bugün
- kin tutmayı beceremeyen insan6
- ciddi ciddi voleybol maçı izleyen insan olması9
- tai lung39
- en sevdiğiniz sözlük yazarı9
- yalnız ölmek4
- sözlükte psikolojik delilerin olması10
- 6 eylül 2026 türkiye italya voleybol maçı18
- claudian clouds22
- namazlarınızın yaradan için hiçbir kıymeti yok11
- kadını kurtarmak isterken bıçaklanan'u y4
- en sevmediğin insan tipleri3
- islam'ın hak dini olması6
- bu koyden olsam ne olacak ve sarı şeker12
- askerliğin gençler için faydalı olması3
- uludağ sözlük benim için ancak mezarda biter5
- bir sonsuzluk ifadesi olarak antipanik depresyonu3
- yalnızlık edebiyatı2
- namazın amacı6
- uludağ itiraf10
- bizim cacıklar2
- ikinci defa askere gitmek4
- askerde ahmet kaya dinleyen tip3
- sözlüğün en hamarat yazarı8
- filenin sultanlarının avrupa şampiyonu olması6
- entrylerimin hala beğenilmesi2
- hoşlanılan kıza atılan mesajın sevgiliye gitmesi3
- friedrich hegel la bi cay icek12
- bir viski doldurup kızların final maçını izlemek12
- melissa vargas7
- demokrasinin meşruiyet sorunu5
- yazarların kulaklığında şu an çalan şarkı18
- düşün ki o bunu okuyor10
- sözlük whatsapp grupları13
- özbek kadınlar14
- türkiye ermenileri ve azerbaycan türkleri2
- iğrenme eşiği olmayan erkek9
- islak kek2
- filenin sultanları5
- askerde çok fazla kürtçü olması2
- kendinle ilgili bir özellik bırak4
- özbek pilavına kaşık saplamak7
- libidosu olmasa true'nun aslında iyi insan olması6
- sarapci koala47
- şu an ki ruh halim2
- aslında italyanın kazanması4
- sözlükteki kızlara çok mu yüz vermek3
- geceye bir ahmet kaya şarkısı bırak2
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı17
- ağlıyorum sözlük4
- sözlüğün en tembel yazarı5
isveç asıllı Amerikalı sinema oyuncusu,beyazperdenin en gizemli kadını..36 yaşında sessiz bir şekilde sinemayı bırakmıştır ve hayatı boyunca hiçbir filminin galasına katılmamıştır...Soğuk,mesafeli duruşunun yanında çok da hüzünlü bir yanı vardır..
Kamelyalı Kadın olarak anılır.
hüznün güzel yüzü. aktrist.münzevi hayat kraliçesi.
(bkz: gülmeyen kadın)
Bir çok önemli filmde oynayan ve defalarca oscara aday olup,bir türlü ödülü alamamış olan bir oyuncu..
mischa barton' ın bedeninde fotoğraf yoluyla da olsa yeniden canlanmış unutulmaz aktris.
http://www.sinemaestro.co...w&id=211&Itemid=1
http://www.sinemaestro.co...w&id=211&Itemid=1
18 eylül 1905 doğumlu Efsanevi isveçli sinema oyuncusu.*
mata hari... muhteşem oyuncu.
"Kamelyali Kadin", "MataHari" filmlerinin sahibi isvec asilli ABD li unutulmaz sinema oyuncusu.
oscar aldığı filmi camillie yi izledim, pek sürükleyici gelmedi.
70 yaşından greta garbo münzevi diye nette bahsedilir.
asıl adı greta lovisa gustaffson dur, garbo soyadını gösta berlin saga (göşta berlinin öyküsü) filminden sonra almıştır.
bir filminin adı da susan lennoxdur, bir diğeri romance dir.
dünya üzerinde yaşamış en güzel kadın olarak guinnes rekorlar kitabına giren güzel ve gizemli yüzlü kadın.
pera palas'ta kendisi adına bir oda bulunan oyuncu.
https://upload.wikimedia....7d/Greta_Garbo_-_1939.jpg
bir gazetenin pazar ilavesinde türk bir oyuncu ile kıyaslandığını gördüğümde "yok artık ebesinin..." dedim içimden! bu "pazar ilavelerini" okuyup kaale almamak gerektiğini bir kere daha anladım...
aslında bilinenin (yada inanılanın) aksine merhum Greta Garbo ninemiz, "Hollywood'un özellikle sessiz film döneminin"
efsane isimlerinden değildir.
Tam tersine, onun asıl bilinen, sevilen, hatırlanan filmleri "özellikle sesli döneminin" filmleridir.
"Anna Christie"... ilk sesli filmi.. 1930... "Romance".. Bu daha az bilinir. "Mata Hari"... 1931... "Grand Hotel".. 1932... "Camille"... 1936... "Ninotchka"... 1939...
1941'de oynadığı "iki Yüzlü Kadın" gişede iki seksen yatınca da bu işi bırakmış.
Garbo'nun oynadığı toplam 28 film var. Evet, bunların çoğu sessiz ama onların hemen hiçbiri hatırlanmıyor. Haaa, belki bir tek Georg Wilhelm Pabst'ın "Neşesiz Sokak" filmi.. 1925... Dünya savaşı sonrası Viyana'nın sefaletini anlatır. Döneminin teknik koşullarına göre iyi ve önemli bir filmdir ama bugün ancak çok çok meraklısı seyreder, belki bir de sinema okullarında gösteriliyordur.
ilk ününü sağlayan Mauritz Stiller'in "Gösta Berling" filminden sözedildiğini de ancak Garbo'nun hayatını anlatan kitaplarda görürsün.
Buna karşılık Garbo'nun hemen bütün sesli filmlerini bugün DVD piyasasında rahatlıkla bulabilirsiniz, eskiden korsan bile satıyorlardı, üç lira.
Evet, Hollywood'da oynadığı birkaç sessiz film de var tabii ama bunlar çarçur şeyler. John Gilbert'le oynadığı dandik aşk filmleri falan.
Entellik gayretiyle geçmişte yaratılmaya çalışılmış "Pera Palas efsanesinde" Garbo'ya çok fazla da yer yoktur.
1924'te istanbul'a gelmiş, o tarihte 19 yaşında. Henüz ancak Stockholm taraflarında tanınıyor! Tek kelime ingilizce de bilmiyor.
Pera Palas'ta elli gün kalmış, isveçli sinemacılar bu elli günde iki elleriyle bir sessiz filmi becerip de çekememişler. Adı sanı belirsiz bu film "çeşitli nedenlerle bir türlü hayata geçirilememiş" ne hikmetse...
"Proje" aşamasında mı kalmış, hiç mi motor dememişler, başlayıp da mı yarım bırakmışlar, o da belli değil. tutupta bu filmi bulacağım ben diyerek izini sürüp kendinizi perişan etseniz elinize ne geçer onu da bilemem...
yaklaşık 5 sene önce pera palas'ta açılan bir sergiye "Greta Garbo'nun muhteşem dönüşü" demişlerdi, tamamıyla zorlama bir hıyarlıktan başka da bir şey değildir...
istanbul'u çok severek ayrılmışmış... Boğaziçi'ni, rakıyı, şiş kebabı ve Türk erkeklerini de beğenmiş mi acaba?
bir gazetenin pazar ilavesinde türk bir oyuncu ile kıyaslandığını gördüğümde "yok artık ebesinin..." dedim içimden! bu "pazar ilavelerini" okuyup kaale almamak gerektiğini bir kere daha anladım...
aslında bilinenin (yada inanılanın) aksine merhum Greta Garbo ninemiz, "Hollywood'un özellikle sessiz film döneminin"
efsane isimlerinden değildir.
Tam tersine, onun asıl bilinen, sevilen, hatırlanan filmleri "özellikle sesli döneminin" filmleridir.
"Anna Christie"... ilk sesli filmi.. 1930... "Romance".. Bu daha az bilinir. "Mata Hari"... 1931... "Grand Hotel".. 1932... "Camille"... 1936... "Ninotchka"... 1939...
1941'de oynadığı "iki Yüzlü Kadın" gişede iki seksen yatınca da bu işi bırakmış.
Garbo'nun oynadığı toplam 28 film var. Evet, bunların çoğu sessiz ama onların hemen hiçbiri hatırlanmıyor. Haaa, belki bir tek Georg Wilhelm Pabst'ın "Neşesiz Sokak" filmi.. 1925... Dünya savaşı sonrası Viyana'nın sefaletini anlatır. Döneminin teknik koşullarına göre iyi ve önemli bir filmdir ama bugün ancak çok çok meraklısı seyreder, belki bir de sinema okullarında gösteriliyordur.
ilk ününü sağlayan Mauritz Stiller'in "Gösta Berling" filminden sözedildiğini de ancak Garbo'nun hayatını anlatan kitaplarda görürsün.
Buna karşılık Garbo'nun hemen bütün sesli filmlerini bugün DVD piyasasında rahatlıkla bulabilirsiniz, eskiden korsan bile satıyorlardı, üç lira.
Evet, Hollywood'da oynadığı birkaç sessiz film de var tabii ama bunlar çarçur şeyler. John Gilbert'le oynadığı dandik aşk filmleri falan.
Entellik gayretiyle geçmişte yaratılmaya çalışılmış "Pera Palas efsanesinde" Garbo'ya çok fazla da yer yoktur.
1924'te istanbul'a gelmiş, o tarihte 19 yaşında. Henüz ancak Stockholm taraflarında tanınıyor! Tek kelime ingilizce de bilmiyor.
Pera Palas'ta elli gün kalmış, isveçli sinemacılar bu elli günde iki elleriyle bir sessiz filmi becerip de çekememişler. Adı sanı belirsiz bu film "çeşitli nedenlerle bir türlü hayata geçirilememiş" ne hikmetse...
"Proje" aşamasında mı kalmış, hiç mi motor dememişler, başlayıp da mı yarım bırakmışlar, o da belli değil. tutupta bu filmi bulacağım ben diyerek izini sürüp kendinizi perişan etseniz elinize ne geçer onu da bilemem...
yaklaşık 5 sene önce pera palas'ta açılan bir sergiye "Greta Garbo'nun muhteşem dönüşü" demişlerdi, tamamıyla zorlama bir hıyarlıktan başka da bir şey değildir...
istanbul'u çok severek ayrılmışmış... Boğaziçi'ni, rakıyı, şiş kebabı ve Türk erkeklerini de beğenmiş mi acaba?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar