bugün
- sözlüğe elini atan erkeğin namusu26
- dövmeli küpeli bi erkeği damat getirmek14
- uyudun mu mesajı12
- arabada sevişmek6
- regl ağrısı çeken sevgiliye yapılacaklar9
- boyumun 2 cm kısalması21
- sözlük yazarlarına güvenmek15
- dövme yaptıran erkeklerin genelde gay olması10
- fazla samimiyet9
- yazarların 80 lerde nasıl göründüğü22
- prenses gibi büyüyen kızlar4
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı23
- mossad'ın kullandığı gizli ağ3
- sözlüğe bir daha gelinse alınacak nickler8
- bugün elini paylaşan yarın neresini paylaşır7
- gece 3 te boş bir sokakta taksi beklemek4
- her şeyin mizahı yapılmalı mı14
- otelde sevişmek8
- uzun saçlı küpeli dövmeli hukuk okuyan erkek5
- kanepede sevişmek3
- sözlük yazarlarının kudurtan kombinleri13
- türk erkeğinde olması gereken meziyetler18
- anın görüntüsü26
- kendi değerimizi biz mi belirleriz başkaları mı13
- marmara depremi için ezber bozan açıklama2
- duygusal yorgunluk2
- 64 5 yaşında yks'ye hazırlanmak4
- nev10
- teoman'ın 60 yaşına girmesi6
- küpe takan bıyıklı2
- elidor4
- mal mıyım sorunsalı13
- kiraz cicegi kolonyasi41
- sabah ezan i okunurken entry girmek2
- küpe takan adama kız vermem diyen baba4
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı8
- iphone 18 pro max için neyinizi verirdiniz10
- chatgpt'ye kötü özelliklerimi söyle demek7
- umudumuz mançur2
- gece zurna dürüm söylemek3
- kocanızın kulağını deldirir misiniz4
- bilinçaltı internet ve yapay zeka etkileşimi6
- küt saçlı hatun12
- kulak memesi delik bir erkeği ciddiye almak4
- karınız için çamaşırları elinizde yıkar mısınız8
- sözlük kızlarının bugünkü kombinleri11
- sözlük kızlarının meme savaşı7
- ismail kartal34
- sözlük yazarlarının saatleri8
- afet hoca geliyo afet hoca geliyo ihihihi6
ilk neden veya ilk neden argümanı.
evrenimizde görüyoruz ki açıkça mutlak bir determinizm hakim. yani her gerçekleşen şeyin, her oluşumun ve hareketin bir nedeni var. bu "neden" olarak gördüklerimizin de nedenleri var. işte bu nedenler zinciri bir "ilk neden" e kadar gidiyor. işte biz bu ilk, tek, sonsuz zeka ve bağımsız irade gücüne sahip nedene allah diyoruz.
bu argümana yöneltilen eleştiriler çok aptalcadır. örneğin en sık yapılanı "Sebepsiz bir "tabiat-üstü" kuvvet olabilirse, neden sebepsiz bir evren olmasın?" sorusudur.
sebepsiz bir evrenin olamayacağını biliyoruz çünkü maddede hüküm süren fizik kanunları bize açıkça gösteriyor ki bütün evren "ısıl ölüme" gidiyor. fiziğin en önemli ve tartışması yapılamayacak kanunu entropiye göre madde sürekli dağılma ve bozulma eğiliminde. ısı sürekli olarak fazla olduğu yerden az olduğu yere doğru akıyor ve bunun sonu uzayın her tarafının eşit ısıda veya ısısızlıkta olduğu, yani enerjinin ve hareketin olmadığı ısıl ölüm denilen durum. sonu mutlak olan evrenin sonsuzdan beri var olduğunu kimse iddia edemeyeceğine göre, evrenin kendisi ilk neden olamaz. ilk neden termodinamik kanunlarından bağımsız ve tabiatüstü olmalıdır.
bazılarınca da; "1. "ilk Sebep", sadece evrenin "ilk Anı" için varolmuştur; fakat, daha sonra "tabiat-üstü" bir boyut olarak her zaman evren içinde mevcut kalmamıştır ve halen yoktur; 2."ilk Sebep" evrendeki ilk olguya Tabiat Kanunları'na uygun olarak sebep olmuştur ve bu sebep oluş tarzı, şu anda bilinen veya keşfedilecek tabiat fenomenlerinden bir tanesi gibidir; yani, halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeninin ilk defa nasıl ortaya çıkmış olduğunun halen bilinmiyor oluşu dışında esrarengiz hiçbir şey yoktur; "tabiat-üstü" hiçbir boyut mevcut değildir."
diye öne sürülen ihtimallere gelirsek, yukarıda açıkladığımız gibi fizik bilgimizi ve bizi nedenselliğe götüren rasyonelliği birleştirdiğimizde ilk nedenin fizik kurallarından bağımsız olması gerektiği sonucuna varıyoruz. fizik kanunlarından bağımsız bir şey "zaman" mefhumundan da bağımsızdır. çünkü zaman fizik kanunlarına tabi olan madde için var olan bir olgu olup, maddedeki hareketin bir fonksiyonudur. zamandan bağımsız bir varlığın önce var olup sonra yok olması düşünülemez. çünkü önce ve sonra kavramları yoktur onun için. ve yine yukarıda açıkladığımız üzere ilk neden mantık gereği tabiat fenomenlerinin dışında olmalıdır. "halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeni" olamaz çünkü fiziğin en temel yasası entropi böyle bir keşfe izin vermez. madde ve enerjideki kanunları inceleyen fizik biliminin böyle bir keşfi, fiziğin en temel yasası entropinin yok sayılması anlamına gelir ki bu noktadan sonra artık fizik tabiat fenomenlerini inceleyen bir bilim olmaktan çıkıp metafizik olmuş demektir.
evrenimizde görüyoruz ki açıkça mutlak bir determinizm hakim. yani her gerçekleşen şeyin, her oluşumun ve hareketin bir nedeni var. bu "neden" olarak gördüklerimizin de nedenleri var. işte bu nedenler zinciri bir "ilk neden" e kadar gidiyor. işte biz bu ilk, tek, sonsuz zeka ve bağımsız irade gücüne sahip nedene allah diyoruz.
bu argümana yöneltilen eleştiriler çok aptalcadır. örneğin en sık yapılanı "Sebepsiz bir "tabiat-üstü" kuvvet olabilirse, neden sebepsiz bir evren olmasın?" sorusudur.
sebepsiz bir evrenin olamayacağını biliyoruz çünkü maddede hüküm süren fizik kanunları bize açıkça gösteriyor ki bütün evren "ısıl ölüme" gidiyor. fiziğin en önemli ve tartışması yapılamayacak kanunu entropiye göre madde sürekli dağılma ve bozulma eğiliminde. ısı sürekli olarak fazla olduğu yerden az olduğu yere doğru akıyor ve bunun sonu uzayın her tarafının eşit ısıda veya ısısızlıkta olduğu, yani enerjinin ve hareketin olmadığı ısıl ölüm denilen durum. sonu mutlak olan evrenin sonsuzdan beri var olduğunu kimse iddia edemeyeceğine göre, evrenin kendisi ilk neden olamaz. ilk neden termodinamik kanunlarından bağımsız ve tabiatüstü olmalıdır.
bazılarınca da; "1. "ilk Sebep", sadece evrenin "ilk Anı" için varolmuştur; fakat, daha sonra "tabiat-üstü" bir boyut olarak her zaman evren içinde mevcut kalmamıştır ve halen yoktur; 2."ilk Sebep" evrendeki ilk olguya Tabiat Kanunları'na uygun olarak sebep olmuştur ve bu sebep oluş tarzı, şu anda bilinen veya keşfedilecek tabiat fenomenlerinden bir tanesi gibidir; yani, halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeninin ilk defa nasıl ortaya çıkmış olduğunun halen bilinmiyor oluşu dışında esrarengiz hiçbir şey yoktur; "tabiat-üstü" hiçbir boyut mevcut değildir."
diye öne sürülen ihtimallere gelirsek, yukarıda açıkladığımız gibi fizik bilgimizi ve bizi nedenselliğe götüren rasyonelliği birleştirdiğimizde ilk nedenin fizik kurallarından bağımsız olması gerektiği sonucuna varıyoruz. fizik kanunlarından bağımsız bir şey "zaman" mefhumundan da bağımsızdır. çünkü zaman fizik kanunlarına tabi olan madde için var olan bir olgu olup, maddedeki hareketin bir fonksiyonudur. zamandan bağımsız bir varlığın önce var olup sonra yok olması düşünülemez. çünkü önce ve sonra kavramları yoktur onun için. ve yine yukarıda açıkladığımız üzere ilk neden mantık gereği tabiat fenomenlerinin dışında olmalıdır. "halen bilinen veya keşfedilecek bir tabiat fenomeni" olamaz çünkü fiziğin en temel yasası entropi böyle bir keşfe izin vermez. madde ve enerjideki kanunları inceleyen fizik biliminin böyle bir keşfi, fiziğin en temel yasası entropinin yok sayılması anlamına gelir ki bu noktadan sonra artık fizik tabiat fenomenlerini inceleyen bir bilim olmaktan çıkıp metafizik olmuş demektir.
(bkz: nedensizsiniz)
termodinamiğin ikinci yasasına sıkı sıkıya bağlı olanlar nedense birinci yasasını hiç ağzına almazlar. ona göre ilk yasa evrenin yoktan var olamayacağını söylüyor. bunu ne yapacağız?
ayrıca entropi kapalı sistemler için geçerlidir ve sonsuz bir evren olduğunu hesaba katarsak bizim evrenimiz dışarıdan gayet beslenebilir.
buna şöyle bir örnek verebiliriz, eğer dünyada evrim varsa bunu dünya kendi içinde yapamaz. ( çünkü kapalı bir sistemde düzen bozulur yani yapıcı değil yıkıcıdır kendi enerjisini asla yenileyemez)
oysa bu enerjiyi güneşten alır ve bir şekilde kendini dengeler.
mesela insan kendi enerjisiyle ne kadar yaşayabilir?
yaşayamaz sürekli yemek yiyip dışardan enerji almak zorundadır yoksa ölür, çünkü varlığın düzenliliğini koruması için sürekli olarak dışardan enerji alması lazım.
işte evreni sınırlı anlarlar ( yani yoktan var olduğunu düşünenler) bu durumu ifade etmek için entropiyi kanıt olarak gösteriyor.
oysa soru şu: madem kapalı bir sistemde entropi hakim o halde bu kapalı sistemde canlılık nasıl oluştu?
cevap basit çünkü bir yaratıcı var.
o yarattı ve bir gün son buldurması için düzeni böyle kurdu.
ee aynı tanrı maddeyi sonsuz da yaratmış oluyor bu mantığa bakacak olursak buna ne diyeceğiz?
1 kanun yalan ikinci kanun doğru mu diyeceğiz?
ayrıca evrenin yoktan var olduğu kabul edilir bir şey değildir. sorun olan şey hareketin nasıl başladığıdır. ( bir ittirici güç ile mi yoksa kendi kendinin gücü ile mi diye)
bu da kuantumda araştırılan bir şeydir zaten. bir şeyin kanıtlanmaması onun zıttını kanıtlamaz. bunu da belirtelim.
ayrıca entropi kapalı sistemler için geçerlidir ve sonsuz bir evren olduğunu hesaba katarsak bizim evrenimiz dışarıdan gayet beslenebilir.
buna şöyle bir örnek verebiliriz, eğer dünyada evrim varsa bunu dünya kendi içinde yapamaz. ( çünkü kapalı bir sistemde düzen bozulur yani yapıcı değil yıkıcıdır kendi enerjisini asla yenileyemez)
oysa bu enerjiyi güneşten alır ve bir şekilde kendini dengeler.
mesela insan kendi enerjisiyle ne kadar yaşayabilir?
yaşayamaz sürekli yemek yiyip dışardan enerji almak zorundadır yoksa ölür, çünkü varlığın düzenliliğini koruması için sürekli olarak dışardan enerji alması lazım.
işte evreni sınırlı anlarlar ( yani yoktan var olduğunu düşünenler) bu durumu ifade etmek için entropiyi kanıt olarak gösteriyor.
oysa soru şu: madem kapalı bir sistemde entropi hakim o halde bu kapalı sistemde canlılık nasıl oluştu?
cevap basit çünkü bir yaratıcı var.
o yarattı ve bir gün son buldurması için düzeni böyle kurdu.
ee aynı tanrı maddeyi sonsuz da yaratmış oluyor bu mantığa bakacak olursak buna ne diyeceğiz?
1 kanun yalan ikinci kanun doğru mu diyeceğiz?
ayrıca evrenin yoktan var olduğu kabul edilir bir şey değildir. sorun olan şey hareketin nasıl başladığıdır. ( bir ittirici güç ile mi yoksa kendi kendinin gücü ile mi diye)
bu da kuantumda araştırılan bir şeydir zaten. bir şeyin kanıtlanmaması onun zıttını kanıtlamaz. bunu da belirtelim.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar