bugün
- silver ile evlenecek erkek52
- akepeli değilim ama akp'ye oy atıyorum saçmalığı15
- g'i l d'e d l'i l y'nin dudakları8
- sözlükte linç yiyen insana karışır mısın15
- sarapci koala60
- sözlükteki bayan azlığı6
- gammaz çetesi8
- sözlük sapığı kim5
- fikir değiştirmek döneklik midir8
- siyaset yüzünden çoğu arkadaşlığın bozulması6
- şarapçının mal varlığı5
- deniz gül3
- seraphim melekleri2
- saadetler dilemek3
- aslan boğa kartal ve insan başlı melekler2
- popeyes3
- el chadaille bitshiabu10
- annesine küfür edilmesinden hoşlanan yazar3
- melekenin balıkları kavurması2
- hristiyanlık2
- büyük insan3
- şarapçının nick değişerek tepkilerden kurtulacanı4
- arkadaşlar fasfakirim ya4
- mitsubishi lancer2
- carrefour3
- friedrich hegel la bi cay icek5
- müdüre tamam aşkım diye mesaj atmak4
- kfc2
- teomancalmasur8
- ellerim bos gonlum hos29
- evgeny grinko3
- tuzlu kahve dizisi8
- pazartesi diyete başlamak4
- uludağ sözlüğün müzikal yapısı4
- islam sosyoloji ve psikolojiyi kabul ediyor mu2
- rica etsem beni linçler misiniz13
- düşen insana gülmek3
- mesajla verilmiş en büyük ayarlar8
- dünün en beğenilen entry leri3
- recep tayyip erdoğan6
- cop316
- uzay gemisini değnekçiye bırakan uzaylı2
- sokakta dayak atılan kadın görsen karışır mısın7
- ohooo biri gider biri gelir sayıları o kadar çokki12
- sözlükteki akepeliler2
- dut çayı2
- sözlükteki bot yazarlar3
- aşk-ı memnu4
- enayimiknatisi ile kavga etmek10
- sürü zekası8
(bkz: gölgesizler) filminden bir karakter.*
güzel hayvandır. anlamlı şeylerin simgesidir. tamam tamam da, sabahları uyandıran kalın sesleri ve balkonumuza sıçmaları konusunda sinir oluyorum.
dediler ki cd asın balkona gelmezler, astım gene geliyorlar. daha çok cd astım, her yer parlyor ev pavyona döndü gene geliyorlar. lan laptop'u astım hala geliyorlar. arkadaşım gelin ama sıçmayın, sabahın beşinde uyandırmayın.
dediler ki cd asın balkona gelmezler, astım gene geliyorlar. daha çok cd astım, her yer parlyor ev pavyona döndü gene geliyorlar. lan laptop'u astım hala geliyorlar. arkadaşım gelin ama sıçmayın, sabahın beşinde uyandırmayın.
son araştırmalar sonucu satürn de bulunmuş element.
evimin camlarını umumi tuvalet olarak belirlediklerinden ve istisnaız her sabah malum taraflarını cama dayayıp tuvalet ihtiyaçlarını giderdiklerinden *, hepsinin kıçına bez bağlayıp öyle uçmalarını istediğim canlılardır...
eğer ki evinizin çatısında yaşıyorlarsa inlemeye benzer çıkardıkları sesten dolayı üst komşunuzun iş üstünde olduğunu zannetmenize neden olan hayvan.
bu hayvancağazlar nasıl anlatılır ki?
onları gördüğüm zaman içimi bir huzur kaplıyor. özgür bir ülkede yaşadığımı hatırlatıyorlar bana. sanki, esaret altında bir ülkede olmazlar gibi geliyor bana.
onları gördüğüm zaman içimi bir huzur kaplıyor. özgür bir ülkede yaşadığımı hatırlatıyorlar bana. sanki, esaret altında bir ülkede olmazlar gibi geliyor bana.
barışın ve özgürlüğün sembolü.
sezen aksu'nun hrand dink e yazdığı mükemmel ötesi şarkıdır.sözleri ve müziğinin uyumu size kaybettiğiniz canlarınızı, yahut ölmemiş kalpten silinmiş insanları hatırlatır.
bulaşıkların ve yemek artıklarının uzun süre toplanmaması durumunda her fırsatta açık pencereden içeri dalıp birşeyler kapmaya çalışan, bu huyundan da sadece pencere önüne rüşvet olarak yiyecek bırakıldığında vazgeçen yaratık.
ayrıca sabahın köründe afyonu patlamamış bir kişinin tuvalete giderken salonunun ortasında güvercin saldırısına ugramasının ona hiçbir korku-gerilim filminin yaşatamayacağı korkuyu yaşattığı tarafımca tespit edilmiştir.
ayrıca sabahın köründe afyonu patlamamış bir kişinin tuvalete giderken salonunun ortasında güvercin saldırısına ugramasının ona hiçbir korku-gerilim filminin yaşatamayacağı korkuyu yaşattığı tarafımca tespit edilmiştir.
güvercin sadakattır, özgürlüktür, sevgidir.
en güzelide posta ve dönektir tanımam.
en güzelide posta ve dönektir tanımam.
Sezen aksu'nun hrant dink anısına yaptığı şarkı. Gökhan özen de yeni albümünde seslendirmiş.
kıçından siyah beyaz bok, diğer delikten gri yumurta çıkartan hayvan.
bir ağacın tepesine tüneyerek gelenin geçenin kafasına kaka yapan kuş türü. bu konuda büyük bir başarı sahibidirler. örneğin az önce beni de burnumun ucuncan kakaları ile vurmayı başardılar. gene de kızmadım onlara. bunun kötü bir şey olduğunu bilseler yaparlar mı? seviyorum be onları.
(bkz: güvercin kovucu)
apartmanımızın içinde bulunan ve şişmekte olan hayvan. dün girmişti apartmana, çıkar dedik çıkmamış. dün hareketliydi kaçıyodu insandan. bu gün bi köşeye sindi kaldı, gitgide de şişiyo. vallaha ne yapacağımı bilemedim sözlük, varsa konu hakkında bilgisi olan lütfen özel mesaj atsın. *
çekindiğim hayvanlar listesinde birinci sırayı alırlar. zira onların attığınız adım sonrası aniden uçmaları beni altına sıçma derecesine götürmüştür çoğu kez. yolda müziğinizi dinleyip giderken kafanıza sıçan güvercin de destekler bu fikrimi. hem para falan çıkmıyo. yalan onlar. sırf güvercin besleyin diye hayvan tanrısı beşinci boyut salih uydurmuş. öyle dediler. vicdansızlar.
graham bell olmasaydı hala haberleşmek için kullanabilirdik. (bkz: vay be nerden nereye)
karga kahvaltısını etmeden, -her sabah- beni onuuğğ, onuğğ nidaları ile uyandıran; uykumun içine, balkonun ortasına sıçan embesil kuşlar. ilaçlı gazoz demode oldu. ilaçlı buğday ile ebelenmeleri an meselesi.
gökhan özen'in iyiniyetle yorumlamak istediğini düşündüğüm ancak bestesinin çeşitli müzik formları arsında ani geçişler yapmasından kaynaklı olarak ve sezen aksu'nun okurken bir şeyleri hissetmesinden kaynaklı verdiği ruhu şarkıya verememesinden ötürü layığınca seslendiremediği şarkı. bu başarasızlığın üzerine bir de neden sadece alt yapıdaki bilgisayar desteğinin kaldırılarak hiçbir noktasına dokunulmadığı akustik versiyonu eklenmiştir albüme anlayabilmiş değilim. oysa zeki müren'den duymaya alıştığımız sen beni unut'u gökhan özen yorumuyla daha da bir sevdi bu kulaklar...
çok ebleh bakışlara sahip hayvandır.
tunay bozyiğit'in yürek dağlayan eseridir. insanı düşündürür nasıl bir yerde yaşıyoruz diye. bu kaçıncı ölüm dedirtir. bu kaçıncı masum insan.
cevdet bağca da bonusudur.
hani güvercin vurulmazdı?
19 ocaktı gardaş, kış yanığı ocak.
komşu güvercini vurdular,
kaldırıma düştü cesedim, kaldırım utandı.
kar yoktu yüzü kızara, kan vardı taşın yüreğine oturan.
güvercin kanı yerde kaldı, kalacak gardaş,
burası türkiye, yok öyle.
arada bir benim çatımda su içerdi, maviydi.
denizin akşamki rengiydi.
üzgün, şaşkın, acılıyım, eksildim gardaş, çocukluğum yandı.
nişangahtaydı, çarmıha germişlerdi nicedir.
yolu yoktu, vurulacaktı,
göz göre göre oldu gardaş, göz göre göre.
bunu biliyordu üstelik, ama gardaştı ve bırakmadı bizi.
gidersem yolda ölürüm dedi.
düşünce yoldaşımdı, o ermeni, ben azeriydim.
onu vurdular, ben düştüm kaldırıma.
kurudum bir dal gibi.
ah köylümdü, köyümün adı kağın.
köyüm bir ermeni köyü, babalarımız yanyana yatar mezarlıkta.
erivan radyosunun o kardeş sesi, hala kulağımda.
o insan sesi gibi içe işleyen duduk nefesi.
off off, ne güzeldi kürtçe ezgileri erivan radyosunda dinlemek, sevmek.
hani güvercin vurulmazdı, inancınızda?
hele insana kıyılmazdı, anlayışınızda?
kör ettiniz gözünüzü, vurdunuz türkümüzü.
barışla bir arada, yaşama ülkümüzü.
19 ocaktı gardaş, vuruldu hrank yoldaş.
o ermeni, ben azeri, sol yanım yangın yeri.
kar yoktu yüzü kızara, taşın kalbine kazıla.
tasarlanmış bir cinayet, tarihe böyle yazıla.
babam duvara asardı köyün tek radyosunu bahçede.
köylülerle beraber yolcularda dinlerdi, dağ köylerinin yolcuları.
ne çok anlattırırdım büyüklere, köyümün el değiştirme öyküsünü.
o ermeni ailelerle göç ederdi çocuk yüreğim.
hele umulmaz hastalığı olan o küçük ermeni kızı ahçikin hazin öyküsü.
ermeni mezarlığında hep o küçük mezarı aradım.
bilmediğim harflere bakıp, kara mezar taşlarında ahçik ismini yaratmak istedim.
hala köye gittiğimde gözüm arar ahçiki kardeş mezarlıkta.
bugün o komşu güvercini ahçikde vurdular.
bir kez daha öldü ahçik, bir kez daha göçtü yüreğim.
19 ocaktı ey halk, komşu güvercini vurdular.
hem ürkek, hem tedirgindi, yurdu tabutladılar.
yüzü koyun kapaklandı, ayağının altı delik.
insanlığın belleğinde, utancımız gazetelik.
hrank gardaş, yetimhane aşkını ömrüme ustaca nakışlayan, destancı.
utançtan öldüm, ölümün yaşamın en belirli ifadesidir,
güle güle cesaret, güle güle gardaş.
yaşıyoruz ya yaşamasına, yüzümüz yerde gardaş, yerde..
cevdet bağca da bonusudur.
hani güvercin vurulmazdı?
19 ocaktı gardaş, kış yanığı ocak.
komşu güvercini vurdular,
kaldırıma düştü cesedim, kaldırım utandı.
kar yoktu yüzü kızara, kan vardı taşın yüreğine oturan.
güvercin kanı yerde kaldı, kalacak gardaş,
burası türkiye, yok öyle.
arada bir benim çatımda su içerdi, maviydi.
denizin akşamki rengiydi.
üzgün, şaşkın, acılıyım, eksildim gardaş, çocukluğum yandı.
nişangahtaydı, çarmıha germişlerdi nicedir.
yolu yoktu, vurulacaktı,
göz göre göre oldu gardaş, göz göre göre.
bunu biliyordu üstelik, ama gardaştı ve bırakmadı bizi.
gidersem yolda ölürüm dedi.
düşünce yoldaşımdı, o ermeni, ben azeriydim.
onu vurdular, ben düştüm kaldırıma.
kurudum bir dal gibi.
ah köylümdü, köyümün adı kağın.
köyüm bir ermeni köyü, babalarımız yanyana yatar mezarlıkta.
erivan radyosunun o kardeş sesi, hala kulağımda.
o insan sesi gibi içe işleyen duduk nefesi.
off off, ne güzeldi kürtçe ezgileri erivan radyosunda dinlemek, sevmek.
hani güvercin vurulmazdı, inancınızda?
hele insana kıyılmazdı, anlayışınızda?
kör ettiniz gözünüzü, vurdunuz türkümüzü.
barışla bir arada, yaşama ülkümüzü.
19 ocaktı gardaş, vuruldu hrank yoldaş.
o ermeni, ben azeri, sol yanım yangın yeri.
kar yoktu yüzü kızara, taşın kalbine kazıla.
tasarlanmış bir cinayet, tarihe böyle yazıla.
babam duvara asardı köyün tek radyosunu bahçede.
köylülerle beraber yolcularda dinlerdi, dağ köylerinin yolcuları.
ne çok anlattırırdım büyüklere, köyümün el değiştirme öyküsünü.
o ermeni ailelerle göç ederdi çocuk yüreğim.
hele umulmaz hastalığı olan o küçük ermeni kızı ahçikin hazin öyküsü.
ermeni mezarlığında hep o küçük mezarı aradım.
bilmediğim harflere bakıp, kara mezar taşlarında ahçik ismini yaratmak istedim.
hala köye gittiğimde gözüm arar ahçiki kardeş mezarlıkta.
bugün o komşu güvercini ahçikde vurdular.
bir kez daha öldü ahçik, bir kez daha göçtü yüreğim.
19 ocaktı ey halk, komşu güvercini vurdular.
hem ürkek, hem tedirgindi, yurdu tabutladılar.
yüzü koyun kapaklandı, ayağının altı delik.
insanlığın belleğinde, utancımız gazetelik.
hrank gardaş, yetimhane aşkını ömrüme ustaca nakışlayan, destancı.
utançtan öldüm, ölümün yaşamın en belirli ifadesidir,
güle güle cesaret, güle güle gardaş.
yaşıyoruz ya yaşamasına, yüzümüz yerde gardaş, yerde..
ne yüzsüz şeyler. girmişler içeriye; kovuyorsun "sen kimsin be" bakışı atıp yerlerinden kıpırdamıyorlar.
köyün en güzel kızı *
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar