bugün
- şaka maka tek umudun yine bahçeli olması12
- true nickli yazara özelden küfredilmesi olayı12
- dolar'ın 47 tl olması10
- fusya semsiyeli yabanci29
- haluk levent'e para emanet etmek16
- koşu bandı alacaklara tavsiyeler5
- raikagetokatlayan9
- kahve kokusu4
- matlab simulink etkinlik3
- bir erkeği erkek yapan beş özellik9
- gocu12
- kötülerin genel özellikleri8
- insanların escortları nereden bulduğu sorunsalı6
- güne nasıl başladınız7
- erkeğin aldatması ile kadının aldatmasının farkı7
- yazarların en uçuk seks fantezileri11
- kediye kurulan en anlamlı cümle2
- sam neill4
- ofisi havaya uçurmak6
- kaliteli insanı belli eden detaylar19
- deniz göktaş'ın tutuklanması3
- telefonlardaki düşük güç modu2
- çöplerin emekliler tarafından işgali2
- 44 numaralı daire2
- 128 milyar doların gündemden düşmesi4
- memlekette herkes akıllıysa bu ne3
- ahbap4
- haluk levent asılsın kampanyası2
- iran ordusunda abd ile ateşkes istemeyenler7
- neyse biraz çalışayım3
- çıkar ilişkisi3
- türk kızları neden kıskanç değil5
- bütün dilleri bilmek vs hayvanlarla konuşabilmek2
- bazen ölmeyi o kadar çok istiyorum ki3
- yarrağı olan adamı bile özler olduk amk2
- özgürlükçü pedagoji imkansız mı2
- haluk levent'i yedirmeyiz3
- kanuni döneminde yaşansa olası ekşi başlıkları9
- sırf ibnelik olsun diye yapılan şeyler5
- kitap okumanın hiçbir faydasının olmaması18
- 29 yaşındayım hiç sevgilim olmadı14
- sözlük hesabını sil perileri3
- leandro trossard2
- haluk levent5
- tsubasa daki sahaların 20 km olması3
- iyi bir insanın acımasız bir insana dönüşmesi12
- bir kere öpüştük diye hemen sevgili mi olduk2
- putinin türkiyede inşaatta çalışması4
- bazen her şeyin üst üste gelmesi2
- are you iran9
tunay bozyiğit'in yürek dağlayan eseridir. insanı düşündürür nasıl bir yerde yaşıyoruz diye. bu kaçıncı ölüm dedirtir. bu kaçıncı masum insan.
cevdet bağca da bonusudur.
hani güvercin vurulmazdı?
19 ocaktı gardaş, kış yanığı ocak.
komşu güvercini vurdular,
kaldırıma düştü cesedim, kaldırım utandı.
kar yoktu yüzü kızara, kan vardı taşın yüreğine oturan.
güvercin kanı yerde kaldı, kalacak gardaş,
burası türkiye, yok öyle.
arada bir benim çatımda su içerdi, maviydi.
denizin akşamki rengiydi.
üzgün, şaşkın, acılıyım, eksildim gardaş, çocukluğum yandı.
nişangahtaydı, çarmıha germişlerdi nicedir.
yolu yoktu, vurulacaktı,
göz göre göre oldu gardaş, göz göre göre.
bunu biliyordu üstelik, ama gardaştı ve bırakmadı bizi.
gidersem yolda ölürüm dedi.
düşünce yoldaşımdı, o ermeni, ben azeriydim.
onu vurdular, ben düştüm kaldırıma.
kurudum bir dal gibi.
ah köylümdü, köyümün adı kağın.
köyüm bir ermeni köyü, babalarımız yanyana yatar mezarlıkta.
erivan radyosunun o kardeş sesi, hala kulağımda.
o insan sesi gibi içe işleyen duduk nefesi.
off off, ne güzeldi kürtçe ezgileri erivan radyosunda dinlemek, sevmek.
hani güvercin vurulmazdı, inancınızda?
hele insana kıyılmazdı, anlayışınızda?
kör ettiniz gözünüzü, vurdunuz türkümüzü.
barışla bir arada, yaşama ülkümüzü.
19 ocaktı gardaş, vuruldu hrank yoldaş.
o ermeni, ben azeri, sol yanım yangın yeri.
kar yoktu yüzü kızara, taşın kalbine kazıla.
tasarlanmış bir cinayet, tarihe böyle yazıla.
babam duvara asardı köyün tek radyosunu bahçede.
köylülerle beraber yolcularda dinlerdi, dağ köylerinin yolcuları.
ne çok anlattırırdım büyüklere, köyümün el değiştirme öyküsünü.
o ermeni ailelerle göç ederdi çocuk yüreğim.
hele umulmaz hastalığı olan o küçük ermeni kızı ahçikin hazin öyküsü.
ermeni mezarlığında hep o küçük mezarı aradım.
bilmediğim harflere bakıp, kara mezar taşlarında ahçik ismini yaratmak istedim.
hala köye gittiğimde gözüm arar ahçiki kardeş mezarlıkta.
bugün o komşu güvercini ahçikde vurdular.
bir kez daha öldü ahçik, bir kez daha göçtü yüreğim.
19 ocaktı ey halk, komşu güvercini vurdular.
hem ürkek, hem tedirgindi, yurdu tabutladılar.
yüzü koyun kapaklandı, ayağının altı delik.
insanlığın belleğinde, utancımız gazetelik.
hrank gardaş, yetimhane aşkını ömrüme ustaca nakışlayan, destancı.
utançtan öldüm, ölümün yaşamın en belirli ifadesidir,
güle güle cesaret, güle güle gardaş.
yaşıyoruz ya yaşamasına, yüzümüz yerde gardaş, yerde..
cevdet bağca da bonusudur.
hani güvercin vurulmazdı?
19 ocaktı gardaş, kış yanığı ocak.
komşu güvercini vurdular,
kaldırıma düştü cesedim, kaldırım utandı.
kar yoktu yüzü kızara, kan vardı taşın yüreğine oturan.
güvercin kanı yerde kaldı, kalacak gardaş,
burası türkiye, yok öyle.
arada bir benim çatımda su içerdi, maviydi.
denizin akşamki rengiydi.
üzgün, şaşkın, acılıyım, eksildim gardaş, çocukluğum yandı.
nişangahtaydı, çarmıha germişlerdi nicedir.
yolu yoktu, vurulacaktı,
göz göre göre oldu gardaş, göz göre göre.
bunu biliyordu üstelik, ama gardaştı ve bırakmadı bizi.
gidersem yolda ölürüm dedi.
düşünce yoldaşımdı, o ermeni, ben azeriydim.
onu vurdular, ben düştüm kaldırıma.
kurudum bir dal gibi.
ah köylümdü, köyümün adı kağın.
köyüm bir ermeni köyü, babalarımız yanyana yatar mezarlıkta.
erivan radyosunun o kardeş sesi, hala kulağımda.
o insan sesi gibi içe işleyen duduk nefesi.
off off, ne güzeldi kürtçe ezgileri erivan radyosunda dinlemek, sevmek.
hani güvercin vurulmazdı, inancınızda?
hele insana kıyılmazdı, anlayışınızda?
kör ettiniz gözünüzü, vurdunuz türkümüzü.
barışla bir arada, yaşama ülkümüzü.
19 ocaktı gardaş, vuruldu hrank yoldaş.
o ermeni, ben azeri, sol yanım yangın yeri.
kar yoktu yüzü kızara, taşın kalbine kazıla.
tasarlanmış bir cinayet, tarihe böyle yazıla.
babam duvara asardı köyün tek radyosunu bahçede.
köylülerle beraber yolcularda dinlerdi, dağ köylerinin yolcuları.
ne çok anlattırırdım büyüklere, köyümün el değiştirme öyküsünü.
o ermeni ailelerle göç ederdi çocuk yüreğim.
hele umulmaz hastalığı olan o küçük ermeni kızı ahçikin hazin öyküsü.
ermeni mezarlığında hep o küçük mezarı aradım.
bilmediğim harflere bakıp, kara mezar taşlarında ahçik ismini yaratmak istedim.
hala köye gittiğimde gözüm arar ahçiki kardeş mezarlıkta.
bugün o komşu güvercini ahçikde vurdular.
bir kez daha öldü ahçik, bir kez daha göçtü yüreğim.
19 ocaktı ey halk, komşu güvercini vurdular.
hem ürkek, hem tedirgindi, yurdu tabutladılar.
yüzü koyun kapaklandı, ayağının altı delik.
insanlığın belleğinde, utancımız gazetelik.
hrank gardaş, yetimhane aşkını ömrüme ustaca nakışlayan, destancı.
utançtan öldüm, ölümün yaşamın en belirli ifadesidir,
güle güle cesaret, güle güle gardaş.
yaşıyoruz ya yaşamasına, yüzümüz yerde gardaş, yerde..
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar