bugün
- devlet bahçeli'nin aslında iyi adam olması5
- yazarların acı eşiği4
- ağlamak erkeğe yakışır mı10
- türkçüsüyle kürtçüsüyle yeni parti'ye oy vereceğiz10
- yeni parti36
- nasıl bir sevgiliniz olmasını isterdiniz13
- bir kilo patatesin 50 lira olması15
- ciguli kral ve velvet erdoğan'a oy verir mi3
- hem kemalist hem sosyal demokrat olunmaz14
- zaman baba4
- arda güler3
- zeynep sude oktay6
- bir gün ölecek olmak3
- alparslan türkeş sonrası mhp4
- eye of tiger dinlerken saçı başı yırtmak6
- gelmiş geçmiş en büyük kemalist4
- güne bir şarkı bırak13
- yılmaz özdil3
- en güzel sevişme13
- türkçüsüyle kürtçüsüyle akp'ye oy vereceğiz3
- iştahın kapanması4
- massimo dutti2
- nervio'nun aşkıma yanıt vermemesi3
- kitap yerine pdf okumak5
- denizden çıkarken penisin şorttan belli olması2
- akciğerden gelen cikleme sesleri7
- zall'ın sözlükte bir kızla sevgili olması10
- sigmund freud vs carl gustav jung6
- sözlükten kimseyle sevişmemiş yazarlar4
- yemeğin yarısını yiyen kızlar5
- nervio'ya gizli gizli aşık olan yazarlar4
- güne bir alıntı bırak2
- recep ivedik'teki gay kamyoncu4
- kadınların dışarı çıkmasının tek amacı12
- geceleri ne yapılır6
- önce akp'yi seçimle indirelim sonra tartışırız4
- bu koyden olsam ne olacak18
- barış yarkadaş9
- nervio35
- dişi ruhlu iri yarı adam2
- enayimiknatisii9
- namazında niyazında erkek10
- vermio11
- ibne miyim acaba diye sorgulamak7
- kasiyer kıza nasıl açılırım23
- sözlükte salça olunabilecek altenatif yazarlar14
- true çaylak olsun kampanyası9
- tai lung9
- bir organınızdan vazgeçmeniz gerekse9
- boyumun kaç cm olduğunu itiraf ediyorum4
ilk neden veya ilk neden argümanı.
evrenimizde görüyoruz ki açıkça mutlak bir determinizm hakim. yani her gerçekleşen şeyin, her oluşumun ve hareketin bir nedeni var. bu "neden" olarak gördüklerimizin de nedenleri var. işte bu nedenler zinciri bir "ilk neden" e kadar gidiyor. işte biz bu ilk, tek, sonsuz zeka ve bağımsız irade gücüne sahip nedene allah diyoruz.
bu argümana yöneltilen eleştiriler çok aptalcadır. örneğin en sık yapılanı "Sebepsiz bir "tabiat-üstü" kuvvet olabilirse, neden sebepsiz bir evren olmasın?" sorusudur.
sebepsiz bir evrenin olamayacağını biliyoruz çünkü maddede hüküm süren fizik kanunları bize açıkça gösteriyor ki bütün evren "ısıl ölüme" gidiyor. fiziğin en önemli ve tartışması yapılamayacak kanunu entropiye göre madde sürekli dağılma ve bozulma eğiliminde. ısı sürekli olarak fazla olduğu yerden az olduğu yere doğru akıyor ve bunun sonu uzayın her tarafının eşit ısıda veya ısısızlıkta olduğu, yani enerjinin ve hareketin olmadığı ısıl ölüm denilen durum. sonu mutlak olan evrenin sonsuzdan beri var olduğunu kimse iddia edemeyeceğine göre, evrenin kendisi ilk neden olamaz. ilk neden termodinamik kanunlarından bağımsız ve tabiatüstü olmalıdır.
bazılarınca da; "1. "ilk Sebep", sadece evrenin "ilk Anı" için varolmuştur; fakat, daha sonra "tabiat-üstü" bir boyut olarak her zaman evren içinde mevcut kalmamıştır ve halen yoktur; 2."ilk Sebep" evrendeki ilk olguya Tabiat Kanunları'na uygun olarak sebep olmuştur ve bu sebep oluş tarzı, şu anda bilinen veya keşfedilecek tabiat fenomenlerinden bir tanesi gibidir; yani, halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeninin ilk defa nasıl ortaya çıkmış olduğunun halen bilinmiyor oluşu dışında esrarengiz hiçbir şey yoktur; "tabiat-üstü" hiçbir boyut mevcut değildir."
diye öne sürülen ihtimallere gelirsek, yukarıda açıkladığımız gibi fizik bilgimizi ve bizi nedenselliğe götüren rasyonelliği birleştirdiğimizde ilk nedenin fizik kurallarından bağımsız olması gerektiği sonucuna varıyoruz. fizik kanunlarından bağımsız bir şey "zaman" mefhumundan da bağımsızdır. çünkü zaman fizik kanunlarına tabi olan madde için var olan bir olgu olup, maddedeki hareketin bir fonksiyonudur. zamandan bağımsız bir varlığın önce var olup sonra yok olması düşünülemez. çünkü önce ve sonra kavramları yoktur onun için. ve yine yukarıda açıkladığımız üzere ilk neden mantık gereği tabiat fenomenlerinin dışında olmalıdır. "halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeni" olamaz çünkü fiziğin en temel yasası entropi böyle bir keşfe izin vermez. madde ve enerjideki kanunları inceleyen fizik biliminin böyle bir keşfi, fiziğin en temel yasası entropinin yok sayılması anlamına gelir ki bu noktadan sonra artık fizik tabiat fenomenlerini inceleyen bir bilim olmaktan çıkıp metafizik olmuş demektir.
evrenimizde görüyoruz ki açıkça mutlak bir determinizm hakim. yani her gerçekleşen şeyin, her oluşumun ve hareketin bir nedeni var. bu "neden" olarak gördüklerimizin de nedenleri var. işte bu nedenler zinciri bir "ilk neden" e kadar gidiyor. işte biz bu ilk, tek, sonsuz zeka ve bağımsız irade gücüne sahip nedene allah diyoruz.
bu argümana yöneltilen eleştiriler çok aptalcadır. örneğin en sık yapılanı "Sebepsiz bir "tabiat-üstü" kuvvet olabilirse, neden sebepsiz bir evren olmasın?" sorusudur.
sebepsiz bir evrenin olamayacağını biliyoruz çünkü maddede hüküm süren fizik kanunları bize açıkça gösteriyor ki bütün evren "ısıl ölüme" gidiyor. fiziğin en önemli ve tartışması yapılamayacak kanunu entropiye göre madde sürekli dağılma ve bozulma eğiliminde. ısı sürekli olarak fazla olduğu yerden az olduğu yere doğru akıyor ve bunun sonu uzayın her tarafının eşit ısıda veya ısısızlıkta olduğu, yani enerjinin ve hareketin olmadığı ısıl ölüm denilen durum. sonu mutlak olan evrenin sonsuzdan beri var olduğunu kimse iddia edemeyeceğine göre, evrenin kendisi ilk neden olamaz. ilk neden termodinamik kanunlarından bağımsız ve tabiatüstü olmalıdır.
bazılarınca da; "1. "ilk Sebep", sadece evrenin "ilk Anı" için varolmuştur; fakat, daha sonra "tabiat-üstü" bir boyut olarak her zaman evren içinde mevcut kalmamıştır ve halen yoktur; 2."ilk Sebep" evrendeki ilk olguya Tabiat Kanunları'na uygun olarak sebep olmuştur ve bu sebep oluş tarzı, şu anda bilinen veya keşfedilecek tabiat fenomenlerinden bir tanesi gibidir; yani, halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeninin ilk defa nasıl ortaya çıkmış olduğunun halen bilinmiyor oluşu dışında esrarengiz hiçbir şey yoktur; "tabiat-üstü" hiçbir boyut mevcut değildir."
diye öne sürülen ihtimallere gelirsek, yukarıda açıkladığımız gibi fizik bilgimizi ve bizi nedenselliğe götüren rasyonelliği birleştirdiğimizde ilk nedenin fizik kurallarından bağımsız olması gerektiği sonucuna varıyoruz. fizik kanunlarından bağımsız bir şey "zaman" mefhumundan da bağımsızdır. çünkü zaman fizik kanunlarına tabi olan madde için var olan bir olgu olup, maddedeki hareketin bir fonksiyonudur. zamandan bağımsız bir varlığın önce var olup sonra yok olması düşünülemez. çünkü önce ve sonra kavramları yoktur onun için. ve yine yukarıda açıkladığımız üzere ilk neden mantık gereği tabiat fenomenlerinin dışında olmalıdır. "halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeni" olamaz çünkü fiziğin en temel yasası entropi böyle bir keşfe izin vermez. madde ve enerjideki kanunları inceleyen fizik biliminin böyle bir keşfi, fiziğin en temel yasası entropinin yok sayılması anlamına gelir ki bu noktadan sonra artık fizik tabiat fenomenlerini inceleyen bir bilim olmaktan çıkıp metafizik olmuş demektir.
(bkz: nedensizsiniz)
termodinamiğin ikinci yasasına sıkı sıkıya bağlı olanlar nedense birinci yasasını hiç ağzına almazlar. ona göre ilk yasa evrenin yoktan var olamayacağını söylüyor. bunu ne yapacağız?
ayrıca entropi kapalı sistemler için geçerlidir ve sonsuz bir evren olduğunu hesaba katarsak bizim evrenimiz dışarıdan gayet beslenebilir.
buna şöyle bir örnek verebiliriz, eğer dünyada evrim varsa bunu dünya kendi içinde yapamaz. ( çünkü kapalı bir sistemde düzen bozulur yani yapıcı değil yıkıcıdır kendi enerjisini asla yenileyemez)
oysa bu enerjiyi güneşten alır ve bir şekilde kendini dengeler.
mesela insan kendi enerjisiyle ne kadar yaşayabilir?
yaşayamaz sürekli yemek yiyip dışardan enerji almak zorundadır yoksa ölür, çünkü varlığın düzenliliğini koruması için sürekli olarak dışardan enerji alması lazım.
işte evreni sınırlı anlarlar ( yani yoktan var olduğunu düşünenler) bu durumu ifade etmek için entropiyi kanıt olarak gösteriyor.
oysa soru şu: madem kapalı bir sistemde entropi hakim o halde bu kapalı sistemde canlılık nasıl oluştu?
cevap basit çünkü bir yaratıcı var.
o yarattı ve bir gün son buldurması için düzeni böyle kurdu.
ee aynı tanrı maddeyi sonsuz da yaratmış oluyor bu mantığa bakacak olursak buna ne diyeceğiz?
1 kanun yalan ikinci kanun doğru mu diyeceğiz?
ayrıca evrenin yoktan var olduğu kabul edilir bir şey değildir. sorun olan şey hareketin nasıl başladığıdır. ( bir ittirici güç ile mi yoksa kendi kendinin gücü ile mi diye)
bu da kuantumda araştırılan bir şeydir zaten. bir şeyin kanıtlanmaması onun zıttını kanıtlamaz. bunu da belirtelim.
ayrıca entropi kapalı sistemler için geçerlidir ve sonsuz bir evren olduğunu hesaba katarsak bizim evrenimiz dışarıdan gayet beslenebilir.
buna şöyle bir örnek verebiliriz, eğer dünyada evrim varsa bunu dünya kendi içinde yapamaz. ( çünkü kapalı bir sistemde düzen bozulur yani yapıcı değil yıkıcıdır kendi enerjisini asla yenileyemez)
oysa bu enerjiyi güneşten alır ve bir şekilde kendini dengeler.
mesela insan kendi enerjisiyle ne kadar yaşayabilir?
yaşayamaz sürekli yemek yiyip dışardan enerji almak zorundadır yoksa ölür, çünkü varlığın düzenliliğini koruması için sürekli olarak dışardan enerji alması lazım.
işte evreni sınırlı anlarlar ( yani yoktan var olduğunu düşünenler) bu durumu ifade etmek için entropiyi kanıt olarak gösteriyor.
oysa soru şu: madem kapalı bir sistemde entropi hakim o halde bu kapalı sistemde canlılık nasıl oluştu?
cevap basit çünkü bir yaratıcı var.
o yarattı ve bir gün son buldurması için düzeni böyle kurdu.
ee aynı tanrı maddeyi sonsuz da yaratmış oluyor bu mantığa bakacak olursak buna ne diyeceğiz?
1 kanun yalan ikinci kanun doğru mu diyeceğiz?
ayrıca evrenin yoktan var olduğu kabul edilir bir şey değildir. sorun olan şey hareketin nasıl başladığıdır. ( bir ittirici güç ile mi yoksa kendi kendinin gücü ile mi diye)
bu da kuantumda araştırılan bir şeydir zaten. bir şeyin kanıtlanmaması onun zıttını kanıtlamaz. bunu da belirtelim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar