bugün
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği43
- from gold from dust32
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- arkadaşlar çok sıkıcısınız11
- queen ravenna ifşası15
- bir erkek adam kadınlara yükselmez10
- 50 kilo üstü kız tripleri8
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- kolye143
- sözlük erkeklerinin bicepsleri70
- saat12
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- kol saati8
- pudra kokusu6
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- akepe dönemi15
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- la loba21
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri7
- beyninizi satılığa çıkarsanız ilana yazılacak şey19
- tavuklu pilav8
- fırın sütlaç8
- crystal palace8
- engineer2820
- beşiktaş18
- futbol20
- evli olduğunu gizleyen yazarlar17
- izmirin en güzel semtleri10
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek5
- tanrı neden diğer gezegenlere insan göndermedi4
- hoparlör mü hoporlör mü höpörlör mü aporlor mu12
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- nickin yanında yaş da yazsın16
- ben geldim naneler12
- bu saatte uyumama sebebi3
- nervio'nun ayakları16
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı4
- avrupa11
- ayaklara fısıldayan adam5
- true'nun çaylak olması5
- migros ta satılan 1 alana 1 bedava rotring kalem9
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı23
- hesabını gizleyen erkek yazar21
- eski sevgilinin bıraktığı iz15
- kelebek3
- eski yazarlar geri gelsin12
gidilip, görülmeye gerçekten değebilecek bir ülke. ama iş yaşamaya gelince herşey değişiyor.
"kanadaya gidiyorum ben, hoşçakalın" diyenlerin ve diyeceklerin ilk önce çevresindekileri, sonra kendi içindekileri silip, tabiri caizse bembeyaz bir sayfa açmaları gerekmektedir. milyonlarca kilometre uzaklarda, hergün aileden birisinin, "ah yakında olsaydın da, bari tatillerde gelip seni görebilseydik" , "16 saatlik uçak yolculuğuna nasıl dayanalım biz" demesine alışmalısınız ilk önce. her gün, mutlu, mesut gözüktüğünüz halde hep yalnız olacağınızı da bilmelisiniz..
kanada, tamamen göçmenler üzerine kurulmuş bir ülke.. devletin düşündüğü tek şey göçmenler, ama yararınıza düşünmüyorlar genelde. bir şekilde göçmenlerin parası ve gücünden yararlanıp, ya onları geldikleri yere geri döndürmek ya da kanada'da belirli sınırlar, düzenlemeler ve kurallar içinde yaşamlarını sağlamak asıl mesele onlar için. gerçek kanadalı diyebileceğimiz nüfusu çok az, genç sayısı çok az.. bu yüzden göçmenlere* bütün kapıları açık gibi gözüküyor, öyle de. bu kapıya güvenip, ülkeye gidildiğinde, sizi istedikleri şekle sokana kadar uzun ve sancılı bir dönem de otomatik olarak başlıyor. ilk 2-3 sene zorlansanız da, karşılığını sonradan verebiliyorlar.
en önemli şeylerden birisi de, gidilecek yer british columbia ise, burayla alakalı her soruya "the purpose of this visit is see beautiful british columbia" diye cevap vermeniz.. özellikle beautiful kısmını daha vurgulu ve abartılı söyleyerek.
en güzel yanına gelince, birçok ülkeden ve farklı kültürlerden bir sürü arkadaşınızın olmasıdır.. hintli, iranlı, avusturalyalı, çinli*, tayvanli..
farklı milletlerden göçmen insanlar görünce zannedilir ki, hepsi sizin gibi, ülkesini, yemeklerini, ailesini özlüyor.. ama değil, onlar hayatlarından gayet memnun. hepsi alışmış robot* gibi yaşamaya. sistemde farklı bir şey görülüp söylenince, dikkate bile almıyorlar, hatta delirmiş bu damgasını anında yapıştırıyorlar. o yüzden sisteme hep bağlı kalınmalı, pürüzler görülmemeli, görmezden gelmeli.
not: çok çalışıp, para içinde yüzmek gibi hayalleriniz varsa, yanlış ülkeyi tercih ediyorsunuz, zira çok iyi eğitim görmüş kişilerin bile iş bulamadığı, garsonluk, taksicilik yaptığı bir ülke burası. "abi, hamile kadınlara ayda bilmem ne kadar para veriyorlarmış, işsizlik parası varmış, eğitim yardımı varmış, çok zengin bi ülke, aldığı vergiyi insanlara dağıtıyor" diye düşünüyorsanız, unutun bunları. sağlık kuruluşlarından bile 3 ay geçtikten sonra yararlanmaya başlıyorsunuz. yani, hasta olursanız, yazık olur..
bir not daha: kanada'da yaşayan türkleri bulmanın basit bir yolu vardır.. eğer burnunu sildikten sonra, mendili açıp içine bakıyorsa, emin olabilirsiniz, o kişi türktür..!
"kanadaya gidiyorum ben, hoşçakalın" diyenlerin ve diyeceklerin ilk önce çevresindekileri, sonra kendi içindekileri silip, tabiri caizse bembeyaz bir sayfa açmaları gerekmektedir. milyonlarca kilometre uzaklarda, hergün aileden birisinin, "ah yakında olsaydın da, bari tatillerde gelip seni görebilseydik" , "16 saatlik uçak yolculuğuna nasıl dayanalım biz" demesine alışmalısınız ilk önce. her gün, mutlu, mesut gözüktüğünüz halde hep yalnız olacağınızı da bilmelisiniz..
kanada, tamamen göçmenler üzerine kurulmuş bir ülke.. devletin düşündüğü tek şey göçmenler, ama yararınıza düşünmüyorlar genelde. bir şekilde göçmenlerin parası ve gücünden yararlanıp, ya onları geldikleri yere geri döndürmek ya da kanada'da belirli sınırlar, düzenlemeler ve kurallar içinde yaşamlarını sağlamak asıl mesele onlar için. gerçek kanadalı diyebileceğimiz nüfusu çok az, genç sayısı çok az.. bu yüzden göçmenlere* bütün kapıları açık gibi gözüküyor, öyle de. bu kapıya güvenip, ülkeye gidildiğinde, sizi istedikleri şekle sokana kadar uzun ve sancılı bir dönem de otomatik olarak başlıyor. ilk 2-3 sene zorlansanız da, karşılığını sonradan verebiliyorlar.
en önemli şeylerden birisi de, gidilecek yer british columbia ise, burayla alakalı her soruya "the purpose of this visit is see beautiful british columbia" diye cevap vermeniz.. özellikle beautiful kısmını daha vurgulu ve abartılı söyleyerek.
en güzel yanına gelince, birçok ülkeden ve farklı kültürlerden bir sürü arkadaşınızın olmasıdır.. hintli, iranlı, avusturalyalı, çinli*, tayvanli..
farklı milletlerden göçmen insanlar görünce zannedilir ki, hepsi sizin gibi, ülkesini, yemeklerini, ailesini özlüyor.. ama değil, onlar hayatlarından gayet memnun. hepsi alışmış robot* gibi yaşamaya. sistemde farklı bir şey görülüp söylenince, dikkate bile almıyorlar, hatta delirmiş bu damgasını anında yapıştırıyorlar. o yüzden sisteme hep bağlı kalınmalı, pürüzler görülmemeli, görmezden gelmeli.
not: çok çalışıp, para içinde yüzmek gibi hayalleriniz varsa, yanlış ülkeyi tercih ediyorsunuz, zira çok iyi eğitim görmüş kişilerin bile iş bulamadığı, garsonluk, taksicilik yaptığı bir ülke burası. "abi, hamile kadınlara ayda bilmem ne kadar para veriyorlarmış, işsizlik parası varmış, eğitim yardımı varmış, çok zengin bi ülke, aldığı vergiyi insanlara dağıtıyor" diye düşünüyorsanız, unutun bunları. sağlık kuruluşlarından bile 3 ay geçtikten sonra yararlanmaya başlıyorsunuz. yani, hasta olursanız, yazık olur..
bir not daha: kanada'da yaşayan türkleri bulmanın basit bir yolu vardır.. eğer burnunu sildikten sonra, mendili açıp içine bakıyorsa, emin olabilirsiniz, o kişi türktür..!
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar