bugün
- bik bik'in mutfağına konuk olmak19
- ağıza alınca rahatlatan şeyler10
- katatespizartmasinın mutfağına konuk olmak16
- amedspor16
- akşama ne yemek yapsam8
- aleksey batrakov26
- fenerbahçe liverpool'u yensin sakso çekeceğim35
- fatma betül sayan kaya milletin nene hatunu dur15
- ismet'in ilim fuarına katılması8
- bize ne sizin mutfağınızdan3
- 7 kasım 2026 galatasaray amed maçı13
- rafael leao3
- hamas denince akla gelenler14
- buz gibi balkonda tek başına oturmak3
- kötü bir insan mıyım ben9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor7
- çin'de 2 çocuğunu camdan aşağıya atan cani anne7
- güne bir aleksey batrakov resmi bırak6
- terapi niteliğindeki şeyler16
- yavıdice öğreniyoruz4
- sözlük yazarlarının şeftalileri2
- galatasaray amed operasyonu6
- 5 kasım 2026 uludağ sözlük ara yüzünün değişmesi16
- hatay da çürük domates satan suriyeli pazarcı6
- kemal kılıçdaroğlu vs bülent ecevit7
- günün sözü8
- göztepe3
- ismeti siyaset tahsiline lmu'ya göndermek2
- rüyada hiç gitmediğin mekanı görmek5
- uludağ sözlük mobil site arayüzü2
- güncelleme sonrası oluşan gif yükleme hatası5
- nervio31
- leş kaktüsü6
- eğitim seviyesi azaldıkça kişide artan şey12
- sigara içmeyince sinirlenmek4
- sözlüğün yeni tasarımı23
- sözlük hanımlarının bugünkü kıyafetleri40
- cennet çamuru5
- anın görüntüsü26
- evde kalmış 30 yaşında kız23
- sözlüğün en ılık yazarı7
- eyüpspor4
- bik bik'in gerçek yüzü5
- keyif kaçıran şeyler6
- göbek marul3
- 4 kasım 2026 fenerbahçe liverpool maçı93
- samsak döveci9
- tuborg smooth2
- fon skandalı2
- eskiden arkadaşlar genelevde aynı kadına gitmezdi10
iyi ya da kötü anlamda bir şeylere hakkı olmak, bir şeylere değer görülmek.
Bir emek karşılığı hakkı olan şeyi elde etmek, hak kazanmak.
hak ediş eylemi.
yepyeni pull and bear yağmurluğumun kapüşonu tam olarak suratımı örtmüştü. yandan asmalı çantamda macbook prom yürüyorum. yağmur yağıyor.
doğulu bir adam durduruyor beni. kenara çekiyor. yarı kürtçe ya da doğu şiveli bir şeyler söylüyor. anlayabildiklerim uzak yerden geldim, para ver açım.
aynı tiplerde birisine, geçen sefer yolumu kestiğinde 50 kuruş vermiştim.
yok abi dedim. söylenmeye devam etti. yine kürtçe ya da şiveli bir şeyler dedi.
senin gibi birisi daha vardı ona da verdim gelirken dedim. halbuki haftalar önce görmüştüm bahsettiğim diğer adamı.
ekmek al dedi. kolumdan çekti. hah dedim tamam. tamam. tabi ki. öyle iyi hissetim ki. alayım şurdan diyerek onunla birlikte yürümeye başladım. ha ekmek arası dürüm bi ekmek ara.. demeye başladı. ha öyle yok
ben de öğrenciyim abi dedim. bu sefer cidden kürtçe bir şeyler dedi. anlamadım. adamın yanından ayrıldım. yürüdükten sonra vardığım yer alışveriş merkeziydi. whooper jr menü aldım daha sonra da starbucksa gittim.
bir dönem boyunca girmediğim hukuk dersinin finaline çalışmaya çalıştım. çalışamadım. çalışmak istemedim. i̇stememeliydim. 12 lira harcamıştım o adamdan sonra.
i̇nsanlık hali. bundan bin yıl öncesine gitsem birden. ve sen teknoloji çağından geliyorsun e bize göster geleceği yap bir şeyler deseler. hiç bir şey yapamam. şu an bu yazıları yazdığım mac pronun bir tuşunun maddesinin neden yapıldığını bile bilmiyorum. o harfi aydınlatan elektriğin nasıl oluştuğunu bilmiyorum. sanki her şey gökten inmiş bana sunulmuş gibi.
bundan bin yıl öncesine gitsem pull and bear tarzı kıyafetler dikemem. diktirtemem de başkalarına. kalıp nedir, nasıl modellenir. dikişi kumaşı nasıl yapılır bilmem.
ancak ağlayabilirim şarkı çaldığında. ancak ağlatır beni. bu kadar eşyanın altında ezilmenin, koskoca binaların aslında senden daha kudretli daha güçlü olduğunu bilmek koyar sana. deprem olduğunda üzerine yıkılan maloz taşları en kral müttehitti bile paramparça eder. rezil eder onu.
o zaman benim ne hakkım var da ben o sokaktaki adamdan daha fazla şeye sahibim. hem de nasıl üretildiğini bilmeden. kendim üretemezken. bir şey yapamazken. acizken.
mühendislere amele demeyin. doktorlara hele hele hemşirelere hiç çemkirmeyin. iddiasız olun. lütfen her şeyin en iyisini bilmeyin. lütfen sanki dünyada 7 milyar kişiden biri değilmişsiniz gibi olmayın. lütfen agresif olmayın. lütfen.
doğulu bir adam durduruyor beni. kenara çekiyor. yarı kürtçe ya da doğu şiveli bir şeyler söylüyor. anlayabildiklerim uzak yerden geldim, para ver açım.
aynı tiplerde birisine, geçen sefer yolumu kestiğinde 50 kuruş vermiştim.
yok abi dedim. söylenmeye devam etti. yine kürtçe ya da şiveli bir şeyler dedi.
senin gibi birisi daha vardı ona da verdim gelirken dedim. halbuki haftalar önce görmüştüm bahsettiğim diğer adamı.
ekmek al dedi. kolumdan çekti. hah dedim tamam. tamam. tabi ki. öyle iyi hissetim ki. alayım şurdan diyerek onunla birlikte yürümeye başladım. ha ekmek arası dürüm bi ekmek ara.. demeye başladı. ha öyle yok
ben de öğrenciyim abi dedim. bu sefer cidden kürtçe bir şeyler dedi. anlamadım. adamın yanından ayrıldım. yürüdükten sonra vardığım yer alışveriş merkeziydi. whooper jr menü aldım daha sonra da starbucksa gittim.
bir dönem boyunca girmediğim hukuk dersinin finaline çalışmaya çalıştım. çalışamadım. çalışmak istemedim. i̇stememeliydim. 12 lira harcamıştım o adamdan sonra.
i̇nsanlık hali. bundan bin yıl öncesine gitsem birden. ve sen teknoloji çağından geliyorsun e bize göster geleceği yap bir şeyler deseler. hiç bir şey yapamam. şu an bu yazıları yazdığım mac pronun bir tuşunun maddesinin neden yapıldığını bile bilmiyorum. o harfi aydınlatan elektriğin nasıl oluştuğunu bilmiyorum. sanki her şey gökten inmiş bana sunulmuş gibi.
bundan bin yıl öncesine gitsem pull and bear tarzı kıyafetler dikemem. diktirtemem de başkalarına. kalıp nedir, nasıl modellenir. dikişi kumaşı nasıl yapılır bilmem.
ancak ağlayabilirim şarkı çaldığında. ancak ağlatır beni. bu kadar eşyanın altında ezilmenin, koskoca binaların aslında senden daha kudretli daha güçlü olduğunu bilmek koyar sana. deprem olduğunda üzerine yıkılan maloz taşları en kral müttehitti bile paramparça eder. rezil eder onu.
o zaman benim ne hakkım var da ben o sokaktaki adamdan daha fazla şeye sahibim. hem de nasıl üretildiğini bilmeden. kendim üretemezken. bir şey yapamazken. acizken.
mühendislere amele demeyin. doktorlara hele hele hemşirelere hiç çemkirmeyin. iddiasız olun. lütfen her şeyin en iyisini bilmeyin. lütfen sanki dünyada 7 milyar kişiden biri değilmişsiniz gibi olmayın. lütfen agresif olmayın. lütfen.
mantıklı olan tüm insanlar eşit doğar ve çoğu normal olaya hakkı vardır. ama nedense ben çoğu zaman hiç bir şeyi hak etmediğimi düşünüyorum. çünkü olmuyor..
kötü bir şeyi hak etmeye değinmeyeceğim, onu bilemeyiz geniş bir mevzudur, ama iyiyi hak etmenin anahtarı kesinlikle sabırdır. sabrı başa koyup, sonradan hak etme olayı da şöyle olabilir ancak; bir hata yapmışsındır, hak etmişsindir başına gelenleri, bundan sonrası için, önce sabır edip, sonra iyiyi bulma durumu olabilir. bakıldığı üzere, sabır etmek olayı yine kriterin başına geliyor.
(bkz: halk ekmek)*
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar
© 2005 – 2026 uludagsozluk.com