bugün
- jaws filmindeki sikko balik9
- iltica20
- sözlüğün kralı8
- yalnız yaşamak6
- fetöcü ünlüler2
- sabahın köründe arayıp uyuyor muydun diyen tip3
- asansörde konuşmama kuralı3
- nev ölmüş başımız sağ olsun3
- atatürk ün hataları2
- doğru don seçimi4
- galatasaray fenerbahçe derbisi2
- sinek as'ın sözlüğe vedası23
- oktay saral6
- haftanın gammazlarında birinci olan user2
- kabine'nin beştepe de toplanması3
- moralin çok bozuk olması4
- betray me7
- uzaylılar tavuk döner yiyor mu4
- bu sözlükte ayak konuşmak yasak11
- rakı içen kadına hayran olan lavuk2
- 26 ekim 2026 rizespor trabzonspor maçı2
- 26 ekim 2026 galatasaray fenerbahçe maçı21
- uludağ sözlük bacıları geleneksel kongresi5
- el clasico da real madrid'in barcelona'yı yenmesi2
- bir yazarı çok sevmek ama o hiç sevmemek11
- galatasaray fenerbahçe derbisinde 407 randevu2
- sözlüğün kraliçesi5
- forma7
- metamfetamin7
- aç uyumak10
- sevgi vs aşk9
- ırak5
- chatgpt varken bir sevgiliye ihtiyaç duymak21
- sözlükte kimseye zararı olmayan yazar9
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı17
- salçalı makarna10
- evlenmek3
- gece gece kokoreç gömmek7
- sözlük yazarlarının gördüğü ünlüler10
- ayağı şiir kokan kadın6
- sikerim böyle hayatı deyip kırklareli ne yerleşmek16
- pazar gecesi son huzurlu uyku6
- çin9
- nervio'nun ateist ve ayakçı erkekle evlenmesi6
- umman4
- herkes hakkını helal etsin sözlüğü bırakıyorum10
- ilhan irem dinleyen erkek6
- eli üşüyen kızın elini nasıl ısıtırsın15
- bir kadının tehlikeli olduğunu gösteren detaylar3
- nemlendirici krem20
Ulaş Başar Gezgin tarafından yazılmış güzel bir şiir.
Bu para, bu sakız alınmaz para geldiğinde yeniden iktidara,
Döneceğim ellerim kelepçesiz, tırnaklarım yerli yerinde,
Topallamaksızın, titremeksizin, sendelemeksizin bir kez olsun..
Hep olacak yokuşlar, bir değil inişleri çıkışları,
Döndüğümde güneş olacak, deniz olacak, yokuş olacak bir kez daha,
Yine çıkacak yine ineceğiz, yine doğacak yine batacak..
Pek önemsemeyeceğim kırış kırış sergisini ellerinin,
Saçlarının söyleyişini grinin de varolduğunu,
Hiç önemsemeyeceğim söyleşmelerini vergi memurlarıyla..
Bunca yıl diyeceğim uzaklarda isen, ufuk çizgisinde yürüyor isen,
Say ki yaşamamışız; say ki doğmamışız hiç; yorulmamış, dalgalar hiç bir çarpışlarında rıhtıma umarsız,
Daha ne söylesin kanyak, daha ne söylesin fokurdayışı çaydanlığın, daha ne söylesin ekmek bıçakları, tahtaları, havanlar..
Fırtına mıydı gidişim, uzun bir fırtına, kasıp kavuran, yalnızca ve yalnızca beni?..
Dinginliğe yer açıldığında söz dağarında kentin geleceğim diyorum,
Başlatmak için yeni fırtınaları, keklik salgınlarını, tohum kuşatmalarını..
Hayır, dönmeyeceğim! Döneceğim iklim, döneceğim mevsim,
Sular altında kaldı, lavlar altında, kumlar altında, hiç üzülmedim..
Hem sana koca bir yalan söyledim:
Benim doğduğum diyarda para vermez çocuklar sakız almak için,
Ve tüm dünyada, memleketten başkaca,
Tüm paralar iktidardadır ayrım gözetmeksizin,
Demir, kağıt, gümüş paralar,
Mecidiyeler, beşibiryerdeler, dolar sayıltıları..
Ekmeği böldüm; karnımı doydum; ülkemde değildim..
Bir kuş olsam, kıştan donsam, bilmem, nereye giderdim..
Okyanuslar yazıyor sahte pasaportumda; yanardağlar; kum tepeleri; telefon direkleri..*
Bu para, bu sakız alınmaz para geldiğinde yeniden iktidara,
Döneceğim ellerim kelepçesiz, tırnaklarım yerli yerinde,
Topallamaksızın, titremeksizin, sendelemeksizin bir kez olsun..
Hep olacak yokuşlar, bir değil inişleri çıkışları,
Döndüğümde güneş olacak, deniz olacak, yokuş olacak bir kez daha,
Yine çıkacak yine ineceğiz, yine doğacak yine batacak..
Pek önemsemeyeceğim kırış kırış sergisini ellerinin,
Saçlarının söyleyişini grinin de varolduğunu,
Hiç önemsemeyeceğim söyleşmelerini vergi memurlarıyla..
Bunca yıl diyeceğim uzaklarda isen, ufuk çizgisinde yürüyor isen,
Say ki yaşamamışız; say ki doğmamışız hiç; yorulmamış, dalgalar hiç bir çarpışlarında rıhtıma umarsız,
Daha ne söylesin kanyak, daha ne söylesin fokurdayışı çaydanlığın, daha ne söylesin ekmek bıçakları, tahtaları, havanlar..
Fırtına mıydı gidişim, uzun bir fırtına, kasıp kavuran, yalnızca ve yalnızca beni?..
Dinginliğe yer açıldığında söz dağarında kentin geleceğim diyorum,
Başlatmak için yeni fırtınaları, keklik salgınlarını, tohum kuşatmalarını..
Hayır, dönmeyeceğim! Döneceğim iklim, döneceğim mevsim,
Sular altında kaldı, lavlar altında, kumlar altında, hiç üzülmedim..
Hem sana koca bir yalan söyledim:
Benim doğduğum diyarda para vermez çocuklar sakız almak için,
Ve tüm dünyada, memleketten başkaca,
Tüm paralar iktidardadır ayrım gözetmeksizin,
Demir, kağıt, gümüş paralar,
Mecidiyeler, beşibiryerdeler, dolar sayıltıları..
Ekmeği böldüm; karnımı doydum; ülkemde değildim..
Bir kuş olsam, kıştan donsam, bilmem, nereye giderdim..
Okyanuslar yazıyor sahte pasaportumda; yanardağlar; kum tepeleri; telefon direkleri..*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar