bugün
- evrene bir mesaj bırak7
- kendinle sevgili olur muydun sorunsalı18
- karısını puanlayıp sosyal medyada paylaşan erkek14
- sözlük erkekleri kadın olsa nasıl görünürdü3
- sözlük yazarlarına gelen son mesaj5
- yaş ilerledikçe anlaşılan şeyler9
- zeki ve cool biriyle sohbet etmek2
- muhafazeküler4
- izmir'in yıllar sonra chp den kurtulması2
- hocalı katliamı2
- kılıçdaroğlu'nun aradığı desteği bulamaması3
- işi düşünce aramak2
- islam düşmanlarına epstein şoku13
- sözluk kız ayarlama yeri değildir12
- izinli yazarın entry girebilmesi6
- sokak röportajı veren sıradan vatandaş3
- ismail kartal10
- kilo verdiren gıda4
- hiçbir kızın senden hoşlanmaması8
- 18 haziran 2026 yusuf ziya gümüşel'in tahliyesi4
- fenerbahçede dördüncü ismail kartal dönemi10
- çocuğuna dünyayı dar edip toruna dünyaları vermek2
- cemil tugayın chp den istifa etmesi2
- linkedin4
- eski eş2
- org vs synthesizer4
- sevgilinin arkadaşının daha yakışıklı olması2
- tripofobisi olanlar revani yemezler4
- iş verenlerin aç gözlü olması11
- samara morgan2
- yıllık yazısı3
- vedat muriqi3
- şu anda ne yapıyorsun19
- bugün ne yedin10
- 2026 dünya kupası13
- karakalpakistan2
- azizlik neden ispanyollara mahsus4
- 20 haziran 2026 türkiye paraguay maçı6
- koyun yoğurdu3
- beşar esad vs kemal kılıçdaroğlu3
- kemal derviş5
- böceği öldürmek yerine dışarı atan insaflı kişi8
- bir gün ölecek olmak6
- en iyi yanık kremi5
- en iyi terapi6
- kaslı erkeklerin gizli ruh hastası olması4
- sivas divriğiye yerleşmek2
- yanlışlıkla erkek sikmek8
- yanlış mesleği seçtim denilen an5
- sistem patlamış4
Bir kamu kuruluşunun, bir işletmenin, denetim veya yönlendirme işlerini gerçekleştirenler ve bunların taşıdığı ödev, yetki ve sorumlulukların hepsi
Bu kişi ve sorumlulukları sayı, nitelik ve aşamalarıyla gösteren çizelge.
Bu çizelgedeki yer.
Bu çizelgedeki yer.
Bisiklet ve motosiklette iskeleti oluşturan metal bölüm
Bir işte görev alan kişi veya kişiler, ekip
(bkz: kadro dergisi)
atatürk'ün de desteğiyle, kemalist ideolojiyi oluşturmak ve yaymak amacıyla 1932 yılında yayına başlayan kadro dergisi chp ile kemalizmin tanımı hususuda ters düştüğü için yine mustafa kemal'in talimatıyla 1935 yılında kapatılmıştır. kadroculara göre kemalist ideolojinin dayandığı iki temel ilke anti-emperyalizm ve anti-kapitalizmdir. yayında kaldıkları süre boyunca kemalist ideolojiyi bu iki ilke üzerine kurmaya çalışan kadro dergisi kurucularının (bkz: kadrocular)bazıları (bkz: vedat nedim tör)sscb'de eğitim görmüş ve marksizimle tanışmış yazarlardır. kemalist ideolojiyi de bu doğrultuda oluşturmaya çalışmışlardır. bu nedenle bu yazarlar kimileri tarafından komünistlikle suçlanmış, kimileri tarafından ise sosyalizme ihanet ile suçlanmıştır.
bisikletin iskeleti, örnek olarak bir sedona kadrosu;
http://img503.imageshack....age=sedona20karbonjq4.jpg
http://img503.imageshack....age=sedona20karbonjq4.jpg
kominist ve sosyalist olmasalarda türkiyede mevcut devletçilik yapısını kominist temellerle sekillendirmek amacını güttükleri gerekçesiyle kapatılmıstır. kadro dergisi ne sovyet proleterya sistemi nede fransız burjuvazi hareketini sınıf imtiyazının olmadığı bir bir yapıyı işaret ederken, liberalizme ağır eleştirilerde bulunmuş zamanla bulundukları çizgiyi tutturamayıp farkında olmadan sosyalist yapıyı işaret etmişlerdir. *
ilk sayının başyazısıdır
--spoiler--
Türkiye, bir inkılâp içindedir. Bu inkılâp durmadı.
Bugüne kadar geçirdiğimiz hareketler, şahit olduğumuz muazzam kıyam manzaraları, onun yalnız bir safhasıdır. Bir ihtilâl geçirdik. ihtilâl inkılâbın gayesi değil, vasıtasıdır.
Bu ihtilâl safhasında dursaydık inkılâbımız akim kalırdı. Halbuki o, genişliyor, derinleşiyor. O
henüz son sözünü söylemiş, son eserini vermiş değildir. Tesviye edilmiş bir zemin üstünde yarınki Türk cemiyetinin, kendine has ve kendine uygun binası kuralabilmek için, inkılâbımız, derinleşme ve genişleme istikametindedir.
inkılâp bitaraf bir nizam değildir. Onun içinde yaşayanların, taraftar olsunlar veya olmasınlar, ona intibak etmeleri lâzımdır. inkılâp, ona taraftar olanların iradelerine, taraftar olmayanların iradelerinin, kayıtsız ve şartsız, bağlanması demektir.
inkılâbın irade ve menfaati, inkılâbı duyan ve yürüten azlık, fakat şuurlu bir avangardın, azlık fakat ileri bir KADROnun iradesinde temsil olunur. Bu kadro, inkılâbın şeniyetinden çıkarılan ve onun seyrine uygun bir şekilde izah edildikçe şekilleşen ve nazariyeleşen prensipleri kendine şuur edinir. inkılâbın derinleşmesi demek, her şeyden evvel, bu prensiplerin ve onların ifadesi olan inkılâp ahlâk ve disiplinin, ileri kadronun dimağından genç neslin, şehir halkının ve köylünün dimağına inmesi ve yerleşmesi demektir.
Türkiye bir inkılâp içindedir. Bu inkılâp kendine prensip ve onu yaşatacaklara şuur olabilecek bütün nazarî ve fikrî unsurlara maliktir. Ancak bu nazarî ve fikrî unsurlar inkılâba iDEOLOJi olabilecek bir fikriyat sistemi içinde terkip ve tedvin edilmiş değildir. Gerek millî mahiyeti gerek beynelmilel şümul ve tesirleri itibarile, tarihin en manalı hareketlerinden biri olan inkılâbımızın, zatinde mündemiç bu ileri fikir ve prensip unsurlarını, şimdi inkılâbın seyri içinde ve onun icaplarına uygun bir şekilde izah işi, bugünkü Türk inkılâp münevverliğine düşen vazifelerin en acil ve en şereflisidir. inkılâbımızın, her biri ayrı ayrı kıymettar ve orijinal olan bu fikir ve nazariye unsurları birer birer izah edildikçe, bu esaslar inkılâp nesli için kriteryumlar olacak, yeni ve startdartlaşmış inkılâpçı tip böyle doğacaktır. Bu tip her nerede, her ne şerait altında olursa olsun, karşılaştığı her inkılâp sahasında, ayni hadiseyi ayni kriteryumlara vuracak, ayni ölçülerle düşünecek, ayni neticelere varacak, ve inkılâbın kendisine has CiHANi TELÂKKi TARZI böyle vücut bulacaktır.
Hülâsa; Cihanın bin bir çeşit hadisata gebe olan bugünkü esrarengiz gidişi içinde, mukadderatını kendi inkılâbının mukadderatına bağlayan inkılâp neslimizin muhtaç olduğu inkılâp şevkini her zaman uyanık tutmak ve inkılâbımızın bir bakışta idrakimizi durdurur gibi görünen coşkun ve mürekkep cereyanına daima hâkim kalabîlmek için, onun prensiplerini hududu muayyen kriteryumlar şeklinde bilmeye, benimsemeye ve benimsetmiye mecburuz.
KADRO, BUNUN içiN ÇıkıYOR.
--spoiler--
--spoiler--
Türkiye, bir inkılâp içindedir. Bu inkılâp durmadı.
Bugüne kadar geçirdiğimiz hareketler, şahit olduğumuz muazzam kıyam manzaraları, onun yalnız bir safhasıdır. Bir ihtilâl geçirdik. ihtilâl inkılâbın gayesi değil, vasıtasıdır.
Bu ihtilâl safhasında dursaydık inkılâbımız akim kalırdı. Halbuki o, genişliyor, derinleşiyor. O
henüz son sözünü söylemiş, son eserini vermiş değildir. Tesviye edilmiş bir zemin üstünde yarınki Türk cemiyetinin, kendine has ve kendine uygun binası kuralabilmek için, inkılâbımız, derinleşme ve genişleme istikametindedir.
inkılâp bitaraf bir nizam değildir. Onun içinde yaşayanların, taraftar olsunlar veya olmasınlar, ona intibak etmeleri lâzımdır. inkılâp, ona taraftar olanların iradelerine, taraftar olmayanların iradelerinin, kayıtsız ve şartsız, bağlanması demektir.
inkılâbın irade ve menfaati, inkılâbı duyan ve yürüten azlık, fakat şuurlu bir avangardın, azlık fakat ileri bir KADROnun iradesinde temsil olunur. Bu kadro, inkılâbın şeniyetinden çıkarılan ve onun seyrine uygun bir şekilde izah edildikçe şekilleşen ve nazariyeleşen prensipleri kendine şuur edinir. inkılâbın derinleşmesi demek, her şeyden evvel, bu prensiplerin ve onların ifadesi olan inkılâp ahlâk ve disiplinin, ileri kadronun dimağından genç neslin, şehir halkının ve köylünün dimağına inmesi ve yerleşmesi demektir.
Türkiye bir inkılâp içindedir. Bu inkılâp kendine prensip ve onu yaşatacaklara şuur olabilecek bütün nazarî ve fikrî unsurlara maliktir. Ancak bu nazarî ve fikrî unsurlar inkılâba iDEOLOJi olabilecek bir fikriyat sistemi içinde terkip ve tedvin edilmiş değildir. Gerek millî mahiyeti gerek beynelmilel şümul ve tesirleri itibarile, tarihin en manalı hareketlerinden biri olan inkılâbımızın, zatinde mündemiç bu ileri fikir ve prensip unsurlarını, şimdi inkılâbın seyri içinde ve onun icaplarına uygun bir şekilde izah işi, bugünkü Türk inkılâp münevverliğine düşen vazifelerin en acil ve en şereflisidir. inkılâbımızın, her biri ayrı ayrı kıymettar ve orijinal olan bu fikir ve nazariye unsurları birer birer izah edildikçe, bu esaslar inkılâp nesli için kriteryumlar olacak, yeni ve startdartlaşmış inkılâpçı tip böyle doğacaktır. Bu tip her nerede, her ne şerait altında olursa olsun, karşılaştığı her inkılâp sahasında, ayni hadiseyi ayni kriteryumlara vuracak, ayni ölçülerle düşünecek, ayni neticelere varacak, ve inkılâbın kendisine has CiHANi TELÂKKi TARZI böyle vücut bulacaktır.
Hülâsa; Cihanın bin bir çeşit hadisata gebe olan bugünkü esrarengiz gidişi içinde, mukadderatını kendi inkılâbının mukadderatına bağlayan inkılâp neslimizin muhtaç olduğu inkılâp şevkini her zaman uyanık tutmak ve inkılâbımızın bir bakışta idrakimizi durdurur gibi görünen coşkun ve mürekkep cereyanına daima hâkim kalabîlmek için, onun prensiplerini hududu muayyen kriteryumlar şeklinde bilmeye, benimsemeye ve benimsetmiye mecburuz.
KADRO, BUNUN içiN ÇıkıYOR.
--spoiler--
2012'den itibaren düşünce hayatımıza yeniden girecek olan, erken cumhuriyet dönemi sosyalist fikir dergilerinden.
DEVLET, YAPACAĞI KAMU GÖREVLERiNE iLiŞKiN OLARAK GEREKSiNiM DUYDUĞU PERSONELi KADROLAR ARACILIĞI iLE BELiRLER. KiŞiLER iSE BU KADROLARA ATANARAK GÖREV YAPARLAR. KADRONUN VARLIĞI GEREKSiNiM DUYULAN BiR GÖREVi GÖSTERiRKEN KADRONUN KALDIRILMASI DEVLETiN O GÖREVE GEREKSiNiM DUYMADIĞI ANLAMINI TAŞIR.
Kamu personel sistemimizde memur istihdamı kadro rejimi esas alınarak düzenlenmiştir. Bu sistemde kadro ön plandadır. Kadro ve buna bağlı kadro unvanı oluşturulur. Unvanın görev tanımı ve kadronun nitelikleri tespit edilir. Buna göre mali ve sosyal hakları belirlenir. Tespit edilen bu niteliklere uygun adaylar ancak bu kadrolara atanabilirler. Biz buna “statü hukuku” diyoruz.
merkezi idarelerde kadrolar kanunla, mahalli idarelerde ise belediye meclisi kararıyla ihdas ve iptal edilir. her yıl bütçede dolu ve boş kadrolar k cetvelinde gösterilir.
Kamu personel sistemimizde memur istihdamı kadro rejimi esas alınarak düzenlenmiştir. Bu sistemde kadro ön plandadır. Kadro ve buna bağlı kadro unvanı oluşturulur. Unvanın görev tanımı ve kadronun nitelikleri tespit edilir. Buna göre mali ve sosyal hakları belirlenir. Tespit edilen bu niteliklere uygun adaylar ancak bu kadrolara atanabilirler. Biz buna “statü hukuku” diyoruz.
merkezi idarelerde kadrolar kanunla, mahalli idarelerde ise belediye meclisi kararıyla ihdas ve iptal edilir. her yıl bütçede dolu ve boş kadrolar k cetvelinde gösterilir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar