bugün
- lise yıllarına ait bir şey söyleyin36
- üniversite sınavı kaldırılmalıdır10
- ecevit denince akla gelen şeyler3
- demir çelik5
- arda güler7
- buz gibi bira8
- kale3112'deki kale hangi kale10
- rte denince akla gelen seyler2
- ilk buluşmada 16 adet cağ kebabı yiyen kız16
- sıcak şarap4
- sözlükte flört etmemek9
- bursa6
- en iyi pizza içeriği10
- sözlük kızlarının küfürbaz olması6
- gece vardiyası3
- en lezzetli balık24
- acı gerçekler14
- 30 yaşından sonra hayattan keyif almanın bitmesi9
- arkadaşlar lütfen4
- şi ve trump'ın ticaret anlaşması2
- babybombshell2
- köy9
- karşı cinsteki en itici özellik16
- muhalif kızların ak partili erkeklere aşık olması13
- devlet adına çalışıp geçmişin temizlenmesi4
- paradox interactive3
- gece tostu4
- en enayi huyunuz4
- derdinizi dinlerken rakı sofrası kuran psikolog8
- 25 eylül 2026 türkiye fransa maçı5
- anın görüntüsü23
- yeni biriyle nerede tanışılır13
- bir kız true ile arkadaş olabilir mi10
- dünyanın en kötü hissi3
- gammazlar göreve8
- yıllar ona hiç acımamış3
- başlığı başa bırakıp kaçan yazarı enselemek3
- iş yerinde topuklu ayakkabı giymeyen kadın11
- zendaya4
- agaçlarla dertleşmek3
- sözlükte aile kurmak8
- otobüste giderken yanındakinin geviş getirmesi3
- 25 eylül 2026 fidan'ın libya toplantısı2
- ağlamak7
- ezoterizm4
- aşk bir hastalıkmış sanki2
- hünkar beğendi vs alinazik9
- sözlüğün embesillerle dolu olması6
- beşiktaş8
- sigarayı bırakınca ağzımın tadı geldi3
“(…) iyi oynadığım bir maçın sonuna doğru serbest atış çizgisinde seyircilerin arasında bağıran birini duydum: “Jay Triano, Türkiye’de oynamak ister misin?” Teklifi reddedip şutumu soktum. Sesin geldiği tarafa bakınca koltuğundan kalkmış Türk yöneticiyi gördüm. ikinci atışı soktuktan sonra onu tekrar duydum: “Sana 40 bin dolar öderim!”
Savunmaya dönüyordum ama daha orta alana gelmeden kararımı vermiştim. “Varım” diye bağırdım.
Sonraki hafta sonu istanbul’a uçtum, bana şehri ve tesisleri gezdirdiler. Başta şüpheciydim, Türkiye’de yaşamak büyük bir değişim olacaktı. Ama koç bana organizasyonun ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Kontratı önüme koyduklarında bu maceraya hazırdım. Aynı Eylül ayında Fenerbahçe forması giymeye başladım, dünyanın en ünlü spor kulüplerinden biriydi.
istanbul’a kısa sürede aşık oldum. Boğaz şehri ikiye bölüyor, tarihsel açıdan burası Asya’yla Avrupa’yı ayıran su yoluydu. Doğu tarafında, Asya yakasında yaşıyordum. Ama Avrupa tarafında maçlarımızı oynuyor ve antrenman yapıyorduk. Her gün beni karşı tarafa götüren vapura binip kalabalığa karışıyordum.
Şehir ve içindeki insanlar gördüğüm en dost canlısı, sıcak ortamı sunuyordu. istanbul coğrafyası ve tarihiyle dünyanın merkezi gibiydi. Yiyemeyeceğiniz yemek yoktu. Hem geleneksel kıyafetleri hem de güncel Avrupa modasını giyinen insanlar vardı. Bana heyecan veren bir yaşantım vardı.
Türk basketbolu o dönem daha yeni büyümeye başlıyordu, yabancı oyuncular asilzadeler gibi karşılanıyordu. Evin yanı sıra kulüp bana bir de araba verdi. Daha fazla bir şey istemem imkansızdı.
Tabii ki bu cömertliğin yanında başarı için baskı da geldi. Evden çok uzaktaydım, aynaya her baktığımda orada ne yaptığımı kendime soruyordum.”
görsel
https://www.eurohoops.net...tasinda-transfer-etmis/?u
Savunmaya dönüyordum ama daha orta alana gelmeden kararımı vermiştim. “Varım” diye bağırdım.
Sonraki hafta sonu istanbul’a uçtum, bana şehri ve tesisleri gezdirdiler. Başta şüpheciydim, Türkiye’de yaşamak büyük bir değişim olacaktı. Ama koç bana organizasyonun ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Kontratı önüme koyduklarında bu maceraya hazırdım. Aynı Eylül ayında Fenerbahçe forması giymeye başladım, dünyanın en ünlü spor kulüplerinden biriydi.
istanbul’a kısa sürede aşık oldum. Boğaz şehri ikiye bölüyor, tarihsel açıdan burası Asya’yla Avrupa’yı ayıran su yoluydu. Doğu tarafında, Asya yakasında yaşıyordum. Ama Avrupa tarafında maçlarımızı oynuyor ve antrenman yapıyorduk. Her gün beni karşı tarafa götüren vapura binip kalabalığa karışıyordum.
Şehir ve içindeki insanlar gördüğüm en dost canlısı, sıcak ortamı sunuyordu. istanbul coğrafyası ve tarihiyle dünyanın merkezi gibiydi. Yiyemeyeceğiniz yemek yoktu. Hem geleneksel kıyafetleri hem de güncel Avrupa modasını giyinen insanlar vardı. Bana heyecan veren bir yaşantım vardı.
Türk basketbolu o dönem daha yeni büyümeye başlıyordu, yabancı oyuncular asilzadeler gibi karşılanıyordu. Evin yanı sıra kulüp bana bir de araba verdi. Daha fazla bir şey istemem imkansızdı.
Tabii ki bu cömertliğin yanında başarı için baskı da geldi. Evden çok uzaktaydım, aynaya her baktığımda orada ne yaptığımı kendime soruyordum.”
görsel
https://www.eurohoops.net...tasinda-transfer-etmis/?u
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar