bugün
- seküler kesimden yeni carrefoursa'ya tokat11
- galatasaray vs akp8
- whatsapp grubundan çıkarılmak8
- kaçak çay14
- fon vurgunu53
- fon vurgununu unutturacak seks kaseti4
- borsa istanbul19
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği49
- yılmaz erdoğan'ın ekin türkmen'e söylediği söz5
- mustafa sarıgüi'ün seks kaseti iddiası10
- kürk mantolu madonna3
- akp'nin gazze bağışını fonlara aktarması4
- kadınların erkeklere hiç çok yakışıklısın dememesi16
- tanga giyince osuramıyorsun5
- tavuklu pilav13
- iltica23
- villahermosa2
- sözlükten 19 yaşında hatun düşürmek isteyen erkek3
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı25
- from gold from dust34
- mekke kutsal mıdır sorunsalı10
- 25 ekim 2026 barcelona real madrid maçı2
- yulaf lapası vs tost8
- berat albayrak'a iftira atılması11
- naber lan ezikler4
- yılmaz erdoğanla çalışan oyuncular3
- galatasaray vs 11 tane sarı lacivert forma2
- arkadaşlar çok kötüyüm2
- meksika2
- horlayan birinin yanında uyuma rehberi10
- sözlük kızlarının bicepsleri18
- tütsü2
- kürt dizilerinin tutmaması11
- yalnızlığın muhteşem bir şey olması2
- arkadaşlar çok sıkıcısınız12
- aleyna tilki nin memeleri3
- fuhuştan yakalanan sınıf öğretmeni7
- mandalina çıkmış arkadaşlar6
- küçük memeli5
- ekonomi5
- ekmek için ekmeleddin6
- gocu nerede gocu6
- köylülük7
- eskiden 20 liraya yediğim kebabın 50 lira olması8
- tiktok2
- en iyi çakmak markası8
- halkını koruyan lidere küfür etmek2
- teoman'ın sakallı hali2
- deli6
- kürk mantolu madonna abartılmış tırt bir kitaptır6
kişi başına düşen meyhane sayısında edirne, tekirdağ ve istanbulu rahat bir şekilde geri itebilecek edirnenin 50 km güneyinde genellikle trakya doğumluların takıldığı şarapla yıkanan edirne ilçesi...
güzel duygular cagristiran, türkiye-yunanistan arasi sinir kapisi.
Hersey yaz aylarinin yaklasmasiyla baslar, (gerci pek de yazla alakasi olmayan bir ülkede yasiyorsaniz, takvime göre yaz aylari sayilanlari kast ediyorum), tatli bi heyecan sarar bünyeyi. Bu yaz sunu alicam, bunu yapicam derken son bir ay gelir catar kapiya. Siz cok önceden safak saymaya baslamissinizdir zaten, esek kadar olmaniza ragmen cocukca yasarsiniz bu sevinci. Bilgisayarda bir takvim tasarlarsiniz kendinize ve onu dolabinizin kapagina yapistirarak her odaya girip ciktiginizda tekrar hatirlarsiniz safagi. Aklinizdan gecen 10 düsüncenin 8 i o cok sevdiginiz ama size, her ne kadar istemeseniz de, bi sekilde yabanci olan memleketinize ayirirsiniz. Her gün uyumadan önce iri bir kalemle cizersiniz takviminizden bir gün.
Günler, size öyle gelmese de, cok cabuk gecer bir hisimla gecmistir o bir ay da ve son haftaya girmissinizdir. Bavullari cikarirsiniz ve düzmeye baslarsiniz. bavula oldukca az esya koymak istersiniz ki, istanbuldan almak istediginiz onca kiyafetler dönüste rahatlikla bavulda yer alabilsin diye. Son iki üc gün stres icinde gecer. Yakinlara, komsulara, akrabalara getirmek istediginiz bir kac bisey vardir onlari alirsiniz, yavastan evi toplarsiniz; dile kolay gidis-dönüs 5000 km bu ölüm var kalim var. Sonra arkamizdan bunlar da ne pis ailemis demesinler dimi ama ;)
Yola cikarsiniz sonra, anne her sene oldugu gibi arabayi doldurmustur, ayak altlarina kadar her bosluga bir seyler koymustur. Oysa „ bu sene hic yükümüz yoktu“!! arabaya oturursunuz o tatli heyecan daha da bir artmistir, gecen günlerin stresiyle az da olsa bastirmis oldugnuz duygular simdi daha da yogunlasmistir. Ilk bastan uykunuz gelmez almanya yi cikana kadar bu yol bitmez dersiniz ama daha sonra en iyisi ben sürekli uyuyarak gideyim zaman daha cabuk gecer mantigiyla uyumaya calisirsiniz ama pek de basarili olamazsiniz. Bitmez dediginiz yol da biter bi sekilde ve o an gelir:
Ipsala ya varirsiniz ve o köprü gelir, o uzun köprü, yarisi yunan diger yarisi türk topragi olan o köprü. Yunan komsular her sene oldugu gibi bakmazlar bile gec komsu derler gecersiniz siz de helal olsun be diyerek. Köprünün üzerindesinizdir artik ve o an gelir yavaslatir baba arabayi köprüden gecerken, askerlere selam verirsiniz ve orda dalgalanan o bayragi görürsünüz. Kac aydir beklediginiz andir bu, gururlanirsiniz (bu duyguyu bilmeyenler icin sacma olabilir ama gercekten anlatilmaz duygular arasina girer bu duygu) gümrükte islemler yapilir ve gümrükten cikarsiniz. Daha önceden ne kadar yorgun olursaniz olun simdi dip dirisinizdir, yorgunluk mu? O da ne!
Aylarca beklediginiz o bir ay öyle cabuk gecer ki anlayamazsiniz bile. Alisveris, mac, konser, müze, deniz, akraba ve dönen okey partileri derken 4 haftanin 2 si yolda gecer. Tatilden yoruldugunuz bile olur kimi zaman. Geri dönüs tarihi gelmis siz almanya yi da özlemissinizdir aslinda ama daha vatana da doymamissinizdir.
Tüm ay dur durak bilmeden aldiginiz onlarca kiyafeti bavula sikistirirsiniz, almanyadan getirdiklerinizin bir cogunu geri getirmezsiniz bile.ve yine baslamistir temizlik ve alisverisler, yolda ne yiyilmeli ne icilmeli ne giyilmeli derken son günlerinizden de bir sey anlamazsiniz. Son kez denize girersiniz ve son gecede erken yatmamak istersiniz. Yorgunluk agir basar ama 1 de uyur 4 de kalkarsiniz son esyalari da arabaya koyarsiniz ve evi kapatirsiniz.
Yorgun bi sekilde binersiniz arabaya, son bir kez bakarsiniz safak vakti ayri bir güzel olan vatana, senye insallah diyerek kirmizi boya ile cizilmis istanbul il siniri levhasi gelir gecer. Gümrüge kadar uyursunuz, yine islemler yapilir, son hediyelik sigaralar, rakilar alinir ve yine o köprüye gelir sira. Bu sefer heyecan yoktur icinizde. Kocaman bir dügüm vardir bogazinizda, gözleriniz dolar ama aglamak istemezsiniz. Yine gecersiniz köprüden bu sefer askerlere birer paket sigara atarsiniz ve buruk bir eve-gidiyoruz sevinciyle yatarsiniz yine. Zaman gecmek bilmez yine ilk saatlerde, o sehir bu otoban derken gece olur ve kendinizi bu satirlari yazarken bulursunuz.
Hersey yaz aylarinin yaklasmasiyla baslar, (gerci pek de yazla alakasi olmayan bir ülkede yasiyorsaniz, takvime göre yaz aylari sayilanlari kast ediyorum), tatli bi heyecan sarar bünyeyi. Bu yaz sunu alicam, bunu yapicam derken son bir ay gelir catar kapiya. Siz cok önceden safak saymaya baslamissinizdir zaten, esek kadar olmaniza ragmen cocukca yasarsiniz bu sevinci. Bilgisayarda bir takvim tasarlarsiniz kendinize ve onu dolabinizin kapagina yapistirarak her odaya girip ciktiginizda tekrar hatirlarsiniz safagi. Aklinizdan gecen 10 düsüncenin 8 i o cok sevdiginiz ama size, her ne kadar istemeseniz de, bi sekilde yabanci olan memleketinize ayirirsiniz. Her gün uyumadan önce iri bir kalemle cizersiniz takviminizden bir gün.
Günler, size öyle gelmese de, cok cabuk gecer bir hisimla gecmistir o bir ay da ve son haftaya girmissinizdir. Bavullari cikarirsiniz ve düzmeye baslarsiniz. bavula oldukca az esya koymak istersiniz ki, istanbuldan almak istediginiz onca kiyafetler dönüste rahatlikla bavulda yer alabilsin diye. Son iki üc gün stres icinde gecer. Yakinlara, komsulara, akrabalara getirmek istediginiz bir kac bisey vardir onlari alirsiniz, yavastan evi toplarsiniz; dile kolay gidis-dönüs 5000 km bu ölüm var kalim var. Sonra arkamizdan bunlar da ne pis ailemis demesinler dimi ama ;)
Yola cikarsiniz sonra, anne her sene oldugu gibi arabayi doldurmustur, ayak altlarina kadar her bosluga bir seyler koymustur. Oysa „ bu sene hic yükümüz yoktu“!! arabaya oturursunuz o tatli heyecan daha da bir artmistir, gecen günlerin stresiyle az da olsa bastirmis oldugnuz duygular simdi daha da yogunlasmistir. Ilk bastan uykunuz gelmez almanya yi cikana kadar bu yol bitmez dersiniz ama daha sonra en iyisi ben sürekli uyuyarak gideyim zaman daha cabuk gecer mantigiyla uyumaya calisirsiniz ama pek de basarili olamazsiniz. Bitmez dediginiz yol da biter bi sekilde ve o an gelir:
Ipsala ya varirsiniz ve o köprü gelir, o uzun köprü, yarisi yunan diger yarisi türk topragi olan o köprü. Yunan komsular her sene oldugu gibi bakmazlar bile gec komsu derler gecersiniz siz de helal olsun be diyerek. Köprünün üzerindesinizdir artik ve o an gelir yavaslatir baba arabayi köprüden gecerken, askerlere selam verirsiniz ve orda dalgalanan o bayragi görürsünüz. Kac aydir beklediginiz andir bu, gururlanirsiniz (bu duyguyu bilmeyenler icin sacma olabilir ama gercekten anlatilmaz duygular arasina girer bu duygu) gümrükte islemler yapilir ve gümrükten cikarsiniz. Daha önceden ne kadar yorgun olursaniz olun simdi dip dirisinizdir, yorgunluk mu? O da ne!
Aylarca beklediginiz o bir ay öyle cabuk gecer ki anlayamazsiniz bile. Alisveris, mac, konser, müze, deniz, akraba ve dönen okey partileri derken 4 haftanin 2 si yolda gecer. Tatilden yoruldugunuz bile olur kimi zaman. Geri dönüs tarihi gelmis siz almanya yi da özlemissinizdir aslinda ama daha vatana da doymamissinizdir.
Tüm ay dur durak bilmeden aldiginiz onlarca kiyafeti bavula sikistirirsiniz, almanyadan getirdiklerinizin bir cogunu geri getirmezsiniz bile.ve yine baslamistir temizlik ve alisverisler, yolda ne yiyilmeli ne icilmeli ne giyilmeli derken son günlerinizden de bir sey anlamazsiniz. Son kez denize girersiniz ve son gecede erken yatmamak istersiniz. Yorgunluk agir basar ama 1 de uyur 4 de kalkarsiniz son esyalari da arabaya koyarsiniz ve evi kapatirsiniz.
Yorgun bi sekilde binersiniz arabaya, son bir kez bakarsiniz safak vakti ayri bir güzel olan vatana, senye insallah diyerek kirmizi boya ile cizilmis istanbul il siniri levhasi gelir gecer. Gümrüge kadar uyursunuz, yine islemler yapilir, son hediyelik sigaralar, rakilar alinir ve yine o köprüye gelir sira. Bu sefer heyecan yoktur icinizde. Kocaman bir dügüm vardir bogazinizda, gözleriniz dolar ama aglamak istemezsiniz. Yine gecersiniz köprüden bu sefer askerlere birer paket sigara atarsiniz ve buruk bir eve-gidiyoruz sevinciyle yatarsiniz yine. Zaman gecmek bilmez yine ilk saatlerde, o sehir bu otoban derken gece olur ve kendinizi bu satirlari yazarken bulursunuz.
türkiye pirinç üretiminin yüzde otuzunu gerçekleştiren, tarımsal açıdan en önemli ilçemiz...
bir sevimsizlik abidesi.
altı bin küsür nüfusu olmasına rağmen, bu kadar çok evlendirecek genci nereden bulduklarını oldukça merak ettiğim ilçe. her gece mutlaka düğün var. bir de, gece hayatı oldukça hareketli buranın. tipik türk mantalitesine oldukça aykırı bir yer. oldukça serbestler. örneğin, gece 1'de iki üçü kız birlikte gezebiliyorlar caddede, laf bile atıyorlar. cinselliğin ayan beyan yaşandığı böylesine bir yerde, bölgeye yabancı biri için oldukça itici bir manzara var ortada.
bölge insanı, çeltik ticaretinin yanında mülteci kaçakçılığıyla da uğraştığı için kolay gelen yüklü paranın değerini bilmez ve har vurup harman savurur. bu sebeple de ilçede dişe dokunur bir işletme, alış-veriş mekanı veya bina yoktur. ev kiraları, kaloriferli ev tutacaksanız oldukça pahalıdır. ilçenin tek caddesinde, ortada bir çay bahçesi vardır ve insanlar burada takılır genellikle. piyasa mekanı burasıdır diğer bir deyişle, fakat bu çay bahçesi de aile bölümü ve bekar bölümü diye ayrılmıştır. kızlar aile bölümünde oturur ama erkekler yanlarında kuku olmadan bu bölümde oturamaz *. dış görünüş bakımından istiklal'deki tiplerden pek farkları olmadığı söylenebilse de, bildiğiniz gibi dış görünüş her zaman aldatıcıdır.
ziraat bankası, akbank, iş bankası ve yapı kredi dışında banka bulunmaz.
civar köylerde ise, marketten çok birahane bulunur. o denli içicidir buranın insanı.
gümrük yolunda giderken arka arkaya sıralanmış iki tane bp istasyonunda bulunan lokantalar, adam gibi gidip yemek yenebilecek mekanlardır. şehir içindekilere hiç uğramanızı tavsiye etmem, zira lahmacun yapmayı bile bilmiyorlar.
tabi ki ilçenin en büyük eksiği, burada burger king olmamasıdır. *
bölge insanı, çeltik ticaretinin yanında mülteci kaçakçılığıyla da uğraştığı için kolay gelen yüklü paranın değerini bilmez ve har vurup harman savurur. bu sebeple de ilçede dişe dokunur bir işletme, alış-veriş mekanı veya bina yoktur. ev kiraları, kaloriferli ev tutacaksanız oldukça pahalıdır. ilçenin tek caddesinde, ortada bir çay bahçesi vardır ve insanlar burada takılır genellikle. piyasa mekanı burasıdır diğer bir deyişle, fakat bu çay bahçesi de aile bölümü ve bekar bölümü diye ayrılmıştır. kızlar aile bölümünde oturur ama erkekler yanlarında kuku olmadan bu bölümde oturamaz *. dış görünüş bakımından istiklal'deki tiplerden pek farkları olmadığı söylenebilse de, bildiğiniz gibi dış görünüş her zaman aldatıcıdır.
ziraat bankası, akbank, iş bankası ve yapı kredi dışında banka bulunmaz.
civar köylerde ise, marketten çok birahane bulunur. o denli içicidir buranın insanı.
gümrük yolunda giderken arka arkaya sıralanmış iki tane bp istasyonunda bulunan lokantalar, adam gibi gidip yemek yenebilecek mekanlardır. şehir içindekilere hiç uğramanızı tavsiye etmem, zira lahmacun yapmayı bile bilmiyorlar.
tabi ki ilçenin en büyük eksiği, burada burger king olmamasıdır. *
AHIR
BALABANCIK
HIDIRKÖY
KARAAĞAÇ
KORUCU
KOYUNTEPE
KOYUNYERi
KUMDERE
KÜÇÜKDOĞANCA
PAŞAKÖY
PAZARDERE
SARICAALi
SARPDERE
TEVFiKiYE
TURPÇULAR
YAPILDAK
adlı köylere sahip bir edirne ilçesi.
BALABANCIK
HIDIRKÖY
KARAAĞAÇ
KORUCU
KOYUNTEPE
KOYUNYERi
KUMDERE
KÜÇÜKDOĞANCA
PAŞAKÖY
PAZARDERE
SARICAALi
SARPDERE
TEVFiKiYE
TURPÇULAR
YAPILDAK
adlı köylere sahip bir edirne ilçesi.
kürt açılımı, pkk, dtp falan derken, insanlarının canına tak etmiş trakya ilçesi.
http://www.hurriyet.com.t...ndem/12765848.asp?gid=229
http://www.hurriyet.com.t...ndem/12765848.asp?gid=229
meslek yüksek okulunda okumanın avantajlı olduğu edirne ilçesi. yunanistana sık sık gidilip ucuz mallar alınabiliniyor.
coğrafya dersinde "ip saldım karşıya geçtim" diye ezberlediğim nasıl etkili ise bugün bile unutmadığım sınır kapısının adı.
ilk okul 2. sınıfa kadar yaşadığım küçük zarif bir edirne ilçesi. halk geçimini çeltikçilik, gümrük gibi yollardan sağlar.
keşan dan sonradır.
Otostopla gitmenin mumkun olmadigi ilcedir. Kesan, ipsala arasi dortyolda, shell'in orada 1,5 saattir otostop cekiyorum sozluk, sadece 1 allahin kulu durdu o da ipsalali degilim diye arabasina almadi. Tecrube ettigim gibi turkiye'min karadeniz, akdeniz, ege illeri, ilceleri otostopla cok rahat ulasilabilirken burasi ulasilabilir degil sozluk. Bi de sinekler yedi bitirdi beni.
16 tane köye sahip olan edirne ilçesi. mehmet ali gürbüz, ipsala kaymakamıdır.
iki gündür tarımsal alanlarının büyük bir kısmı aşırı yağışlardan ötürü sular altında olmasından ötürü çiftçilerinin büyük bir riskle karşı karşıya olduğu önemli tarım ilçesi.
sınır kapısı. yunanistana geçiş yapılıyor.
üjbejistan.
Nüfusunun %40 ı Pomak, %30 uçingene geriye kalan balkan göçmeni, yerli türklerdir.
Ek olarak pirinç bu toprakların gurur kaynağıdır ne alaka ise bir şey diyorsun bizim çeltiğimiz var diyorlar. öyle de bir yer.
Ek olarak pirinç bu toprakların gurur kaynağıdır ne alaka ise bir şey diyorsun bizim çeltiğimiz var diyorlar. öyle de bir yer.
yol tabelalarında ipsala (hudut) şeklinde karşımıza çıkan, pirinci meşhur olan edirne ilçesi.
Yarı memleket. Pirinç değil kızanım çeltik çeltik.
türkiye-yunanistan sınır kapısı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar