bugün
- sonbaharda yapılacak en iyi şey16
- 14 eylül 2026 gaziantepspor fenerbahçe maçı8
- sinirli bir kadına yaklaşma rehberi5
- osmanlının tekrar kurulacağına inanan insan5
- akademisyenlere sosyal medya yasağı3
- ak partililerin apoya villa yaptırması27
- sözlükte her gün bir yazarı şımartıyoruz17
- iki kişi tartışırken aauuvv diye gaza getirmek3
- taş gibi hatunun memesini öpmek7
- sözlük yazarlarının yelekleri12
- yüzüğü neden kartallarla götürmediler5
- en zeki osmanlıcı2
- yaz bitti kadın ayağı göremeyeceğiz2
- gocu'ya lakap buluyoruz kampanyası26
- sözlük yazarlarının kombinleri18
- ben işe gidiyorum4
- hediye olarak bir kavanoz turşu4
- güzel kadın isimleri2
- bik bik'in mutfağına konuk olmak18
- türkiye parçalansa kurulacak devletler4
- gocunun elleri11
- kocaeli bursa sakarya trabzon rize yozgat konya7
- silvermist simko yagmurcu keraneci sarapci birliği6
- meloş meloş gibsoş8
- seri gizli artı oy veren melek3
- en son ne yediniz7
- kovboy şekerlemesi6
- durduk yere geçmişten bir rezilliğin akla gelmesi5
- anın görüntüsü22
- urik hai kılıklı sevgiliye elf değeri vermek3
- aponun piçleri yıldıramaz bizleri3
- sarapci koala'nın en büyük hayali6
- sarapci koala hatayi20
- yapay zekayı kapatamadığımız zaman geldiğinde4
- bir erkeğe nazar değmesi4
- gocu32
- bahtsızlık2
- kimin ahını aldım acaba4
- chatgpt'nin ahlakını bozmak4
- sabahları nefret edilen şeyler15
- sanatımı ekşi sözlükte icra etmeye karar vermem13
- muhtar gocu8
- pahalılığın hala sabredilebilir noktada olması2
- iremga13
- 1 euro 56 12 tl3
- 13 eylül 2026 galatasaray kocaelispor maçı28
- gazze de enkazdan 17 yeni ceset çıkarılması5
- apoya villa yapılmasını destekleyen akpliler5
- ne gerek var kavgaya haydi eller havaya7
- okeyde taş çalma yöntemleri8
modern zamanlar mobilyacısı, bazılarını hüzünlendiricisi.
şimdi bu mobilyacı ya hani, kaç sene oldu ilk defa gittim bir şubesine, hah dur marmara forum'daki şubesine gittim geçen. kendimi de kaybettim, ne o lan nalbur dükkanı gibi, incik boncuk, bir de öyle büyüktü ki çıkana kadar afakanlar bastı, amma velakin ''ev düzeceğim'' diyenler için tabii ki biçilmiş kaftan, bütçeyi yormayacak cinsten fiyatları da var bütüne vurulduğunda.
ama, ben başka bir şeyden bahsedeceğim, yıl ya 95 ya da 96 olması lazım, 10lu yaşların başında bir çocuğum, ''dayınla müstakbel yengene mobilya bakmaya gideceğiz faideli, sen de gel'', ''eh hadi gidelim'' de ne anlarım lan ben, mobilyanın renginden, evlenme arifesinde olan çiftimizin müstakbel evlerini süsleyecek oturma grubunun renginden, oturunca götün şeklini alan ortopedikliğinden, benim işim gücüm, ''yarın tasolarla kimi üterim lan acep''ti.
velhasıl kelam, yaşım oldu 28, o son gittiğimde ikea denen, ilk gidişimde gıcık olduğum mekana. insan böyle mi hüzünlenir lan, iki sap olarak gittiğimiz mekanın her köşesinde birbirinden güzel çiftler, kimilerinin sağ parmağında, içten içe kıskandığım, ama yine de gönlümün el vermemesiyle ''mutlu olsunlar lan'', ''şu kanepenin üzerinde birbirlerine sarılır, bizim doyamadığımız aşk ı meşkimizi vuk'u buldururlar'' dedim, çiftleri gördükçe içim parçalandı, gittiğim arkadaşımın suratına baktım, bir de aynaya baktım, hatta bir çifti uzun uzun inceledim, neleri almaya çalışıyorlar, nelere dikkat ediyolarlar, kulak misafiri olmaya çalıştım, monoloğumda da salakça bir ironi vardı işte : ''gelecek yüzyılda sen de evlenecek olursun filan, biraz tecrübelen'' dedim. o son gördüğüm çiftteki elemana da bok attım, ''sen kim, o kız kim ulan, sizin neyinize ikea'dan yatak odası takımı beğenmek!'' dediysem de, yine içime yediremeyip, ''mutlu olun lan, yine de mülayim bir tipe benziyorsun, kataloğa bakıpta gelmişsin ama'' dedim. üst kattaki çoluk çombalak doluşulan restoranına girersem sözlük kardeş, salya sümük bu saatte, olmayan eşimin, olmayan evliliğimin, olmayan çocuğumun kahrı kanser eder beni. neyse ne, oralarda bir yerlerde mutluluk denen hadiseye, üçüncü gözden şahitlik ettim en azından.
annemin al dediği şifonyer i de beğenmedim zaten, giriş katındaki o marketimsi abur cubur bölümünden bir iki gofret, püskevit alıp çıktım.
şimdi bu mobilyacı ya hani, kaç sene oldu ilk defa gittim bir şubesine, hah dur marmara forum'daki şubesine gittim geçen. kendimi de kaybettim, ne o lan nalbur dükkanı gibi, incik boncuk, bir de öyle büyüktü ki çıkana kadar afakanlar bastı, amma velakin ''ev düzeceğim'' diyenler için tabii ki biçilmiş kaftan, bütçeyi yormayacak cinsten fiyatları da var bütüne vurulduğunda.
ama, ben başka bir şeyden bahsedeceğim, yıl ya 95 ya da 96 olması lazım, 10lu yaşların başında bir çocuğum, ''dayınla müstakbel yengene mobilya bakmaya gideceğiz faideli, sen de gel'', ''eh hadi gidelim'' de ne anlarım lan ben, mobilyanın renginden, evlenme arifesinde olan çiftimizin müstakbel evlerini süsleyecek oturma grubunun renginden, oturunca götün şeklini alan ortopedikliğinden, benim işim gücüm, ''yarın tasolarla kimi üterim lan acep''ti.
velhasıl kelam, yaşım oldu 28, o son gittiğimde ikea denen, ilk gidişimde gıcık olduğum mekana. insan böyle mi hüzünlenir lan, iki sap olarak gittiğimiz mekanın her köşesinde birbirinden güzel çiftler, kimilerinin sağ parmağında, içten içe kıskandığım, ama yine de gönlümün el vermemesiyle ''mutlu olsunlar lan'', ''şu kanepenin üzerinde birbirlerine sarılır, bizim doyamadığımız aşk ı meşkimizi vuk'u buldururlar'' dedim, çiftleri gördükçe içim parçalandı, gittiğim arkadaşımın suratına baktım, bir de aynaya baktım, hatta bir çifti uzun uzun inceledim, neleri almaya çalışıyorlar, nelere dikkat ediyolarlar, kulak misafiri olmaya çalıştım, monoloğumda da salakça bir ironi vardı işte : ''gelecek yüzyılda sen de evlenecek olursun filan, biraz tecrübelen'' dedim. o son gördüğüm çiftteki elemana da bok attım, ''sen kim, o kız kim ulan, sizin neyinize ikea'dan yatak odası takımı beğenmek!'' dediysem de, yine içime yediremeyip, ''mutlu olun lan, yine de mülayim bir tipe benziyorsun, kataloğa bakıpta gelmişsin ama'' dedim. üst kattaki çoluk çombalak doluşulan restoranına girersem sözlük kardeş, salya sümük bu saatte, olmayan eşimin, olmayan evliliğimin, olmayan çocuğumun kahrı kanser eder beni. neyse ne, oralarda bir yerlerde mutluluk denen hadiseye, üçüncü gözden şahitlik ettim en azından.
annemin al dediği şifonyer i de beğenmedim zaten, giriş katındaki o marketimsi abur cubur bölümünden bir iki gofret, püskevit alıp çıktım.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar