bugün
- ekşi sözlük referans8
- tuvalete sıçımhane diyen kezo5
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- bir insanın muadilini bulmak5
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları3
- gey erkeklerin buluşma noktası3
- din ve ahlak3
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- zall'ın çok meşgul biri olması6
- online 40 yazar ne yapıyor3
- wc'ye telefonsuz girmek7
- dudağında bir boyası eksik yuzır4
- yanlışlıkla gey olmak9
- kulağın pıtı gibi olması3
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde9
- halk başkanlık sistemini istiyor9
- merfulu9
- sıcak hava vs soğuk hava2
- dün fetö götü yalayanlar bugün apo götü yalıyor7
- sözlük kızlarının acayip tatlı olması3
- rodrigo mora6
- sen neye inanıyorsun2
- günlük tutan erkek19
- evde köpek beslemek2
- ev almak isteyenlere tavsiye4
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil11
- arda güler5
- adnan menderes2
- sözlükteki herkesin çok zeki olması3
- her yerde sümkürebilen insan6
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz17
- halkını düşünmeyen lider4
- seçimi yine akepe kazanacak3
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler10
- gocu8
- anafartalar cephesi2
- başakşehir çam ve sakura devlet hastanesi3
- yazarların para ödediği yapay zekalar2
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- çomar haber ajansı3
- gratisin içini merak etmek8
- merhabalarr5
- kavalali mehmet ali pasa5
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- diriliş ertuğrul ve kuruluş osman izleyip coşmak3
- 12 inci nesil olmanın çok ayıp olması3
- yeşil kuşak projesi3
- mekke anlaşması14
- sigara yasağı3
- ay diyen erkek3
NBA takımlarından Toronto Raptors'un koçu. NBA'deki ilk Kanadalı koç olan Triano 80'li yıllarda oyuncu olarak Fenerbahçe forması da giymiştir.
toronto raptors'un 1958 doğumlu koçu. ligin en kötü koçlarından birisi olduğu aşikar. belki toronto'nun kadrosu çok kaliteli değil ama ligin dibinde olacak kadar da kötü değil. açık ara ligdeki en kötü koçlardan. 2010-2011 sezonunu toronto'nun koçu olarak bitirmesi sürpriz olur.
toronto raptors'tan ayrılmıştır. raptors'ta koçluk yaptığı süre içinde takıma herhangi bir katkı yaptığını görmedim şahsen. iyi bir koç seçimiyle raptors yeniden play-off yarışına dahil olabilir. tabii ki kadronun da büyük kısmının değişmesi şart.
“(…) iyi oynadığım bir maçın sonuna doğru serbest atış çizgisinde seyircilerin arasında bağıran birini duydum: “Jay Triano, Türkiye’de oynamak ister misin?” Teklifi reddedip şutumu soktum. Sesin geldiği tarafa bakınca koltuğundan kalkmış Türk yöneticiyi gördüm. ikinci atışı soktuktan sonra onu tekrar duydum: “Sana 40 bin dolar öderim!”
Savunmaya dönüyordum ama daha orta alana gelmeden kararımı vermiştim. “Varım” diye bağırdım.
Sonraki hafta sonu istanbul’a uçtum, bana şehri ve tesisleri gezdirdiler. Başta şüpheciydim, Türkiye’de yaşamak büyük bir değişim olacaktı. Ama koç bana organizasyonun ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Kontratı önüme koyduklarında bu maceraya hazırdım. Aynı Eylül ayında Fenerbahçe forması giymeye başladım, dünyanın en ünlü spor kulüplerinden biriydi.
istanbul’a kısa sürede aşık oldum. Boğaz şehri ikiye bölüyor, tarihsel açıdan burası Asya’yla Avrupa’yı ayıran su yoluydu. Doğu tarafında, Asya yakasında yaşıyordum. Ama Avrupa tarafında maçlarımızı oynuyor ve antrenman yapıyorduk. Her gün beni karşı tarafa götüren vapura binip kalabalığa karışıyordum.
Şehir ve içindeki insanlar gördüğüm en dost canlısı, sıcak ortamı sunuyordu. istanbul coğrafyası ve tarihiyle dünyanın merkezi gibiydi. Yiyemeyeceğiniz yemek yoktu. Hem geleneksel kıyafetleri hem de güncel Avrupa modasını giyinen insanlar vardı. Bana heyecan veren bir yaşantım vardı.
Türk basketbolu o dönem daha yeni büyümeye başlıyordu, yabancı oyuncular asilzadeler gibi karşılanıyordu. Evin yanı sıra kulüp bana bir de araba verdi. Daha fazla bir şey istemem imkansızdı.
Tabii ki bu cömertliğin yanında başarı için baskı da geldi. Evden çok uzaktaydım, aynaya her baktığımda orada ne yaptığımı kendime soruyordum.”
görsel
https://www.eurohoops.net...tasinda-transfer-etmis/?u
Savunmaya dönüyordum ama daha orta alana gelmeden kararımı vermiştim. “Varım” diye bağırdım.
Sonraki hafta sonu istanbul’a uçtum, bana şehri ve tesisleri gezdirdiler. Başta şüpheciydim, Türkiye’de yaşamak büyük bir değişim olacaktı. Ama koç bana organizasyonun ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Kontratı önüme koyduklarında bu maceraya hazırdım. Aynı Eylül ayında Fenerbahçe forması giymeye başladım, dünyanın en ünlü spor kulüplerinden biriydi.
istanbul’a kısa sürede aşık oldum. Boğaz şehri ikiye bölüyor, tarihsel açıdan burası Asya’yla Avrupa’yı ayıran su yoluydu. Doğu tarafında, Asya yakasında yaşıyordum. Ama Avrupa tarafında maçlarımızı oynuyor ve antrenman yapıyorduk. Her gün beni karşı tarafa götüren vapura binip kalabalığa karışıyordum.
Şehir ve içindeki insanlar gördüğüm en dost canlısı, sıcak ortamı sunuyordu. istanbul coğrafyası ve tarihiyle dünyanın merkezi gibiydi. Yiyemeyeceğiniz yemek yoktu. Hem geleneksel kıyafetleri hem de güncel Avrupa modasını giyinen insanlar vardı. Bana heyecan veren bir yaşantım vardı.
Türk basketbolu o dönem daha yeni büyümeye başlıyordu, yabancı oyuncular asilzadeler gibi karşılanıyordu. Evin yanı sıra kulüp bana bir de araba verdi. Daha fazla bir şey istemem imkansızdı.
Tabii ki bu cömertliğin yanında başarı için baskı da geldi. Evden çok uzaktaydım, aynaya her baktığımda orada ne yaptığımı kendime soruyordum.”
görsel
https://www.eurohoops.net...tasinda-transfer-etmis/?u
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar