bugün

ismi hacı ali beydir.1615 yılında vefat etmiştir. tasavvuf şairlerindendir. halkı saptırdığı iddiasıyla hakkında aleyhte fetvalar çıkardı. ancak halk ona fevkalade saygı beslerdi. lakabı olan muhtefi gizlenmiş manasındadır bunun sebebi kendisiyle yalnızca hamzaviliğe mensub olan kalbe bakıcı denen rehberlerin görüşebilmesiydi. kabri, kasımpaşa'da tersane ardında okmeydanı'nın alt tarafındaki doymazdere makberesindedir. en ünlü şiiri şathiyyedir.

--spoiler--
işbu deme erince
üç kez doğdum alemden
nice yavru uçurdum
nice aşiyaneden

dört doğurdum anamı
hamil oldum babadan
babam dokuz ayaklı
anlama efsaneden

on tayaya emzirdim
iki yüzlü bir çocuk
kara libas giydirdim
gösterdim kaşaneden

kafdağını arkama
yüklendim etme aceb
bahr-i muhiti içtim
kanmadım amma neden

altmış arşın menare
çıktım anın üstüne
çağıruban cihanı
doldurdum efsaneden

yüz tınaplı bir çadır
diktirdim siper için
ana tuttum yüzümü
doğdum ol kar-haneden

fir'avn ile görüşüp
biraz nasihat ettim
dedi sözün tutmazam
dönmezem hamaneden

yedi başlı bir yılan
gördüm ki hakim olmuş
sureti hayvan değil
bilmezem amma neden

ak sakallı bir avret
düştü benim peşime
zinet etmiş kendine
lü'lü'i dürdaneden

yetmiş iki llice
düdük aldım çarşıdan
çaldım ağır sadasın
geçti asumaneden

bir top attım maşrıktan
geldi düştü magrıba
bu bir rengin rumuzdur
anlama efsaneden

bir mektebe uğadım
kuş dilini okurlar
sivri sinek halife
hocası pervaneden

alaim-i semayı
olta edip sarkıttım
bin bıyıklı bir balık
çıkardım deryaneden

gördüm nuh'un gemisin
girdim anın içine
buldum anda necatı
korkmadım tufaneden

senin ''idris'' hakikat
bu rumuzat sözlerin
anladı insan olan
bilmedi hayvaneden
--spoiler--

bu şathiyye, bilhassa devir inancına dayanır. sufiler, bu surete gelinceye dek bir çok alemlerden geçtiğine inanırlar. insan, ana ve babanın yediği, içtiği şeylerden meydana gelen kadın ve erkek menisinden meydana gelir; yenip içilen şeylerse hayvan, nebat ve madendir. bunlar dört unsur ve dört tabiat denen hava, ateş, su ve toprakla soğukluk, sıcaklık, yaşlık ve kuruluktan bunlar da dkuz göğün dönüşünden meydana gelir.

idris-i muhtefi, varlığın insan oluncaya kadar önce tanrının bilgisinde, sonra kuvvetler aleminde bulunduğunu, sonra da madde alemine geldiğini, böylece anadan üç kere doğduğunu, kemale geldikten sonra da nice yuvadan nice kuşlar uçurduğunu, bir çok kişileri irşat ettiğini; babasının dokuz ayaklı yani dokuz gök olup dört unsurun da dört ana mesabesinde bulunduğunu bildiriyor. on dadı, beş bilinen, beş de eseri görünen zahiri ve batıni duygulardır. iki yüzlü çocuk hem madde hem mana alemini gören ve hükmeden insandır.
© copyright 2005 - 2026