bugün
- romanya52
- mehdinin en sevdiği balık7
- avrupanın en ucuz mazotunu kullanıyoruz21
- gilded bayan yazare5
- türkiye19
- yaptığı çomarlık eleştirilince agresifleşen çomar5
- bir zirve yapsak kim kimin yanında oturur33
- yarın iş var4
- almanya14
- fatma betül sayan kaya39
- fatma betül sayan kaya'nın yeni partili çıkması3
- kerhaneciye domuz kemiği atmak3
- dünya60
- patroniçesinin önünde yere kalem atan erkek2
- hırsız ekremi eleştirmeyip borsacıyı eleştirmek3
- taşak ağrısı diye rapor alıp patrona yollamak5
- başka ülkelre vatandşlk başvrsu yapn milltvekilri12
- hiçbir şeyin sarmaması5
- hindistan4
- pazar akşamları2
- patroniçenin göte vurarak iyi tatiller demesi3
- siccin3
- ismet gurbuz 2024 almanya da2
- anın görüntüsü31
- kemaliklerle ekonomi tartışmak5
- avanos pforzheim arası yüksek hızlı tren2
- suudi arabistan3
- besiktastakideli2
- 27 eylül 2026 meteoroloji sarı kod uyarısı4
- ismet el gürbüzhavi bin mehdiyetini ve biraderi2
- fatma betül sayan kaya yalnız değildir13
- düğün yaptığını korna çalarak herkese duyuran tip5
- güne bir nostaljik şarkı bırak ulen9
- patroniçesine aşık stajyer erkek2
- amerika birleşik devletleri30
- hayat2
- ne yapsam iyi olur9
- haluk levent vs fatma betül sayan kaya6
- 27 eylül 2026 litvanya azerbaycan maçı4
- ispanya6
- sözlük kokusu6
- melih gökçek soruşturması ne oldu6
- fatma betül sayan kaya'nın hacca gitmesi3
- osmanlı millet sistemi3
- azerbaycan3
- furkan bölükbaşı'nın açlık feryadı6
- serdar ortaç2
- haseki hera sultan2
- fransa11
- rusya5
Küre Dağları Tabiat Parkı içerisinde yer alan Horma Kanyonu, Kastamonu ili'nin,Pınarbaşı ilçesi'nin Ilıca köyündedir.akvaryumu andıran derin göllerden ve irili ufaklı şelalelerden oluşmakta olup rehbersiz geçilmemesi tavsiye edilir.hemen yakınındaki ılıca köyündeki yardımsever rehberler işinizi kolaylaştırırlar.kaygan kayalardan geçmek oldukça zor olduğu için sağlam bir ekipman bulundurmak zorunludur.
pınarbaşı'ndan, ılıca şelalesi mevkiine doğru gelmeden önce sağ tarafta yer alan küre dağları milli parkı kapısından içeri girin. yolu bırakmadığınız takdirde bu kanyona ulaşabilirsiniz. geçtiğimiz hafta üçüncü defa gittim buraya. fakat, bundan sonra asla gitmeyi düşünmüyorum. zira gözüm inanılmaz korktu.
beraber tatil yaptığım arkadaşlarıma horma kanyonu'nu görmelerini özellikle direttim. amasra'dan pınarbaşı'na doğru yola koyulduk. bartın'a geri döndük ve oradan ulus istikametine, yani, pınarbaşı'na tepeden inen dağ yoluna yöneldik. pınarbaşı'na gelmeden önce ulukaya şelalesi var. kastamonu'lu bir arkadaşım burayı görmem hususunda ısrar edince, horma kanyonu'ndan önce ulukaya'yı ziyaret ettik. kesinlikle görülmesi gerekiyormuş. yöre halkı arasında bu şelalenin adı ise "su çıkaran kayası".
neyse, devam ediyorum;
nihayet kanyona varabildik. bana eşlik eden arkadaşlarım sevgili oldukları için onları bu güzel ortamda yalnız bırakmak istedim. iki kumrunun bu güzellik içinde romantizm yaşamasını istedim. sırt çantamı aldım ve önden yürümeye başladım. yaklaşık 150-200 metre yürümüşümdür. arkadaşlar yavaş yavaş yürüdükleri için geride kaldılar. demir iskeleye gelmeden önce ahşap iskele üzerinden bir süre yürünüyor. ahşap iskelenin bitimine doğru yaklaşırken çatırdı sesleri duydum. ama inanılmaz gürültülü bir sesti. aklıma ilk gelen şey ise ekskavatör oldu. içimden "yahu kanyonun tepesinde taş mı kırıyorlar" dedim. ekskavatör falan değilmiş. yukarıdan devasa bir kayanın yuvarlandığını hemen akabinde idrak edebildim. ağaçları kıra kıra geliyordu üzerime. kayayı göremiyordum ama hemen tepemden bana doğru geldiğini tahmin edebiliyordum. kayaların oluşturduğu dik duvarlar yüzünden ses yankı yapıyordu. yankı yaptığı için kaçacağım noktayı bir türlü kestiremiyordum. sağa kaçsam olmaz, sola kaçsam olmaz. hemen o an kanyon duvarına doğru çömeldim ve ellerimi başımın üstüne koydum. sesi duyan arkadaşlarım bana doğru koşmuşlar o sıra. ikisi de bana bakıyor uzaktan ama ellerinden hiçbir şey gelmiyor. elimle gelmemeleri için işaret yaptım. yaptığım hareketin tek bir nedeni vardı; "ben yandım siz yanmayın"
içten içe; "her şey buraya kadarmış" dedim. kayadan ziyade, seslerin yoğunluğu heyelan gibiydi. bu anlattıklarımın hepsi birkaç saniye içerisinde gerçekleşti. yuvarlanan devasa kayanın bana yaklaştığı sırada sesin yönünü tespit edebildim. çömeldiğim yerden sesin geldiği yöne baktım ve iki saniye sonra dev kayanın üç metre önümden dereye doğru fişek gibi düştüğünü gördüm. iskeleyi kürdan gibi kırdı. dev kayanın peşinden irili ufaklı kayalar onu takip etti. arkadaşlarıma gelmemeleri için defalarca kez bağırdım. sesler kesildikten sonra hemen onların yanına koştum ve kollarından tutarak kanyondan seri adımlarla uzaklaştırdım.
daha önce ölüme yaklaştığım anlar oldu ama böylesi korkuyu hiç yaşamadım. ecelin geldiği yönü tespit edememek içimi kemirdi resmen. şanslıydım. bir daha asla gitmeyi düşünmüyorum. binlerce yıldır yerinde duran kaya benim gelmemi beklemişti resmen. olayın gerçekleştiği noktaya gelmeden önce fotoğraf çekmek için duraksamıştım. belki de hayatımı kurtaran şey o duraksama anı oldu.
işin enteresan tarafı, pınarbaşı'ndan sonra sinop istikametine doğru yöneldik. arabayı sürerken gördüğüm heyelan uyarısı tabelaları bile içimi titretiyordu. psikolojim bozuldu diyebilirim. o sesleri hayatım boyunca unutamayacağım. velhasıl; tehlikelerle dolu bir kanyon.
kırılan iskelenin fotoğrafı;
görsel
beraber tatil yaptığım arkadaşlarıma horma kanyonu'nu görmelerini özellikle direttim. amasra'dan pınarbaşı'na doğru yola koyulduk. bartın'a geri döndük ve oradan ulus istikametine, yani, pınarbaşı'na tepeden inen dağ yoluna yöneldik. pınarbaşı'na gelmeden önce ulukaya şelalesi var. kastamonu'lu bir arkadaşım burayı görmem hususunda ısrar edince, horma kanyonu'ndan önce ulukaya'yı ziyaret ettik. kesinlikle görülmesi gerekiyormuş. yöre halkı arasında bu şelalenin adı ise "su çıkaran kayası".
neyse, devam ediyorum;
nihayet kanyona varabildik. bana eşlik eden arkadaşlarım sevgili oldukları için onları bu güzel ortamda yalnız bırakmak istedim. iki kumrunun bu güzellik içinde romantizm yaşamasını istedim. sırt çantamı aldım ve önden yürümeye başladım. yaklaşık 150-200 metre yürümüşümdür. arkadaşlar yavaş yavaş yürüdükleri için geride kaldılar. demir iskeleye gelmeden önce ahşap iskele üzerinden bir süre yürünüyor. ahşap iskelenin bitimine doğru yaklaşırken çatırdı sesleri duydum. ama inanılmaz gürültülü bir sesti. aklıma ilk gelen şey ise ekskavatör oldu. içimden "yahu kanyonun tepesinde taş mı kırıyorlar" dedim. ekskavatör falan değilmiş. yukarıdan devasa bir kayanın yuvarlandığını hemen akabinde idrak edebildim. ağaçları kıra kıra geliyordu üzerime. kayayı göremiyordum ama hemen tepemden bana doğru geldiğini tahmin edebiliyordum. kayaların oluşturduğu dik duvarlar yüzünden ses yankı yapıyordu. yankı yaptığı için kaçacağım noktayı bir türlü kestiremiyordum. sağa kaçsam olmaz, sola kaçsam olmaz. hemen o an kanyon duvarına doğru çömeldim ve ellerimi başımın üstüne koydum. sesi duyan arkadaşlarım bana doğru koşmuşlar o sıra. ikisi de bana bakıyor uzaktan ama ellerinden hiçbir şey gelmiyor. elimle gelmemeleri için işaret yaptım. yaptığım hareketin tek bir nedeni vardı; "ben yandım siz yanmayın"
içten içe; "her şey buraya kadarmış" dedim. kayadan ziyade, seslerin yoğunluğu heyelan gibiydi. bu anlattıklarımın hepsi birkaç saniye içerisinde gerçekleşti. yuvarlanan devasa kayanın bana yaklaştığı sırada sesin yönünü tespit edebildim. çömeldiğim yerden sesin geldiği yöne baktım ve iki saniye sonra dev kayanın üç metre önümden dereye doğru fişek gibi düştüğünü gördüm. iskeleyi kürdan gibi kırdı. dev kayanın peşinden irili ufaklı kayalar onu takip etti. arkadaşlarıma gelmemeleri için defalarca kez bağırdım. sesler kesildikten sonra hemen onların yanına koştum ve kollarından tutarak kanyondan seri adımlarla uzaklaştırdım.
daha önce ölüme yaklaştığım anlar oldu ama böylesi korkuyu hiç yaşamadım. ecelin geldiği yönü tespit edememek içimi kemirdi resmen. şanslıydım. bir daha asla gitmeyi düşünmüyorum. binlerce yıldır yerinde duran kaya benim gelmemi beklemişti resmen. olayın gerçekleştiği noktaya gelmeden önce fotoğraf çekmek için duraksamıştım. belki de hayatımı kurtaran şey o duraksama anı oldu.
işin enteresan tarafı, pınarbaşı'ndan sonra sinop istikametine doğru yöneldik. arabayı sürerken gördüğüm heyelan uyarısı tabelaları bile içimi titretiyordu. psikolojim bozuldu diyebilirim. o sesleri hayatım boyunca unutamayacağım. velhasıl; tehlikelerle dolu bir kanyon.
kırılan iskelenin fotoğrafı;
görsel
Nasıl inşa edildiğine anlam veremediğim üç kilometre uzunluğunda yola sahip olan, içinden yürünerek geçilebilen vadi.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar