bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- yarın kpssye girecek yazarlar10
- iş kazasında ölen işçiye tali kusur3
- kumral erkek3
- ölüm9
- enayimiknatisii36
- dansöz izleme keyfi12
- reis2
- aziz yıldırım12
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- insan olmaya ceyrek kala26
- hangi renksiniz17
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- serhat kılıç13
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- ismail kartal9
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- online listesinden manita beğenmek7
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- gocu50
- saraca finch house2
- tai lung42
- uzak durulası insan modelleri5
- sözlükteki şer çetesi12
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- yeğen4
- geceye bir söz bırak8
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükte herkesin avcı olması12
- sözlükteki zorbalar12
- öylesine bir şeyler yaz3
- anın görüntüsü24
- s'i l v'e r m'i s t29
- evde dondurma yapmak5
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- flat white4
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- masklavinin akepeyi hiç eleştirmemesi28
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- milan skriniar5
Basketbol üzerine yapılmış , belki de en güzel filmdir hoosiers. gercek bir hikayeden esinlenilerek çekilmiştir. bütün bunlara gelmeden önce filmle ilgili temel bilgileri verelim. detay isteyenler, imdb den takip edebilirler.
film 1986 yapımı ve 1987 yılı oscar odullerine 2 dalda aday olmuş. filmin yönetmeni David Anspaugh , başrollerde Gene Hackman , antrenör Norman Dale'i, Barbara Hershey , okuldaki baska bir öğretmen olan Myra Fleener'i, Dennis Hopper ise Shooter isimli bir ayyaşı canlandırıyor.
bundan sonrası biraz spoiler içerebilir ancak bu kadar detay bence sorun olmayacaktır.
film basketbolun bir din olduğu indiana eyaletinin küçük bir kasabasına lise takımının antrenörü olarak gelen coach norman dale in hikayesi. norman dale, aslında yetenekli bir ncaa antrenörüyken , bir oyuncusuna fiili saldırıda bulunmaktan uzun bir süre ceza almış ve bu sebeple basketboldan kopmuş ancak 2. şans arayan bir loser. shooter , takımdaki oyunculardan birinin babası ancak ayyaşın teki. kendi oğlu bile ondan utanıyor ve bunu açıkça dile getiriyor. basketboldan çok iyi anlasa da yaşadığı travmalar onu boyle bir kurtuluşa itmiş.
lise takımı sanırım 7 kişi. düşünün okul öyle küçük ki 10 kişiyi bile bulamıyorlar. kasaba küçük, herkes birbirini tanıyor ve bizim futbol syircimiz gibi herkes kendince takımın antrenörü. her kafadan bir ses çıkıyor.
coach dale prensip sahibi bir adam, herkes hucum calismak isterken fundamental a onem veren, dribling den pas vermeye, kondusyondan line drill e kadar her turlu basketbolcunun istemedigi antrenmanlarin hepsini yaptiran bir adam. oncelikle elindeki kucuk gruptan bir takım yapma amacında. oyuncuların hepsi ortalama. birisi haric. onun ismi jimmy. inanilmaz bir basketbol yetenegi var. sut kacirmiyor , filmi izlediginizde goreceksiniz. bu cocuk da küskün ve takımdan uzakta. coach dale bir taraftan onu takımda görmek isterken, diğer taraftan prensip sahibi kişiliği ile ödün de vermiyor. yani kabaca ister gel ister gelme diyor ona...
çok fazla şeyler yazmak istemiyorum, mutlaka her sporseverin izlemesi gereken bir film. kucucuk bir lise takımının indiana eyalet şampiyonu oluşunun hikayesi bu. filmin bazı sahneleri çok dokunaklı.
bu gerçek bir hikaye demiştim. 1954 de indiana şampiyonu olan ve bir cindrella hikayesinin kahramanı milan indians takımının hikayesinden esinlenilmiş. filmin final macinin cekidigi filmdeki adiyla butler fieldhouse u dolduracak kadar fazla figuran bulunamadigindan mevcut kalabalik hep kameranın karşısındaki tribunlere yerlestirilmiş. bu sebeple o sahnelerin çekimi biraz uzamış.
bu filmde pek çok efsane replik ve hareket vardır. beni ilk izlediğimde etkileyeni ise şudur.
butler fieldhouse 10bin kilik bir salon. çocuklar salona girdiklerinde buyuklugune inanamazlar. kendi okullarindaki 100 kisilik salondan sonra inanilmaz bir ortam... coach dale cocuklardan birine faul cizgisinin dip cizgiden uzakligini olcmesini, digerine de pota yukseligini olcmesini ve bulduklari uzunlukları soylemelerini ister. cocuklar nizami olculeri soylediklerinde de, gordugunuz gibi bizim salonumuzdaki olculerle bire bir aynı der.
bu filmde hem cocah dale, hem shooter , 2. bir sans arayan hayatta kaybetmiş kişiler. ozellikle bu performans ile oscara aday gosterilen dennis hopper i izlemek gerek.
NOT: Başlığı açmak için yazdığımda, ukte olarak verildiğiniz gördüm. ukteciye selamlar *
film 1986 yapımı ve 1987 yılı oscar odullerine 2 dalda aday olmuş. filmin yönetmeni David Anspaugh , başrollerde Gene Hackman , antrenör Norman Dale'i, Barbara Hershey , okuldaki baska bir öğretmen olan Myra Fleener'i, Dennis Hopper ise Shooter isimli bir ayyaşı canlandırıyor.
bundan sonrası biraz spoiler içerebilir ancak bu kadar detay bence sorun olmayacaktır.
film basketbolun bir din olduğu indiana eyaletinin küçük bir kasabasına lise takımının antrenörü olarak gelen coach norman dale in hikayesi. norman dale, aslında yetenekli bir ncaa antrenörüyken , bir oyuncusuna fiili saldırıda bulunmaktan uzun bir süre ceza almış ve bu sebeple basketboldan kopmuş ancak 2. şans arayan bir loser. shooter , takımdaki oyunculardan birinin babası ancak ayyaşın teki. kendi oğlu bile ondan utanıyor ve bunu açıkça dile getiriyor. basketboldan çok iyi anlasa da yaşadığı travmalar onu boyle bir kurtuluşa itmiş.
lise takımı sanırım 7 kişi. düşünün okul öyle küçük ki 10 kişiyi bile bulamıyorlar. kasaba küçük, herkes birbirini tanıyor ve bizim futbol syircimiz gibi herkes kendince takımın antrenörü. her kafadan bir ses çıkıyor.
coach dale prensip sahibi bir adam, herkes hucum calismak isterken fundamental a onem veren, dribling den pas vermeye, kondusyondan line drill e kadar her turlu basketbolcunun istemedigi antrenmanlarin hepsini yaptiran bir adam. oncelikle elindeki kucuk gruptan bir takım yapma amacında. oyuncuların hepsi ortalama. birisi haric. onun ismi jimmy. inanilmaz bir basketbol yetenegi var. sut kacirmiyor , filmi izlediginizde goreceksiniz. bu cocuk da küskün ve takımdan uzakta. coach dale bir taraftan onu takımda görmek isterken, diğer taraftan prensip sahibi kişiliği ile ödün de vermiyor. yani kabaca ister gel ister gelme diyor ona...
çok fazla şeyler yazmak istemiyorum, mutlaka her sporseverin izlemesi gereken bir film. kucucuk bir lise takımının indiana eyalet şampiyonu oluşunun hikayesi bu. filmin bazı sahneleri çok dokunaklı.
bu gerçek bir hikaye demiştim. 1954 de indiana şampiyonu olan ve bir cindrella hikayesinin kahramanı milan indians takımının hikayesinden esinlenilmiş. filmin final macinin cekidigi filmdeki adiyla butler fieldhouse u dolduracak kadar fazla figuran bulunamadigindan mevcut kalabalik hep kameranın karşısındaki tribunlere yerlestirilmiş. bu sebeple o sahnelerin çekimi biraz uzamış.
bu filmde pek çok efsane replik ve hareket vardır. beni ilk izlediğimde etkileyeni ise şudur.
butler fieldhouse 10bin kilik bir salon. çocuklar salona girdiklerinde buyuklugune inanamazlar. kendi okullarindaki 100 kisilik salondan sonra inanilmaz bir ortam... coach dale cocuklardan birine faul cizgisinin dip cizgiden uzakligini olcmesini, digerine de pota yukseligini olcmesini ve bulduklari uzunlukları soylemelerini ister. cocuklar nizami olculeri soylediklerinde de, gordugunuz gibi bizim salonumuzdaki olculerle bire bir aynı der.
bu filmde hem cocah dale, hem shooter , 2. bir sans arayan hayatta kaybetmiş kişiler. ozellikle bu performans ile oscara aday gosterilen dennis hopper i izlemek gerek.
NOT: Başlığı açmak için yazdığımda, ukte olarak verildiğiniz gördüm. ukteciye selamlar *
konusu, oyuncuları ve verdiği birçok dersle en güzel basketbol filmidir.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar