bugün

kaan ince şiiri.

yeni ölmüş bir esmerliğin kan çalılarını örtmesi
ıssızlığın sır gibi konması ufka / kar kusan saatlerde
hepsi gazel yarası / kapanıp açılan
gece kuşlarının kanatlarından elektrik üfler uykuma ihanetler
ilk aydınlık soluğumda buğu usulca
ıslak kâğıdın buruşurken çıkardığı sessizlik
dudaklarımda jilet kesikleri
gözlerimi yakıyor martısız deniz
sıyırır mermi gibi zamanın yelesini / ateş dalgalarımın
yalnızlığa koşan gemisi
güneşli kent eğilmiş yenik coğrafyasına ezgi dağıtıyor
sonsuzlukta bozuk genlerin çığlığı
gergin kasıklar kadar çıplak gece
toprak çürür denizde
günlerin bataklık çukurları kireç bulaşığı
sığ bir ateş sessizliğinde dudaksıllaşan gözler
ayak izlerine ışık düşer uğultu geçmişten
gece birikintisi yüzüm / terkedilen hüzünler
hayat ve ölüm pul pul olur burçlara dağılan aşklardan
çil dolar düşlerime
gizlice kanar sabah yelleri gibi uzayan saatler
sesimizi düşleyen özlem sellerine kaptırdığımız
şarap akar usulca esrik yalnızlığımıza
kanatlar dolusu gökyüzü getirdim sana ey anılar
eski bir evde oyuncaklarını kıran çocukluğum
salkım söğüt gibi eğilir acının rengi önünde

boyun eğmek yükseltir kinin şiddetini
sus
konuşma
hâlâ deniz
geceler boyu
kan onarır mı yarasını imgelerin ?
kuş çığlıklarına tüneyen uçurtma / bozuk fenerin ışıkları
sekerek giden yaşamın korkunç sessizliği nasıl çizilir?
dağlar gece fısıltısı
yıldızsız görüntüler yığını yirmi yıllık telaşın aynadaki izi
kaç çizgiyle kaç yaprak kaybolup çoğaldı yüzünde?
cinnet geçiren bir kızın ırmaklara boşanması diri diri
mendil boyu hüzünler ceplerimde kirlendi
sır kaldı ince damlalar uğultusuyla gözlerimin sarnıcında
son nefesimde tüm camları buğuyla sardım zaman nemlensin diye
bir bıçak darbesiyle dağılıyor sisi bakışlarının
eşsiz köpüren dalgayım / yanık kokusu ve tortuyum gümüş
damarlarında o kuytunun
vapur sesine kaçardım / gıcık tutardım boğazda / istanbul sırtları
kambur kalırdı.... *
gizli bir yara sevgimiz
soyleme gulum kimseye
leyladan mecnundan beteriz melegim
dillere dusmeyelim
leyladan mecnundan beteriz melegim
soyleme kimseye dillere dusmeyelim

sen benim yaban gul dalim
bagrimin yarasi sevdalim
ayrilik olmasan
gunlerim solmasin

soyleme daglara
soyleme yollara
kimsenin diline dusmeyelim
soyleme daglara
soyleme yollara
kimsenin diline dusmeyelim

birgunum seninle bir omur
bilki bu beden sensiz olur
al beni koynuna
ayrilik yoluna bir daha dusmeyelim
al beni koynuna
hasretim ben sana
ayrilik yoluna bir daha dusmeyelim

sen benim yaban gul dalim
bagrimin yarasi sevdalim
ayrilik olmasin
gunlerim solmasin

soyleme daglara
soyleme yollara
kimsenin diline dusmeyelim
soyleme daglara
soyleme yollara
kimsenin diline dusmeyelim

-sıır-
seni ben huzunlu sarkilarda
umutsuz yarinlarda ariyorum
bu karasevdami kime anlatiyim
anlatamamki, kinarlar bizi, hor gorurler
oylesine caresizimki
bir yanimda sen
bir yanimda yuvam
biliyorum, biliyorum donmeni
bagrima tas basip seni terketmemi
elveda guzel kiz
bu yaramiz hep gizli kalsin
soyleme kimseye
soyleme daglara
soyleme taslara

sözlerine sahip zeki erdem şarkısı..
1953 yapımı siyah beyaz türk filmi. yönetmen ve senaryo sami ayanoğlu , oyuncu kadrosu sami ayanoğlu , suavi tedü , gül gülgün , atıf avcı , aziz basmacı , hadi hün , atıf kaptan , faik coşkun , şayeste ayanoğlu , müfit kiper , nergiz mogol bulunmaktadır.
Olup bitenleri kaçırma

İlk öğrenen uludağ sözlük kullanıcıları olacak.