bugün
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz17
- türkiye parçalansa kurulacak devletler3
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- sonbaharda yapılacak en iyi şey12
- taş gibi hatunun memesini öpmek5
- silvermist simko yagmurcu keraneci sarapci birliği6
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- kocaeli bursa sakarya trabzon rize yozgat konya7
- yapay zekayı kapatamadığımız zaman geldiğinde4
- durduk yere geçmişten bir rezilliğin akla gelmesi5
- bir erkeğe nazar değmesi4
- 1 euro 56 12 tl3
- anonimlik yarak kürek bir şey2
- meloş meloş gibsoş8
- chatgpt'nin ahlakını bozmak4
- kimin ahını aldım acaba4
- gocunun elleri11
- sarapci koala'nın en büyük hayali6
- ai otomatik silme2
- nick vermeden bir yazara seslen4
- gocu34
- tahammül2
- sarapci koala hatayi20
- öcalan bahçeli birlikteliği4
- apoya villa yapılmasını destekleyen akpliler5
- aşk ile yap4
- muhtar gocu8
- 1 galatasaray 2 beşiktaş 3 öcalanspor4
- 20 eylül 2026 erzurumspor samsunspor maçı4
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya7
- sabahları nefret edilen şeyler15
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem13
- iremga13
- nervio hamferdi9
- s'i l v'e r m'i s t23
- bakırköy ve kadıköy atatürkçülüğü2
- eylül ayından beklentiniz5
- okeyde taş çalma yöntemleri8
- benimle çok uğraşılması7
- siyasetin boş iş olması2
- entry üstteki entrylere cevap niteliğinde3
- ikizlere takke diye bağıran pazarcı5
- menemene soğan koyup ülkeyi ikiye bölmek9
- atatürk ün okuduğu kitaplar4
- cenap abi4
- petrol ve doğalgaz biterse ne olacak4
- zekeriya öz6
- 20 ilde yeni nesil suç örgütü 155 gözaltı8
Son zamanlarda Çinli sefa düşkünü zatların gidip uyudukları alışveriş mekanıdır.
Bir mobilya firmasının yapabileceği en saçma reklamı yapmıştır.
gelmiş geçmiş en iyi pazarlama stratejisi, hatta pazarlama harikası...
malzemeleri sağlam ancak fiyatı çok pahalı olandır.
ekonomik düşünenler için yerine adore düşünülebilir.
ekonomik düşünenler için yerine adore düşünülebilir.
yemekleri güzel olan yer. alışveriş yapmasanız bile mutlaka yemek yiyin.
(bkz: evinizin herşeyi)
"boyaları çok da sağlıklıymış, pek de güvenilirmiş" geyiklerine kanıp buradan bebek odası, beşik, bebek karyolası falan alanların vah haline!
boyaları bildiğin akıyor, elini sürdükçe alttan ahşap görünmeye başlıyor. malzeme zaten çok zayıf ama boyalar da böyle olunca, bir kaç gün sonra o karyolayı-beşiği dişlemeye başlayacak bebek tüm kimyasalı yutuyor olacak.
aman diyeyim...
boyaları bildiğin akıyor, elini sürdükçe alttan ahşap görünmeye başlıyor. malzeme zaten çok zayıf ama boyalar da böyle olunca, bir kaç gün sonra o karyolayı-beşiği dişlemeye başlayacak bebek tüm kimyasalı yutuyor olacak.
aman diyeyim...
sirf slogani yuzunden ev almayip sokakta yatmama sebeb olan marka.
türk milletinin aç gözlü, görgüsüz, gösteriş budalası bi toplum olduğunu çözmümlemiş mobilya devi. yıl olmuş 2014 hala adamların meyva suyu için sattığı bardak ile kahve alanlar, pet şişelere cola dolurmaya çalışanlar var...yazık
Evinizin hiç birşeyi.
fiyatına göre oldukça kalitesiz mobilyalar satan mağaza zinciri. kullandıkları malzemeler sınıfının en ucuzu sanırım, birkaç sene içinde sabun gibi eriyip gider.
onun dışında basit, partik, kullanışlı aksesuar ve mutfak gereçleri fena değildir.
onun dışında basit, partik, kullanışlı aksesuar ve mutfak gereçleri fena değildir.
evimizin her şeyi.
restaurant bölümünde isveç köftesi kisvesi altında alenen hazır top köfte iteleyen mağazadır. menü halinde mozaik pasta ve kola ile 10 tl ye veriyorlar ama yine de yemeyiniz, yedirmeyiniz.
onun dışında çok uygun maliyette 2+8 yıl garantili dolaplar, tv üniteleri ve şifonyer gibi büyük parçalar satmaktadır kendisi...
onun dışında çok uygun maliyette 2+8 yıl garantili dolaplar, tv üniteleri ve şifonyer gibi büyük parçalar satmaktadır kendisi...
sims 2' de ikea home stuff paketi vardır.
köftesini sevdiğim mobilyacı.
modern zamanlar mobilyacısı, bazılarını hüzünlendiricisi.
şimdi bu mobilyacı ya hani, kaç sene oldu ilk defa gittim bir şubesine, hah dur marmara forum'daki şubesine gittim geçen. kendimi de kaybettim, ne o lan nalbur dükkanı gibi, incik boncuk, bir de öyle büyüktü ki çıkana kadar afakanlar bastı, amma velakin ''ev düzeceğim'' diyenler için tabii ki biçilmiş kaftan, bütçeyi yormayacak cinsten fiyatları da var bütüne vurulduğunda.
ama, ben başka bir şeyden bahsedeceğim, yıl ya 95 ya da 96 olması lazım, 10lu yaşların başında bir çocuğum, ''dayınla müstakbel yengene mobilya bakmaya gideceğiz faideli, sen de gel'', ''eh hadi gidelim'' de ne anlarım lan ben, mobilyanın renginden, evlenme arifesinde olan çiftimizin müstakbel evlerini süsleyecek oturma grubunun renginden, oturunca götün şeklini alan ortopedikliğinden, benim işim gücüm, ''yarın tasolarla kimi üterim lan acep''ti.
velhasıl kelam, yaşım oldu 28, o son gittiğimde ikea denen, ilk gidişimde gıcık olduğum mekana. insan böyle mi hüzünlenir lan, iki sap olarak gittiğimiz mekanın her köşesinde birbirinden güzel çiftler, kimilerinin sağ parmağında, içten içe kıskandığım, ama yine de gönlümün el vermemesiyle ''mutlu olsunlar lan'', ''şu kanepenin üzerinde birbirlerine sarılır, bizim doyamadığımız aşk ı meşkimizi vuk'u buldururlar'' dedim, çiftleri gördükçe içim parçalandı, gittiğim arkadaşımın suratına baktım, bir de aynaya baktım, hatta bir çifti uzun uzun inceledim, neleri almaya çalışıyorlar, nelere dikkat ediyolarlar, kulak misafiri olmaya çalıştım, monoloğumda da salakça bir ironi vardı işte : ''gelecek yüzyılda sen de evlenecek olursun filan, biraz tecrübelen'' dedim. o son gördüğüm çiftteki elemana da bok attım, ''sen kim, o kız kim ulan, sizin neyinize ikea'dan yatak odası takımı beğenmek!'' dediysem de, yine içime yediremeyip, ''mutlu olun lan, yine de mülayim bir tipe benziyorsun, kataloğa bakıpta gelmişsin ama'' dedim. üst kattaki çoluk çombalak doluşulan restoranına girersem sözlük kardeş, salya sümük bu saatte, olmayan eşimin, olmayan evliliğimin, olmayan çocuğumun kahrı kanser eder beni. neyse ne, oralarda bir yerlerde mutluluk denen hadiseye, üçüncü gözden şahitlik ettim en azından.
annemin al dediği şifonyer i de beğenmedim zaten, giriş katındaki o marketimsi abur cubur bölümünden bir iki gofret, püskevit alıp çıktım.
şimdi bu mobilyacı ya hani, kaç sene oldu ilk defa gittim bir şubesine, hah dur marmara forum'daki şubesine gittim geçen. kendimi de kaybettim, ne o lan nalbur dükkanı gibi, incik boncuk, bir de öyle büyüktü ki çıkana kadar afakanlar bastı, amma velakin ''ev düzeceğim'' diyenler için tabii ki biçilmiş kaftan, bütçeyi yormayacak cinsten fiyatları da var bütüne vurulduğunda.
ama, ben başka bir şeyden bahsedeceğim, yıl ya 95 ya da 96 olması lazım, 10lu yaşların başında bir çocuğum, ''dayınla müstakbel yengene mobilya bakmaya gideceğiz faideli, sen de gel'', ''eh hadi gidelim'' de ne anlarım lan ben, mobilyanın renginden, evlenme arifesinde olan çiftimizin müstakbel evlerini süsleyecek oturma grubunun renginden, oturunca götün şeklini alan ortopedikliğinden, benim işim gücüm, ''yarın tasolarla kimi üterim lan acep''ti.
velhasıl kelam, yaşım oldu 28, o son gittiğimde ikea denen, ilk gidişimde gıcık olduğum mekana. insan böyle mi hüzünlenir lan, iki sap olarak gittiğimiz mekanın her köşesinde birbirinden güzel çiftler, kimilerinin sağ parmağında, içten içe kıskandığım, ama yine de gönlümün el vermemesiyle ''mutlu olsunlar lan'', ''şu kanepenin üzerinde birbirlerine sarılır, bizim doyamadığımız aşk ı meşkimizi vuk'u buldururlar'' dedim, çiftleri gördükçe içim parçalandı, gittiğim arkadaşımın suratına baktım, bir de aynaya baktım, hatta bir çifti uzun uzun inceledim, neleri almaya çalışıyorlar, nelere dikkat ediyolarlar, kulak misafiri olmaya çalıştım, monoloğumda da salakça bir ironi vardı işte : ''gelecek yüzyılda sen de evlenecek olursun filan, biraz tecrübelen'' dedim. o son gördüğüm çiftteki elemana da bok attım, ''sen kim, o kız kim ulan, sizin neyinize ikea'dan yatak odası takımı beğenmek!'' dediysem de, yine içime yediremeyip, ''mutlu olun lan, yine de mülayim bir tipe benziyorsun, kataloğa bakıpta gelmişsin ama'' dedim. üst kattaki çoluk çombalak doluşulan restoranına girersem sözlük kardeş, salya sümük bu saatte, olmayan eşimin, olmayan evliliğimin, olmayan çocuğumun kahrı kanser eder beni. neyse ne, oralarda bir yerlerde mutluluk denen hadiseye, üçüncü gözden şahitlik ettim en azından.
annemin al dediği şifonyer i de beğenmedim zaten, giriş katındaki o marketimsi abur cubur bölümünden bir iki gofret, püskevit alıp çıktım.
Sen kalk koca dunya devi olarak isvecten turkiyeye gel burda sucuk satmaya basla. tadi da guzel ama ha baharati falan yerinde sosisten daha basarili.
melodi, görsellik, yabancı marka ve isveç köftesi ile milletimizi ayakta düzen firma.
Türkiye'de genelikle "ikea cebimizi sikea" diye tanımlanmaktadır.
izmirdekiler bilir bi çok ürün dışarda pıtpıtpatlayan ambalajlara kaplı şekilde korumasız duruyor. ''nasıl oluyor da kimse alıp götürmüyor biri çalsa götürse ikea batmaz mı bunlar çok mu zengin zaten herşeyleri çok pahalı ama çok güzeller şunu çalsak farkederler mi acaba..'' diye düşündürttü beni. beynimi yordu ikea.
Minimalist çalışma masaları olan markadır. Özellikle 99tl ye alınabilecek ve ayaklarını kendimizin seçebildiği oldukça minimalist bir masası da güzel seçenektir.
insanı kendisine çok güzel çekebilen firmadır. eve bazı ürünleri aşırı pahalı ama çok dikkat ederseniz öyle ürünlere denk gelirsiniz ki piyasaya göre çok daha uygun ve kalitelidir. bir de kendin yap olayı çok güzel bence. insan kendini işe yarar hissediyor sayelerinde. hele ki ne bileyim çoluk çocuğunuz varsa beraber bu ürünü hallettiğinizde güzel de vakit geçirirsiniz. o yüzden gayet severim ikea'yı. ayrıca gezmesi de gayet güzeldir. öyle mobilyacıdaki gibi peşinde dolaşan çalışanlar da yoktur.
bim gibi 'her yeri gezdirmeden vallahi bırakmam' cıdır.
internetten satışa başlamış ama müşterilere yanlış bilgi veren firma, zira müşterilerine gönderilen ürünlerinin eve teslimat yspılacagını bildiriyor ama yok öyle bir şey kargolar kata kadar çıkmaz.
her gittiğimde evin bi aylık cola,soda, gazoz, tuz, karabiber, ketçap,mayanoz, peçete, kürdan, k.kalem, kağıt mezura, ihtiyacını stokladığım über mobilya mağzası.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar