bugün
- 5 eylül 2026 fenerbahçe beşiktaş maçı40
- flört uygulaması eşleşme algoritması2
- ölüm9
- enayimiknatisii36
- dansöz izleme keyfi12
- aziz yıldırım12
- sözlük yazarlarının salatalıkları21
- insan olmaya ceyrek kala26
- yarın kpssye girecek yazarlar9
- amerikada hasidik yahudi avı başlaması8
- elleri güzel erkek nasıl oluyor sorunsalı13
- hangi renksiniz17
- saraca finch house2
- serhat kılıç13
- güneş kremimi yenilemem lazım diyen erkek12
- ölümün delilinin olmadığı gerçeği4
- ne yazarsanız yazın anında gerçeğe dönüşseydi8
- ismail kartal9
- açık oylayan yazar ne demek istiyor13
- 05 09 2026 silvermist'e ciğer ısmarlamam14
- online listesinden manita beğenmek7
- kerem aktürkoğlu8
- fusya semsiyeli yabanci8
- israil olmasa orta doğu nasıl olurdu21
- uzak durulası insan modelleri5
- özledim mesajına verilecek cevaplar13
- öylesine bir şeyler yaz3
- gocu50
- 4 eylül 2026 başakşehir galatasaray maçı32
- kendin hakkında gereksiz bir bilgi bırak6
- geceye bir söz bırak8
- bik bik dondurma yapsın da görelim6
- tai lung42
- sözlükteki şer çetesi12
- geleneksel ciğer ısrmarlama şenlikleri9
- sözlükte herkesin avcı olması12
- anın görüntüsü24
- sözlükteki zorbalar12
- s'i l v'e r m'i s t29
- evde dondurma yapmak5
- sözlükteki fenerbahçeliler6
- flat white4
- milan skriniar5
- ragnarın memeleri5
- 9 eylül 2026 sporting lizbon galatasaray maçı8
- 5 eylül 2026 köprülerin özelleştirilmesi13
- 5 eylül 2026 fenerbahçe'ye döşenen boru5
- sürekli ilgi bekleyen erkek9
- beşiktaş8
- limonlu dondurma4
offspring parçası.Guzeldir.
maybe in another life
i could find you there
pulled away before your time
i can't deal it's so unfair
and it feels
and it feels like
heaven's so far away
and it feels
yeah it feels like
the world has grown cold
now that you've gone away
leaving flowers on your grave
show that i still care
but black roses and hail mary's
can't bring back what's taken from me
i reach to the sky
and call out your name and if i could trade
i would
and it feels
and it feels like
heaven's so far away
and it stings
yeah it stings now
the world is so cold now that you've gone away
maybe in another life
i could find you there
pulled away before your time
i can't deal it's so unfair
and it feels
and it feels like
heaven's so far away
and it feels
yeah it feels like
the world has grown cold
now that you've gone away
leaving flowers on your grave
show that i still care
but black roses and hail mary's
can't bring back what's taken from me
i reach to the sky
and call out your name and if i could trade
i would
and it feels
and it feels like
heaven's so far away
and it stings
yeah it stings now
the world is so cold now that you've gone away
my brightest diamond'un en güzel i$lerinden biri..
my brightest diamond'ın balkonlarda ağlatan şarkısıdır..
*
bardaktan boşalırcasına yağan bir yağmuru izliyordu kadın.. fonda hayalini kurduğu ama asla sahip olamayacağı ses, ruhuna işlercesine şarkıyı söylüyordu dağların tepesine yağan yağmur onu götürüyordu bu sefer..her seferinde edilen vedalara çok uzaktı.. kendi hikayesine ensesindeki bir nefes kadar yakın.. derin bir nefesle başladı anılar yolculuğu..yaşanmışlıklar sardı dörbir yanını karelerle..her karede o vardı belki ama sahip olduğunu sandığı dekorlar kanamaktaydı..yağmur..akan kanı silmesi gereken yağmur..ona teslim etti anılarını yoldaş etti..elini sarartan yıllardır yerleşen ve yerini asla yadırgamayan sigarasından aldı derin bir nefes..savurdu dumanı balkon demirlerinden akan damlalara.. toprak kokusunu dumanla harmanlayıp sundu ciğerlerine..onsuz olmazdı..olmamıştı asla..sahi en son ne zaman elinde bir boşluk hissetmişti ki?.. her olması gerekenin yerine koymuştu sigarasını..seven ve sevilen adamın elleri..ona aidiyetinin sembolü küçük ama değerli madeni halka..buklelerini sevgiyle karıştıracağı bir bebeğin saçları.. ısınmak için sığınması gereken anne dizlerinin altı..üniversitedeki oğluna üşümesin diye ördüğü kazağın yünleri.. hepsinin yokluğuydu sigarası ve her fark ediş derin bir nefese delaletti onun için.. yılların yüzüne resmettiği ince çizgiler yalnızlık yazıyordu alnına kocaman..yalnız ve uzun bir yaşamın sonu ıslak ve soğuk bir ölümdü..biliyordu ve bilerek sessizce izliyordu yağmuru.. çok yüksekti balkonu..hafif bir titreme hakimdi tüm vücuduna.. yağmur soğuktu..elleri..buz gibi..bir çelik soğukluydu yüreğindeki..bir çelik sertliği aynı zamanda.. fondaki kadının sesi ruhunu tek yumuşatabilendi..o kadar sertleştirmişti ki kabuğunu hayat, içine sığamıyordu kabarsa yüreği..kabarmıyordu ya artık..neyse.. yalvarışlar..gidişler..dönüşler..çelişkiler..hepsi için çok geçti..anlamlarının hepsi süzülüyordu yağmurla kamufle ettiği gözyaşlarıyla.. bir anlam..bir anlam daha goodbye.. çalan telefon kim bilir hangi gereksiz sese aitti.. hangi anlamsız cümlelere hangi maskesine gebeydi oysa bu yağmurda çok zordu maske takması..olmayan kirpiklerini var gibi gösterme aldatmacasını her gün yapsa da şimdi o rimel yakarak karartıyor gerçek rengini veriyordu yüzüne..o kadar eğmemişti ki başını hayatı boyunca şimdi,şuan kendi başına yalnızlık iliklerindeyken bile yapamayacak kadar unutmuştu nasıl bir şey olduğunu.. bir siyah damla düştü bembeyaz tenine..çıplak teninden kayan ve iz bırakan o siyah damlaya güldü..selam verdi veda etti..işte o an eğebildi başını fark etti ki kaldıramadı..bir anda bindi boynuna yığınlarca yaşanmışlık yükü..kalkmadı o baş..kalkamadı..dizlerini çekince garip bir ürperti hissetti göğsünde soğuktan..balkonun uzun yıllar geçirmiş taşları soğuktu..çıplak bedeni soğuktu..yalnız yüreği soğuktu.. gidişler..kalışlar..çaresizlik ve gereksizlik en soğuğuydu belki de.. kendi elleriyle dokundu omuzlarına..tutuştu bir tutam saçı elinde unuttuğu sigarasıyla..paniklemedi hiç..onun ölümü soğuktu biliyordu..en acısı kendine sarılmasıydı insanın.. kendi saçlarını okşadı usulca..şarkıyı söyleyen kadının sesi yükseldikçe avuçladı saçlarını sıkı sıkı..şiddetlendi yağmur ve akan gözyaşları..dizlerinin arasına aldı başını..aczi ve korkaklığı her gözeneğini dolduruyordu cildinin..daha da yaşlanıyordu..artık sırılsıklamdı ve hazırdı..yapışan saçları dolandı kollarına..uzun upuzundu saçları..siyah..uzun..ıslak..yeni bir sigara çıkardı paketinden..üç dört kez çaktı çakmağı..elleri ıslaktı yanmadı..yakacaktı ama yakmalıydı..ellerini silecek bir yer aramak için kaldırdı başını sonunda ama yoktu..tüm dünya ıslaktı..gökyüzü kızgın..rüzgar sarsıcı ama o çıplaktı.. ellerine nefesini verip kurutmaya çalıştı.. çakmağın içine verdi sıcak nefesini sonra bir kez daha çaktı.. yanan çakmakta titrek elleriyle tuttuğu son sigarasını yaktı..derin bir nefes alıp kapadı gözlerini..filtresine kadar içti derin derin sigarasını ve bittiğinde ayağa kalktı.. balkon demirlerine attı adımını..bacağını attı üzerinden ve diğer tarafa geçti..öyle savunmasızdı ki rüzgara ve hayata.. bitirmişti sonunda..elinde avucunda bir şey kalmayana kadar harcamıştı kendini..hayatını..insanları..hayallerini..umutlarını..bir süre rüzgarın onu sarsmasına izin verdi..rüzgar şiddetlendikçe o demirlerde ayakta durması güçleşiyordu..fondaki kadın sesi why dont you write to say goodbye dedi..son aklına gelendi bu..kimse neden gidiyorum yazmadın demeyecekti diyemeyecekti..bırakmamıştı kimseyi geride..sonunda bıraktı bu huzurla boşluğa bedenini..fondaki kadın sesi usulca duyuldu sadece..
goodbye
*
bardaktan boşalırcasına yağan bir yağmuru izliyordu kadın.. fonda hayalini kurduğu ama asla sahip olamayacağı ses, ruhuna işlercesine şarkıyı söylüyordu dağların tepesine yağan yağmur onu götürüyordu bu sefer..her seferinde edilen vedalara çok uzaktı.. kendi hikayesine ensesindeki bir nefes kadar yakın.. derin bir nefesle başladı anılar yolculuğu..yaşanmışlıklar sardı dörbir yanını karelerle..her karede o vardı belki ama sahip olduğunu sandığı dekorlar kanamaktaydı..yağmur..akan kanı silmesi gereken yağmur..ona teslim etti anılarını yoldaş etti..elini sarartan yıllardır yerleşen ve yerini asla yadırgamayan sigarasından aldı derin bir nefes..savurdu dumanı balkon demirlerinden akan damlalara.. toprak kokusunu dumanla harmanlayıp sundu ciğerlerine..onsuz olmazdı..olmamıştı asla..sahi en son ne zaman elinde bir boşluk hissetmişti ki?.. her olması gerekenin yerine koymuştu sigarasını..seven ve sevilen adamın elleri..ona aidiyetinin sembolü küçük ama değerli madeni halka..buklelerini sevgiyle karıştıracağı bir bebeğin saçları.. ısınmak için sığınması gereken anne dizlerinin altı..üniversitedeki oğluna üşümesin diye ördüğü kazağın yünleri.. hepsinin yokluğuydu sigarası ve her fark ediş derin bir nefese delaletti onun için.. yılların yüzüne resmettiği ince çizgiler yalnızlık yazıyordu alnına kocaman..yalnız ve uzun bir yaşamın sonu ıslak ve soğuk bir ölümdü..biliyordu ve bilerek sessizce izliyordu yağmuru.. çok yüksekti balkonu..hafif bir titreme hakimdi tüm vücuduna.. yağmur soğuktu..elleri..buz gibi..bir çelik soğukluydu yüreğindeki..bir çelik sertliği aynı zamanda.. fondaki kadının sesi ruhunu tek yumuşatabilendi..o kadar sertleştirmişti ki kabuğunu hayat, içine sığamıyordu kabarsa yüreği..kabarmıyordu ya artık..neyse.. yalvarışlar..gidişler..dönüşler..çelişkiler..hepsi için çok geçti..anlamlarının hepsi süzülüyordu yağmurla kamufle ettiği gözyaşlarıyla.. bir anlam..bir anlam daha goodbye.. çalan telefon kim bilir hangi gereksiz sese aitti.. hangi anlamsız cümlelere hangi maskesine gebeydi oysa bu yağmurda çok zordu maske takması..olmayan kirpiklerini var gibi gösterme aldatmacasını her gün yapsa da şimdi o rimel yakarak karartıyor gerçek rengini veriyordu yüzüne..o kadar eğmemişti ki başını hayatı boyunca şimdi,şuan kendi başına yalnızlık iliklerindeyken bile yapamayacak kadar unutmuştu nasıl bir şey olduğunu.. bir siyah damla düştü bembeyaz tenine..çıplak teninden kayan ve iz bırakan o siyah damlaya güldü..selam verdi veda etti..işte o an eğebildi başını fark etti ki kaldıramadı..bir anda bindi boynuna yığınlarca yaşanmışlık yükü..kalkmadı o baş..kalkamadı..dizlerini çekince garip bir ürperti hissetti göğsünde soğuktan..balkonun uzun yıllar geçirmiş taşları soğuktu..çıplak bedeni soğuktu..yalnız yüreği soğuktu.. gidişler..kalışlar..çaresizlik ve gereksizlik en soğuğuydu belki de.. kendi elleriyle dokundu omuzlarına..tutuştu bir tutam saçı elinde unuttuğu sigarasıyla..paniklemedi hiç..onun ölümü soğuktu biliyordu..en acısı kendine sarılmasıydı insanın.. kendi saçlarını okşadı usulca..şarkıyı söyleyen kadının sesi yükseldikçe avuçladı saçlarını sıkı sıkı..şiddetlendi yağmur ve akan gözyaşları..dizlerinin arasına aldı başını..aczi ve korkaklığı her gözeneğini dolduruyordu cildinin..daha da yaşlanıyordu..artık sırılsıklamdı ve hazırdı..yapışan saçları dolandı kollarına..uzun upuzundu saçları..siyah..uzun..ıslak..yeni bir sigara çıkardı paketinden..üç dört kez çaktı çakmağı..elleri ıslaktı yanmadı..yakacaktı ama yakmalıydı..ellerini silecek bir yer aramak için kaldırdı başını sonunda ama yoktu..tüm dünya ıslaktı..gökyüzü kızgın..rüzgar sarsıcı ama o çıplaktı.. ellerine nefesini verip kurutmaya çalıştı.. çakmağın içine verdi sıcak nefesini sonra bir kez daha çaktı.. yanan çakmakta titrek elleriyle tuttuğu son sigarasını yaktı..derin bir nefes alıp kapadı gözlerini..filtresine kadar içti derin derin sigarasını ve bittiğinde ayağa kalktı.. balkon demirlerine attı adımını..bacağını attı üzerinden ve diğer tarafa geçti..öyle savunmasızdı ki rüzgara ve hayata.. bitirmişti sonunda..elinde avucunda bir şey kalmayana kadar harcamıştı kendini..hayatını..insanları..hayallerini..umutlarını..bir süre rüzgarın onu sarsmasına izin verdi..rüzgar şiddetlendikçe o demirlerde ayakta durması güçleşiyordu..fondaki kadın sesi why dont you write to say goodbye dedi..son aklına gelendi bu..kimse neden gidiyorum yazmadın demeyecekti diyemeyecekti..bırakmamıştı kimseyi geride..sonunda bıraktı bu huzurla boşluğa bedenini..fondaki kadın sesi usulca duyuldu sadece..
goodbye
uykumun içine etmiş bulunmaktadır.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar