bugün
- tıp okumanın avantajı5
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi10
- evde lahmacun yapmak6
- kendine yabancılaşmak3
- hiçbir şey yapmadan yorulmak3
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı34
- kendine dışardan bakmak2
- söz gümüş ise sükut altındır3
- demo2
- kaan boşnak2
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi5
- ekşi sözlük14
- anın görüntüsü31
- zeki olmanın avantajları8
- habaş'ın yerli otomobil projesi2
- çaylak gammaz2
- her şeyi hatırlayan insan7
- sabaha bir şarkı bırak3
- şoförün yan koltuğu5
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- aleksey batrakov16
- gocu2
- parcalandim toparlanamiyorum5
- osuruktan şiirler47
- geceleri bir kadına sarılıp uyuyamamak5
- osmanlının yıkılma sebebi ittihak terakki2
- barış alper yılmaz6
- ismail kartal7
- giysi fiyatlarının uçması12
- evde pide yapmak7
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- ona bir şey söyle5
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- stack overflow kopyala yapıştır3
- en son ne aldınız2
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- hepsi rüyaymış diye 10 yaşında uyanmak4
- anne pizzası10
- kavga yok mu ya5
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- online yazarlar3
- dinci ve müslüman kavramları8
- ben geldim kerkenezler19
- vedat muriqi6
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- putin türkmüş11
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
Ben kendisini çok severim. iyi adamdır. Aslında herkes özünde iyidir ama o da başka bi iyidir. işini iyi yapar çünkü. işi insana insanı insanca anlatmaktır. Aklın dengesini bozdurabilir bazen.
bu adam varya adamın dibidir. türkiye'nin en iyi oyunculularından biridir de ayrıca. yaşlılık idolümdür kendileri.
(bkz: masumiyet)
"bu kaltakla aynı mahallede büyüdük; mevlanakapıda. babası zabıtaydı. alkolik hasta bi adamdı rahmetlik erkenden de gitti zaten. bu anasıyla yoksul perişan. bizim tuzumuz kuruydu hacı babam yapmış bi şeyler. bi de zagor vardı. bizim eski evin kiracısının oğlu. babası filmciydi yeşilçamda. cepcilik arpacılık her yol vardı itte. ama sevimli yakışıklı oğlandı. bizimkine aşık etmiş kendini. ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. öylece büyüdük gittik işte.. ne bok varsa? hep askerliği beklerdim. dört sene kaldı, üç sene kaldı. sonunda o da geldi gittik. bizde de herkes bunu bekliyormuş. gelir gelmez yapıştılar yakama. ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan. nikahlandık. iki taksi bi dükkan verdi peder. dükkanda koltuk moltuk satardım. bi gün bu orospu çıkageldi. hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. böyle basma bi etek dizine kadar çorap yok, üstünde açık bi bluz, saçlar maçlar.. pırlanta anlayacağın. şunun bunun fiyatını sordu, dalga geçti benimle.
kanıma girdi o gün. tabii taktım ben bunu kafaya. ertesi gün bi soruşturma; dediklerine göre yemeyen kalmamış mahallede. ama asıl zagora kesikmiş. zagor da koftiden içerde o sıra. bi gün süslenmiş püslenmiş zırt geçti dükkanın önünden. yazıldım peşine. tuhafiyeciye girdi, pastaneden çıktı, minibüs otobüs, geldik sağmalcılara. benim içimde bi sıkıntı. işi anladım tabi. zagoru ziyarete gidiyo. bi tuhaf oldum, piçi de kıskandım. uzatmayalım çaresiz evlendik ötekiyle. o ara zagor içerden çıktı. sonra bi duyduk kaçmış bunlar. altı ay mı bi sene mi? kayıp. hep rüyalarıma girerdi orospu. o gün dükkana gelişini hiç unutamadım. benimkine bile dokunamaz oldum. sonra bi daha duyduk ki iki kişiyi deşmiş zagor. biri polis, ikisinin de gırtlağını kesmiş. karakolda beş gün beş gece işkence buna. arkadaşlarının öcünü alıyorlar. kaltağa da öyle. önce öldü dediler zagora, sonra komalık. ankarada oluyor bunlar.
bizimki bi gün çıkageldi mahalleye. zagor içerde, en iyisinden müebbet. bi sabah dükkana geldim, baktım bu oturuyor. önce tanıyamadım. anlayınca içim cız etti. cız etti de ne? tornavida değmiş gibi oldu. çökmüş, zayıflamış, bembeyaz bi surat. ama bu sefer başka güzel orospu. orhanın şarkıları gibi. kalktı böyle, dimdik konuşmaya başladı. dedi para lazım, çok para. zagora avukat tutacakmış. ilerde öderim dedi. esnafız ya bizde, nasıl diye sormuş bulunduk. orospuluk yaparım dedi, istersen metresin olurum. içime bi şey oturdu ağlamaya başladım, ama ne ağlamak.. işte o gün bu günden beri bu orospuyla tam yirmi yıl geçti. uzatmayalım, zagora müebbet verdiler. ama rahat durmaz ki piç. ha birini şişledi, ha firara teşebbüs. o şehir senin bu şehir benim, cezaevlerini gezip duruyo. orospu da peşinden. sonunda dayanamadım, ben de onun peşinden
önce dükkan gitti, ardından taksiler. karı terk etti, peder kapıları kapadı. yunus gibi aşk uğruna düştük yollara. iş bilmem, zanaat yok. bu durmuyo hiç. ilk yıllar ufak kahpeliklere başladı, sonra alıştı. gözünü yumup yatıyo milletin altına. gel dönelim diye çok yalvardım. evlenelim, pederi kandırırım, zagora bakarız; yok. kancık köpek gibi izini sürüyo itin. naptı buna anlamadım. kaç defa dönüp gittim istanbula. yeminler ettim. doktorlar, hocalar kar etmedi. her seferinde yine peşinde buldum kendimi. bi keresinde döndüm, biriyle evlenmiş bu, hamile. beni abisiyim diye yutturduk herife. nedense rahatladım, oh dedim, kurtuluyorum. bu da akıllanmış görünüyo. yüzü gözü düzelmiş, çocuk diyo başka bi şey demiyo. sinopta oluyo bunlar. ben de döndüm istanbula. doğumuna yakın, zagor bi isyana karışıyor gene. hemen paketleyip diyarbakır cezaevine postalıyorlar. çok geçmeden bizimki depreşiyo gene. o haliyle kalk git sen diyarbakıra, üç gün ortadan kaybol. herif kafayı yiyo tabi. dönünce bi dayak buna eşşek sudan gelinceye kadar.
kızın sakatlığı bu yüzden. sonra çocuğu doğuruyo. uzun zaman anlaşılmamış. ortaya çıkınca bi gece esrarı çekip takıyo herife bıçağı. çocuğu da alıp vın diyarbakıra; zagorun peşine. allahtan herif delikanlı çıkıyo da şikayet etmiyo. ben o ara istanbulda taksiden yolumu buluyorum. epey bi zaman böyle geçti. yine her gece rüyalarımda bu. zagorun diyarbakır cezaevinde olduğunu duymuştum o sıra. bi gece bi büyükle eve geldim. hepsini içtim. zurnayım tabi. bi ara gözümü açıp baktım; karlı dağlar geçiyo. bi daha açtım başımda bi çocuk. kalk abi, diyarbakıra geldik diyo. baktım, sahiden diyarbakırdayım. bi soruşturma; kale mahallesi vardır oranın, bi gecekondu da buldum, malımı bilmez miyim? görünce hiç şaşırmadı. hiç bi şey demedi. o gece oturup düşündüm. oğlum bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. yol belli, eğ başını usul usul yürü şimdi. o gün bugün usul usul yürüyorum işte "
"bu kaltakla aynı mahallede büyüdük; mevlanakapıda. babası zabıtaydı. alkolik hasta bi adamdı rahmetlik erkenden de gitti zaten. bu anasıyla yoksul perişan. bizim tuzumuz kuruydu hacı babam yapmış bi şeyler. bi de zagor vardı. bizim eski evin kiracısının oğlu. babası filmciydi yeşilçamda. cepcilik arpacılık her yol vardı itte. ama sevimli yakışıklı oğlandı. bizimkine aşık etmiş kendini. ben efendi oğlanım, okul mokul takılıyorum o zamanlar. öylece büyüdük gittik işte.. ne bok varsa? hep askerliği beklerdim. dört sene kaldı, üç sene kaldı. sonunda o da geldi gittik. bizde de herkes bunu bekliyormuş. gelir gelmez yapıştılar yakama. ev düzüldü, kız bulundu, çeyiz falan filan. nikahlandık. iki taksi bi dükkan verdi peder. dükkanda koltuk moltuk satardım. bi gün bu orospu çıkageldi. hiç unutmam, görür görmez cız etti içim. böyle basma bi etek dizine kadar çorap yok, üstünde açık bi bluz, saçlar maçlar.. pırlanta anlayacağın. şunun bunun fiyatını sordu, dalga geçti benimle.
kanıma girdi o gün. tabii taktım ben bunu kafaya. ertesi gün bi soruşturma; dediklerine göre yemeyen kalmamış mahallede. ama asıl zagora kesikmiş. zagor da koftiden içerde o sıra. bi gün süslenmiş püslenmiş zırt geçti dükkanın önünden. yazıldım peşine. tuhafiyeciye girdi, pastaneden çıktı, minibüs otobüs, geldik sağmalcılara. benim içimde bi sıkıntı. işi anladım tabi. zagoru ziyarete gidiyo. bi tuhaf oldum, piçi de kıskandım. uzatmayalım çaresiz evlendik ötekiyle. o ara zagor içerden çıktı. sonra bi duyduk kaçmış bunlar. altı ay mı bi sene mi? kayıp. hep rüyalarıma girerdi orospu. o gün dükkana gelişini hiç unutamadım. benimkine bile dokunamaz oldum. sonra bi daha duyduk ki iki kişiyi deşmiş zagor. biri polis, ikisinin de gırtlağını kesmiş. karakolda beş gün beş gece işkence buna. arkadaşlarının öcünü alıyorlar. kaltağa da öyle. önce öldü dediler zagora, sonra komalık. ankarada oluyor bunlar.
bizimki bi gün çıkageldi mahalleye. zagor içerde, en iyisinden müebbet. bi sabah dükkana geldim, baktım bu oturuyor. önce tanıyamadım. anlayınca içim cız etti. cız etti de ne? tornavida değmiş gibi oldu. çökmüş, zayıflamış, bembeyaz bi surat. ama bu sefer başka güzel orospu. orhanın şarkıları gibi. kalktı böyle, dimdik konuşmaya başladı. dedi para lazım, çok para. zagora avukat tutacakmış. ilerde öderim dedi. esnafız ya bizde, nasıl diye sormuş bulunduk. orospuluk yaparım dedi, istersen metresin olurum. içime bi şey oturdu ağlamaya başladım, ama ne ağlamak.. işte o gün bu günden beri bu orospuyla tam yirmi yıl geçti. uzatmayalım, zagora müebbet verdiler. ama rahat durmaz ki piç. ha birini şişledi, ha firara teşebbüs. o şehir senin bu şehir benim, cezaevlerini gezip duruyo. orospu da peşinden. sonunda dayanamadım, ben de onun peşinden
önce dükkan gitti, ardından taksiler. karı terk etti, peder kapıları kapadı. yunus gibi aşk uğruna düştük yollara. iş bilmem, zanaat yok. bu durmuyo hiç. ilk yıllar ufak kahpeliklere başladı, sonra alıştı. gözünü yumup yatıyo milletin altına. gel dönelim diye çok yalvardım. evlenelim, pederi kandırırım, zagora bakarız; yok. kancık köpek gibi izini sürüyo itin. naptı buna anlamadım. kaç defa dönüp gittim istanbula. yeminler ettim. doktorlar, hocalar kar etmedi. her seferinde yine peşinde buldum kendimi. bi keresinde döndüm, biriyle evlenmiş bu, hamile. beni abisiyim diye yutturduk herife. nedense rahatladım, oh dedim, kurtuluyorum. bu da akıllanmış görünüyo. yüzü gözü düzelmiş, çocuk diyo başka bi şey demiyo. sinopta oluyo bunlar. ben de döndüm istanbula. doğumuna yakın, zagor bi isyana karışıyor gene. hemen paketleyip diyarbakır cezaevine postalıyorlar. çok geçmeden bizimki depreşiyo gene. o haliyle kalk git sen diyarbakıra, üç gün ortadan kaybol. herif kafayı yiyo tabi. dönünce bi dayak buna eşşek sudan gelinceye kadar.
kızın sakatlığı bu yüzden. sonra çocuğu doğuruyo. uzun zaman anlaşılmamış. ortaya çıkınca bi gece esrarı çekip takıyo herife bıçağı. çocuğu da alıp vın diyarbakıra; zagorun peşine. allahtan herif delikanlı çıkıyo da şikayet etmiyo. ben o ara istanbulda taksiden yolumu buluyorum. epey bi zaman böyle geçti. yine her gece rüyalarımda bu. zagorun diyarbakır cezaevinde olduğunu duymuştum o sıra. bi gece bi büyükle eve geldim. hepsini içtim. zurnayım tabi. bi ara gözümü açıp baktım; karlı dağlar geçiyo. bi daha açtım başımda bi çocuk. kalk abi, diyarbakıra geldik diyo. baktım, sahiden diyarbakırdayım. bi soruşturma; kale mahallesi vardır oranın, bi gecekondu da buldum, malımı bilmez miyim? görünce hiç şaşırmadı. hiç bi şey demedi. o gece oturup düşündüm. oğlum bekir dedim kendi kendime, yolu yok çekeceksin. isyan etmenin faydası yok, kaderin böyle. yol belli, eğ başını usul usul yürü şimdi. o gün bugün usul usul yürüyorum işte "
kendisiyle bir gün bir yerlerde mutlaka görüşüp birşeyler içmek isterim. buna yardımcı olacak adamın da ekmeğine yağ sürer ellerimle yediririm.
Atatürk konusundaki düşünceleri gayet harikulade olan adam. Sen tek cümlesini cımbızla çekip alırsan bende bu oyunu bozarım. Sadece içimizdeki Atatürk'ü öldüremedik mi demiş bu adam?
"Yani, içimizdeki Atatürkü mü öldürmemiz lazım?"
Diyor gazeteci kendisine. O da:
-Atatürkü öldürmeyeceğiz. Atatürkü olduğu gibi anlamaya çalıştığımız zaman onu daha iyi analiz edebileceğiz. Atatürkü insan olarak anlayabileceğiz. ikon olmaktan çıkarıp, insan olarak anlamak gerekiyor. 90 yıldır sadece tapınmakla meşgulüz.
Şeklinde bir cevap veriyor. Ki gayet isabetli. Gözünüzle okuyun.
"Yani, içimizdeki Atatürkü mü öldürmemiz lazım?"
Diyor gazeteci kendisine. O da:
-Atatürkü öldürmeyeceğiz. Atatürkü olduğu gibi anlamaya çalıştığımız zaman onu daha iyi analiz edebileceğiz. Atatürkü insan olarak anlayabileceğiz. ikon olmaktan çıkarıp, insan olarak anlamak gerekiyor. 90 yıldır sadece tapınmakla meşgulüz.
Şeklinde bir cevap veriyor. Ki gayet isabetli. Gözünüzle okuyun.
ot dergisi'ne verdiği röportajda oğuz atay'ın oyunlarla yaşayanlar adlı tiyatrosunu yapmak istediğin söylemiş oyuncu.
http://galeri12.uludagsoz...en-olsun-cunku_680526.jpg
http://galeri12.uludagsoz...en-olsun-cunku_680526.jpg
Dehşet-ü bilgin oyuncu.
masumiyet'teki efsane tiradı ile taht kurduğu gönüllerde, kraldır:
http://www.youtube.com/watch?v=Q1wGfz4_epg
http://www.youtube.com/watch?v=Q1wGfz4_epg
yaşlandıkça zırvalayan oyuncu.
shameless dizisinde rol olacak oyuncu.
http://www.esaspark.com/s...uk-bilginer-surprizi.html
http://www.esaspark.com/s...uk-bilginer-surprizi.html
içimizdeki hainlerden birisi. ortam müsait diye* içinden geçenleri dökmüş.
http://www.haberler.com/h...varligina-6739804-haberi/
http://www.haberler.com/h...varligina-6739804-haberi/
''varlığım türk varlığına neden armağan olsun'' diye açıklama yapan usta oyuncu.
haluk abi varlığın arap varlığına ya da ingiliz varlığına armağan olsun o zaman, sen seversin ingilizleri.
haluk abi varlığın arap varlığına ya da ingiliz varlığına armağan olsun o zaman, sen seversin ingilizleri.
içi dışı karizma adam. ne yapsa yakışıyor maşallah.
Yaşayan en karizmatik ; adam . Oynadığı oyunlara , sesine , duruşuna , karizmasına hastayım . Her haliyle sevdiğim üstad.
sesi ve sakalı ile karizma tanımının nirvanasına ulaşmış aktör abimiz.
son verdiği demeçlerde sıkıntı var orası ayrı.
son verdiği demeçlerde sıkıntı var orası ayrı.
her devrin sanatçısı.
Mantikli cumleler kurdu diye ataturk dusmani olan sakali sesi ve durusu ile safi karizma olan adam.
türkiye'nin en iyi oyuncusu. dünyanın en iyi oyuncularından biri.
şener şen varken buna ülkemizin en iyi aktörü demek gerçekten saflıktır.
cannes alınca götü kalkmıştır.
alkışlanacak adam. atatürk e puta taparcasına tapan kemalistlere kapağı oturtmuştur. helal olsun haluk bilginer...
http://www.ensonhaber.com...gecemedik-2014-06-15.html
http://www.ensonhaber.com...gecemedik-2014-06-15.html
Sesini nerde duysam tanırım, sadece ona özgü başka bir sesi var.
ayaklı karizma.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar