bu konuda fikrin mi var? buraya entry ekle. üye ol
  1. 1.
    Kendine özgü bir özellik taşıyan zaman parçası,dönem,periyot.
    2 ... italiano
  2. 2.
    çamaşır makinalarının gücüdür .

    800 devir gibi .
    ... gerko
  3. 3.
    (bkz: devrim)*
    ... kutupsal form
  4. 4.
    bir fiil.
    ... kadavra
  5. 5.
    Devrimle alakası olmayan arapça kökenli isim. zira devir bir zaman dilimini ifade etmek için kullanılır. Devrim ise devirmekten gelir, öztürkçedir.
    1 ... akmai
  6. 6.
    Bir devirin bittiğinde yeni bir devirin başlayacağını bildiğin sonsuz döngü .
    ... cenesinde sakal cikmayan adam
  7. 7.
    ece temelkuran'ın yeni romanı. dün akşam metroda liseden arkadaşımla karşılaştım kendisi çok değişmiş plaza ikoncanı gibi olmuş diye düşünürken biraz sohbet edince aslında öyle olmadığını kendisini her anlamda geliştirdiğini fark ettim. hatta biraz siyaset de konuştuk sanırım onların üzerine cila olsun diye bu sabah bana kurye ile bu kitabı göndermiş "sen seversin, okuyunca birde bunları istişare edelim" notunu düşmüş, sevindim ve heyecanlandım. en azından bayram boş geçmeyecek, bu kitabı bir solukta okumamak için kendimi zor tutuyorum.
    1 ... ucan su tospasi
  8. 8.
    herhangi bir sebepten teslim edilemeyen kargoların, şubede 24 saatten fazla beklemesi durumu.
    kargocular bilir, selamlarım onları.
    ... melankoyar
  9. 9.
    Bir ece temelkuran kitabı.

    12 Eylül darbe zamanlarını anlatıyor. Arkadaş şu 12 Eylül'ün de ne ekmeği yendi haaa! Yaz yaz hâlâ bitmiyor o dönem. Yok mu şöyle orijinal, fantastik bir fikir, bir hikâye? Tamam anladık 12 Eylül işte...

    Neyse! iki çocuğun gözünden anlatılıyor hikâye. Yazı fontları değişik hâle getirilmiş çocukları ayırt edelim diye. Orta gelirli, trtde filan çalışan bir ailenin kızı ayşe var; bir de düşük gelirli, yoksul bir ailenin oğlu Ali var. Bunların yaşları 8-9 galiba. Ali'nin taraf daha ülkücü, devrimci kısmı yansıtıyor; ayşenin tarafı daha burjuvazi. Zaten romanda anlatılan şeylerden de bu burjuvazilik görülebiliyor.

    Yalnız bir şey dikkatimi çekti ve rahatsız oldum: yav 12 Eylül zamanlarında Bülent Ersoy'un cinsiyet değişimi bu kadar mı ülke meselesi haline gelmiş? Ece hanım maşallah romanın yüzde 20'sini Bülent Ersoy yapmış! Yani insanlar üç günde bir Bülent Ersoy mu konuşuyorlarmış?

    Netice itibariyle çok ağır olmayan, vasat bir hikâye ve anlatım. O dönemi daha sert anlatan romanlar mevcutken, bu romanın ana karakterleri iki çocuk da olduğu için belki bu kadar naif bir hikâye olarak kalmış.

    Buraya daha sonra inceleme linkini de ekleyeceğim.
    ... taciturnn