bugün
- hewal ebo11
- kendine bir öğüt ver7
- kuran da namaz yok16
- dışarıda kahve içmenin lüks haline gelmesi5
- ısparta simidi8
- ateistlerin temel hatası7
- gürcistan6
- erkeklerin öküzlük sorunu12
- bursa vs edirne3
- ben ıspartada yaşıyorum4
- en iyi simit hangi şehirdedir8
- falıma bakmak için can atan sözlük yazarları7
- en sevilmeyen yazar4
- bu entry 80 artı alsın masklavi'yi chpli yapıyorum6
- erdal beşikçioğlu6
- z kuşağı7
- usualsuspects bırak bu ayakları2
- grup sexte sevgilisine sert davranan adamı öldürdü7
- eski üst segment mi yoksa yeni alt segment mi2
- simit ile gevrek arasındaki farklar10
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri22
- bir geçmiş olsun alırım artık4
- bursa vs diyarbakır2
- sözlük yazarlarının saatleri15
- bursa vs rize2
- sırrı süreyya önder2
- vizontele 3 akp nin yolu3
- mülkiyetçi aşk2
- kadınlar arası rekabet7
- hangi manifest kızısın3
- kadınlara alınabilecek hediyeler6
- tügva'ya soruşturma açılması2
- velvet19
- 11 nisan 2027 amedspor galatasaray maçı3
- instagram6
- nissan navara2
- iyi kötü çirkin2
- luluksuluk3
- kadın kadının destekçidir5
- etimesgut belediyesi ne yolsuzluk operasyonu4
- eren kaşıkçı10
- true çaylak olunca sözlükte kalite artıyor3
- ege üniversitesi vs dokuz eylül üniversitesi4
- kuran da 5 vakit namaz denmemesi10
- kağıt2
- portekiz2
- arkadaşlar geri geldim3
- çorum kalesi4
- film repliği2
- katates ve gocu6
ikinci ülkem.
avrupada iş adamı kılıklı adamlarının oradan çıktığı düşünülen ülke.
ülkenin büyük bölümü buzlarla kaplı kuzey eyaleti northwest territories'de (nwt) içerisinde pilot dahil 4 kişi bulunan uçak kaybolmuştur.uçaktan saatlerdir haber alınamıyor.
halkına 2. uydu korkusu sarmış ülke.
toronto şehrinde yapılan ''toronto maratonu'nda yarışı tamamlayan 100 yaşındaki atlet dünyanın en yaşlı maraton yarışcısı olmuştur.
nüfusu 32.805.041 kişi olan ülke.
savunma bakanlığı geçen yıl alımına karar verdiği f-35 savaş uçaklarının haberleşme sistemlerinde ortaya çıkan sorun nedeniyle zor günler yaşıyor.
küçük bir uçağın caddeye düşmesi sonucu 10 kişi yaralanmıştır.
abd'nin izinden giderek unesco'ya mali desteğini kesmiş ülke.
2012 yılında 10 bin kalifiye işçi alacak ülke.
ikinci dünya savaşında 50 bin askeri ölmüştür.
lan size ne arkadaş ?
lan size ne arkadaş ?
orada master yapmış adamları aradığımız memleket. biraz format dışı oldu fakat hayat memat ölüm polat.
göçmenlik şartları zor olsa da göçmenlere saygı duyan bir devlettir. kendi yağlarında kavrulup giderler. soğuk olmasa tam yaşanılacak ülke.
köklü ve şanlı bi tarihi vardır.
ufakken kurduğumuz hayallerde , yapacağımız dünya turunun başlangıç noktasıdır.
doğal parklarından birinde yaban geyiği çevirip rakı keyfi yapmak istediğim ülke.
bir şeylerim ters giderse hani, 3-4 yıllık planlarımda teklifim geri çevrilirse, üniversiteden sonra yerleşeceğim kuzey amerika ülkesi.
175 milyar varillik petrol rezerviyle, dunyanin 3. buyuk petrol rezervlerine sahip oldugunu ogrenmemle beni hayrete sevk eden ulke. suudi arabistan 263 milyar ve venezuela 211 milyar ile ilk iki sirayi aliyor.
http://www.ntvmsnbc.com/id/25322534/
http://www.ntvmsnbc.com/id/25322534/
Bayraklarına hala bir anlam veremediğim şehir yerleşimlerinin abd sınırlarına kaymış olduğu kuzeyinin soğuk güneyinin o da soğuk olduğu bir ülkedir.
fransa ingiltere melezlemesi bir ingilizceye sahip ülke. dünya çapında aksanıyla dalga geçilmesinin sebebi budur.
bir de, kanada'nın bir çok alanda dünyanın ileri gelen devletlerinden olması; eğitim, iş olanakları, sosyal şartlar vs.
(bkz: meyve veren ağaç)
bir de, kanada'nın bir çok alanda dünyanın ileri gelen devletlerinden olması; eğitim, iş olanakları, sosyal şartlar vs.
(bkz: meyve veren ağaç)
her yıl 400 bin fokun katledilmesine izin veren ülke.
özellikle filmlerden avrupa ve abd'ye aşinaysanız kanada'da geçen bir film geçtiğinde kalırsınız öyle zira kanada avrupa görünümlü amerikadır. nüfusu 32 milyon civarı olan dünyanın yüzölçüm bakımından en büyük ikinci ülkesi. göç edip yaşaması en kolay ülkelerden birisidir dünyada.
göçmenlik konusunda çok rahat, abd'ye yakın olmasıyla cazip, doğal kaynakları kendine yeten, kısacası yaşanılası bir ülke.
gidilip, görülmeye gerçekten değebilecek bir ülke. ama iş yaşamaya gelince herşey değişiyor.
"kanadaya gidiyorum ben, hoşçakalın" diyenlerin ve diyeceklerin ilk önce çevresindekileri, sonra kendi içindekileri silip, tabiri caizse bembeyaz bir sayfa açmaları gerekmektedir. milyonlarca kilometre uzaklarda, hergün aileden birisinin, "ah yakında olsaydın da, bari tatillerde gelip seni görebilseydik" , "16 saatlik uçak yolculuğuna nasıl dayanalım biz" demesine alışmalısınız ilk önce. her gün, mutlu, mesut gözüktüğünüz halde hep yalnız olacağınızı da bilmelisiniz..
kanada, tamamen göçmenler üzerine kurulmuş bir ülke.. devletin düşündüğü tek şey göçmenler, ama yararınıza düşünmüyorlar genelde. bir şekilde göçmenlerin parası ve gücünden yararlanıp, ya onları geldikleri yere geri döndürmek ya da kanada'da belirli sınırlar, düzenlemeler ve kurallar içinde yaşamlarını sağlamak asıl mesele onlar için. gerçek kanadalı diyebileceğimiz nüfusu çok az, genç sayısı çok az.. bu yüzden göçmenlere* bütün kapıları açık gibi gözüküyor, öyle de. bu kapıya güvenip, ülkeye gidildiğinde, sizi istedikleri şekle sokana kadar uzun ve sancılı bir dönem de otomatik olarak başlıyor. ilk 2-3 sene zorlansanız da, karşılığını sonradan verebiliyorlar.
en önemli şeylerden birisi de, gidilecek yer british columbia ise, burayla alakalı her soruya "the purpose of this visit is see beautiful british columbia" diye cevap vermeniz.. özellikle beautiful kısmını daha vurgulu ve abartılı söyleyerek.
en güzel yanına gelince, birçok ülkeden ve farklı kültürlerden bir sürü arkadaşınızın olmasıdır.. hintli, iranlı, avusturalyalı, çinli*, tayvanli..
farklı milletlerden göçmen insanlar görünce zannedilir ki, hepsi sizin gibi, ülkesini, yemeklerini, ailesini özlüyor.. ama değil, onlar hayatlarından gayet memnun. hepsi alışmış robot* gibi yaşamaya. sistemde farklı bir şey görülüp söylenince, dikkate bile almıyorlar, hatta delirmiş bu damgasını anında yapıştırıyorlar. o yüzden sisteme hep bağlı kalınmalı, pürüzler görülmemeli, görmezden gelmeli.
not: çok çalışıp, para içinde yüzmek gibi hayalleriniz varsa, yanlış ülkeyi tercih ediyorsunuz, zira çok iyi eğitim görmüş kişilerin bile iş bulamadığı, garsonluk, taksicilik yaptığı bir ülke burası. "abi, hamile kadınlara ayda bilmem ne kadar para veriyorlarmış, işsizlik parası varmış, eğitim yardımı varmış, çok zengin bi ülke, aldığı vergiyi insanlara dağıtıyor" diye düşünüyorsanız, unutun bunları. sağlık kuruluşlarından bile 3 ay geçtikten sonra yararlanmaya başlıyorsunuz. yani, hasta olursanız, yazık olur..
bir not daha: kanada'da yaşayan türkleri bulmanın basit bir yolu vardır.. eğer burnunu sildikten sonra, mendili açıp içine bakıyorsa, emin olabilirsiniz, o kişi türktür..!
"kanadaya gidiyorum ben, hoşçakalın" diyenlerin ve diyeceklerin ilk önce çevresindekileri, sonra kendi içindekileri silip, tabiri caizse bembeyaz bir sayfa açmaları gerekmektedir. milyonlarca kilometre uzaklarda, hergün aileden birisinin, "ah yakında olsaydın da, bari tatillerde gelip seni görebilseydik" , "16 saatlik uçak yolculuğuna nasıl dayanalım biz" demesine alışmalısınız ilk önce. her gün, mutlu, mesut gözüktüğünüz halde hep yalnız olacağınızı da bilmelisiniz..
kanada, tamamen göçmenler üzerine kurulmuş bir ülke.. devletin düşündüğü tek şey göçmenler, ama yararınıza düşünmüyorlar genelde. bir şekilde göçmenlerin parası ve gücünden yararlanıp, ya onları geldikleri yere geri döndürmek ya da kanada'da belirli sınırlar, düzenlemeler ve kurallar içinde yaşamlarını sağlamak asıl mesele onlar için. gerçek kanadalı diyebileceğimiz nüfusu çok az, genç sayısı çok az.. bu yüzden göçmenlere* bütün kapıları açık gibi gözüküyor, öyle de. bu kapıya güvenip, ülkeye gidildiğinde, sizi istedikleri şekle sokana kadar uzun ve sancılı bir dönem de otomatik olarak başlıyor. ilk 2-3 sene zorlansanız da, karşılığını sonradan verebiliyorlar.
en önemli şeylerden birisi de, gidilecek yer british columbia ise, burayla alakalı her soruya "the purpose of this visit is see beautiful british columbia" diye cevap vermeniz.. özellikle beautiful kısmını daha vurgulu ve abartılı söyleyerek.
en güzel yanına gelince, birçok ülkeden ve farklı kültürlerden bir sürü arkadaşınızın olmasıdır.. hintli, iranlı, avusturalyalı, çinli*, tayvanli..
farklı milletlerden göçmen insanlar görünce zannedilir ki, hepsi sizin gibi, ülkesini, yemeklerini, ailesini özlüyor.. ama değil, onlar hayatlarından gayet memnun. hepsi alışmış robot* gibi yaşamaya. sistemde farklı bir şey görülüp söylenince, dikkate bile almıyorlar, hatta delirmiş bu damgasını anında yapıştırıyorlar. o yüzden sisteme hep bağlı kalınmalı, pürüzler görülmemeli, görmezden gelmeli.
not: çok çalışıp, para içinde yüzmek gibi hayalleriniz varsa, yanlış ülkeyi tercih ediyorsunuz, zira çok iyi eğitim görmüş kişilerin bile iş bulamadığı, garsonluk, taksicilik yaptığı bir ülke burası. "abi, hamile kadınlara ayda bilmem ne kadar para veriyorlarmış, işsizlik parası varmış, eğitim yardımı varmış, çok zengin bi ülke, aldığı vergiyi insanlara dağıtıyor" diye düşünüyorsanız, unutun bunları. sağlık kuruluşlarından bile 3 ay geçtikten sonra yararlanmaya başlıyorsunuz. yani, hasta olursanız, yazık olur..
bir not daha: kanada'da yaşayan türkleri bulmanın basit bir yolu vardır.. eğer burnunu sildikten sonra, mendili açıp içine bakıyorsa, emin olabilirsiniz, o kişi türktür..!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar