bugün
- askerde sahip olunan en büyük lüks16
- habire1216
- sözlüğün aptal kaynaması5
- size göre akp'nin en büyük ihaneti hangisi14
- türk düşmanı piçler8
- kabe de filistin bayrağının yasaklanması11
- ben gidiyorum arkamdan ağlayın3
- sözlükteki sinsi köpekler8
- kadir inanır'ın mirası8
- rakı arasında çay içmek6
- cinayeti siz mi işlediniz3
- atatürk diyor ki6
- camilerin propaganda üssüne dönüşmesi15
- yalnız yaşayan erkek özellikleri7
- of çok sıkıcı olmanız3
- sünni şii savaşı2
- sivilce için deneyimli yazar tavsiyeleri52
- sıfır atık vakfı11
- kızların çok açık giyinmesi5
- true ile sevişmek2
- kablolu kulaklık kullanan son insan olmak3
- 0 0 717
- romantizm2
- arap gel oğlum kuçu kuçu5
- 19 eylül 2026 trabzonspor galatasaray maçı35
- sözlükteki arap döven kızlar5
- yapay zeka ile resim video içerik üretmek5
- islam2
- laik ülkeyi dinciler yönetirse14
- true ile tatlı sert5
- haddini bil otur aşağıya frankyfourfingers2
- koca koca adamların stanley termosla gezmesi9
- bilerek ponziye dahil olmak7
- cop318
- evrene enerji gönderen müslüman9
- platon'un mağara alegorisi ve telefon ekranı2
- game of thrones taki kerhaneci2
- era7capone4
- amedspor'un süper ligin lideri olması8
- habire'nin fendi kadını yendi4
- jt money3
- samed ağırbaş7
- hesap ödemeyi teklif dahi etmeyen kız4
- diyanet işlerinde çalışmak2
- ilk buluşmada evden kek getiren kız5
- aslan dövmenin aslında zor olmaması5
- ceketimizi koysak kazanırız zaten7
- yahudi kürt ailenin çocuğu olmak4
- fusya semsiyeli yabanci25
- aleksey batrakov5
iyi ya da kötü anlamda bir şeylere hakkı olmak, bir şeylere değer görülmek.
Bir emek karşılığı hakkı olan şeyi elde etmek, hak kazanmak.
hak ediş eylemi.
yepyeni pull and bear yağmurluğumun kapüşonu tam olarak suratımı örtmüştü. yandan asmalı çantamda macbook prom yürüyorum. yağmur yağıyor.
doğulu bir adam durduruyor beni. kenara çekiyor. yarı kürtçe ya da doğu şiveli bir şeyler söylüyor. anlayabildiklerim uzak yerden geldim, para ver açım.
aynı tiplerde birisine, geçen sefer yolumu kestiğinde 50 kuruş vermiştim.
yok abi dedim. söylenmeye devam etti. yine kürtçe ya da şiveli bir şeyler dedi.
senin gibi birisi daha vardı ona da verdim gelirken dedim. halbuki haftalar önce görmüştüm bahsettiğim diğer adamı.
ekmek al dedi. kolumdan çekti. hah dedim tamam. tamam. tabi ki. öyle iyi hissetim ki. alayım şurdan diyerek onunla birlikte yürümeye başladım. ha ekmek arası dürüm bi ekmek ara.. demeye başladı. ha öyle yok
ben de öğrenciyim abi dedim. bu sefer cidden kürtçe bir şeyler dedi. anlamadım. adamın yanından ayrıldım. yürüdükten sonra vardığım yer alışveriş merkeziydi. whooper jr menü aldım daha sonra da starbucksa gittim.
bir dönem boyunca girmediğim hukuk dersinin finaline çalışmaya çalıştım. çalışamadım. çalışmak istemedim. i̇stememeliydim. 12 lira harcamıştım o adamdan sonra.
i̇nsanlık hali. bundan bin yıl öncesine gitsem birden. ve sen teknoloji çağından geliyorsun e bize göster geleceği yap bir şeyler deseler. hiç bir şey yapamam. şu an bu yazıları yazdığım mac pronun bir tuşunun maddesinin neden yapıldığını bile bilmiyorum. o harfi aydınlatan elektriğin nasıl oluştuğunu bilmiyorum. sanki her şey gökten inmiş bana sunulmuş gibi.
bundan bin yıl öncesine gitsem pull and bear tarzı kıyafetler dikemem. diktirtemem de başkalarına. kalıp nedir, nasıl modellenir. dikişi kumaşı nasıl yapılır bilmem.
ancak ağlayabilirim şarkı çaldığında. ancak ağlatır beni. bu kadar eşyanın altında ezilmenin, koskoca binaların aslında senden daha kudretli daha güçlü olduğunu bilmek koyar sana. deprem olduğunda üzerine yıkılan maloz taşları en kral müttehitti bile paramparça eder. rezil eder onu.
o zaman benim ne hakkım var da ben o sokaktaki adamdan daha fazla şeye sahibim. hem de nasıl üretildiğini bilmeden. kendim üretemezken. bir şey yapamazken. acizken.
mühendislere amele demeyin. doktorlara hele hele hemşirelere hiç çemkirmeyin. iddiasız olun. lütfen her şeyin en iyisini bilmeyin. lütfen sanki dünyada 7 milyar kişiden biri değilmişsiniz gibi olmayın. lütfen agresif olmayın. lütfen.
doğulu bir adam durduruyor beni. kenara çekiyor. yarı kürtçe ya da doğu şiveli bir şeyler söylüyor. anlayabildiklerim uzak yerden geldim, para ver açım.
aynı tiplerde birisine, geçen sefer yolumu kestiğinde 50 kuruş vermiştim.
yok abi dedim. söylenmeye devam etti. yine kürtçe ya da şiveli bir şeyler dedi.
senin gibi birisi daha vardı ona da verdim gelirken dedim. halbuki haftalar önce görmüştüm bahsettiğim diğer adamı.
ekmek al dedi. kolumdan çekti. hah dedim tamam. tamam. tabi ki. öyle iyi hissetim ki. alayım şurdan diyerek onunla birlikte yürümeye başladım. ha ekmek arası dürüm bi ekmek ara.. demeye başladı. ha öyle yok
ben de öğrenciyim abi dedim. bu sefer cidden kürtçe bir şeyler dedi. anlamadım. adamın yanından ayrıldım. yürüdükten sonra vardığım yer alışveriş merkeziydi. whooper jr menü aldım daha sonra da starbucksa gittim.
bir dönem boyunca girmediğim hukuk dersinin finaline çalışmaya çalıştım. çalışamadım. çalışmak istemedim. i̇stememeliydim. 12 lira harcamıştım o adamdan sonra.
i̇nsanlık hali. bundan bin yıl öncesine gitsem birden. ve sen teknoloji çağından geliyorsun e bize göster geleceği yap bir şeyler deseler. hiç bir şey yapamam. şu an bu yazıları yazdığım mac pronun bir tuşunun maddesinin neden yapıldığını bile bilmiyorum. o harfi aydınlatan elektriğin nasıl oluştuğunu bilmiyorum. sanki her şey gökten inmiş bana sunulmuş gibi.
bundan bin yıl öncesine gitsem pull and bear tarzı kıyafetler dikemem. diktirtemem de başkalarına. kalıp nedir, nasıl modellenir. dikişi kumaşı nasıl yapılır bilmem.
ancak ağlayabilirim şarkı çaldığında. ancak ağlatır beni. bu kadar eşyanın altında ezilmenin, koskoca binaların aslında senden daha kudretli daha güçlü olduğunu bilmek koyar sana. deprem olduğunda üzerine yıkılan maloz taşları en kral müttehitti bile paramparça eder. rezil eder onu.
o zaman benim ne hakkım var da ben o sokaktaki adamdan daha fazla şeye sahibim. hem de nasıl üretildiğini bilmeden. kendim üretemezken. bir şey yapamazken. acizken.
mühendislere amele demeyin. doktorlara hele hele hemşirelere hiç çemkirmeyin. iddiasız olun. lütfen her şeyin en iyisini bilmeyin. lütfen sanki dünyada 7 milyar kişiden biri değilmişsiniz gibi olmayın. lütfen agresif olmayın. lütfen.
mantıklı olan tüm insanlar eşit doğar ve çoğu normal olaya hakkı vardır. ama nedense ben çoğu zaman hiç bir şeyi hak etmediğimi düşünüyorum. çünkü olmuyor..
kötü bir şeyi hak etmeye değinmeyeceğim, onu bilemeyiz geniş bir mevzudur, ama iyiyi hak etmenin anahtarı kesinlikle sabırdır. sabrı başa koyup, sonradan hak etme olayı da şöyle olabilir ancak; bir hata yapmışsındır, hak etmişsindir başına gelenleri, bundan sonrası için, önce sabır edip, sonra iyiyi bulma durumu olabilir. bakıldığı üzere, sabır etmek olayı yine kriterin başına geliyor.
(bkz: halk ekmek)*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar