bugün
- ekşi sözlük referans12
- torpil peşinde koşan tip4
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları6
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- online 40 yazar ne yapıyor5
- gizli artılayan yazar3
- tuvalete sıçımhane diyen kezo5
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- kaybolan futbolcusu için müge anlı'ya çıkan takım2
- bir insanın muadilini bulmak5
- yazarların para ödediği yapay zekalar4
- zall'ın çok meşgul biri olması6
- en gey özelliğiniz7
- mekke anlaşması15
- yanlışlıkla gey olmak9
- wc'ye telefonsuz girmek7
- gey erkeklerin buluşma noktası3
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde9
- din ve ahlak3
- dudağında bir boyası eksik yuzır4
- halk başkanlık sistemini istiyor9
- nihal atsız2
- merfulu9
- dün fetö götü yalayanlar bugün apo götü yalıyor7
- mükemmeliyetçi insan2
- kulağın pıtı gibi olması3
- günlük tutan erkek19
- hastane randevusu2
- rodrigo mora6
- sözlük kızlarının acayip tatlı olması3
- kod yazarken müzik dinlemek2
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil11
- sıcak hava vs soğuk hava2
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz17
- arda güler5
- her yerde sümkürebilen insan6
- sen neye inanıyorsun2
- ev almak isteyenlere tavsiye4
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler10
- evde köpek beslemek2
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- halkını düşünmeyen lider4
- sözlükteki herkesin çok zeki olması3
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- seçimi yine akepe kazanacak3
- gratisin içini merak etmek8
- adnan menderes2
- merhabalarr5
- başakşehir çam ve sakura devlet hastanesi3
- gocu8
“(…) iyi oynadığım bir maçın sonuna doğru serbest atış çizgisinde seyircilerin arasında bağıran birini duydum: “Jay Triano, Türkiye’de oynamak ister misin?” Teklifi reddedip şutumu soktum. Sesin geldiği tarafa bakınca koltuğundan kalkmış Türk yöneticiyi gördüm. ikinci atışı soktuktan sonra onu tekrar duydum: “Sana 40 bin dolar öderim!”
Savunmaya dönüyordum ama daha orta alana gelmeden kararımı vermiştim. “Varım” diye bağırdım.
Sonraki hafta sonu istanbul’a uçtum, bana şehri ve tesisleri gezdirdiler. Başta şüpheciydim, Türkiye’de yaşamak büyük bir değişim olacaktı. Ama koç bana organizasyonun ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Kontratı önüme koyduklarında bu maceraya hazırdım. Aynı Eylül ayında Fenerbahçe forması giymeye başladım, dünyanın en ünlü spor kulüplerinden biriydi.
istanbul’a kısa sürede aşık oldum. Boğaz şehri ikiye bölüyor, tarihsel açıdan burası Asya’yla Avrupa’yı ayıran su yoluydu. Doğu tarafında, Asya yakasında yaşıyordum. Ama Avrupa tarafında maçlarımızı oynuyor ve antrenman yapıyorduk. Her gün beni karşı tarafa götüren vapura binip kalabalığa karışıyordum.
Şehir ve içindeki insanlar gördüğüm en dost canlısı, sıcak ortamı sunuyordu. istanbul coğrafyası ve tarihiyle dünyanın merkezi gibiydi. Yiyemeyeceğiniz yemek yoktu. Hem geleneksel kıyafetleri hem de güncel Avrupa modasını giyinen insanlar vardı. Bana heyecan veren bir yaşantım vardı.
Türk basketbolu o dönem daha yeni büyümeye başlıyordu, yabancı oyuncular asilzadeler gibi karşılanıyordu. Evin yanı sıra kulüp bana bir de araba verdi. Daha fazla bir şey istemem imkansızdı.
Tabii ki bu cömertliğin yanında başarı için baskı da geldi. Evden çok uzaktaydım, aynaya her baktığımda orada ne yaptığımı kendime soruyordum.”
görsel
https://www.eurohoops.net...tasinda-transfer-etmis/?u
Savunmaya dönüyordum ama daha orta alana gelmeden kararımı vermiştim. “Varım” diye bağırdım.
Sonraki hafta sonu istanbul’a uçtum, bana şehri ve tesisleri gezdirdiler. Başta şüpheciydim, Türkiye’de yaşamak büyük bir değişim olacaktı. Ama koç bana organizasyonun ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Kontratı önüme koyduklarında bu maceraya hazırdım. Aynı Eylül ayında Fenerbahçe forması giymeye başladım, dünyanın en ünlü spor kulüplerinden biriydi.
istanbul’a kısa sürede aşık oldum. Boğaz şehri ikiye bölüyor, tarihsel açıdan burası Asya’yla Avrupa’yı ayıran su yoluydu. Doğu tarafında, Asya yakasında yaşıyordum. Ama Avrupa tarafında maçlarımızı oynuyor ve antrenman yapıyorduk. Her gün beni karşı tarafa götüren vapura binip kalabalığa karışıyordum.
Şehir ve içindeki insanlar gördüğüm en dost canlısı, sıcak ortamı sunuyordu. istanbul coğrafyası ve tarihiyle dünyanın merkezi gibiydi. Yiyemeyeceğiniz yemek yoktu. Hem geleneksel kıyafetleri hem de güncel Avrupa modasını giyinen insanlar vardı. Bana heyecan veren bir yaşantım vardı.
Türk basketbolu o dönem daha yeni büyümeye başlıyordu, yabancı oyuncular asilzadeler gibi karşılanıyordu. Evin yanı sıra kulüp bana bir de araba verdi. Daha fazla bir şey istemem imkansızdı.
Tabii ki bu cömertliğin yanında başarı için baskı da geldi. Evden çok uzaktaydım, aynaya her baktığımda orada ne yaptığımı kendime soruyordum.”
görsel
https://www.eurohoops.net...tasinda-transfer-etmis/?u
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar