bugün
- sözlüğün en sevilen yazarı21
- teröriste sövmek artık yasak14
- yeter ulan artık19
- mehdi sultan olacak6
- apoya küfür edince sinirlenen akpliler ve mhpliler6
- ellerim bos gonlum hos12
- anket anketi7
- tarihin en kötü lyonu14
- demek doğruymuş diyeceksiniz3
- fenerbahçe vs galatasaray19
- dincilerin afrika da su kuyusu açma saplantısı4
- fenerin sanki bizi biraz fazla rezil etmesi19
- kadınların askerlik yapmamasının nedenleri8
- ateistlerin yaşama amacı8
- fenerbahçe lyon maçında atıp tutan yazarlar16
- 26 ağustos 2026 olympique lyon fenerbahçe maçı48
- kamyon arkası sözler2
- youtube'u yöneten varlıkla etkileşime girdim7
- ucl'ye girer girmez köylülüğünü gösteren köylü11
- sarapci koala54
- tcmb rezervleri 188 4 milyar dolar2
- fenerbahçe'nin cincondan daha çok para alması8
- parlementer sistem5
- cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminde revizyon4
- 8 eylül 2026 bayern münih fenerbahçe maçı2
- fenerbahçe23
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı2
- yapay zek'ya göre türkiye'nin işgal altında olmasi4
- ihtiyar siyasiler2
- zorunlu eğitim10
- great filter2
- babanın yanında ayaklarını sehpanın üzerine koymak5
- osimhen'in genduzziyi dövmesi7
- galatasarayın köyfarans kupasına katılmamış olması7
- mason greenwood10
- pontus rumları10
- fenerin gs'nin kasasından 30 milyon avro alması9
- başaran aksu3
- ismail kartal12
- 27 ağustos 2026 şampiyonlar ligi kura çekimi8
- antep te yanardağı patlamış antepliler ne demiş3
- game of thrones taki kerhaneci19
- elit partiye yanında götürülen hanzo5
- fenerin şl de ziki tutacak olması9
- sevgili uefa lütfen fenerbahçeyi cezalandırın5
- yine yaşıyorsun bu hayatı koala kardeşim3
- sabahları nefret edilen şeyler17
- kevin costner2
- ilk kez cl görecek fenerbahçelinin yaşı sorunsalı2
- youtube botlarını kim yönetiyor3
doğru yazılışı ve okunuşu (bkz: israel)
kendine terörist diyen türk vatandaşlarının 20 ülkede resmen soykırımcı olarak anılması garip bir ironidir. bir artı daha tarih boyunca israilden ayrı kim yahudilere zulüm etmişse bedelini ödemiştir. kaldiki aynısı israil içinde geçerlidir.
not: asil devlet terörünü bu millet olağan üstü hal bölgelerindeki faili mechul cinayetlerle çok güzel görmüştür.
not: asil devlet terörünü bu millet olağan üstü hal bölgelerindeki faili mechul cinayetlerle çok güzel görmüştür.
tanım: terörizmin tanımına en son baktığımda bu tanımı örneklendirmek için kullanabileceğim bir politika güden işgalci yönetim.
israilin kuvvetli olduğunu kabul etmek başka şey, onu överek yere göğe sığdıramazken orgazm olmak başka şey. maalesef bu başlıktaki yazıları okurken her ikisini de görüyorum.
israilin kuvvetli olduğunu kabul etmek başka şey, onu överek yere göğe sığdıramazken orgazm olmak başka şey. maalesef bu başlıktaki yazıları okurken her ikisini de görüyorum.
3 bin yıllık tarihlerinde yahudilerin kurdukları ilk devlet. hadislerde yeryüzünde bir yahudi devletinin kurulması kıyamet alameti olarak geçer.
çok değil bundan 5-6 sene öncesine kadar hergün bir canlı bomba (bkz: hamas)patlayan bir ülke. o zamanlar "bu moosad daha kendi istibaratını yapamıyor önleymiyolar" dediler beğenin eğenmeyin şu anda terörü minimal düzeye indirmişlerdir. türkiye'ye bakrsak 30 yıldır aynı tas aynı hamam 2. dünya savaşına girsek bukadar adam ölmezdi toplamda.
2. dünya savaşında katledilen milletin amerika ve ingiltere yardımıyla filistin topraklarını satın alarak kurdukları ülke
(bkz: struma)
--spoiler--
gazzeye yardım götüren mavi marmara gemisindeki hadiseyle ilgili iki haftadır çok şey yazıldı çizildi. kimi, israilin topyekûn ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi, kimi israildeki aşırı sağcı iktidarın olaylara sebebiyet verdiğini ifade etti; kimileri ise geminin israil makamlarından izin alması gerektiğinin üzerinde durdu. ama tarihte yaşanmış bir trajedi vardı ki kimse bunu dile getirmedi. geçmiş bilinmeden şimdinin yorumu hakkaniyetle yapılmaz.
hatırlara dahi gelmeyen bu olay struma gemisi faciasıydı. tam 770 talihsiz insan hitlerin zulmünden filistine kaçıyordu. aralarında çocuk, kadın ve yaşlıların olduğu bu insanlar dünyanın gözü önünde katledildiler. insanlığın yüz karası bu durum dünya insanlığının tekrar tekrar hatırlaması gereken durumdur.
tarihler 14 aralık 1941i gösterirken struma gemisi, marmara açıklarında türkiye karasularında arızalandı. gemidekiler arızanın giderilmesini ümitle beklediler. nazi almanyası da öbür taraftan gemidekilerle ilgili olumsuz propaganda yürütüyordu. hatta hitleri ziyaret eden dönemin kudüs müftüsü hacı emin hüseyinin bu ziyareti acaba hitlerin katliamlarına zemin teşkil ettiğini söyleyebilir miyiz? benim zulmüm meşrudur türünden bir manzara yaratan bu acı tablo ileriki yıllarda zulüm kamplarıyla ne yazık ki yüz binlerce, milyonlarca masum insanın hayatına mal olacaktı.
naziler, bir ara bu 770 yahudi insanını türk makamlarından istediler. türkiye yolcuları bir gerekçeyle hitlere teslim etmedi. ancak, türk makamları prosedürde kaçak görünen bu gemidekileri karaya alsa, yardımcı olsa suçlu konuma düşüp almanya ile savaş tehlikesine girebilirdi.
struma gemisindeki tedirgin bekleyiş sürerken dünyanın hâlâ kılı kıpırdamıyordu. bu zavallı insanlar ne karaya çıkartılıyor ne de gemi motoru tamir edilip gönderiliyordu. yolcuların hepsi sağlıklıydı. fakat günlerce denizin ortasında aç susuz beklemekten ve tuvalet ihtiyaçlarını güverteye yapmaktan dizanteri hastalığına yakalandılar.
istanbuldaki yahudi cemaati lideri rıfat karako ve simon brodun gemiye çıkmasına izin verildi. yahudi cemaatinin iki lideri gemiye çıkınca gemidekiler ağlamaya başladılar. bu iki insanın etrafına doluştular, kimisi ise onları öpmek istedi. rıfat karako ve simon brod da gördükleri manzara karşısında gözyaşlarını tutamadılar.
türk dışişleri bakanlığı ankaradaki ingiliz büyükelçisine, bu insanların filistine ulaştırılması noktasında ilgilenmelerini söyledi. ancak, ingiltere büyükelçisi knatcbull huggesen bunun mümkün olamayacağını bildirdi. avrupa hâlâ suskundu. aynı şekilde arap ülkeleri de.
türkiye, ingilterenin red cevabı karşısında harekete geçme kararı aldı. 65 gün boyunca yolcular iyice kırıldılar. gemi kokudan geçilmiyordu. türk makamları 70 günün sonunda sarayburnundaki karantinalı gemiye römorkör yaklaştırıp çekme kararı aldı. arızalı motor tamir edilmek üzere söküldü. gemi karadenize doğru çekildi. bunun üzerine yolcular büyük bir çarşafa şöyle yazdılar:
yaşasın türkiye cumhuriyeti!... kurtarın bizi!...
tarihler 24 şubat 1942yi gösteriyor. saat sabahın 9u...
struma, hüzünlü görüntüsüyle karadeniz açıklarında bekliyor. kapkara, paslı, metalik geminin üzerinde çöküntü halinde, bükülmüş insan gölgeleri göze çarpıyor.
ressam salvador daliye, hüznün resmini çiz dense, işte çaresiz hüzün. küçücük çocuklar, yaşlı insanlar kara gölgelere dönüşmüşler. koca dünya üç aydır ağlaşan aç susuz insanlara çare olamıyor bir caninin elinden kurtulmaya çalışan insanlar dünyanın acımasızlığına terk ediliyor.
bu arada kudüs müftüsü hacı emin hüseyin hitlerle görüşmesini sürdürüyor resmi iyi okumak lazım. dünya insanlığı benim zulmüm meşrudur anlayışından kurtulmadığı sürece tanrıya hesap verecektir.
struma gemisi sabah saatlerinde dehşet bir gürültüyle patlıyor. insanların bedeni cesede dönüşüyor. ceset parçaları koca denizi bir anda kırmızıya boğuyor. gemi darmadağın oluyor. dünya rahatlıyor. çünkü artık kendilerinden yardım isteyecek kimsecikler yok. 766 insan denizin soğuk derinliklerinde gözden kayboluyor. bu arada insanlık vicdanı da
mavi marmara gemisindeki olayları yorumlarken resme iyi bakalım. ben bu yazıyı yazarken israilde on binlerce cesur israilli mavi marmara gemisine yapılan saldırıyı barış öncüsü ishak rabin meydanında protesto ediyordu struma gemisindeki çaresiz bekleyişe insanlık tarafından hiçbir protesto olmamıştı. resmi iyi okumak gerekmiyor mu?
mavi marmara gemisinde bulunan gazeteci bir arkadaşım anlattı... israil yetkilisi bu işin sonu ne olacak, şimdi şu olanlar iyi mi oldu, ne düşünüyorsunuz bu konuda deyince, gemideki aktivistlerden biri israil yetkilisine, israil haritadan silinmediği sürece bu devam eder, hepiniz ortadoğudan sürülmelisiniz diye bağırmış.
ahmet altan bu durumu şöyle ifade ediyor:
ben senin kökünü kurutacağım, seni bu topraklardan sileceğim dersen bu savaş bitmez, bitmediği gibi kendini sürekli tehlikede hisseden israilde korku büyür ve o korkuyla insanlar budalaların şiddetine sığınmak zorunda kalırlar. kendilerini yok etmek isteyen düşmanlarla kuşatıldığına, varlığını savunabilmek için sürekli şiddete başvurmak gerektiğine inanan israilliler, barışı, dostluğu, anlaşmayı savunan diğer israillilere kızıyorlar, onları suçluyorlar.
eğer insani değerlere, insan hayatına sahip çıkıyorsak, israilli insanların var olma ve yaşama hakkına da sahip çıkmalıyız.
ömer faruk reca
--spoiler--
gazzeye yardım götüren mavi marmara gemisindeki hadiseyle ilgili iki haftadır çok şey yazıldı çizildi. kimi, israilin topyekûn ortadan kaldırılması gerektiğini söyledi, kimi israildeki aşırı sağcı iktidarın olaylara sebebiyet verdiğini ifade etti; kimileri ise geminin israil makamlarından izin alması gerektiğinin üzerinde durdu. ama tarihte yaşanmış bir trajedi vardı ki kimse bunu dile getirmedi. geçmiş bilinmeden şimdinin yorumu hakkaniyetle yapılmaz.
hatırlara dahi gelmeyen bu olay struma gemisi faciasıydı. tam 770 talihsiz insan hitlerin zulmünden filistine kaçıyordu. aralarında çocuk, kadın ve yaşlıların olduğu bu insanlar dünyanın gözü önünde katledildiler. insanlığın yüz karası bu durum dünya insanlığının tekrar tekrar hatırlaması gereken durumdur.
tarihler 14 aralık 1941i gösterirken struma gemisi, marmara açıklarında türkiye karasularında arızalandı. gemidekiler arızanın giderilmesini ümitle beklediler. nazi almanyası da öbür taraftan gemidekilerle ilgili olumsuz propaganda yürütüyordu. hatta hitleri ziyaret eden dönemin kudüs müftüsü hacı emin hüseyinin bu ziyareti acaba hitlerin katliamlarına zemin teşkil ettiğini söyleyebilir miyiz? benim zulmüm meşrudur türünden bir manzara yaratan bu acı tablo ileriki yıllarda zulüm kamplarıyla ne yazık ki yüz binlerce, milyonlarca masum insanın hayatına mal olacaktı.
naziler, bir ara bu 770 yahudi insanını türk makamlarından istediler. türkiye yolcuları bir gerekçeyle hitlere teslim etmedi. ancak, türk makamları prosedürde kaçak görünen bu gemidekileri karaya alsa, yardımcı olsa suçlu konuma düşüp almanya ile savaş tehlikesine girebilirdi.
struma gemisindeki tedirgin bekleyiş sürerken dünyanın hâlâ kılı kıpırdamıyordu. bu zavallı insanlar ne karaya çıkartılıyor ne de gemi motoru tamir edilip gönderiliyordu. yolcuların hepsi sağlıklıydı. fakat günlerce denizin ortasında aç susuz beklemekten ve tuvalet ihtiyaçlarını güverteye yapmaktan dizanteri hastalığına yakalandılar.
istanbuldaki yahudi cemaati lideri rıfat karako ve simon brodun gemiye çıkmasına izin verildi. yahudi cemaatinin iki lideri gemiye çıkınca gemidekiler ağlamaya başladılar. bu iki insanın etrafına doluştular, kimisi ise onları öpmek istedi. rıfat karako ve simon brod da gördükleri manzara karşısında gözyaşlarını tutamadılar.
türk dışişleri bakanlığı ankaradaki ingiliz büyükelçisine, bu insanların filistine ulaştırılması noktasında ilgilenmelerini söyledi. ancak, ingiltere büyükelçisi knatcbull huggesen bunun mümkün olamayacağını bildirdi. avrupa hâlâ suskundu. aynı şekilde arap ülkeleri de.
türkiye, ingilterenin red cevabı karşısında harekete geçme kararı aldı. 65 gün boyunca yolcular iyice kırıldılar. gemi kokudan geçilmiyordu. türk makamları 70 günün sonunda sarayburnundaki karantinalı gemiye römorkör yaklaştırıp çekme kararı aldı. arızalı motor tamir edilmek üzere söküldü. gemi karadenize doğru çekildi. bunun üzerine yolcular büyük bir çarşafa şöyle yazdılar:
yaşasın türkiye cumhuriyeti!... kurtarın bizi!...
tarihler 24 şubat 1942yi gösteriyor. saat sabahın 9u...
struma, hüzünlü görüntüsüyle karadeniz açıklarında bekliyor. kapkara, paslı, metalik geminin üzerinde çöküntü halinde, bükülmüş insan gölgeleri göze çarpıyor.
ressam salvador daliye, hüznün resmini çiz dense, işte çaresiz hüzün. küçücük çocuklar, yaşlı insanlar kara gölgelere dönüşmüşler. koca dünya üç aydır ağlaşan aç susuz insanlara çare olamıyor bir caninin elinden kurtulmaya çalışan insanlar dünyanın acımasızlığına terk ediliyor.
bu arada kudüs müftüsü hacı emin hüseyin hitlerle görüşmesini sürdürüyor resmi iyi okumak lazım. dünya insanlığı benim zulmüm meşrudur anlayışından kurtulmadığı sürece tanrıya hesap verecektir.
struma gemisi sabah saatlerinde dehşet bir gürültüyle patlıyor. insanların bedeni cesede dönüşüyor. ceset parçaları koca denizi bir anda kırmızıya boğuyor. gemi darmadağın oluyor. dünya rahatlıyor. çünkü artık kendilerinden yardım isteyecek kimsecikler yok. 766 insan denizin soğuk derinliklerinde gözden kayboluyor. bu arada insanlık vicdanı da
mavi marmara gemisindeki olayları yorumlarken resme iyi bakalım. ben bu yazıyı yazarken israilde on binlerce cesur israilli mavi marmara gemisine yapılan saldırıyı barış öncüsü ishak rabin meydanında protesto ediyordu struma gemisindeki çaresiz bekleyişe insanlık tarafından hiçbir protesto olmamıştı. resmi iyi okumak gerekmiyor mu?
mavi marmara gemisinde bulunan gazeteci bir arkadaşım anlattı... israil yetkilisi bu işin sonu ne olacak, şimdi şu olanlar iyi mi oldu, ne düşünüyorsunuz bu konuda deyince, gemideki aktivistlerden biri israil yetkilisine, israil haritadan silinmediği sürece bu devam eder, hepiniz ortadoğudan sürülmelisiniz diye bağırmış.
ahmet altan bu durumu şöyle ifade ediyor:
ben senin kökünü kurutacağım, seni bu topraklardan sileceğim dersen bu savaş bitmez, bitmediği gibi kendini sürekli tehlikede hisseden israilde korku büyür ve o korkuyla insanlar budalaların şiddetine sığınmak zorunda kalırlar. kendilerini yok etmek isteyen düşmanlarla kuşatıldığına, varlığını savunabilmek için sürekli şiddete başvurmak gerektiğine inanan israilliler, barışı, dostluğu, anlaşmayı savunan diğer israillilere kızıyorlar, onları suçluyorlar.
eğer insani değerlere, insan hayatına sahip çıkıyorsak, israilli insanların var olma ve yaşama hakkına da sahip çıkmalıyız.
ömer faruk reca
--spoiler--
sözü fazla uzatmaya gerek yok; dünyanın en güçlü kuklası.
saf insanların yok olacağını sandığı ülke*. ama bu ülkenin sevilmeme nedeni doğal bir sebeptir. hiçbir zengin sevilmez, hiç bir güçlü sevilmez. azziz yıldırımın da dediği gibi güç insanı yanlızlaştırır düşamanlarını çoğaltır.
sonunda iranın sikip sikip çoğaltacağı devlettir.
(bkz: ulan bi tanesi yetiodu dünyaya iki olcaklar arkadaş)
(bkz: ulan bi tanesi yetiodu dünyaya iki olcaklar arkadaş)
Türkiye'nin uçak almaya, yüz milyon dolarlar kazandırmaya devam ettiği ülkedir.
siz ulusalcı ve akp gençliği ordu ile akp'nin el ele vererek bu ülkeyi yakın zaman sonra savaşarak yok edeceği hayallerini kurmaya devam edin.
siz ulusalcı ve akp gençliği ordu ile akp'nin el ele vererek bu ülkeyi yakın zaman sonra savaşarak yok edeceği hayallerini kurmaya devam edin.
insanları mükemmel bir şekilde kandırıyor çünkü biliyor birgün neslinin tükeneceğini sırf buna inat insanları oyuna getirip onları bir çok şeyle meşgul ediyor.
israil: mavi marmara olayını mit ve tayyip planlamıştır.
bu gün baykal: mavi marmara olayı mit tarafından tertip edildi.
israil nire türkiye cumhuriyeti nire. (bkz: ne alakası var canım)
bu gün baykal: mavi marmara olayı mit tarafından tertip edildi.
israil nire türkiye cumhuriyeti nire. (bkz: ne alakası var canım)
Recep Bey'in tevratın 6. emrini Hatırlatmaya çalıştığı ülkedir.
antisemitik değiliz deyip durmadan israel ile alakası olmayan avrupanın her ülkesinden yahudileri katleden adama methiyler düzen insanların bok atığı ülke. sonra bunlar bu ülkenin karşısına "barış elçisi" diye demir cubuklarla çıkar dayağı yer.
billie jeanin görüşlerine katılmakla beraber,beni bu akape yüzünden israil sempatizanı yaptılar..
aponun yakalanmasıda dahil pkk ile savaşta her türlü yardımı türkiye ye yapmış olan devlet. bunun yanında apo'nun kalesi haline gelmiş suriye ile artık vizesiz kankardeşi ülkeleriz. yada mossadın konsolosluğunda bulduğu cebinde kıbrısrumkesimi pasaportu ile yunnistanla halliceyiz. veya kıbrıs türk kesimini tanımayan, ermenistana hertürlü desteği veren iran ile aşk yaşamaktayız. lakin söz konusu israil olunca birden "kesin iskenderun olayını israil yapmıştır" diyecek kadarda zavallıyız.
ciddi ciddi paronayaklaşmış bir ülkedir. israil vatandaşı olmayan herkesi terörist olarak görmeye başlayan şizofrenler tarafından yönetilmektedir. gidişatı iyi değildir. tüm güvencesi abd'dir.buna karşılık allah'a güvenenlerin sayısı gün geçtikçe artmaktadır. herkese "allah mı güçlü abd mi" diye sordurtan bir ülkedir. lakin cevabını bilmesi gerekirdi. (ayağında ayakkabısı olmayan afganlı mücahidlerin, koskoca sscb'yi çökertmesini unutmuşa benziyor)
milliyetten okuduğumuz haber netıcesiyle şunu söyleyebilirimki yavaşş gel israil..öpdüm bye.
o bir rogue state
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar