bugün
- 30 yaşından sonra aşık olmanın imkansız olması13
- 15 ağustos 2026 gençlerbirliği fenerbahçe maçı18
- evliliğin anlamı3
- fenerbahçe9
- günaydın4
- gençlerbirliği6
- sözlükteki fenerbahçeliler9
- kadın olmanın avantajları16
- askerde 200 metre atışı yapmak15
- asimilasyon harika bir şey2
- nervio22
- sarhoşken yapılmış en aptalca şey12
- g i l d e d l i l y18
- kızlar çaylak olunca nickaltında ağıt yakan tipler15
- hayatın kuralları9
- yaşamak istenilen şeyler10
- hangi manifest kızı ile sevişmek isterdin6
- kadın sürücü görünce yapılması gerekenler11
- dem'in bize elektriği parayla satamazsınız demesi19
- türkiye'ye geldim11
- geceye bir şarkı bırak10
- fotoğraflarda bir türlü gülemeyen insan6
- kurtar bizi müsavat16
- penisi seks objesi olarak görmek7
- 14 ağustos 2026 galatasaray çorumspor maçı25
- bir bayan yazarın erkek yazarla kavga etmesi10
- her şeyi açıklayan en kısa cümle8
- hiçbir hobisi olmayan düz insan5
- kankadan sevgili olur mu5
- yazarların sevmediği insan türleri2
- dil dalak beyin böbrek yiyen kız3
- fırçaya takılıp gelen tuvalet deliği kapağı4
- okan buruk12
- sözlükte kafa açıcı başlık olmaması9
- alevi kızların alev alev yanması13
- engelli kızı kaçırıp 4 kişinin istismar etmesi10
- bir yazar entry ni beğenmedi4
- friedrich hegel la bi cay icek7
- kürtsüz türkiye4
- erkeğe ihtiyacım yok diyen kadın2
- anın görüntüsü30
- ismail kartal4
- damarsız tüysüz manisa yaprağı25
- zengin olunca yapacaklarınız3
- iremga31
- alkolsüz sosyalleşmede zorlanmak4
- trans kadın çekiciliği5
- devran dönecek8
- chplilerin camileri ahıra çevirmesi20
- kumburgaz plajına gidecek olan gence tavsiyeler24
“(…) iyi oynadığım bir maçın sonuna doğru serbest atış çizgisinde seyircilerin arasında bağıran birini duydum: “Jay Triano, Türkiye’de oynamak ister misin?” Teklifi reddedip şutumu soktum. Sesin geldiği tarafa bakınca koltuğundan kalkmış Türk yöneticiyi gördüm. ikinci atışı soktuktan sonra onu tekrar duydum: “Sana 40 bin dolar öderim!”
Savunmaya dönüyordum ama daha orta alana gelmeden kararımı vermiştim. “Varım” diye bağırdım.
Sonraki hafta sonu istanbul’a uçtum, bana şehri ve tesisleri gezdirdiler. Başta şüpheciydim, Türkiye’de yaşamak büyük bir değişim olacaktı. Ama koç bana organizasyonun ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Kontratı önüme koyduklarında bu maceraya hazırdım. Aynı Eylül ayında Fenerbahçe forması giymeye başladım, dünyanın en ünlü spor kulüplerinden biriydi.
istanbul’a kısa sürede aşık oldum. Boğaz şehri ikiye bölüyor, tarihsel açıdan burası Asya’yla Avrupa’yı ayıran su yoluydu. Doğu tarafında, Asya yakasında yaşıyordum. Ama Avrupa tarafında maçlarımızı oynuyor ve antrenman yapıyorduk. Her gün beni karşı tarafa götüren vapura binip kalabalığa karışıyordum.
Şehir ve içindeki insanlar gördüğüm en dost canlısı, sıcak ortamı sunuyordu. istanbul coğrafyası ve tarihiyle dünyanın merkezi gibiydi. Yiyemeyeceğiniz yemek yoktu. Hem geleneksel kıyafetleri hem de güncel Avrupa modasını giyinen insanlar vardı. Bana heyecan veren bir yaşantım vardı.
Türk basketbolu o dönem daha yeni büyümeye başlıyordu, yabancı oyuncular asilzadeler gibi karşılanıyordu. Evin yanı sıra kulüp bana bir de araba verdi. Daha fazla bir şey istemem imkansızdı.
Tabii ki bu cömertliğin yanında başarı için baskı da geldi. Evden çok uzaktaydım, aynaya her baktığımda orada ne yaptığımı kendime soruyordum.”
görsel
https://www.eurohoops.net...tasinda-transfer-etmis/?u
Savunmaya dönüyordum ama daha orta alana gelmeden kararımı vermiştim. “Varım” diye bağırdım.
Sonraki hafta sonu istanbul’a uçtum, bana şehri ve tesisleri gezdirdiler. Başta şüpheciydim, Türkiye’de yaşamak büyük bir değişim olacaktı. Ama koç bana organizasyonun ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Kontratı önüme koyduklarında bu maceraya hazırdım. Aynı Eylül ayında Fenerbahçe forması giymeye başladım, dünyanın en ünlü spor kulüplerinden biriydi.
istanbul’a kısa sürede aşık oldum. Boğaz şehri ikiye bölüyor, tarihsel açıdan burası Asya’yla Avrupa’yı ayıran su yoluydu. Doğu tarafında, Asya yakasında yaşıyordum. Ama Avrupa tarafında maçlarımızı oynuyor ve antrenman yapıyorduk. Her gün beni karşı tarafa götüren vapura binip kalabalığa karışıyordum.
Şehir ve içindeki insanlar gördüğüm en dost canlısı, sıcak ortamı sunuyordu. istanbul coğrafyası ve tarihiyle dünyanın merkezi gibiydi. Yiyemeyeceğiniz yemek yoktu. Hem geleneksel kıyafetleri hem de güncel Avrupa modasını giyinen insanlar vardı. Bana heyecan veren bir yaşantım vardı.
Türk basketbolu o dönem daha yeni büyümeye başlıyordu, yabancı oyuncular asilzadeler gibi karşılanıyordu. Evin yanı sıra kulüp bana bir de araba verdi. Daha fazla bir şey istemem imkansızdı.
Tabii ki bu cömertliğin yanında başarı için baskı da geldi. Evden çok uzaktaydım, aynaya her baktığımda orada ne yaptığımı kendime soruyordum.”
görsel
https://www.eurohoops.net...tasinda-transfer-etmis/?u
toronto raptors'tan ayrılmıştır. raptors'ta koçluk yaptığı süre içinde takıma herhangi bir katkı yaptığını görmedim şahsen. iyi bir koç seçimiyle raptors yeniden play-off yarışına dahil olabilir. tabii ki kadronun da büyük kısmının değişmesi şart.
toronto raptors'un 1958 doğumlu koçu. ligin en kötü koçlarından birisi olduğu aşikar. belki toronto'nun kadrosu çok kaliteli değil ama ligin dibinde olacak kadar da kötü değil. açık ara ligdeki en kötü koçlardan. 2010-2011 sezonunu toronto'nun koçu olarak bitirmesi sürpriz olur.
NBA takımlarından Toronto Raptors'un koçu. NBA'deki ilk Kanadalı koç olan Triano 80'li yıllarda oyuncu olarak Fenerbahçe forması da giymiştir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar