bugün
- true yahudi mi8
- true nefreti6
- fake hesapların sahibi5
- habire1239
- mastürbasyon yapmayı unutmayın11
- puura5
- velvet39
- bir kızdan kibarca nasıl domalmş fotoğrafı istenir7
- çekingen nazik saygılı erkek sevilir mi sorusu13
- kız arkadaşa alınabilecek hediyeler9
- yeni parti24
- lezbiyenler kız hakkımızı yiyorlar4
- antipanik7
- bu kız kaç postaya düzelir3
- true vs yagmurcu12
- lionel messi vs lamine yamal4
- din olmadan ahlak temellendirilemez10
- lamine yamal6
- seri gizli artı oy veren melek8
- kızların keko erkek seviyoruz demesi13
- sedat peker'e küfür etmek6
- true silik yesin kampanyası2
- beğeni almak beni mutlu etmiyor2
- göğüsleri küçük diye üzülen kadın3
- basit bir hayat istemek11
- dün erkeklerin yüzde 70'i seks yapmadı2
- zafer partisi neden düştü8
- güzel olmak vs tatlı olmak4
- cumhuriyet halk partisi10
- kemalizmin gericilik olması7
- kola ile sigara icmek4
- lamine yamal için sevgilisini terk eden kız4
- sözlükte galiba kavga olmuş hissi5
- diamond bosphorus9
- gül gibi efendi erkek10
- ahmet sezer bey birader birader bey3
- arkadaşlar yeni aldığım şarj cihazıma bakın8
- g'i l d'e d l'i l y14
- yakışıklı bir erkekle öpüşmek7
- kurşuni renkler2
- başlatmayın kollektivizminize2
- süper lig'e gelen yeni kurallar4
- gammazlar çetesi2
- muslettin amca11
- kız kardeşimi tandırda yaktılar3
- ben geldim kerkenezler18
- sözlük tipsizlerinin fotoğrafları3
- escorta giden erkek8
- yazarların özledikleri şeyler8
- recep tayyip erdoğan10
Basketbol üzerine yapılmış , belki de en güzel filmdir hoosiers. gercek bir hikayeden esinlenilerek çekilmiştir. bütün bunlara gelmeden önce filmle ilgili temel bilgileri verelim. detay isteyenler, imdb den takip edebilirler.
film 1986 yapımı ve 1987 yılı oscar odullerine 2 dalda aday olmuş. filmin yönetmeni David Anspaugh , başrollerde Gene Hackman , antrenör Norman Dale'i, Barbara Hershey , okuldaki baska bir öğretmen olan Myra Fleener'i, Dennis Hopper ise Shooter isimli bir ayyaşı canlandırıyor.
bundan sonrası biraz spoiler içerebilir ancak bu kadar detay bence sorun olmayacaktır.
film basketbolun bir din olduğu indiana eyaletinin küçük bir kasabasına lise takımının antrenörü olarak gelen coach norman dale in hikayesi. norman dale, aslında yetenekli bir ncaa antrenörüyken , bir oyuncusuna fiili saldırıda bulunmaktan uzun bir süre ceza almış ve bu sebeple basketboldan kopmuş ancak 2. şans arayan bir loser. shooter , takımdaki oyunculardan birinin babası ancak ayyaşın teki. kendi oğlu bile ondan utanıyor ve bunu açıkça dile getiriyor. basketboldan çok iyi anlasa da yaşadığı travmalar onu boyle bir kurtuluşa itmiş.
lise takımı sanırım 7 kişi. düşünün okul öyle küçük ki 10 kişiyi bile bulamıyorlar. kasaba küçük, herkes birbirini tanıyor ve bizim futbol syircimiz gibi herkes kendince takımın antrenörü. her kafadan bir ses çıkıyor.
coach dale prensip sahibi bir adam, herkes hucum calismak isterken fundamental a onem veren, dribling den pas vermeye, kondusyondan line drill e kadar her turlu basketbolcunun istemedigi antrenmanlarin hepsini yaptiran bir adam. oncelikle elindeki kucuk gruptan bir takım yapma amacında. oyuncuların hepsi ortalama. birisi haric. onun ismi jimmy. inanilmaz bir basketbol yetenegi var. sut kacirmiyor , filmi izlediginizde goreceksiniz. bu cocuk da küskün ve takımdan uzakta. coach dale bir taraftan onu takımda görmek isterken, diğer taraftan prensip sahibi kişiliği ile ödün de vermiyor. yani kabaca ister gel ister gelme diyor ona...
çok fazla şeyler yazmak istemiyorum, mutlaka her sporseverin izlemesi gereken bir film. kucucuk bir lise takımının indiana eyalet şampiyonu oluşunun hikayesi bu. filmin bazı sahneleri çok dokunaklı.
bu gerçek bir hikaye demiştim. 1954 de indiana şampiyonu olan ve bir cindrella hikayesinin kahramanı milan indians takımının hikayesinden esinlenilmiş. filmin final macinin cekidigi filmdeki adiyla butler fieldhouse u dolduracak kadar fazla figuran bulunamadigindan mevcut kalabalik hep kameranın karşısındaki tribunlere yerlestirilmiş. bu sebeple o sahnelerin çekimi biraz uzamış.
bu filmde pek çok efsane replik ve hareket vardır. beni ilk izlediğimde etkileyeni ise şudur.
butler fieldhouse 10bin kilik bir salon. çocuklar salona girdiklerinde buyuklugune inanamazlar. kendi okullarindaki 100 kisilik salondan sonra inanilmaz bir ortam... coach dale cocuklardan birine faul cizgisinin dip cizgiden uzakligini olcmesini, digerine de pota yukseligini olcmesini ve bulduklari uzunlukları soylemelerini ister. cocuklar nizami olculeri soylediklerinde de, gordugunuz gibi bizim salonumuzdaki olculerle bire bir aynı der.
bu filmde hem cocah dale, hem shooter , 2. bir sans arayan hayatta kaybetmiş kişiler. ozellikle bu performans ile oscara aday gosterilen dennis hopper i izlemek gerek.
NOT: Başlığı açmak için yazdığımda, ukte olarak verildiğiniz gördüm. ukteciye selamlar *
film 1986 yapımı ve 1987 yılı oscar odullerine 2 dalda aday olmuş. filmin yönetmeni David Anspaugh , başrollerde Gene Hackman , antrenör Norman Dale'i, Barbara Hershey , okuldaki baska bir öğretmen olan Myra Fleener'i, Dennis Hopper ise Shooter isimli bir ayyaşı canlandırıyor.
bundan sonrası biraz spoiler içerebilir ancak bu kadar detay bence sorun olmayacaktır.
film basketbolun bir din olduğu indiana eyaletinin küçük bir kasabasına lise takımının antrenörü olarak gelen coach norman dale in hikayesi. norman dale, aslında yetenekli bir ncaa antrenörüyken , bir oyuncusuna fiili saldırıda bulunmaktan uzun bir süre ceza almış ve bu sebeple basketboldan kopmuş ancak 2. şans arayan bir loser. shooter , takımdaki oyunculardan birinin babası ancak ayyaşın teki. kendi oğlu bile ondan utanıyor ve bunu açıkça dile getiriyor. basketboldan çok iyi anlasa da yaşadığı travmalar onu boyle bir kurtuluşa itmiş.
lise takımı sanırım 7 kişi. düşünün okul öyle küçük ki 10 kişiyi bile bulamıyorlar. kasaba küçük, herkes birbirini tanıyor ve bizim futbol syircimiz gibi herkes kendince takımın antrenörü. her kafadan bir ses çıkıyor.
coach dale prensip sahibi bir adam, herkes hucum calismak isterken fundamental a onem veren, dribling den pas vermeye, kondusyondan line drill e kadar her turlu basketbolcunun istemedigi antrenmanlarin hepsini yaptiran bir adam. oncelikle elindeki kucuk gruptan bir takım yapma amacında. oyuncuların hepsi ortalama. birisi haric. onun ismi jimmy. inanilmaz bir basketbol yetenegi var. sut kacirmiyor , filmi izlediginizde goreceksiniz. bu cocuk da küskün ve takımdan uzakta. coach dale bir taraftan onu takımda görmek isterken, diğer taraftan prensip sahibi kişiliği ile ödün de vermiyor. yani kabaca ister gel ister gelme diyor ona...
çok fazla şeyler yazmak istemiyorum, mutlaka her sporseverin izlemesi gereken bir film. kucucuk bir lise takımının indiana eyalet şampiyonu oluşunun hikayesi bu. filmin bazı sahneleri çok dokunaklı.
bu gerçek bir hikaye demiştim. 1954 de indiana şampiyonu olan ve bir cindrella hikayesinin kahramanı milan indians takımının hikayesinden esinlenilmiş. filmin final macinin cekidigi filmdeki adiyla butler fieldhouse u dolduracak kadar fazla figuran bulunamadigindan mevcut kalabalik hep kameranın karşısındaki tribunlere yerlestirilmiş. bu sebeple o sahnelerin çekimi biraz uzamış.
bu filmde pek çok efsane replik ve hareket vardır. beni ilk izlediğimde etkileyeni ise şudur.
butler fieldhouse 10bin kilik bir salon. çocuklar salona girdiklerinde buyuklugune inanamazlar. kendi okullarindaki 100 kisilik salondan sonra inanilmaz bir ortam... coach dale cocuklardan birine faul cizgisinin dip cizgiden uzakligini olcmesini, digerine de pota yukseligini olcmesini ve bulduklari uzunlukları soylemelerini ister. cocuklar nizami olculeri soylediklerinde de, gordugunuz gibi bizim salonumuzdaki olculerle bire bir aynı der.
bu filmde hem cocah dale, hem shooter , 2. bir sans arayan hayatta kaybetmiş kişiler. ozellikle bu performans ile oscara aday gosterilen dennis hopper i izlemek gerek.
NOT: Başlığı açmak için yazdığımda, ukte olarak verildiğiniz gördüm. ukteciye selamlar *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar