bugün
- yeni partinin çerçeve yasa kararı10
- ekşi sözlük referans17
- mekke anlaşması19
- kürt sorunu3
- yazarların para ödediği yapay zekalar7
- en gey özelliğiniz10
- 2000 doğumlu kızlar3
- dönen tekme atabilen sözlük yazarları7
- tüm fake hesapların öbür sözlükten gelmiş olması2
- kod yazarken müzik dinlemek6
- çocuğuna kendi ismini veren ebeveyn2
- torpil peşinde koşan tip5
- bakan göktaş'tan şehit ailelerine müjde11
- merfulu11
- burak kut2
- gammazlığı elinden alınan yazar15
- spor olsun diye her yere yürüyen insan10
- anın görüntüsü11
- tang içen efsanevi nesil2
- hamferdi yazarlar3
- online 40 yazar ne yapıyor5
- din ve ahlak4
- yanlışlıkla gey olmak9
- tuvalete sıçımhane diyen kezo5
- zall'ın çok meşgul biri olması6
- bir insanın muadilini bulmak5
- halk başkanlık sistemini istiyor9
- wc'ye telefonsuz girmek7
- erecto bey bay birader2
- günlük tutan erkek19
- dün fetö götü yalayanlar bugün apo götü yalıyor7
- gizli artılayan yazar3
- kaç ayda bir banyo oluyorsunuz17
- dudağında bir boyası eksik yuzır4
- mamut avlayıp ev geçindiren efsanevi nesil11
- recep tayyip erdoğan4
- rodrigo mora6
- gey erkeklerin buluşma noktası3
- bana gel film izleriz diyen erkek16
- en estetik meyveler2
- sigaranın yanına çay kahve dışında alternatifler10
- pkklıların salıverilmesine uludağ sözlüğün tepkisi19
- kaybolan futbolcusu için müge anlı'ya çıkan takım2
- her yerde sümkürebilen insan6
- kulağın pıtı gibi olması3
- bol bol su içmek2
- arda güler5
- sözlük kızlarının acayip tatlı olması3
- gratisin içini merak etmek8
- ev almak isteyenlere tavsiye4
NBA takımlarından Toronto Raptors'un koçu. NBA'deki ilk Kanadalı koç olan Triano 80'li yıllarda oyuncu olarak Fenerbahçe forması da giymiştir.
toronto raptors'un 1958 doğumlu koçu. ligin en kötü koçlarından birisi olduğu aşikar. belki toronto'nun kadrosu çok kaliteli değil ama ligin dibinde olacak kadar da kötü değil. açık ara ligdeki en kötü koçlardan. 2010-2011 sezonunu toronto'nun koçu olarak bitirmesi sürpriz olur.
toronto raptors'tan ayrılmıştır. raptors'ta koçluk yaptığı süre içinde takıma herhangi bir katkı yaptığını görmedim şahsen. iyi bir koç seçimiyle raptors yeniden play-off yarışına dahil olabilir. tabii ki kadronun da büyük kısmının değişmesi şart.
“(…) iyi oynadığım bir maçın sonuna doğru serbest atış çizgisinde seyircilerin arasında bağıran birini duydum: “Jay Triano, Türkiye’de oynamak ister misin?” Teklifi reddedip şutumu soktum. Sesin geldiği tarafa bakınca koltuğundan kalkmış Türk yöneticiyi gördüm. ikinci atışı soktuktan sonra onu tekrar duydum: “Sana 40 bin dolar öderim!”
Savunmaya dönüyordum ama daha orta alana gelmeden kararımı vermiştim. “Varım” diye bağırdım.
Sonraki hafta sonu istanbul’a uçtum, bana şehri ve tesisleri gezdirdiler. Başta şüpheciydim, Türkiye’de yaşamak büyük bir değişim olacaktı. Ama koç bana organizasyonun ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Kontratı önüme koyduklarında bu maceraya hazırdım. Aynı Eylül ayında Fenerbahçe forması giymeye başladım, dünyanın en ünlü spor kulüplerinden biriydi.
istanbul’a kısa sürede aşık oldum. Boğaz şehri ikiye bölüyor, tarihsel açıdan burası Asya’yla Avrupa’yı ayıran su yoluydu. Doğu tarafında, Asya yakasında yaşıyordum. Ama Avrupa tarafında maçlarımızı oynuyor ve antrenman yapıyorduk. Her gün beni karşı tarafa götüren vapura binip kalabalığa karışıyordum.
Şehir ve içindeki insanlar gördüğüm en dost canlısı, sıcak ortamı sunuyordu. istanbul coğrafyası ve tarihiyle dünyanın merkezi gibiydi. Yiyemeyeceğiniz yemek yoktu. Hem geleneksel kıyafetleri hem de güncel Avrupa modasını giyinen insanlar vardı. Bana heyecan veren bir yaşantım vardı.
Türk basketbolu o dönem daha yeni büyümeye başlıyordu, yabancı oyuncular asilzadeler gibi karşılanıyordu. Evin yanı sıra kulüp bana bir de araba verdi. Daha fazla bir şey istemem imkansızdı.
Tabii ki bu cömertliğin yanında başarı için baskı da geldi. Evden çok uzaktaydım, aynaya her baktığımda orada ne yaptığımı kendime soruyordum.”
görsel
https://www.eurohoops.net...tasinda-transfer-etmis/?u
Savunmaya dönüyordum ama daha orta alana gelmeden kararımı vermiştim. “Varım” diye bağırdım.
Sonraki hafta sonu istanbul’a uçtum, bana şehri ve tesisleri gezdirdiler. Başta şüpheciydim, Türkiye’de yaşamak büyük bir değişim olacaktı. Ama koç bana organizasyonun ne kadar iyi olduğunu gösterdi. Kontratı önüme koyduklarında bu maceraya hazırdım. Aynı Eylül ayında Fenerbahçe forması giymeye başladım, dünyanın en ünlü spor kulüplerinden biriydi.
istanbul’a kısa sürede aşık oldum. Boğaz şehri ikiye bölüyor, tarihsel açıdan burası Asya’yla Avrupa’yı ayıran su yoluydu. Doğu tarafında, Asya yakasında yaşıyordum. Ama Avrupa tarafında maçlarımızı oynuyor ve antrenman yapıyorduk. Her gün beni karşı tarafa götüren vapura binip kalabalığa karışıyordum.
Şehir ve içindeki insanlar gördüğüm en dost canlısı, sıcak ortamı sunuyordu. istanbul coğrafyası ve tarihiyle dünyanın merkezi gibiydi. Yiyemeyeceğiniz yemek yoktu. Hem geleneksel kıyafetleri hem de güncel Avrupa modasını giyinen insanlar vardı. Bana heyecan veren bir yaşantım vardı.
Türk basketbolu o dönem daha yeni büyümeye başlıyordu, yabancı oyuncular asilzadeler gibi karşılanıyordu. Evin yanı sıra kulüp bana bir de araba verdi. Daha fazla bir şey istemem imkansızdı.
Tabii ki bu cömertliğin yanında başarı için baskı da geldi. Evden çok uzaktaydım, aynaya her baktığımda orada ne yaptığımı kendime soruyordum.”
görsel
https://www.eurohoops.net...tasinda-transfer-etmis/?u
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar