bugün
- yogartiksen10
- silvermist13
- dincilerin apoyu atatürk ten çok sevmesi8
- sözlükte tanıdığınız en iyi kişi24
- said nursi nin ajdar anık a verdiği ayar4
- sözlük hesabını sil perileri7
- gocu'ya özgürlük11
- gitmek iyileştirir mi3
- kahve ve sigara ile yağmuru izlemek6
- hacıosmanoğlu'nun hakem soruşturması açıklaması2
- aisu3
- gocu11
- gocu'nun çaylaklık durumu kaldırılsın7
- yanlışlıkla başkasının külodunu giymek3
- yobaz ebeveynlere sahip olmak2
- orta yaşlıların birbirilerine kanki demeleri3
- tek başına hastaheneye gitmek2
- sabahları nefret edilen şeyler12
- dincilerin insanların yaşamına karışması3
- arkadaşlar beni neden sevmediniz4
- aşk7
- fatma betül sayan kaya49
- şiiri ayak kokan kadın4
- fon mağdurlarının ana para iadelerini beğenmemesi4
- yazılımcıların maaş pazarlığında yaptığı hatalar3
- türbanlı kız arkadaşıyla sevişmeyi düşünen erkek2
- farklı mısın4
- yeşil parka giyen kız5
- tulumba tatlısı4
- senden benden trilyonları çalanlar5
- tüik ve enag'ın eylül enflasyonu verileri3
- ne yazarsam yazayım çaylak olmuyorum4
- sarımsak6
- 4 ekim 2026 konohafest saldırısı3
- cin filmleri4
- bir erkeğe yapılabilecek en iyi iltifat10
- ideal bira bardağı3
- sözlük gıybeti12
- pazartesi sabah 7 de spor salonuna giden insan3
- riyad da ikinci mekke ittifakı toplantısı3
- pizza5
- türk korku filmi klişeleri3
- dünyanın en yakışıklı erkekleri listesi8
- yıldız tilbe kızılı2
- cemil ipekçi2
- kapatıcı kullanılmayan gün12
- hangi tatlısınız10
- arkadaşlar çok uykum var2
- hepinizden nefret ediyorum ama tek başıma da canım2
- akp seçmeni16
harp okulu zamanında arkadaşları tarafından "Su uyur, Hulusi Akar" olarak anıldığı iddia edilir. sebebi:
--spoiler--
Akar, Harbiye’de öğrencilerin sosyal etkinliklerini ve özel hayatlarını mercek altına almıştı. Askeri okulların kültüründe en büyük suç sayılan 'ispiyonculuk' neredeyse teşvik edilir hale geldi. Akar öylesine 'seri' çalışıyordu ki öğrenciler aralarında 'Su uyur, Hulusi Akar' diye şakalaşıyorlardı
--spoiler--
kaynak:
http://odatv.com/n.php?n=...ur-hulusi-akar-2405151200
necdet özel sonrası göreve gelirse kim bilir daha neler göreceğiz.
--spoiler--
Akar, Harbiye’de öğrencilerin sosyal etkinliklerini ve özel hayatlarını mercek altına almıştı. Askeri okulların kültüründe en büyük suç sayılan 'ispiyonculuk' neredeyse teşvik edilir hale geldi. Akar öylesine 'seri' çalışıyordu ki öğrenciler aralarında 'Su uyur, Hulusi Akar' diye şakalaşıyorlardı
--spoiler--
kaynak:
http://odatv.com/n.php?n=...ur-hulusi-akar-2405151200
necdet özel sonrası göreve gelirse kim bilir daha neler göreceğiz.
özel paşa'nın varisi. sıradaki genel kurmay başkanlığı makamının büyük olasılıkla sahibi.
2015 yılında genel kurmay başkanı olacak zad. kanımca şimdiye kadarki en karizma gkb olacak.
silahlı kuvvetler tarihinde ordu komutanlığı yapmadan kara kuvvetleri komutanı olmuş ilk paşadır yanılmıyorsam.
usta yazar faruk mercan ın çok güzel anlattığı geleceğin genel kurmay başkanı .
................................................................................................................................................
Bugün Ankarada, Kara Kuvvetleri Komutanlığı karargahında bir devir teslim töreni yapılacak.
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, görevi yeni Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akara devredecek.
Yeni Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, Genelkurmay 2. Başkanıydı. Yani, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özelin en yakın çalışma arkadaşıydı. Genelkurmay karargahını, Orgeneral Necdet Özel adına sevk ve idare eden komutan Hulusi Akardı.
Son Yüksek Askeri Şura toplantısında, hangi komutanın Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirileceği en çok merak uyandıran ve dikkatle izlenen konuydu.
Kimi çevreler, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncunun bu göreve getirilmesini beklediler. Bunu da, Kalyoncu Paşanın en kıdemli komutan olmasına bağladılar.
Biraz araştırma yaptım. Baktım ki, Orgeneral Bekir Kalyoncu ve Orgeneral Hulusi Akar, aslında aynı yıl Kara Harp Okulundan mezun olmuşlar. ikisi de 1972de mezun olmuşlar Kara Harp Okulundan
Çok ilginçtir, 28 Şubat sürecinin yaşandığı 1997de ikisi de albay rütbesindeyken; Bekir Kalyoncu tuğgeneral rütbesine terfi ediyor, ama Hulusi Akar o sene terfi ettirilmiyor.
Hulusi Akarın terfi ettirildiği sene 1998.
Bunun önemi nedir diyeceksiniz Silahlı Kuvvetlerde eşit durumdaki iki komutandan birinin erken terfi ettirilmesi o kadar önemli ki Bekir Kalyoncu örneğinde olduğu gibi, eğer siyasi otoritenin müdahalesi olmasaydı, Bekir Kalyoncu bugün Kara Kuvvetleri Komutanı olacaktı
iki Komutanın da askerlik hayatlarının sonraki safahatlarına baktım. Özellikle Işık Koşaner, ilker Başbuğ ve Yaşar Büyükanıtın Genelkurmay Başkanı olduğu dönemlerde Bekir Kalyoncunun sanki daha fazla gözetildiğine dair bir izlenim edindim. Silahlı Kuvvetler camiasında, ilker Başbuğun Bekir Kalyoncuyu ne kadar çok tuttuğu ve kolladığı bir sır değildir zaten... Yine, Yaşar Büyükanıt döneminde, sivil toplumun andıçlandığı bir çalışma yapılırken; Kalyoncu korgeneral rütbesiyle Genelkurmay Harekat Başkanıydı
Ve açıkçası, aynı dönemlerde sanki Hulusi Akarın da kendisine verilen görevler itibariyle ikinci planda tutulduğu izlenimini edindim. ilker Başbuğun Bekir Kalyoncuyu ne kadar gözetiyorsa, Hulusi Akarı o kadar hırpaladığı da Silahlı Kuvvetler camiasında bir sır değildir
Bu sadece Hulusi Akarın yaşadığı bir olay da değil
Bugün Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturan Orgeneral Necdet Özelin de yaşadığı bir durum aslında
Orgeneral Necdet Özel, 2007 yılında korgeneral rütbesiyle Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanıydı. O yıl Orgeneral Necdet Özeli orgeneral yapmamak ve Silahlı Kuvvetlerden ayrılmasını sağlamak için bazı çalışmalar yapıldı. Ancak, çok parlak bir askeri kariyeri olduğu için ve hep birinciliklerle geldiği için, Orgeneral Özeli Silahlı Kuvvetlerden koparmayı başaramadılar ve orgeneral yapmak zorunda kaldılar
2004 yılında Doğan Kitap yayınevi tarafından yayınlanan Apolet Kılıç ve iktidar kitabımı yazarken; 30 kadar generalle konuştum. O dönemden beri Silahlı Kuvvetleri yakından izlemeye çalışırım.
Genelkurmay Başkanlığı görevine gelmiş Doğan Güreş, Necdet Üruğ gibi komutanlarla konuştum. Aynı şekilde, kuvvet komutanlığı yapmış çok sayıda komutanla konuşma imkanım oldu.
Ne yazık ki şunu gözlemledim. Özellikle darbe dönemlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri adeta yeniden dizayn edilmiş...
27 Mayıs 1960 darbesinden sonra bir dizayn yaşandı. Emekli edilen ve kendilerine EMiNSULAR (Emekli inkılap Subayları) denilen subayların çoğu dindardı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin genetiğiyle ilk oynayanlar 27 Mayısçılar oldular.
Bunu, tarihi tanıklıklardan biliyoruz. Örneğin babası bir albay olan Prof. Mümtazer Türköne, Babamın zamanında tümenlerin yakınındaki camilerde Cuma günleri ön saflarda hep üniformalı subaylar olurdu diyor. Yine babası bir albay olan gazeteci-yazar Avni Özgürel bir sohbetimizde, Babamın zamanında subaylar arasında hafızlık yarışmaları olurdu. diyor.
1960lı yıllardan itibaren, adeta TSKyı dinden arındırma süreci ile paralel olarak; subayların yoğun bir devrimci ve ihtilalci dalganın etkisi altında kaldığını görüyoruz. Bu dalga, 1971de neredeyse Suriyedeki Baas tipi sosyalist bir askeri diktatörlükle sonuçlanıyordu. Milliyetçi generallerin karşı hamlesiyle, Türkiye sosyalist bir diktatörlük olmaktan kurtuldu.
1980 ihtilalinden sonra da TSKda bir dizayn yapıldığı kuşkusuz
1980li yıllardaki dizaynların bir kısımını Apolet Kılıç ve iktidar kitabımda anlattım. 1980lerde, 2000 yılına kadar gelecek genelkurmay başkanları tek tek, isim isim belirlenmişti
28 Şubat döneminin Genelkurmay Başkanı Orgeneral ismail Hakkı Karadayı, internete düşen bir ses kaydında o yıllarda Kara Kuvvetleri Tayin Dairesi Başkanı olduğunu söyler.
Son darbe gözüyle baktığım 28 Şubat döneminde, yani 1997den itibaren TSKda bir dizayn daha yapıldı. Özellikle Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlunun Genelkurmay Başkanı olduğu 1998den itibaren, 28 şubat bin yıl sürecek mantığı ile dizaynlar yapıldı. Çok ilginçtir, Ergenekonun yeniden yapılanma tarihi de 1999dur.
Diyeceksiniz ki, bu kadar dizayna rağmen nasıl oldu da Hilmi Özkök, Necdet Özel gibi komutanlar Genelkurmay Başkanı olabildiler? Hilmi Özkökü Genelkurmay Başkanı yapmamak için her şey yapıldı. Necdet Özel için de benzer çalışmalar yapıldı Bugün Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevini devralacak olan Orgeneral Hulusi Akarın, 28 Şubat sürecinde nasıl terfi ettirilmediğini yukarıda anlattım
Silahlı Kuvvetlerdeki dizayn çalışmaları, sadece bunlarla sınırlı değil Bir de, 1986 yılından itibaren irticacı gerekçesiyle TSKdan atılan binlerce subay-astsubay var.
Peki onlar atılınca yerlerine kimler geldi?.. Silahlı Kuvvetlerde yıllardır yaşanan sıkıntıların, ihtilalcilik oyunlarının, siyasete bulaşmaların temelinde bu soru var aslında
Türk Silahlı Kuvvetleri, ihtilalcilik tohumlarının ekildiği 1955ten beri çok yara aldı, TSKnın genetik kodları ile esaslı bir şekilde oynandı. Her darbe döneminde atılan binlerce subayın yerine, ya liyakatsız ya da siyasete meyilli subaylar geldi
Şimdi TSKda artık bir normalleşme döneminin başlaması bekleniyor. Tayini, terfisi kendi içinde liyakat unsuruna göre şekillenen, siyasete bulaşmayan ve ülkenın dış güvenliğine odaklanmış bir TSK
Kimsenin inancından, ibadetinden dolayı sorgulanmadığı, atılmadığı ve namaz kılanın da kılmayanın da yan yana, eşit şartlarda görev yapabildiği bir TSK
Ancak böyle bir TSK ile Türkiye bölgesinin oyun kurucu bir gücü haline gelebilir
Ve ancak böyle bir TSK ile, Türkiye sonsuza kadar darbecilik illetinden kurtulur
................................................................................................................................................
Bugün Ankarada, Kara Kuvvetleri Komutanlığı karargahında bir devir teslim töreni yapılacak.
Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hayri Kıvrıkoğlu, görevi yeni Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akara devredecek.
Yeni Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar, Genelkurmay 2. Başkanıydı. Yani, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özelin en yakın çalışma arkadaşıydı. Genelkurmay karargahını, Orgeneral Necdet Özel adına sevk ve idare eden komutan Hulusi Akardı.
Son Yüksek Askeri Şura toplantısında, hangi komutanın Kara Kuvvetleri Komutanlığına getirileceği en çok merak uyandıran ve dikkatle izlenen konuydu.
Kimi çevreler, Jandarma Genel Komutanı Orgeneral Bekir Kalyoncunun bu göreve getirilmesini beklediler. Bunu da, Kalyoncu Paşanın en kıdemli komutan olmasına bağladılar.
Biraz araştırma yaptım. Baktım ki, Orgeneral Bekir Kalyoncu ve Orgeneral Hulusi Akar, aslında aynı yıl Kara Harp Okulundan mezun olmuşlar. ikisi de 1972de mezun olmuşlar Kara Harp Okulundan
Çok ilginçtir, 28 Şubat sürecinin yaşandığı 1997de ikisi de albay rütbesindeyken; Bekir Kalyoncu tuğgeneral rütbesine terfi ediyor, ama Hulusi Akar o sene terfi ettirilmiyor.
Hulusi Akarın terfi ettirildiği sene 1998.
Bunun önemi nedir diyeceksiniz Silahlı Kuvvetlerde eşit durumdaki iki komutandan birinin erken terfi ettirilmesi o kadar önemli ki Bekir Kalyoncu örneğinde olduğu gibi, eğer siyasi otoritenin müdahalesi olmasaydı, Bekir Kalyoncu bugün Kara Kuvvetleri Komutanı olacaktı
iki Komutanın da askerlik hayatlarının sonraki safahatlarına baktım. Özellikle Işık Koşaner, ilker Başbuğ ve Yaşar Büyükanıtın Genelkurmay Başkanı olduğu dönemlerde Bekir Kalyoncunun sanki daha fazla gözetildiğine dair bir izlenim edindim. Silahlı Kuvvetler camiasında, ilker Başbuğun Bekir Kalyoncuyu ne kadar çok tuttuğu ve kolladığı bir sır değildir zaten... Yine, Yaşar Büyükanıt döneminde, sivil toplumun andıçlandığı bir çalışma yapılırken; Kalyoncu korgeneral rütbesiyle Genelkurmay Harekat Başkanıydı
Ve açıkçası, aynı dönemlerde sanki Hulusi Akarın da kendisine verilen görevler itibariyle ikinci planda tutulduğu izlenimini edindim. ilker Başbuğun Bekir Kalyoncuyu ne kadar gözetiyorsa, Hulusi Akarı o kadar hırpaladığı da Silahlı Kuvvetler camiasında bir sır değildir
Bu sadece Hulusi Akarın yaşadığı bir olay da değil
Bugün Genelkurmay Başkanlığı koltuğuna oturan Orgeneral Necdet Özelin de yaşadığı bir durum aslında
Orgeneral Necdet Özel, 2007 yılında korgeneral rütbesiyle Kara Kuvvetleri Eğitim ve Doktrin Komutanıydı. O yıl Orgeneral Necdet Özeli orgeneral yapmamak ve Silahlı Kuvvetlerden ayrılmasını sağlamak için bazı çalışmalar yapıldı. Ancak, çok parlak bir askeri kariyeri olduğu için ve hep birinciliklerle geldiği için, Orgeneral Özeli Silahlı Kuvvetlerden koparmayı başaramadılar ve orgeneral yapmak zorunda kaldılar
2004 yılında Doğan Kitap yayınevi tarafından yayınlanan Apolet Kılıç ve iktidar kitabımı yazarken; 30 kadar generalle konuştum. O dönemden beri Silahlı Kuvvetleri yakından izlemeye çalışırım.
Genelkurmay Başkanlığı görevine gelmiş Doğan Güreş, Necdet Üruğ gibi komutanlarla konuştum. Aynı şekilde, kuvvet komutanlığı yapmış çok sayıda komutanla konuşma imkanım oldu.
Ne yazık ki şunu gözlemledim. Özellikle darbe dönemlerinde Türk Silahlı Kuvvetleri adeta yeniden dizayn edilmiş...
27 Mayıs 1960 darbesinden sonra bir dizayn yaşandı. Emekli edilen ve kendilerine EMiNSULAR (Emekli inkılap Subayları) denilen subayların çoğu dindardı. Türk Silahlı Kuvvetlerinin genetiğiyle ilk oynayanlar 27 Mayısçılar oldular.
Bunu, tarihi tanıklıklardan biliyoruz. Örneğin babası bir albay olan Prof. Mümtazer Türköne, Babamın zamanında tümenlerin yakınındaki camilerde Cuma günleri ön saflarda hep üniformalı subaylar olurdu diyor. Yine babası bir albay olan gazeteci-yazar Avni Özgürel bir sohbetimizde, Babamın zamanında subaylar arasında hafızlık yarışmaları olurdu. diyor.
1960lı yıllardan itibaren, adeta TSKyı dinden arındırma süreci ile paralel olarak; subayların yoğun bir devrimci ve ihtilalci dalganın etkisi altında kaldığını görüyoruz. Bu dalga, 1971de neredeyse Suriyedeki Baas tipi sosyalist bir askeri diktatörlükle sonuçlanıyordu. Milliyetçi generallerin karşı hamlesiyle, Türkiye sosyalist bir diktatörlük olmaktan kurtuldu.
1980 ihtilalinden sonra da TSKda bir dizayn yapıldığı kuşkusuz
1980li yıllardaki dizaynların bir kısımını Apolet Kılıç ve iktidar kitabımda anlattım. 1980lerde, 2000 yılına kadar gelecek genelkurmay başkanları tek tek, isim isim belirlenmişti
28 Şubat döneminin Genelkurmay Başkanı Orgeneral ismail Hakkı Karadayı, internete düşen bir ses kaydında o yıllarda Kara Kuvvetleri Tayin Dairesi Başkanı olduğunu söyler.
Son darbe gözüyle baktığım 28 Şubat döneminde, yani 1997den itibaren TSKda bir dizayn daha yapıldı. Özellikle Orgeneral Hüseyin Kıvrıkoğlunun Genelkurmay Başkanı olduğu 1998den itibaren, 28 şubat bin yıl sürecek mantığı ile dizaynlar yapıldı. Çok ilginçtir, Ergenekonun yeniden yapılanma tarihi de 1999dur.
Diyeceksiniz ki, bu kadar dizayna rağmen nasıl oldu da Hilmi Özkök, Necdet Özel gibi komutanlar Genelkurmay Başkanı olabildiler? Hilmi Özkökü Genelkurmay Başkanı yapmamak için her şey yapıldı. Necdet Özel için de benzer çalışmalar yapıldı Bugün Kara Kuvvetleri Komutanlığı görevini devralacak olan Orgeneral Hulusi Akarın, 28 Şubat sürecinde nasıl terfi ettirilmediğini yukarıda anlattım
Silahlı Kuvvetlerdeki dizayn çalışmaları, sadece bunlarla sınırlı değil Bir de, 1986 yılından itibaren irticacı gerekçesiyle TSKdan atılan binlerce subay-astsubay var.
Peki onlar atılınca yerlerine kimler geldi?.. Silahlı Kuvvetlerde yıllardır yaşanan sıkıntıların, ihtilalcilik oyunlarının, siyasete bulaşmaların temelinde bu soru var aslında
Türk Silahlı Kuvvetleri, ihtilalcilik tohumlarının ekildiği 1955ten beri çok yara aldı, TSKnın genetik kodları ile esaslı bir şekilde oynandı. Her darbe döneminde atılan binlerce subayın yerine, ya liyakatsız ya da siyasete meyilli subaylar geldi
Şimdi TSKda artık bir normalleşme döneminin başlaması bekleniyor. Tayini, terfisi kendi içinde liyakat unsuruna göre şekillenen, siyasete bulaşmayan ve ülkenın dış güvenliğine odaklanmış bir TSK
Kimsenin inancından, ibadetinden dolayı sorgulanmadığı, atılmadığı ve namaz kılanın da kılmayanın da yan yana, eşit şartlarda görev yapabildiği bir TSK
Ancak böyle bir TSK ile Türkiye bölgesinin oyun kurucu bir gücü haline gelebilir
Ve ancak böyle bir TSK ile, Türkiye sonsuza kadar darbecilik illetinden kurtulur
hızlı karar almasıyla meşhurdur.
an itibari ile kara kuvvetleri komutanı olup, 2015 - 2019 arası genelkurmay başkanı olması beklenen komutan. piyade sınıfı kökenlidir.
genelkurmay 2. başkanı orgeneral.
3.kolordu komutanı.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar