bugün
- keşke dediğiniz bir anı yazar mısınız11
- zeki olmanın avantajları6
- barış alper yılmaz6
- 18 ağustos 2026 fenerbahçe lyon maçı36
- enayimiknatisi ile kavga etmek6
- menzil cemaatinde rekabet alevlendi3
- ekşi sözlük13
- osuruktan şiirler47
- online yazarlar3
- evde pide yapmak7
- giysi fiyatlarının uçması12
- en gıcık olunan şoför tipleri13
- eski sevgili nerede ne yapıyor8
- iyi bir insanın kötü bir insana dönüşme süreci15
- kavga yok mu ya5
- aleksey batrakov15
- çirkin kaslı erkek vs yakışıklı cılız erkek5
- bu saatte seks yapılır mı sorunsalı4
- kadınsızlıkla nasıl baş ediyorsunuz11
- anne pizzası10
- sözlükte kavga çıkmasının sebebi4
- vedat muriqi6
- sözlük kızı ile iletişim kurmak10
- konya da 3 4 büyüklüğünde deprem5
- bu saatte kahve içilir mi sorunsalı4
- dinci ve müslüman kavramları8
- ben geldim kerkenezler19
- putin türkmüş11
- anın görüntüsü30
- twin peaks3
- apo orospu çocuğu değildir demek5
- her şeyi hatırlayan insan5
- yenilgisiz tek şampiyon5
- sütyenin 2 gözü doldurulmuş heybe olması3
- seninle sevişirken ölmek istiyorum3
- çaylakların dolunayda yazara dönüşmesi3
- fenerbahçe17
- uludağ sözlük'ü diriltme hareketi3
- arkadaşlar uyudunuz mu3
- kürt kelimesi türk kelimesinden mi türedi3
- beni neden sevmedin3
- trileçe7
- türk vatandaşları türktür9
- ibadethanelerin ürkünç olması10
- şoförün yan koltuğu4
- herkes ülkeden şikayetçi ise sorunlu kim8
- true'nin acile kaldırılması9
- sevgilinin sensiz de mutlu olmasını ister misin4
- claudian clouds22
- zorunlu eğitim10
halkın anlayış ve görüş düzeyinde olmak. *
halkalardan oluşmuş merdivende bir basamak aşağı inmek. *
genellikle siyaset nosyonu zayıf, siyasi zekadan nasibini almamış, demokrasi nin özünü kavrayamamış tiplerin, halkı küçümsemesinin bir ifadesidir.
(bkz: düşünü anlatırken oynaşını söylemek)
(bkz: düşünü anlatırken oynaşını söylemek)
'paçası çamurlu' olmadan olmayacak durumdur.
halkın onu 3 oyun bir mars yapıp yenmesinden sonra marstan döner dönmez merhaba dünya deyip kendine gelmek.
halka tepeden bakanların, halkın tepesinde kalanların zaman zaman ihtiyaçtan denediği yoldur; eskinin padişahları ise bir yönetim biçimi olarak sık sık kullanırlardı. (bkz: tebdil-i kıyafet)
işte yeni bir halka inme öyküsü -ki burada anlatılanların uzaktan yakından gerçek kişilerle alakası yoktur, gerçek kurumlarla alakası ise sanki var gibidir... ne bileyim, artık siz karar verirsiniz-
chp'nin bir önde gideni, kılık değiştirip halkın arasına inmeye karar verir; girdiği ilk kahvede halkın kimi eleştirileri olduğunu ama esas olarak ekonomiden pek şikayeti olmadığını görür, meseleyi hemen laiklik tartışmasına getirip işi bildiği alanlara çekmeye çalışır, gerçekten laik bir sistemi savunacağına, aslında akp'nin çok işine yarayan ve daha da yarayacak olan "devlet kontrolündeki laikçi sistem" diye adlandırılabilecek işleyişi savunmayı sürdürür; üstelik bunu yaparken "cuma namazını niye evde kılmıyorsun?" diye sorarak dindeki cahilliğni ortaya döker; "kadınlar başını çene altından eşarpla bağlasın, eskiden köylü kadınları böyle bağlardı" diyerek de sosyolojik fakirliğini dile getirir, çünkü birisi modernite öncesine ait ise diğerinin de modernleşmenin sonucu ortaya çıktığını, o köylülerin kızlarının kentlere göçtüğünü, baba, abi, koca üçgeninde sağ kalabilmek yani var olabilmek, sokağa çıkmak, çalışmak, okumak için modern mahrem anlamındaki giysiyi kullandığını göremez; bunu gelişmişlik değil geri kalmışlık sanır ve zavallı politikasının tümünü bunun üstüne kurar.
ancak kıyafet değişikliği pek işe yaramaz çünkü her adımında yakayı ele verir, kimliği çıkar ortaya; kendisi de fark eder ki halkın önemli bir çoğunluğundan çok uzağa düşmüştür; kendisinde sınıfsal bir taban kalmamıştır ve eskinin elit bir kesiminin yozlaşmış sloganlarına saplanmıştır; bu bilgiyle sarayına dönerken attan düşer, hafızasını yitirir, bütün öğrendiklerini unutur;
odasına gelince kendisini bekleyen bir memleket valisini görür, valinin hafızası ne durumda acaba diye merak edip onunla tam konuşacakken, bu arada çalan telefonunun hayır düğmesine basacağına evet'ine basar; adı bir vakit gazete olan, kendi bir tür müslüman olan ama etik duruşu bozuk, terbiyesiz bir medya maymunu konumundaki kayıt cihazı, çalışır 42 dakika, kaptığı görüşmeyi yayınlar; ortalık karışır.
skandal çıkar ortaya; herkes bu skandalı muz gibi soyar ve kendi bildiği gibi anlatır; olan olmuştur, mesele çok basittir ama halkın arasına inmek için artık o şans da kalmamıştır. ayrıca halkı, arasına inilecek olarak görmek anlamında en ilerdeki parti olarak görünmenin de bir bedeli olmalıydı; yaklaşan yerel seçimler halka indiğini düşünenleri halk edip, halka karıştıracaktır.
işte yeni bir halka inme öyküsü -ki burada anlatılanların uzaktan yakından gerçek kişilerle alakası yoktur, gerçek kurumlarla alakası ise sanki var gibidir... ne bileyim, artık siz karar verirsiniz-
chp'nin bir önde gideni, kılık değiştirip halkın arasına inmeye karar verir; girdiği ilk kahvede halkın kimi eleştirileri olduğunu ama esas olarak ekonomiden pek şikayeti olmadığını görür, meseleyi hemen laiklik tartışmasına getirip işi bildiği alanlara çekmeye çalışır, gerçekten laik bir sistemi savunacağına, aslında akp'nin çok işine yarayan ve daha da yarayacak olan "devlet kontrolündeki laikçi sistem" diye adlandırılabilecek işleyişi savunmayı sürdürür; üstelik bunu yaparken "cuma namazını niye evde kılmıyorsun?" diye sorarak dindeki cahilliğni ortaya döker; "kadınlar başını çene altından eşarpla bağlasın, eskiden köylü kadınları böyle bağlardı" diyerek de sosyolojik fakirliğini dile getirir, çünkü birisi modernite öncesine ait ise diğerinin de modernleşmenin sonucu ortaya çıktığını, o köylülerin kızlarının kentlere göçtüğünü, baba, abi, koca üçgeninde sağ kalabilmek yani var olabilmek, sokağa çıkmak, çalışmak, okumak için modern mahrem anlamındaki giysiyi kullandığını göremez; bunu gelişmişlik değil geri kalmışlık sanır ve zavallı politikasının tümünü bunun üstüne kurar.
ancak kıyafet değişikliği pek işe yaramaz çünkü her adımında yakayı ele verir, kimliği çıkar ortaya; kendisi de fark eder ki halkın önemli bir çoğunluğundan çok uzağa düşmüştür; kendisinde sınıfsal bir taban kalmamıştır ve eskinin elit bir kesiminin yozlaşmış sloganlarına saplanmıştır; bu bilgiyle sarayına dönerken attan düşer, hafızasını yitirir, bütün öğrendiklerini unutur;
odasına gelince kendisini bekleyen bir memleket valisini görür, valinin hafızası ne durumda acaba diye merak edip onunla tam konuşacakken, bu arada çalan telefonunun hayır düğmesine basacağına evet'ine basar; adı bir vakit gazete olan, kendi bir tür müslüman olan ama etik duruşu bozuk, terbiyesiz bir medya maymunu konumundaki kayıt cihazı, çalışır 42 dakika, kaptığı görüşmeyi yayınlar; ortalık karışır.
skandal çıkar ortaya; herkes bu skandalı muz gibi soyar ve kendi bildiği gibi anlatır; olan olmuştur, mesele çok basittir ama halkın arasına inmek için artık o şans da kalmamıştır. ayrıca halkı, arasına inilecek olarak görmek anlamında en ilerdeki parti olarak görünmenin de bir bedeli olmalıydı; yaklaşan yerel seçimler halka indiğini düşünenleri halk edip, halka karıştıracaktır.
yanlıştır, ilerici partiler ve siyasi oluşumlar halkın seviyesine inmek yerine halkı kendi seviyelerine çıkarmalıdır.
halkın zaten içinde olanların sürekli yaptığı şey.
ünlü ve zenginler kendi aralarında konuşuyorlarmış. içlerinden bir tanesi abi be halka inelim bir gün gidelim mahalle arasındaki bir lokantada çorba içelim yemek yiyelim. içlerinden bir tanesi yok olmaz demiş. abi yapma niye öyle diyorsun halkın içine karışalım. demişler.
adam da- ben o halkın içinden çıkana kadar neler çektim biliyor musunuz şimdi dönmek için uğraşamam demiş.
ünlü ve zenginler kendi aralarında konuşuyorlarmış. içlerinden bir tanesi abi be halka inelim bir gün gidelim mahalle arasındaki bir lokantada çorba içelim yemek yiyelim. içlerinden bir tanesi yok olmaz demiş. abi yapma niye öyle diyorsun halkın içine karışalım. demişler.
adam da- ben o halkın içinden çıkana kadar neler çektim biliyor musunuz şimdi dönmek için uğraşamam demiş.
halkı aşağı tabaka görenlerin halk gibi düşündüğünü, yaşadığını anlatma biçimi. günümüzde halka inmenin yanı sıra halka binmekte vardır. sırtımızdan geçinmeye çalışan kesime aittir buda.
iyi bir sosyal tespit insanı olmak için bu bile yeterli değil, bizzat halkın içinden olunmalı. bizim türk aydınları (!) her şeyi gözlerinin gördüğü gibi zannediyorlar. lüks semtlerde toplaşmalarından belli zaten bu.
interaktif sözlük yazarları da, kendilerini yazardan saydıklarından -çoğu- aynı halet-i ruhiye içerisinde. bir kaç günlüğüne yanımda takılabilirsiniz! zall, şurdan hayrına gönder 5-10 kişi.
interaktif sözlük yazarları da, kendilerini yazardan saydıklarından -çoğu- aynı halet-i ruhiye içerisinde. bir kaç günlüğüne yanımda takılabilirsiniz! zall, şurdan hayrına gönder 5-10 kişi.
oldukça iğreti bir ifadedir halka inmek. Aslında popülerleşmek, kitleselleşmek adına değerlerden vazgeçmek demektir. Halka inmek yerine halkı kendine çıkarsana kardeşim.
nahoş bir ifadedir.
Mallıktır amk.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar