bugün
- 29 ağustos 2026 galatasaray göztepe maçı23
- ezilenlerin iktidarını kuran büyük insan34
- kıza aşık oldum ne yapacağım4
- kendin hakkında bir gerçek bırak3
- futbol11
- enayilerin bitik leao'ya 17 m euro maaş vermesi20
- kişiyi değiştiren şeyler2
- ben geldim naneler8
- ahlakçılık3
- gece gece incir yemek3
- birader bay beyler2
- sözlük yazarlarının nahları9
- uludağ sözlük ten faşizm'i söküp atacağız23
- antipanik12
- melih gökçek6
- menzil cemaati ne üretiyor7
- rafael leao31
- aleksey batrakov9
- sarapci koala72
- victor osimhen3
- bir şey soracağım5
- para harcamayı sever misiniz6
- uyumayın konuşalım3
- türkiye ekonomide çin'i örnek almalıdır7
- galatasaray8
- almanya2
- osuruk kokusu3
- s'i l v'e r m'i s t4
- gerçek cin musallatı belirtileri3
- seri eksicilerin uyuması5
- hayatı dar eden aile3
- arkadaşlar hesabı silicem14
- fenerbahçe23
- ünlülerin çocuklarına değişik isim koyma çabası2
- arkadaşlar sıkıldım3
- 29 ağustos 2026 dortmund hamburg maçı2
- hoşlanılan kızın kirveniz olması2
- salih mirzabeyoğlu2
- tai lung36
- incir2
- eninde sonunda eski nickine dönen yazarlar3
- mesih gelse kimsenin inanmayacak olması6
- ülke batsa diye hergün dua eden kemalist7
- gökçek ailesinin almanya daki milyonluk serveti14
- günün sözü24
- ak partililerin anayasayı değiştirmeye çalışması5
- mauro icardi5
- türkler ve çinliler iki süper güç olacak7
- velvet23
- 10 eylül 2026 fenerbahçe roma maçı7
gitmek isterken ruhun
hiç kalmak istedi mi bedenin
olarak keats'in dizeleriyle özetlenebilecek olan durumdur.
gerçi ne kadar keats özetlese de;
ahmaklık edeceğimize görmesini öğrenebilseydik,
güldürünün özündeki vahşeti anlardık.
çene çalacağimiza koyabilseydik eylemimizi ortaya,
kıçüstü oturmazdık daima.
görüp öğrenebileceğimiz tek şey belki de bu olmuştur;
yine de sevinme arkadaş! bozguna uğradı diye,
gerçi dünya ayaklandı ve deyyusu durdu ama,
onu doğuran kancık kızışmış bekliyor yine.
kendi cikarlari mevzu bhais oldugu fevkalade küstahlasan ve birbirinin gözünü oymak için susta ve pusuda bekleyenlere mucadele etmeyip de ne edeceksin?
etmeyip yeni bir barbarlık cağinin başlamasina mi okeyliyeceksin?
doğru ya da yanliş, her şey gececidir baki kalan yeryüzünün korkunlugudur.
cahil ve yoldan saptirilmiş bile olunursa amaç her daim iyidir.
amaçlar olmasa yasamanin ne manasi var ve zamani gelince efendice sahneden inmeyi de bilmek gerekir...
hiç kalmak istedi mi bedenin
olarak keats'in dizeleriyle özetlenebilecek olan durumdur.
gerçi ne kadar keats özetlese de;
ahmaklık edeceğimize görmesini öğrenebilseydik,
güldürünün özündeki vahşeti anlardık.
çene çalacağimiza koyabilseydik eylemimizi ortaya,
kıçüstü oturmazdık daima.
görüp öğrenebileceğimiz tek şey belki de bu olmuştur;
yine de sevinme arkadaş! bozguna uğradı diye,
gerçi dünya ayaklandı ve deyyusu durdu ama,
onu doğuran kancık kızışmış bekliyor yine.
kendi cikarlari mevzu bhais oldugu fevkalade küstahlasan ve birbirinin gözünü oymak için susta ve pusuda bekleyenlere mucadele etmeyip de ne edeceksin?
etmeyip yeni bir barbarlık cağinin başlamasina mi okeyliyeceksin?
doğru ya da yanliş, her şey gececidir baki kalan yeryüzünün korkunlugudur.
cahil ve yoldan saptirilmiş bile olunursa amaç her daim iyidir.
amaçlar olmasa yasamanin ne manasi var ve zamani gelince efendice sahneden inmeyi de bilmek gerekir...
Ayrılığın en zor yanı kabullenmektir... Hiç kimse vazgeçilmez değildir... En vazgeçilmez denilenler bile; bir gün gelir hatırlanmazlar... Terketmek ya da edilmek... Ne fark eder ki... Ayrılık var mı işin sonunda? sen ona bak... Ha gitmişsin, ha kalmışsın ne farkeder...
"biri sana 'git' dediğinde, 'kalmak istiyorum' diyebilmekmiş sevmek,
git dediklerinde gittiğimde anladım..."
(bkz: can yücel)
git dediklerinde gittiğimde anladım..."
(bkz: can yücel)
Şair der ki, Kalan gidenin gitmesine ses çıkarmıyorsa, çoktan terketmiştir.
hep giden oldum şu zamana kadar. zor olsada yine yeni bir başlangıç yapıyosun ama yine aynı dert seni buluyor. gitmek istiyorum ama nereye.
sonunda ölmek ya da ölmemeyi belirleyen bir tercih.
Korkunç bir seçim zamanıdır korkunç Bir yanda sevdikleriniz vardır büyüdüğünüz yer, dostlarınız, hiç kavuşamayacağınız aşkınız, bildiğiniz o güvenilir sokaklar... Ama bir yanda da kocaman bir dünya vardır. Sıkışmışlığınızdan kurtulmak istersiniz, yeni yerler yeni anılar yeni insanlar bu böyle sürüp gider farklı bir dünyayı yaşamak istersiniz yani. Daha önce gittiyseniz gitmenin acısını tattıysanız, o yalnızlığı yaşadıysanız ve daha kötüsü ona alıştıysanız işte o en kötüdür. Daha ilkokuldayken amerikaya, biraz büyünce ingiltereye sorasında bulundugun şehrin dışına hep bir gitme duygusuyla yaşarsın bazen ama üniversite biter bir bakarsın içine bir kalma tohumu ekilivermiş. Napacaksın peki şimdi tüm hayallerini bir kenara atıp kalacak mısın? O kadar gitmenin ve gitme hayalini es geçip kalacak mısın? Yoksa yine yalnızlığına ama hayallerine mi koşacaksın? Ölüm gibi bir seçimdir ölüm. Hangisinin seçerseniz seçin içinizdeki boşluk biraz daha büyüyecektir ama hayat böyle işte eksilerek geçiyor ömrümüz. Daha 22 yaşında olan birinin içinden nasıl çıkar bu düşünceler? Ne kadar ölmüş o 22 meğerse
işte bütün mesele bu.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar