bugün
- yağmur yağınca direkt nescafe yapan kezban kız14
- sözlükte yasak aşk yaşadığına inandığımız yazarlar20
- kale3112'nin erik gibi hatun olması7
- erkeğin orospusu tipler8
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı13
- sindirella'nın orospu olması8
- ithal kürtler10
- uludağ sözlükte yakışıklı erkek olmaması9
- insanı cinsel açıdan çekici yapan tuhaf ayrıntılar8
- din gerekli midir sorunsalı6
- yağmurdan nefret etmeye başlamak8
- 14 ekim 2026 istanbul yağmuru8
- belinde kobra dövmesi olan kadınla evlenilir mi7
- akrabaların içindeki en zengin insan16
- ankara abisi iyilik derneği11
- şarapçı koala'ya aşık olduğumu itiraf ediyorum4
- sindirella'nın ayakkabıyı numaradan düşürmesi4
- porno yönetmenlerinin hasta ruhlu tipler olması5
- enayimiknatisii26
- çarşambayı sel alması4
- sözlükte takılan evli barklı yazarların amacı28
- 13 ekim 2026 galatasaray barcelona maçı86
- uludağ sözlük acil ilgi hattı15
- laptopun su çekmesi8
- nervionun beni reddetmesi7
- evde çiçek yetiştiren erkek2
- dinden nefret etme nedenleri3
- akplilerin akp yi hiç eleştirmemesi6
- swisscows2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak33
- arkadaşlar sizce bu bana yakışır mı4
- istanbul da sonbahar3
- metis yayınları4
- anahtar parti3
- erkeği karizmatik gösteren şeyler25
- yeni parti'nin halk tv protestosu9
- açık ilişki8
- spotify2
- yalova2
- azerbaycandaki iran etkisi2
- eski ilişkilerinden bahseden insan4
- sözlük erkeklerinin bugünkü kombinleri5
- 14 ekim 200262
- biz kadınlar neden bu kadar masumuz10
- 14 ekim 2026 halk tv polis baskını27
- moğolların araplara saldırma nedeni13
- hakan taşıyan2
- nişanlı biriyle öpüşmek5
- arkadaşlar size bi soru sorucam45
- 14 ekim 202610
isveç asıllı Amerikalı sinema oyuncusu,beyazperdenin en gizemli kadını..36 yaşında sessiz bir şekilde sinemayı bırakmıştır ve hayatı boyunca hiçbir filminin galasına katılmamıştır...Soğuk,mesafeli duruşunun yanında çok da hüzünlü bir yanı vardır..
Kamelyalı Kadın olarak anılır.
hüznün güzel yüzü. aktrist.münzevi hayat kraliçesi.
(bkz: gülmeyen kadın)
Bir çok önemli filmde oynayan ve defalarca oscara aday olup,bir türlü ödülü alamamış olan bir oyuncu..
mischa barton' ın bedeninde fotoğraf yoluyla da olsa yeniden canlanmış unutulmaz aktris.
http://www.sinemaestro.co...w&id=211&Itemid=1
http://www.sinemaestro.co...w&id=211&Itemid=1
18 eylül 1905 doğumlu Efsanevi isveçli sinema oyuncusu.*
mata hari... muhteşem oyuncu.
"Kamelyali Kadin", "MataHari" filmlerinin sahibi isvec asilli ABD li unutulmaz sinema oyuncusu.
oscar aldığı filmi camillie yi izledim, pek sürükleyici gelmedi.
70 yaşından greta garbo münzevi diye nette bahsedilir.
asıl adı greta lovisa gustaffson dur, garbo soyadını gösta berlin saga (göşta berlinin öyküsü) filminden sonra almıştır.
bir filminin adı da susan lennoxdur, bir diğeri romance dir.
dünya üzerinde yaşamış en güzel kadın olarak guinnes rekorlar kitabına giren güzel ve gizemli yüzlü kadın.
pera palas'ta kendisi adına bir oda bulunan oyuncu.
https://upload.wikimedia....7d/Greta_Garbo_-_1939.jpg
bir gazetenin pazar ilavesinde türk bir oyuncu ile kıyaslandığını gördüğümde "yok artık ebesinin..." dedim içimden! bu "pazar ilavelerini" okuyup kaale almamak gerektiğini bir kere daha anladım...
aslında bilinenin (yada inanılanın) aksine merhum Greta Garbo ninemiz, "Hollywood'un özellikle sessiz film döneminin"
efsane isimlerinden değildir.
Tam tersine, onun asıl bilinen, sevilen, hatırlanan filmleri "özellikle sesli döneminin" filmleridir.
"Anna Christie"... ilk sesli filmi.. 1930... "Romance".. Bu daha az bilinir. "Mata Hari"... 1931... "Grand Hotel".. 1932... "Camille"... 1936... "Ninotchka"... 1939...
1941'de oynadığı "iki Yüzlü Kadın" gişede iki seksen yatınca da bu işi bırakmış.
Garbo'nun oynadığı toplam 28 film var. Evet, bunların çoğu sessiz ama onların hemen hiçbiri hatırlanmıyor. Haaa, belki bir tek Georg Wilhelm Pabst'ın "Neşesiz Sokak" filmi.. 1925... Dünya savaşı sonrası Viyana'nın sefaletini anlatır. Döneminin teknik koşullarına göre iyi ve önemli bir filmdir ama bugün ancak çok çok meraklısı seyreder, belki bir de sinema okullarında gösteriliyordur.
ilk ününü sağlayan Mauritz Stiller'in "Gösta Berling" filminden sözedildiğini de ancak Garbo'nun hayatını anlatan kitaplarda görürsün.
Buna karşılık Garbo'nun hemen bütün sesli filmlerini bugün DVD piyasasında rahatlıkla bulabilirsiniz, eskiden korsan bile satıyorlardı, üç lira.
Evet, Hollywood'da oynadığı birkaç sessiz film de var tabii ama bunlar çarçur şeyler. John Gilbert'le oynadığı dandik aşk filmleri falan.
Entellik gayretiyle geçmişte yaratılmaya çalışılmış "Pera Palas efsanesinde" Garbo'ya çok fazla da yer yoktur.
1924'te istanbul'a gelmiş, o tarihte 19 yaşında. Henüz ancak Stockholm taraflarında tanınıyor! Tek kelime ingilizce de bilmiyor.
Pera Palas'ta elli gün kalmış, isveçli sinemacılar bu elli günde iki elleriyle bir sessiz filmi becerip de çekememişler. Adı sanı belirsiz bu film "çeşitli nedenlerle bir türlü hayata geçirilememiş" ne hikmetse...
"Proje" aşamasında mı kalmış, hiç mi motor dememişler, başlayıp da mı yarım bırakmışlar, o da belli değil. tutupta bu filmi bulacağım ben diyerek izini sürüp kendinizi perişan etseniz elinize ne geçer onu da bilemem...
yaklaşık 5 sene önce pera palas'ta açılan bir sergiye "Greta Garbo'nun muhteşem dönüşü" demişlerdi, tamamıyla zorlama bir hıyarlıktan başka da bir şey değildir...
istanbul'u çok severek ayrılmışmış... Boğaziçi'ni, rakıyı, şiş kebabı ve Türk erkeklerini de beğenmiş mi acaba?
bir gazetenin pazar ilavesinde türk bir oyuncu ile kıyaslandığını gördüğümde "yok artık ebesinin..." dedim içimden! bu "pazar ilavelerini" okuyup kaale almamak gerektiğini bir kere daha anladım...
aslında bilinenin (yada inanılanın) aksine merhum Greta Garbo ninemiz, "Hollywood'un özellikle sessiz film döneminin"
efsane isimlerinden değildir.
Tam tersine, onun asıl bilinen, sevilen, hatırlanan filmleri "özellikle sesli döneminin" filmleridir.
"Anna Christie"... ilk sesli filmi.. 1930... "Romance".. Bu daha az bilinir. "Mata Hari"... 1931... "Grand Hotel".. 1932... "Camille"... 1936... "Ninotchka"... 1939...
1941'de oynadığı "iki Yüzlü Kadın" gişede iki seksen yatınca da bu işi bırakmış.
Garbo'nun oynadığı toplam 28 film var. Evet, bunların çoğu sessiz ama onların hemen hiçbiri hatırlanmıyor. Haaa, belki bir tek Georg Wilhelm Pabst'ın "Neşesiz Sokak" filmi.. 1925... Dünya savaşı sonrası Viyana'nın sefaletini anlatır. Döneminin teknik koşullarına göre iyi ve önemli bir filmdir ama bugün ancak çok çok meraklısı seyreder, belki bir de sinema okullarında gösteriliyordur.
ilk ününü sağlayan Mauritz Stiller'in "Gösta Berling" filminden sözedildiğini de ancak Garbo'nun hayatını anlatan kitaplarda görürsün.
Buna karşılık Garbo'nun hemen bütün sesli filmlerini bugün DVD piyasasında rahatlıkla bulabilirsiniz, eskiden korsan bile satıyorlardı, üç lira.
Evet, Hollywood'da oynadığı birkaç sessiz film de var tabii ama bunlar çarçur şeyler. John Gilbert'le oynadığı dandik aşk filmleri falan.
Entellik gayretiyle geçmişte yaratılmaya çalışılmış "Pera Palas efsanesinde" Garbo'ya çok fazla da yer yoktur.
1924'te istanbul'a gelmiş, o tarihte 19 yaşında. Henüz ancak Stockholm taraflarında tanınıyor! Tek kelime ingilizce de bilmiyor.
Pera Palas'ta elli gün kalmış, isveçli sinemacılar bu elli günde iki elleriyle bir sessiz filmi becerip de çekememişler. Adı sanı belirsiz bu film "çeşitli nedenlerle bir türlü hayata geçirilememiş" ne hikmetse...
"Proje" aşamasında mı kalmış, hiç mi motor dememişler, başlayıp da mı yarım bırakmışlar, o da belli değil. tutupta bu filmi bulacağım ben diyerek izini sürüp kendinizi perişan etseniz elinize ne geçer onu da bilemem...
yaklaşık 5 sene önce pera palas'ta açılan bir sergiye "Greta Garbo'nun muhteşem dönüşü" demişlerdi, tamamıyla zorlama bir hıyarlıktan başka da bir şey değildir...
istanbul'u çok severek ayrılmışmış... Boğaziçi'ni, rakıyı, şiş kebabı ve Türk erkeklerini de beğenmiş mi acaba?
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar