bugün
- sözlük kızlarının bicepsleri16
- 22 ekim 2026 beşiktaş crystal palace maçı18
- queen ravenna ifşası15
- erkeğin kadından üstün olduğu gerçeği11
- sözlük kızlarının venüs gamzeleri8
- 50 kilo üstü kız tripleri4
- sözlük yazarlarının en sevdiği tv kanalı8
- saat12
- kol saati8
- sözlük erkeklerini topluca veterinere götürmek10
- tavuklu pilav8
- arkadaşlar çok sıkıcısınız4
- kolye143
- ioçk'nın ifşası4
- bir erkek adam kadınlara yükselmez8
- beşiktaş18
- ayaklara fısıldayan adam5
- erkeği karizmatik gösteren şeyler13
- at9
- crystal palace8
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak4
- true'nun çaylak olması5
- damacanayı sebile takarken gaza gelmek3
- denenecek çok şey var4
- beşiktaş 2 crystal palace 23
- fırın sütlaç8
- futbol20
- gocu nerede gocu3
- avrupa11
- 1 80 boyunda kadın olmak10
- netflix yapımı izleyen erkek gizli eşcinseldir11
- ömür boyu yalnız kalmak istemek8
- 25 yaşında hala evlenmeyi başaramamış kadın5
- ümit akdağ3
- 2 kaslı sözlük erkeği arasında tost olmak4
- hava yapmış kavanoz kapağı açmak2
- from gold from dust8
- 22 ekim 2026 trabzonspor hearts maçı10
- özlemek3
- güney afrika4
- izmirin en güzel semtleri10
- akepe dönemi15
- 21 ekim 2026 lille galatasaray maçı58
- 40'a doğru yaklaşmak4
- 40 yaş üstü erkeklerin doğal yaşam alanları5
- yeşil3
- izmirde murtakeye nezih yer diyen tip3
- sözlük gey saati vs din saati vs akp saati3
- meksika açmazı macerası3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı2
konusu, oyuncuları ve verdiği birçok dersle en güzel basketbol filmidir.
Basketbol üzerine yapılmış , belki de en güzel filmdir hoosiers. gercek bir hikayeden esinlenilerek çekilmiştir. bütün bunlara gelmeden önce filmle ilgili temel bilgileri verelim. detay isteyenler, imdb den takip edebilirler.
film 1986 yapımı ve 1987 yılı oscar odullerine 2 dalda aday olmuş. filmin yönetmeni David Anspaugh , başrollerde Gene Hackman , antrenör Norman Dale'i, Barbara Hershey , okuldaki baska bir öğretmen olan Myra Fleener'i, Dennis Hopper ise Shooter isimli bir ayyaşı canlandırıyor.
bundan sonrası biraz spoiler içerebilir ancak bu kadar detay bence sorun olmayacaktır.
film basketbolun bir din olduğu indiana eyaletinin küçük bir kasabasına lise takımının antrenörü olarak gelen coach norman dale in hikayesi. norman dale, aslında yetenekli bir ncaa antrenörüyken , bir oyuncusuna fiili saldırıda bulunmaktan uzun bir süre ceza almış ve bu sebeple basketboldan kopmuş ancak 2. şans arayan bir loser. shooter , takımdaki oyunculardan birinin babası ancak ayyaşın teki. kendi oğlu bile ondan utanıyor ve bunu açıkça dile getiriyor. basketboldan çok iyi anlasa da yaşadığı travmalar onu boyle bir kurtuluşa itmiş.
lise takımı sanırım 7 kişi. düşünün okul öyle küçük ki 10 kişiyi bile bulamıyorlar. kasaba küçük, herkes birbirini tanıyor ve bizim futbol syircimiz gibi herkes kendince takımın antrenörü. her kafadan bir ses çıkıyor.
coach dale prensip sahibi bir adam, herkes hucum calismak isterken fundamental a onem veren, dribling den pas vermeye, kondusyondan line drill e kadar her turlu basketbolcunun istemedigi antrenmanlarin hepsini yaptiran bir adam. oncelikle elindeki kucuk gruptan bir takım yapma amacında. oyuncuların hepsi ortalama. birisi haric. onun ismi jimmy. inanilmaz bir basketbol yetenegi var. sut kacirmiyor , filmi izlediginizde goreceksiniz. bu cocuk da küskün ve takımdan uzakta. coach dale bir taraftan onu takımda görmek isterken, diğer taraftan prensip sahibi kişiliği ile ödün de vermiyor. yani kabaca ister gel ister gelme diyor ona...
çok fazla şeyler yazmak istemiyorum, mutlaka her sporseverin izlemesi gereken bir film. kucucuk bir lise takımının indiana eyalet şampiyonu oluşunun hikayesi bu. filmin bazı sahneleri çok dokunaklı.
bu gerçek bir hikaye demiştim. 1954 de indiana şampiyonu olan ve bir cindrella hikayesinin kahramanı milan indians takımının hikayesinden esinlenilmiş. filmin final macinin cekidigi filmdeki adiyla butler fieldhouse u dolduracak kadar fazla figuran bulunamadigindan mevcut kalabalik hep kameranın karşısındaki tribunlere yerlestirilmiş. bu sebeple o sahnelerin çekimi biraz uzamış.
bu filmde pek çok efsane replik ve hareket vardır. beni ilk izlediğimde etkileyeni ise şudur.
butler fieldhouse 10bin kilik bir salon. çocuklar salona girdiklerinde buyuklugune inanamazlar. kendi okullarindaki 100 kisilik salondan sonra inanilmaz bir ortam... coach dale cocuklardan birine faul cizgisinin dip cizgiden uzakligini olcmesini, digerine de pota yukseligini olcmesini ve bulduklari uzunlukları soylemelerini ister. cocuklar nizami olculeri soylediklerinde de, gordugunuz gibi bizim salonumuzdaki olculerle bire bir aynı der.
bu filmde hem cocah dale, hem shooter , 2. bir sans arayan hayatta kaybetmiş kişiler. ozellikle bu performans ile oscara aday gosterilen dennis hopper i izlemek gerek.
NOT: Başlığı açmak için yazdığımda, ukte olarak verildiğiniz gördüm. ukteciye selamlar *
film 1986 yapımı ve 1987 yılı oscar odullerine 2 dalda aday olmuş. filmin yönetmeni David Anspaugh , başrollerde Gene Hackman , antrenör Norman Dale'i, Barbara Hershey , okuldaki baska bir öğretmen olan Myra Fleener'i, Dennis Hopper ise Shooter isimli bir ayyaşı canlandırıyor.
bundan sonrası biraz spoiler içerebilir ancak bu kadar detay bence sorun olmayacaktır.
film basketbolun bir din olduğu indiana eyaletinin küçük bir kasabasına lise takımının antrenörü olarak gelen coach norman dale in hikayesi. norman dale, aslında yetenekli bir ncaa antrenörüyken , bir oyuncusuna fiili saldırıda bulunmaktan uzun bir süre ceza almış ve bu sebeple basketboldan kopmuş ancak 2. şans arayan bir loser. shooter , takımdaki oyunculardan birinin babası ancak ayyaşın teki. kendi oğlu bile ondan utanıyor ve bunu açıkça dile getiriyor. basketboldan çok iyi anlasa da yaşadığı travmalar onu boyle bir kurtuluşa itmiş.
lise takımı sanırım 7 kişi. düşünün okul öyle küçük ki 10 kişiyi bile bulamıyorlar. kasaba küçük, herkes birbirini tanıyor ve bizim futbol syircimiz gibi herkes kendince takımın antrenörü. her kafadan bir ses çıkıyor.
coach dale prensip sahibi bir adam, herkes hucum calismak isterken fundamental a onem veren, dribling den pas vermeye, kondusyondan line drill e kadar her turlu basketbolcunun istemedigi antrenmanlarin hepsini yaptiran bir adam. oncelikle elindeki kucuk gruptan bir takım yapma amacında. oyuncuların hepsi ortalama. birisi haric. onun ismi jimmy. inanilmaz bir basketbol yetenegi var. sut kacirmiyor , filmi izlediginizde goreceksiniz. bu cocuk da küskün ve takımdan uzakta. coach dale bir taraftan onu takımda görmek isterken, diğer taraftan prensip sahibi kişiliği ile ödün de vermiyor. yani kabaca ister gel ister gelme diyor ona...
çok fazla şeyler yazmak istemiyorum, mutlaka her sporseverin izlemesi gereken bir film. kucucuk bir lise takımının indiana eyalet şampiyonu oluşunun hikayesi bu. filmin bazı sahneleri çok dokunaklı.
bu gerçek bir hikaye demiştim. 1954 de indiana şampiyonu olan ve bir cindrella hikayesinin kahramanı milan indians takımının hikayesinden esinlenilmiş. filmin final macinin cekidigi filmdeki adiyla butler fieldhouse u dolduracak kadar fazla figuran bulunamadigindan mevcut kalabalik hep kameranın karşısındaki tribunlere yerlestirilmiş. bu sebeple o sahnelerin çekimi biraz uzamış.
bu filmde pek çok efsane replik ve hareket vardır. beni ilk izlediğimde etkileyeni ise şudur.
butler fieldhouse 10bin kilik bir salon. çocuklar salona girdiklerinde buyuklugune inanamazlar. kendi okullarindaki 100 kisilik salondan sonra inanilmaz bir ortam... coach dale cocuklardan birine faul cizgisinin dip cizgiden uzakligini olcmesini, digerine de pota yukseligini olcmesini ve bulduklari uzunlukları soylemelerini ister. cocuklar nizami olculeri soylediklerinde de, gordugunuz gibi bizim salonumuzdaki olculerle bire bir aynı der.
bu filmde hem cocah dale, hem shooter , 2. bir sans arayan hayatta kaybetmiş kişiler. ozellikle bu performans ile oscara aday gosterilen dennis hopper i izlemek gerek.
NOT: Başlığı açmak için yazdığımda, ukte olarak verildiğiniz gördüm. ukteciye selamlar *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar