hepsini temsil eden kahraman kitapta mevcut. bir tarafta Jacoben laik gazeteci, bir tarafta içinde Allah sevgisi bulunan suya sabuna dokunmayan imam Hatipliler, bir tarafta bunların siyasete karışmış versiyonu ama toplum arasında sıkça kullanılan ' gerçek Müslümanlık bu değil' in temsilcisi lacivert, eski solcular, dayak atan polisler, yeni yeni palazlanan refahçılar, başörtüsü baskısı yaşayan kızlar vs vs. bu kahramanlar arasında hem ruhsal hem de aracı olarak gidip gelen Ka.
Orhan Pamuk'un Ermeni katliamı muhabbetinin ilk patlak verdiği kitap da budur. hatta Sonsöz'de :
önce, eskiden maocu iken aşırı milliyetçiliğe geçen küçük bir siyasi partinin ( muhtemelen vatan partisinden bahsediyor ) taraftarları, kitap yayınlanır yayınlanmaz Kars'ta Bir basın toplantısı düzenleyip, romanı kara bir torbaya koyup bana geri yolladılar. bu, kitaplarımın yakılmasına, davalar açılmasına yol açacak kampanyaların ilk habercisiydi. suçum, bir zamanlar Kars'ta Ermenilerin de yaşadığından, bu milli sırdan söz etmiş olmamdı.
karakterlerin derin olmaması eleştirilerine de şöyle yanıt vermek isterim. Kara kitap gibi bir kitabı yazan biri karakter derinliği oluşturamayacak biri değildir. Orhan Pamuk herkesin ilk bakışta anlamayacağı ufak tefek detayları seviyor. pek derine inmemesi belki de Türkiye'yi ikiye bölen siyasal islam mevzusunun yüzeysel bir alt metni olduğunu düşünmesi olabilir. olmayadabilir emin değilim.
istanbulda insanlar yazın nasıl deniz tatili yapıyorsa, kışında kar görmek için tatile gitmesi gerekiyor,
kar yağmıyor bu şehire...
kar yağmıyor bu şehire...
bir yağmadı ya. hastalıktan kıran geçiriyoruz burda.
Bu sene Konyada da neredeyse yok...
Bi dağlarda var....
Bi dağlarda var....
Orhan pamuk'un kars şehrinde geçen askeri darbeyi ve dönemin siyasi iç çatışmalarını konu alan kurgusal romanıdır. Kitabı yakın zamanda bitirebildim ve gözüme en çok çarpan detay orhan pamuk'un türkçe bilmemesi oldu. Sürekli karşılaşılan devrik cümleler ve anlam bozulmaları okumayı zorlaştırmış. Sanki başarısız bir türkçe çeviri kitabı gibi duruyor roman.
ikinci olarak gözüme çarpan detay ise kars şehrindeki tüm modern binaların bir zamanlar şehirde yaşayan ermeniler ve ruslara ait olduğu, geriye kalan tüm çarpık evlerin ise türkler'e ait olduğu roman boyunca orhan pamuk tarafından gözümüze sokuluyor. Fakat Ana karakter ka'nın, bir bölümde türk şiiri ile alakalı "milliyetçi, gülünç ve zavallı" ifadelerini kullanması orhan pamuk adına ironik. Zira milliyetçilikle alay edip -ki bence edebilir - şehrin güzel ve modern yanlarının ermeni-rus "Milliyetlerinin" eserlerinin olmasını belirtmesi ikilem yaratıyor.
Bir başka detay ise başörtülü kızları tıpki abd'de ki siyahiler gibi bir kurban haline getirip sanki yurtdışında satış yakalamayı hedeflemiş. Bilirsiniz, batılı insanlar sırf dış görünüşlerinden dolayı toplumdan dışlanmış insan hikayelerine bayılır, onlara acır ve benimserler. Orhan pamuk bu noktayı iyi yakalamış olacakki bu kitapla büyük bir sükse yapıp bir kaç yıl sonra nobel'e kadar gidecek.
Fakat romanda benim en çok etkilendiğim kısım "türk'ün eğlenceli zavallılığı" betimlemesi oldu. Pamuk'un burada bahsetmek istediği şey bana kalırsa bir türk insanın yaptığı ahlaksızlığı, başarızlığını ve bunlardan utanç duyması gerekirken yine bunları sanki bir marifetmiş gibi eğlenerek çevresine anlatması olmuş. Doğrusu ben bu betimlemede kendimi görmedim desem yalan söylemiş olurum. Beğenin beğenmeyin ama orhan pamuk doğru bir toplum gerçeği yakalamış. Sürekli kendisinin toolumdan uzak birisi olduğu denilmesine rağmen.
Yer yer şair ka'nın abartılı şiir esinlenme sekansları sıksada çok yormuyor kitap. siyasetle içli-dışlı insanların beğeneceğini düşünüyorum. Özellikle doksanların türk siyasetine ilgili olanların.
ikinci olarak gözüme çarpan detay ise kars şehrindeki tüm modern binaların bir zamanlar şehirde yaşayan ermeniler ve ruslara ait olduğu, geriye kalan tüm çarpık evlerin ise türkler'e ait olduğu roman boyunca orhan pamuk tarafından gözümüze sokuluyor. Fakat Ana karakter ka'nın, bir bölümde türk şiiri ile alakalı "milliyetçi, gülünç ve zavallı" ifadelerini kullanması orhan pamuk adına ironik. Zira milliyetçilikle alay edip -ki bence edebilir - şehrin güzel ve modern yanlarının ermeni-rus "Milliyetlerinin" eserlerinin olmasını belirtmesi ikilem yaratıyor.
Bir başka detay ise başörtülü kızları tıpki abd'de ki siyahiler gibi bir kurban haline getirip sanki yurtdışında satış yakalamayı hedeflemiş. Bilirsiniz, batılı insanlar sırf dış görünüşlerinden dolayı toplumdan dışlanmış insan hikayelerine bayılır, onlara acır ve benimserler. Orhan pamuk bu noktayı iyi yakalamış olacakki bu kitapla büyük bir sükse yapıp bir kaç yıl sonra nobel'e kadar gidecek.
Fakat romanda benim en çok etkilendiğim kısım "türk'ün eğlenceli zavallılığı" betimlemesi oldu. Pamuk'un burada bahsetmek istediği şey bana kalırsa bir türk insanın yaptığı ahlaksızlığı, başarızlığını ve bunlardan utanç duyması gerekirken yine bunları sanki bir marifetmiş gibi eğlenerek çevresine anlatması olmuş. Doğrusu ben bu betimlemede kendimi görmedim desem yalan söylemiş olurum. Beğenin beğenmeyin ama orhan pamuk doğru bir toplum gerçeği yakalamış. Sürekli kendisinin toolumdan uzak birisi olduğu denilmesine rağmen.
Yer yer şair ka'nın abartılı şiir esinlenme sekansları sıksada çok yormuyor kitap. siyasetle içli-dışlı insanların beğeneceğini düşünüyorum. Özellikle doksanların türk siyasetine ilgili olanların.
Aydınlıktır.
Şehirlerarası otobüs yolculuğunun tam ortasındayım, Anadolu'nun da ortalarına yakın yerlerden geçiyoruz. Yolculuğun başından beri karlı bölgelerden geçmeyi bekliyorum hevesle, en sonunda geldik. Normalde toprağın siyahlığının engel oluşu yüzünden göremediğim arazinin uzağa uzanışını görüyorum karın beyazlığında. Ne mutluyum.
Şehirlerarası otobüs yolculuğunun tam ortasındayım, Anadolu'nun da ortalarına yakın yerlerden geçiyoruz. Yolculuğun başından beri karlı bölgelerden geçmeyi bekliyorum hevesle, en sonunda geldik. Normalde toprağın siyahlığının engel oluşu yüzünden göremediğim arazinin uzağa uzanışını görüyorum karın beyazlığında. Ne mutluyum.
öyle güzel bir şeydir ki.
hem yerdeki tüm karanlık ve pislikleri kapatır.
hem de o karanlığı yere bırakan göğü aydınlatır, gecenin bir yarısı bile olsa.
gök aydınlık burada.
kar sağolsun.
hem yerdeki tüm karanlık ve pislikleri kapatır.
hem de o karanlığı yere bırakan göğü aydınlatır, gecenin bir yarısı bile olsa.
gök aydınlık burada.
kar sağolsun.
"Delice aşık olabilmek için akıllıca bir plan yaptım."
Orhan Pamuk - Kar
Orhan Pamuk - Kar
Ülkemizde görülen en yüksek kar kalınlığı 525 cm ile 1954'te Bitlis'te görülmüştür.
Orta enlemlerde düşük rakim için zor bir yağıs türü. Bir surü etken biraya gelmelidir.
" Terliklerimle gelsem sana
Sonunda aşkı bulmuş gibi..."
Çocukken heyecanlanır, kapının önünde kardan adam yapan babamın yanına koşarak terliklerimle giderdim. O terlikler bir şekilde kaybolur donmuş ayaklarla baba kucağında eve dönerdim.
Sevimli terlik canavarım, her seferinde terliklerimi yutardı.
Sonunda aşkı bulmuş gibi..."
Çocukken heyecanlanır, kapının önünde kardan adam yapan babamın yanına koşarak terliklerimle giderdim. O terlikler bir şekilde kaybolur donmuş ayaklarla baba kucağında eve dönerdim.
Sevimli terlik canavarım, her seferinde terliklerimi yutardı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar