bugün
- ben bu dünyada hangi boşluğu dolduruyorum12
- mor semsiyeli yabanci16
- aym'nin chp'nin 128 dolar yalanını tescillemesi2
- yıkaması en zor mutfak aracı14
- zall sözlüğü bizzat takip ediyor13
- buddy dudeye övgü entrysi giren tipler18
- sigara içen kızla öpüşülür mü13
- altın fiyatları düşerken gelen altın alma isteği4
- 35 yaş üstü erkeklerin genç erkek gibi giyinmesi16
- yüzükoyun uyuyan erkekte gizli eşcinsellik vardır8
- yazarların şu an dinledikleri şarkı8
- ona bir şey söyle12
- sözlükte kavga etmek8
- cilgincapkin219
- memeleri füze gibi kadın13
- 11 haziran 2026 meksika güney afrika maçı3
- buddy dude21
- seni yeşerteceğim diyen erkek4
- chp'nin hali ne olacak46
- sigara içmeyenler üzülünce ne yapıyor sorunsalı13
- 40 yaşında hala evlenebileceğini zanneden erkek17
- kabuksuz kaplumbaga7
- kadınlar hakkında bazı mülahazalar4
- 5 taneden fazla makyaj malzemesi sayabilen erkek5
- bisiklet marka tavsiyesi10
- masklavi'nin düşünceleri18
- atatürk'ün boyunun 164cm olması16
- sözlüğün eski tadının olmaması8
- yaz aylarında bol bol kadın ayağı görmek10
- karton toplayan abi7
- enayimiknatisii12
- aşk acısı çekenlere tavsiyeler11
- sedat pekmez39
- antalyalıların kabak tatlısına tahin dökmeleri11
- güzel götlü kız vs güzel gözlü kız6
- kocamı çalıştırmam diyen kadın3
- sosyoloji ekonomi bilimi ilişkisi2
- gammazlar çetesi15
- uysaljakoben17
- ilahi adaletin tecelli etmesi5
- insanlarda bıraktığımız iz5
- 2026 dünya kupası şampiyonu olacak takım4
- mermi abla4
- yeşil gözlü kız11
- kızıl cin4
- kanka olurduk ölümüne2
- sözlükte hic tayt giyen kız olmaması9
- neden herkes aynı şeyi söylüyor3
- gocu24
- bana wp den yazdı3
modern zamanlar mobilyacısı, bazılarını hüzünlendiricisi.
şimdi bu mobilyacı ya hani, kaç sene oldu ilk defa gittim bir şubesine, hah dur marmara forum'daki şubesine gittim geçen. kendimi de kaybettim, ne o lan nalbur dükkanı gibi, incik boncuk, bir de öyle büyüktü ki çıkana kadar afakanlar bastı, amma velakin ''ev düzeceğim'' diyenler için tabii ki biçilmiş kaftan, bütçeyi yormayacak cinsten fiyatları da var bütüne vurulduğunda.
ama, ben başka bir şeyden bahsedeceğim, yıl ya 95 ya da 96 olması lazım, 10lu yaşların başında bir çocuğum, ''dayınla müstakbel yengene mobilya bakmaya gideceğiz faideli, sen de gel'', ''eh hadi gidelim'' de ne anlarım lan ben, mobilyanın renginden, evlenme arifesinde olan çiftimizin müstakbel evlerini süsleyecek oturma grubunun renginden, oturunca götün şeklini alan ortopedikliğinden, benim işim gücüm, ''yarın tasolarla kimi üterim lan acep''ti.
velhasıl kelam, yaşım oldu 28, o son gittiğimde ikea denen, ilk gidişimde gıcık olduğum mekana. insan böyle mi hüzünlenir lan, iki sap olarak gittiğimiz mekanın her köşesinde birbirinden güzel çiftler, kimilerinin sağ parmağında, içten içe kıskandığım, ama yine de gönlümün el vermemesiyle ''mutlu olsunlar lan'', ''şu kanepenin üzerinde birbirlerine sarılır, bizim doyamadığımız aşk ı meşkimizi vuk'u buldururlar'' dedim, çiftleri gördükçe içim parçalandı, gittiğim arkadaşımın suratına baktım, bir de aynaya baktım, hatta bir çifti uzun uzun inceledim, neleri almaya çalışıyorlar, nelere dikkat ediyolarlar, kulak misafiri olmaya çalıştım, monoloğumda da salakça bir ironi vardı işte : ''gelecek yüzyılda sen de evlenecek olursun filan, biraz tecrübelen'' dedim. o son gördüğüm çiftteki elemana da bok attım, ''sen kim, o kız kim ulan, sizin neyinize ikea'dan yatak odası takımı beğenmek!'' dediysem de, yine içime yediremeyip, ''mutlu olun lan, yine de mülayim bir tipe benziyorsun, kataloğa bakıpta gelmişsin ama'' dedim. üst kattaki çoluk çombalak doluşulan restoranına girersem sözlük kardeş, salya sümük bu saatte, olmayan eşimin, olmayan evliliğimin, olmayan çocuğumun kahrı kanser eder beni. neyse ne, oralarda bir yerlerde mutluluk denen hadiseye, üçüncü gözden şahitlik ettim en azından.
annemin al dediği şifonyer i de beğenmedim zaten, giriş katındaki o marketimsi abur cubur bölümünden bir iki gofret, püskevit alıp çıktım.
şimdi bu mobilyacı ya hani, kaç sene oldu ilk defa gittim bir şubesine, hah dur marmara forum'daki şubesine gittim geçen. kendimi de kaybettim, ne o lan nalbur dükkanı gibi, incik boncuk, bir de öyle büyüktü ki çıkana kadar afakanlar bastı, amma velakin ''ev düzeceğim'' diyenler için tabii ki biçilmiş kaftan, bütçeyi yormayacak cinsten fiyatları da var bütüne vurulduğunda.
ama, ben başka bir şeyden bahsedeceğim, yıl ya 95 ya da 96 olması lazım, 10lu yaşların başında bir çocuğum, ''dayınla müstakbel yengene mobilya bakmaya gideceğiz faideli, sen de gel'', ''eh hadi gidelim'' de ne anlarım lan ben, mobilyanın renginden, evlenme arifesinde olan çiftimizin müstakbel evlerini süsleyecek oturma grubunun renginden, oturunca götün şeklini alan ortopedikliğinden, benim işim gücüm, ''yarın tasolarla kimi üterim lan acep''ti.
velhasıl kelam, yaşım oldu 28, o son gittiğimde ikea denen, ilk gidişimde gıcık olduğum mekana. insan böyle mi hüzünlenir lan, iki sap olarak gittiğimiz mekanın her köşesinde birbirinden güzel çiftler, kimilerinin sağ parmağında, içten içe kıskandığım, ama yine de gönlümün el vermemesiyle ''mutlu olsunlar lan'', ''şu kanepenin üzerinde birbirlerine sarılır, bizim doyamadığımız aşk ı meşkimizi vuk'u buldururlar'' dedim, çiftleri gördükçe içim parçalandı, gittiğim arkadaşımın suratına baktım, bir de aynaya baktım, hatta bir çifti uzun uzun inceledim, neleri almaya çalışıyorlar, nelere dikkat ediyolarlar, kulak misafiri olmaya çalıştım, monoloğumda da salakça bir ironi vardı işte : ''gelecek yüzyılda sen de evlenecek olursun filan, biraz tecrübelen'' dedim. o son gördüğüm çiftteki elemana da bok attım, ''sen kim, o kız kim ulan, sizin neyinize ikea'dan yatak odası takımı beğenmek!'' dediysem de, yine içime yediremeyip, ''mutlu olun lan, yine de mülayim bir tipe benziyorsun, kataloğa bakıpta gelmişsin ama'' dedim. üst kattaki çoluk çombalak doluşulan restoranına girersem sözlük kardeş, salya sümük bu saatte, olmayan eşimin, olmayan evliliğimin, olmayan çocuğumun kahrı kanser eder beni. neyse ne, oralarda bir yerlerde mutluluk denen hadiseye, üçüncü gözden şahitlik ettim en azından.
annemin al dediği şifonyer i de beğenmedim zaten, giriş katındaki o marketimsi abur cubur bölümünden bir iki gofret, püskevit alıp çıktım.
Gündemdeki Haberler
güncel Önemli Başlıklar