bugün
- ahbap4
- bir erkeği erkek yapan beş özellik5
- türk kızları neden kıskanç değil5
- kaliteli insanı belli eden detaylar19
- gocu7
- güne nasıl başladınız4
- ofisi havaya uçurmak4
- yazarların en uçuk seks fantezileri10
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler7
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı2
- sözlük hesabını sil perileri3
- haluk levent'e para emanet etmek8
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları9
- memlekette herkes akıllıysa bu ne2
- putinin türkiyede inşaatta çalışması4
- bazen her şeyin üst üste gelmesi2
- kötülerin genel özellikleri2
- ab macarstana demokrasi içn on milyar euro veriyor2
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı14
- are you iran9
- dünyanın en samimiyetsiz cümlesi4
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- hacı şakir3
- rize de yurt inşaatında yol çökmesi2
- sultan özcan2
- evlat ayrımcılığı5
- kırmızılı kadın4
- fazla araştırmak kötü müdür8
- düşün ki o bunu okuyor7
- üstteki yazarı öv15
- bütün gece için bana ne kadar ödeyebilirsin6
- sürekli cinsellikten bahseden erkek11
- turizmciler battı mutlu musunuz6
- erkeğin aldatması ile kadının aldatmasının farkı2
- duş almak3
- uludağın ekşi sözlük gibi populer olamaması15
- dinler tarihinin en önemli olayı11
- götümü de açsam bakmayacaksınız12
- haluk levent'in bahiste 390 milyon tl kaybetmesi8
- tatile gelen gurbetçinin yürek burkan sözleri5
- teksas2
- space oddity7
- uysaljakobene burç baktırmak8
- ne zaman mutlu olacağız4
- sözlükteki ayaksever karşıtı blok10
- venezuela daki depremlerde can kaybı 4 bin 4902
- 12 temmuz 2026 norveç ingiltere maçı25
- manifest grubu vs pkk7
- uluslararası evlilik4
(bkz: gölgesizler) filminden bir karakter.*
güzel hayvandır. anlamlı şeylerin simgesidir. tamam tamam da, sabahları uyandıran kalın sesleri ve balkonumuza sıçmaları konusunda sinir oluyorum.
dediler ki cd asın balkona gelmezler, astım gene geliyorlar. daha çok cd astım, her yer parlyor ev pavyona döndü gene geliyorlar. lan laptop'u astım hala geliyorlar. arkadaşım gelin ama sıçmayın, sabahın beşinde uyandırmayın.
dediler ki cd asın balkona gelmezler, astım gene geliyorlar. daha çok cd astım, her yer parlyor ev pavyona döndü gene geliyorlar. lan laptop'u astım hala geliyorlar. arkadaşım gelin ama sıçmayın, sabahın beşinde uyandırmayın.
son araştırmalar sonucu satürn de bulunmuş element.
evimin camlarını umumi tuvalet olarak belirlediklerinden ve istisnaız her sabah malum taraflarını cama dayayıp tuvalet ihtiyaçlarını giderdiklerinden *, hepsinin kıçına bez bağlayıp öyle uçmalarını istediğim canlılardır...
eğer ki evinizin çatısında yaşıyorlarsa inlemeye benzer çıkardıkları sesten dolayı üst komşunuzun iş üstünde olduğunu zannetmenize neden olan hayvan.
bu hayvancağazlar nasıl anlatılır ki?
onları gördüğüm zaman içimi bir huzur kaplıyor. özgür bir ülkede yaşadığımı hatırlatıyorlar bana. sanki, esaret altında bir ülkede olmazlar gibi geliyor bana.
onları gördüğüm zaman içimi bir huzur kaplıyor. özgür bir ülkede yaşadığımı hatırlatıyorlar bana. sanki, esaret altında bir ülkede olmazlar gibi geliyor bana.
barışın ve özgürlüğün sembolü.
sezen aksu'nun hrand dink e yazdığı mükemmel ötesi şarkıdır.sözleri ve müziğinin uyumu size kaybettiğiniz canlarınızı, yahut ölmemiş kalpten silinmiş insanları hatırlatır.
bulaşıkların ve yemek artıklarının uzun süre toplanmaması durumunda her fırsatta açık pencereden içeri dalıp birşeyler kapmaya çalışan, bu huyundan da sadece pencere önüne rüşvet olarak yiyecek bırakıldığında vazgeçen yaratık.
ayrıca sabahın köründe afyonu patlamamış bir kişinin tuvalete giderken salonunun ortasında güvercin saldırısına ugramasının ona hiçbir korku-gerilim filminin yaşatamayacağı korkuyu yaşattığı tarafımca tespit edilmiştir.
ayrıca sabahın köründe afyonu patlamamış bir kişinin tuvalete giderken salonunun ortasında güvercin saldırısına ugramasının ona hiçbir korku-gerilim filminin yaşatamayacağı korkuyu yaşattığı tarafımca tespit edilmiştir.
güvercin sadakattır, özgürlüktür, sevgidir.
en güzelide posta ve dönektir tanımam.
en güzelide posta ve dönektir tanımam.
Sezen aksu'nun hrant dink anısına yaptığı şarkı. Gökhan özen de yeni albümünde seslendirmiş.
kıçından siyah beyaz bok, diğer delikten gri yumurta çıkartan hayvan.
bir ağacın tepesine tüneyerek gelenin geçenin kafasına kaka yapan kuş türü. bu konuda büyük bir başarı sahibidirler. örneğin az önce beni de burnumun ucuncan kakaları ile vurmayı başardılar. gene de kızmadım onlara. bunun kötü bir şey olduğunu bilseler yaparlar mı? seviyorum be onları.
(bkz: güvercin kovucu)
apartmanımızın içinde bulunan ve şişmekte olan hayvan. dün girmişti apartmana, çıkar dedik çıkmamış. dün hareketliydi kaçıyodu insandan. bu gün bi köşeye sindi kaldı, gitgide de şişiyo. vallaha ne yapacağımı bilemedim sözlük, varsa konu hakkında bilgisi olan lütfen özel mesaj atsın. *
çekindiğim hayvanlar listesinde birinci sırayı alırlar. zira onların attığınız adım sonrası aniden uçmaları beni altına sıçma derecesine götürmüştür çoğu kez. yolda müziğinizi dinleyip giderken kafanıza sıçan güvercin de destekler bu fikrimi. hem para falan çıkmıyo. yalan onlar. sırf güvercin besleyin diye hayvan tanrısı beşinci boyut salih uydurmuş. öyle dediler. vicdansızlar.
graham bell olmasaydı hala haberleşmek için kullanabilirdik. (bkz: vay be nerden nereye)
karga kahvaltısını etmeden, -her sabah- beni onuuğğ, onuğğ nidaları ile uyandıran; uykumun içine, balkonun ortasına sıçan embesil kuşlar. ilaçlı gazoz demode oldu. ilaçlı buğday ile ebelenmeleri an meselesi.
gökhan özen'in iyiniyetle yorumlamak istediğini düşündüğüm ancak bestesinin çeşitli müzik formları arsında ani geçişler yapmasından kaynaklı olarak ve sezen aksu'nun okurken bir şeyleri hissetmesinden kaynaklı verdiği ruhu şarkıya verememesinden ötürü layığınca seslendiremediği şarkı. bu başarasızlığın üzerine bir de neden sadece alt yapıdaki bilgisayar desteğinin kaldırılarak hiçbir noktasına dokunulmadığı akustik versiyonu eklenmiştir albüme anlayabilmiş değilim. oysa zeki müren'den duymaya alıştığımız sen beni unut'u gökhan özen yorumuyla daha da bir sevdi bu kulaklar...
çok ebleh bakışlara sahip hayvandır.
tunay bozyiğit'in yürek dağlayan eseridir. insanı düşündürür nasıl bir yerde yaşıyoruz diye. bu kaçıncı ölüm dedirtir. bu kaçıncı masum insan.
cevdet bağca da bonusudur.
hani güvercin vurulmazdı?
19 ocaktı gardaş, kış yanığı ocak.
komşu güvercini vurdular,
kaldırıma düştü cesedim, kaldırım utandı.
kar yoktu yüzü kızara, kan vardı taşın yüreğine oturan.
güvercin kanı yerde kaldı, kalacak gardaş,
burası türkiye, yok öyle.
arada bir benim çatımda su içerdi, maviydi.
denizin akşamki rengiydi.
üzgün, şaşkın, acılıyım, eksildim gardaş, çocukluğum yandı.
nişangahtaydı, çarmıha germişlerdi nicedir.
yolu yoktu, vurulacaktı,
göz göre göre oldu gardaş, göz göre göre.
bunu biliyordu üstelik, ama gardaştı ve bırakmadı bizi.
gidersem yolda ölürüm dedi.
düşünce yoldaşımdı, o ermeni, ben azeriydim.
onu vurdular, ben düştüm kaldırıma.
kurudum bir dal gibi.
ah köylümdü, köyümün adı kağın.
köyüm bir ermeni köyü, babalarımız yanyana yatar mezarlıkta.
erivan radyosunun o kardeş sesi, hala kulağımda.
o insan sesi gibi içe işleyen duduk nefesi.
off off, ne güzeldi kürtçe ezgileri erivan radyosunda dinlemek, sevmek.
hani güvercin vurulmazdı, inancınızda?
hele insana kıyılmazdı, anlayışınızda?
kör ettiniz gözünüzü, vurdunuz türkümüzü.
barışla bir arada, yaşama ülkümüzü.
19 ocaktı gardaş, vuruldu hrank yoldaş.
o ermeni, ben azeri, sol yanım yangın yeri.
kar yoktu yüzü kızara, taşın kalbine kazıla.
tasarlanmış bir cinayet, tarihe böyle yazıla.
babam duvara asardı köyün tek radyosunu bahçede.
köylülerle beraber yolcularda dinlerdi, dağ köylerinin yolcuları.
ne çok anlattırırdım büyüklere, köyümün el değiştirme öyküsünü.
o ermeni ailelerle göç ederdi çocuk yüreğim.
hele umulmaz hastalığı olan o küçük ermeni kızı ahçikin hazin öyküsü.
ermeni mezarlığında hep o küçük mezarı aradım.
bilmediğim harflere bakıp, kara mezar taşlarında ahçik ismini yaratmak istedim.
hala köye gittiğimde gözüm arar ahçiki kardeş mezarlıkta.
bugün o komşu güvercini ahçikde vurdular.
bir kez daha öldü ahçik, bir kez daha göçtü yüreğim.
19 ocaktı ey halk, komşu güvercini vurdular.
hem ürkek, hem tedirgindi, yurdu tabutladılar.
yüzü koyun kapaklandı, ayağının altı delik.
insanlığın belleğinde, utancımız gazetelik.
hrank gardaş, yetimhane aşkını ömrüme ustaca nakışlayan, destancı.
utançtan öldüm, ölümün yaşamın en belirli ifadesidir,
güle güle cesaret, güle güle gardaş.
yaşıyoruz ya yaşamasına, yüzümüz yerde gardaş, yerde..
cevdet bağca da bonusudur.
hani güvercin vurulmazdı?
19 ocaktı gardaş, kış yanığı ocak.
komşu güvercini vurdular,
kaldırıma düştü cesedim, kaldırım utandı.
kar yoktu yüzü kızara, kan vardı taşın yüreğine oturan.
güvercin kanı yerde kaldı, kalacak gardaş,
burası türkiye, yok öyle.
arada bir benim çatımda su içerdi, maviydi.
denizin akşamki rengiydi.
üzgün, şaşkın, acılıyım, eksildim gardaş, çocukluğum yandı.
nişangahtaydı, çarmıha germişlerdi nicedir.
yolu yoktu, vurulacaktı,
göz göre göre oldu gardaş, göz göre göre.
bunu biliyordu üstelik, ama gardaştı ve bırakmadı bizi.
gidersem yolda ölürüm dedi.
düşünce yoldaşımdı, o ermeni, ben azeriydim.
onu vurdular, ben düştüm kaldırıma.
kurudum bir dal gibi.
ah köylümdü, köyümün adı kağın.
köyüm bir ermeni köyü, babalarımız yanyana yatar mezarlıkta.
erivan radyosunun o kardeş sesi, hala kulağımda.
o insan sesi gibi içe işleyen duduk nefesi.
off off, ne güzeldi kürtçe ezgileri erivan radyosunda dinlemek, sevmek.
hani güvercin vurulmazdı, inancınızda?
hele insana kıyılmazdı, anlayışınızda?
kör ettiniz gözünüzü, vurdunuz türkümüzü.
barışla bir arada, yaşama ülkümüzü.
19 ocaktı gardaş, vuruldu hrank yoldaş.
o ermeni, ben azeri, sol yanım yangın yeri.
kar yoktu yüzü kızara, taşın kalbine kazıla.
tasarlanmış bir cinayet, tarihe böyle yazıla.
babam duvara asardı köyün tek radyosunu bahçede.
köylülerle beraber yolcularda dinlerdi, dağ köylerinin yolcuları.
ne çok anlattırırdım büyüklere, köyümün el değiştirme öyküsünü.
o ermeni ailelerle göç ederdi çocuk yüreğim.
hele umulmaz hastalığı olan o küçük ermeni kızı ahçikin hazin öyküsü.
ermeni mezarlığında hep o küçük mezarı aradım.
bilmediğim harflere bakıp, kara mezar taşlarında ahçik ismini yaratmak istedim.
hala köye gittiğimde gözüm arar ahçiki kardeş mezarlıkta.
bugün o komşu güvercini ahçikde vurdular.
bir kez daha öldü ahçik, bir kez daha göçtü yüreğim.
19 ocaktı ey halk, komşu güvercini vurdular.
hem ürkek, hem tedirgindi, yurdu tabutladılar.
yüzü koyun kapaklandı, ayağının altı delik.
insanlığın belleğinde, utancımız gazetelik.
hrank gardaş, yetimhane aşkını ömrüme ustaca nakışlayan, destancı.
utançtan öldüm, ölümün yaşamın en belirli ifadesidir,
güle güle cesaret, güle güle gardaş.
yaşıyoruz ya yaşamasına, yüzümüz yerde gardaş, yerde..
ne yüzsüz şeyler. girmişler içeriye; kovuyorsun "sen kimsin be" bakışı atıp yerlerinden kıpırdamıyorlar.
köyün en güzel kızı *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar