bugün
- jaws filmindeki sikko balik10
- iltica20
- gs fb derbisinde biletler 1 lira olsa olacaklar3
- yaşlıların folklifte portif demesi9
- atatürk ün hataları3
- sözlüğün kralı8
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak12
- rakı içen kadına hayran olan lavuk3
- yalnız yaşamak6
- fetöcü ünlüler2
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- doğru don seçimi4
- asansörde konuşmama kuralı2
- nev ölmüş başımız sağ olsun3
- galatasaray fenerbahçe derbisi2
- oktay saral6
- haftanın gammazlarında birinci olan user2
- kabine'nin beştepe de toplanması3
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- betray me7
- moralin çok bozuk olması4
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı21
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı2
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- el clasico da real madrid'in barcelona'yı yenmesi2
- forma7
- metamfetamin7
- sözlüğün kraliçesi5
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- galatasaray fenerbahçe derbisinde 407 randevu2
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- ırak5
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- salçalı makarna10
- gece gece kokoreç gömmek7
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- evlenmek3
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- ayağı şiir kokan kadın6
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- çin9
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- umman4
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- ilhan irem dinleyen erkek6
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
iNANDIM ÖLECEĞiME
Çıkıp geliyor hayalin beni saran geceden.
Denize karıştırıyor inatçı yakınışını ırmak.
Terk edilmiş, gün batımındaki rıhtımlar gibi.
Ayrılık saati bu, ey terk edilmiş!
Yağıyor yüreğime soğuk taç yaprakları.
Ey yıkıntı uçurumu, vahşi mağarası kaza geçirenlerin.
Sende toplanır savaşlar ve uçuşlar.
Yükselir senden şarkı kuşlarının kanatları.
Bir uzaklık gibi yuttun her şeyi.
Deniz gibi, zaman gibi sende battı her şey!
Saldırı ve öpüşün mutlu saatiydi o.
Deniz feneri gibi parıldayan o esrime saati.
Uçuş korkusu, kör dalgıç öfkesi,
çalkantılı esrikliği aşkın, sende battı her şey!
Kanatlandı, yaralandı ruhum pusun çocukluğunda.
Kayıp keşif, sende battı her şey!
Sarıp sarmaladın acıyı, tutunuyorsun arzuya,
kendinden geçmişsin üzüntüyle, sende battı her şey!
ittim gölge duvarını geriye,
arzu ve eylemin ötesine, yürüdüm gittim.
Ah, ten, benim tenim, sevip yitirdiğim kadın,
seni çağırıyorum yaslı saatte, sana adıyorum şarkımı.
içine aldın sonsuz sevecenliği bir fanus gibi
ve tuz buz etti seni sonsuz unutuluş.
Oradaydı adaların kara yalnızlığı,
orada sevda kadını, sardı kolların beni.
Susuzluk ve açlık vardı, meyveydin sen.
Acı ve yıkıntı vardı, mucizeydin sen.
Ah kadın, bilmem nasıl erittin beni
ruhumun toprağında, kollarının arasında!
Ne korkunç ve ne kısa oldu sana olan tutkum!
Ne zorlu ve ne esrik, ne gergin ve ne aç.
Öpücükler mezarlığı, sönmedi hâlâ yangını mezarlarının
yanar hâlâ kuşların gagaladığı verimli dalların.
Ey ısırılmış ağız, ey öpülmüş organlar,
ey aç dişler, ey sarmalanan bedenler.
Ey umut ve çabanın çılgın bağlanışı,
içinde kaynaşıp umutsuzlandığımız.
Ve sevecenlik, su ve toz kadar hafif,
başlar sözcük belli belirsiz dudaklar arasında.
Yazgımdı bu içinde geçti özlem yolculuğum
ve orada yıkıldı özlemim, sende battı her şey!
Ey yıkıntı uçurumu, içine düştü her şey,
çekmediğin hangi üzüntü kaldı, hangi dalgalar kaldı
seni yutmayan.
Yine de seslendin, şarkı söyledin dalgalardan dalgalara.
Dikilip bir gemici gibi pruvasında geminin.
Çiçek açarsın şarkılarla hâlâ, hâlâ kırılırsın akıntılarda.
Ey yıkıntı uçurumu, açık ve acı kuyu.
Solgun kör dalgıç, derinliklerin bahtsızı,
kayıp kaşif, sende battı her şey!
Ayrılık saati bu, hoyrat, bu gibi saat.
Gecenin tüm zaman çizelgelerine işaretlendiği an.
Sarar kıyıyı hışırdayan kuşağı denizin.
Yükselir soğuk yıldızlar, göç eder kara kuşlar.
Terk edilmiş, günbatımındaki rıhtımlar gibi.
Titrek bir gölge kaldı ellerimde oynaşan.
Ah, her şeyden uzak. Her şeyden uzak.
Ayrılık saati bu. Ey terk edilmiş!
PABLO NERUDA
Çıkıp geliyor hayalin beni saran geceden.
Denize karıştırıyor inatçı yakınışını ırmak.
Terk edilmiş, gün batımındaki rıhtımlar gibi.
Ayrılık saati bu, ey terk edilmiş!
Yağıyor yüreğime soğuk taç yaprakları.
Ey yıkıntı uçurumu, vahşi mağarası kaza geçirenlerin.
Sende toplanır savaşlar ve uçuşlar.
Yükselir senden şarkı kuşlarının kanatları.
Bir uzaklık gibi yuttun her şeyi.
Deniz gibi, zaman gibi sende battı her şey!
Saldırı ve öpüşün mutlu saatiydi o.
Deniz feneri gibi parıldayan o esrime saati.
Uçuş korkusu, kör dalgıç öfkesi,
çalkantılı esrikliği aşkın, sende battı her şey!
Kanatlandı, yaralandı ruhum pusun çocukluğunda.
Kayıp keşif, sende battı her şey!
Sarıp sarmaladın acıyı, tutunuyorsun arzuya,
kendinden geçmişsin üzüntüyle, sende battı her şey!
ittim gölge duvarını geriye,
arzu ve eylemin ötesine, yürüdüm gittim.
Ah, ten, benim tenim, sevip yitirdiğim kadın,
seni çağırıyorum yaslı saatte, sana adıyorum şarkımı.
içine aldın sonsuz sevecenliği bir fanus gibi
ve tuz buz etti seni sonsuz unutuluş.
Oradaydı adaların kara yalnızlığı,
orada sevda kadını, sardı kolların beni.
Susuzluk ve açlık vardı, meyveydin sen.
Acı ve yıkıntı vardı, mucizeydin sen.
Ah kadın, bilmem nasıl erittin beni
ruhumun toprağında, kollarının arasında!
Ne korkunç ve ne kısa oldu sana olan tutkum!
Ne zorlu ve ne esrik, ne gergin ve ne aç.
Öpücükler mezarlığı, sönmedi hâlâ yangını mezarlarının
yanar hâlâ kuşların gagaladığı verimli dalların.
Ey ısırılmış ağız, ey öpülmüş organlar,
ey aç dişler, ey sarmalanan bedenler.
Ey umut ve çabanın çılgın bağlanışı,
içinde kaynaşıp umutsuzlandığımız.
Ve sevecenlik, su ve toz kadar hafif,
başlar sözcük belli belirsiz dudaklar arasında.
Yazgımdı bu içinde geçti özlem yolculuğum
ve orada yıkıldı özlemim, sende battı her şey!
Ey yıkıntı uçurumu, içine düştü her şey,
çekmediğin hangi üzüntü kaldı, hangi dalgalar kaldı
seni yutmayan.
Yine de seslendin, şarkı söyledin dalgalardan dalgalara.
Dikilip bir gemici gibi pruvasında geminin.
Çiçek açarsın şarkılarla hâlâ, hâlâ kırılırsın akıntılarda.
Ey yıkıntı uçurumu, açık ve acı kuyu.
Solgun kör dalgıç, derinliklerin bahtsızı,
kayıp kaşif, sende battı her şey!
Ayrılık saati bu, hoyrat, bu gibi saat.
Gecenin tüm zaman çizelgelerine işaretlendiği an.
Sarar kıyıyı hışırdayan kuşağı denizin.
Yükselir soğuk yıldızlar, göç eder kara kuşlar.
Terk edilmiş, günbatımındaki rıhtımlar gibi.
Titrek bir gölge kaldı ellerimde oynaşan.
Ah, her şeyden uzak. Her şeyden uzak.
Ayrılık saati bu. Ey terk edilmiş!
PABLO NERUDA
(bkz: deathclock com)
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar