bugün
- bik bik'in hacker'a yemek yapması14
- kolye142
- 18 ekim 2026 uludağ sözlüğün hacklenmesi12
- uludağ sözlüğün hacklenmesi14
- sözlükte aynı anda iki hesap kullanan tip7
- bik bik'in hacker'a yalakalık yapması9
- uludağ sözlük yönetim politikası3
- cimer'e yazılan öğretmen şikayetleri4
- hacker'ın hesabı mı kısıtlaması5
- pazarları çizgi film izlemek için erken uyanmak6
- konya denilince akla gelenler5
- manita yapınca sözlüğü bırakan yazar3
- asla evlenilmeyecek kızlar3
- asla evlenilmeyecek erkekler8
- sen kimsin sorusuna 3 kelimelik cevap ver13
- pizza bira ikilisi6
- nerde bu sözlük nerde bu zall nerde bu mod4
- cep telefonu17
- chatgpt'nin sorunu ne3
- nokia16
- yapay zeka teksaslı bir cin kavmidir4
- uraz kaygılaroğlu'nun 18 yıllık değişimi2
- erlik5
- rüzgar12
- türkiyede kürt olarak barınabilmek için gerekenler71
- ruhi çenet'in uygur türkleri için yaptığı video2
- sözlük elden gidiyor3
- bal10
- lale14
- günün sözü6
- 17 ekim 2026 gençlerbirliği galatasaray maçı22
- boykot dedektifi2
- var olmak için ne yaptınız13
- fuck bahçeli tişörtü2
- 13 cuma'nın köklerine dönüş2
- türkiye'nin kıymeti bilinmemiş şarkıcıları4
- pazar günleri ekmek almak3
- abd de futbol sahasına kamyonet dalması2
- ilkokul bebesine türbanı savunmak65
- yüzde 50 burslu psikoloji bölümü kazanmak12
- sevgiliye uzaktan bakmak3
- evi ev yapan şeyler14
- kaplan17
- yogartiksen39
- 14 ekim 2026 aston villa fenerbahçe maçı75
- bileklik19
- aslan15
- fil9
- sözlük obezlerinin fotoğrafları10
- 25 yılda adam edilen istanbul'u 5 yılda bitirmek48
Geldiğinde kaldırın☺☺☺.
Yürüyen uçahhh...
Teorik ve pratik olarak imkansızdır . Zaman - uzay boyutunda ; zaman esneye bilir , daralabilir ama hiçbir zaman geriye gidemez . ileri gitmek için ise ; belli başlı fizik kanunlarından yararlanmak gerekir . Genel ve özel görecelik kanunlarıdır . Kütlesi artan veya ışık hızına yaklaşan bir şey , zamanı kırar . Ama zamanı kırmak sizi yanıltmasın sadece zamanın akışı yavaşlar , bilinç algılayamaz . Lakin , evrende sizle birlikte geleceği için , zaman da ileri yolculukta yapamazsınız .
Henuz gelmemis olan zamani ifade eden kavram.
Gelecek ve gecmis suanki zaman gibi var mi? Yani zamanin b teorisi gercek mi ? Eger oyleyse gecmise ve gelecege gitmek mumkun olmaz mi ? En azindan teoride.
Gelecek ve gecmis suanki zaman gibi var mi? Yani zamanin b teorisi gercek mi ? Eger oyleyse gecmise ve gelecege gitmek mumkun olmaz mi ? En azindan teoride.
Arabalar uçacaktı.
Ne oldu o iş?
Ne oldu o iş?
Biz anılarımız veya şimdiki yaşantılarımızla olmaktan çok geleceğe ilişkin korku ve kuşkularımız , heyecan ve umutlarımızla yaşarız . Bu , ilk bakışta tartışma konusu olabilecek insansal bir bağış gibi görünecektir . Çünkü insan yaşamına , tüm öteki yaratıklara yabancı olan bir kuşku öğesi sokmaktadır . insan bu gelecek serabından , bu kurgusal ideden kurtulursa , sanki daha akıllı ve daha mutlu olacakmış gibi görünüyor . Filozoflar , Ozanlar ve büyük din eğiticileri , insanın her dönemde bu sürekli kendini-aldatma kaynağına karşı uyarmıştır . Din , insana gelecek günlerden korkmamayı öğütler . insan zekası ise yaşanılan andan haz duymayı , geleceğe aldırış etmemeyi önler . Ama insan , bu öğütü hiçbir zaman izleyemezdi . Geleceği düşünmek ve gelecekte yaşamak , onu doğasının zorunlu bir parçasıdır .
Şekil degistiren metaller, isinlanma, zamanda yolculuk gibi kavramlar, evet gelecek bu.
pek de öyle tahmin ettiğimiz gibi bir kavram değil. geçmişte yaptığımız şeylerin bugünümüzü ve geleceğimizi etkilediği biliniyordu ama yeni araştırmalara göre şu anımızı etkileyen bir gelecek kavramı mevcut.
http://www.fizikist.com/k...n-ve-tersine-nedensellik/
ilgili yazıda ayrıntılı olarak yazmış. okumak istemeyenler için ise diyor ki, zaman'ı eylemsizlikle eş değer düşünürsek eğer geçmiş hız fonksiyonu ise gelecek ivme fonksiyonudur. böyle açıklayınca daha bir mantıklı oluyor. bu nedenle sadece geçmiş değil gelecek de bizim kim olduğumuz üzerinde etkili -imiş.
http://www.fizikist.com/k...n-ve-tersine-nedensellik/
ilgili yazıda ayrıntılı olarak yazmış. okumak istemeyenler için ise diyor ki, zaman'ı eylemsizlikle eş değer düşünürsek eğer geçmiş hız fonksiyonu ise gelecek ivme fonksiyonudur. böyle açıklayınca daha bir mantıklı oluyor. bu nedenle sadece geçmiş değil gelecek de bizim kim olduğumuz üzerinde etkili -imiş.
gelecek için "ya farklı olacaktır ya da hiç olmayacaktır" der kundera. bugünün kopyası olan bir yarın ne kadar geleceğe ait ise şimdi içinde bulunduğumuz an da o kadar geçmişe ait olmalıdır derim ben de kundera'ya reveranslar eşliğinde.
bir hedonist için günün kalan kısmıdır. bu mantıkla yaklaşabildiğiniz yani gelecek kavramını uzun vadeden kısa vadeye indirgeyerek endişelerinizden sıyrılabildiğiniz oranda mutlu olabilirsiniz. deniyorum, olacak...
bir gün gelecek olandır.
geçmişin ve şimdiki zamanın yansımasıdır gelecek.
geçmişini bilmeyenin geleceği olmaz.
gelecek, geçmişte yaşadıklarının birikmesiyle ve zamanın da ilerlemesiyle oluşur. şu anki haline gelmen için de geçmişte olanları yaşamalıydın. her gelecek geçmişe dayanarak gelişir.
bu yüzden "geçmiş önemli değildir, geleceğe bakmalıyız" gibi sözleri yanlış buluyorum.
"şu anki aklım olsaydı geçmişteki hatalarımı yapmazdım" deme, geçmişteki hataları yapmasaydın şu anki aklın olmazdı.
gelecek, geçmişte yaşadıklarının birikmesiyle ve zamanın da ilerlemesiyle oluşur. şu anki haline gelmen için de geçmişte olanları yaşamalıydın. her gelecek geçmişe dayanarak gelişir.
bu yüzden "geçmiş önemli değildir, geleceğe bakmalıyız" gibi sözleri yanlış buluyorum.
"şu anki aklım olsaydı geçmişteki hatalarımı yapmazdım" deme, geçmişteki hataları yapmasaydın şu anki aklın olmazdı.
aynı zamanda ilişki esnasında bazı çiftlerde, orgazm öncesi tedbir - uyarı amaçlı özellikle erkeklerin sık kullandığı bir kelime *.
bugün hocamın bize 2030'da kendinizi nerede görüyorsunuz sorusu üzerine düşündüğüm hede.
gelecek..
Kendimi 2030'da nerede görüyorum? Evet, her insan kendini yıllar sonrasında düşler. Uçan arabalar, mükemmel cihazlar ve daha bir sürü şeyin içinde; kendi krallığını ilan eder. Her insan yalnız aslında. Çok çarpıcı bir iddia oldu fakat doğruyum sayın okuyucu. Dönün bakın bir kendinize. Sevmediğiniz saatlerde, istemediğiniz yerlerde ve belki de tutkuyla bağlanmadığınız bir meslekte çalışıyorsunuz. Siz de kendinizi daha iyi bir yerde düşlemediniz mi? Belki. Kim bilir bunu sizden başka, sayın okuyucu.
Evet düşündüm. En ufak ayrıntısına kadar. Bana özel bir evim olsun, yanımda eşim ve çocuklarım. Maddi sıkıntılardan uzakta, şehrin pis havasını solumadığım, insanları mutlu etmek için çalıştığım bir dünyada. Jüpiter diyorum ben o dünyaya. insan bilmediğini severmiş ya sayın okuyucu. Bilmediği yerleri, bilmediği insanları, bilmediği hayatları. Hep onları sever, özenirmiş. Bilmedikleri ağır basarmış. Öğrenmeye itermiş. Pembe panjurlu ev hayalim olmadı ama eşime sarılıp uyuduğumda, uzaktan kumandayla kapatmak isterim televizyonumu. Sabahın köründe yatağa atlayarak beni uyandıran bir kız çocuğu isterim. Sokakta duyduğu küfürleri bilmeden de olsa söyleyen bir erkek çocuk. Kızımın adı Yasemin, oğlumun adını annesi koysun isterim.
Her insan gibi yalnız kaldığımda düşlerim bunları sayın okuyucu. Yılmadan, bıkmadan kendimi inandırmak için de uğraşırım. Fakat insanız sonuçta, umut bir çıkış kapısı olsa da kapıya giden yolları görüyoruz. Etrafıma bakıyorum. insanlara, aileme. Annem müdür, Babam avukat ve öğretmen, iki ablam da avukar, abim öğretmen. Dönüp bakıyorum ve sabah kalktıklarında mutsuz olduklarını görüyorum. Cüppesini çok pahalı arabasına koyan babamın, aslında o duruşmaya gitmek istemediğini görüyorum. Ama benim bu yazıyı tek kişilik sıcacık odamda, televizyonum önüme açıkken ve zengin işi oda parfümüm 8 dakikada bir -zengin işi dedim ya- ''püfff'' derken, rahat edeyim diye; gider o duruşmaya.
Bilmiyorum sayın okuyucu, nerede ve ne yaptığımı bilmeden. Ne yapacağımı bilmeden düşlüyorum. Sadece şunu biliyorum,
''istemediğimiz işlerde, sevmediğimiz okullarda okuyacağız. Lazım olmayan alışverişler yapıp onların bize hükmetmesine izin vereceğiz.''
Düşleyemiyorum sayın okuyucu.
Düşleyemiyorum...
Şeklinde yazdım ve sizlerle paylaşmak istedim. Aslında paylaşma amacı gütmediğim için kendime yazdığım için içinde dışardan okunduğunda abes kaçan yerler olabilir. fakat affola..
gelecek..
Kendimi 2030'da nerede görüyorum? Evet, her insan kendini yıllar sonrasında düşler. Uçan arabalar, mükemmel cihazlar ve daha bir sürü şeyin içinde; kendi krallığını ilan eder. Her insan yalnız aslında. Çok çarpıcı bir iddia oldu fakat doğruyum sayın okuyucu. Dönün bakın bir kendinize. Sevmediğiniz saatlerde, istemediğiniz yerlerde ve belki de tutkuyla bağlanmadığınız bir meslekte çalışıyorsunuz. Siz de kendinizi daha iyi bir yerde düşlemediniz mi? Belki. Kim bilir bunu sizden başka, sayın okuyucu.
Evet düşündüm. En ufak ayrıntısına kadar. Bana özel bir evim olsun, yanımda eşim ve çocuklarım. Maddi sıkıntılardan uzakta, şehrin pis havasını solumadığım, insanları mutlu etmek için çalıştığım bir dünyada. Jüpiter diyorum ben o dünyaya. insan bilmediğini severmiş ya sayın okuyucu. Bilmediği yerleri, bilmediği insanları, bilmediği hayatları. Hep onları sever, özenirmiş. Bilmedikleri ağır basarmış. Öğrenmeye itermiş. Pembe panjurlu ev hayalim olmadı ama eşime sarılıp uyuduğumda, uzaktan kumandayla kapatmak isterim televizyonumu. Sabahın köründe yatağa atlayarak beni uyandıran bir kız çocuğu isterim. Sokakta duyduğu küfürleri bilmeden de olsa söyleyen bir erkek çocuk. Kızımın adı Yasemin, oğlumun adını annesi koysun isterim.
Her insan gibi yalnız kaldığımda düşlerim bunları sayın okuyucu. Yılmadan, bıkmadan kendimi inandırmak için de uğraşırım. Fakat insanız sonuçta, umut bir çıkış kapısı olsa da kapıya giden yolları görüyoruz. Etrafıma bakıyorum. insanlara, aileme. Annem müdür, Babam avukat ve öğretmen, iki ablam da avukar, abim öğretmen. Dönüp bakıyorum ve sabah kalktıklarında mutsuz olduklarını görüyorum. Cüppesini çok pahalı arabasına koyan babamın, aslında o duruşmaya gitmek istemediğini görüyorum. Ama benim bu yazıyı tek kişilik sıcacık odamda, televizyonum önüme açıkken ve zengin işi oda parfümüm 8 dakikada bir -zengin işi dedim ya- ''püfff'' derken, rahat edeyim diye; gider o duruşmaya.
Bilmiyorum sayın okuyucu, nerede ve ne yaptığımı bilmeden. Ne yapacağımı bilmeden düşlüyorum. Sadece şunu biliyorum,
''istemediğimiz işlerde, sevmediğimiz okullarda okuyacağız. Lazım olmayan alışverişler yapıp onların bize hükmetmesine izin vereceğiz.''
Düşleyemiyorum sayın okuyucu.
Düşleyemiyorum...
Şeklinde yazdım ve sizlerle paylaşmak istedim. Aslında paylaşma amacı gütmediğim için kendime yazdığım için içinde dışardan okunduğunda abes kaçan yerler olabilir. fakat affola..
bazen insanı hayatta tutan tek kuvettir.
2000 yıl sonra;
-Adın ne?
+asdfghjlk
-Garip... Peki anlamı ne?
+Eski dilde kahkaha demekmiş.
alıntıdır.
-Adın ne?
+asdfghjlk
-Garip... Peki anlamı ne?
+Eski dilde kahkaha demekmiş.
alıntıdır.
zamansal açıdan bakıldığından şimdinin bir sonraki aşaması. dönüp dolaşacağı yer şimdidir.
çevremden, okuduklarımdan derlediklerimle gelecek için bir öngörü değilde ayan beyan ortada olan bir şeyi dile getirmek istiyorum bakalım katılan çıkacak mı?
gelecekte;
- din etkisini yitirecek.(aslında şu anda epeyi yitirdi ama çevrenizdeki 18-28 yaş arası gençlikle sohbet ederseniz dini inançlarına sıkı sıkı bağlı olmadıklarını bazılarınında ihtiyaç duymadığını görürsünüz bu gençlerin çocukları daha ilgisiz olucak dine. ayrıca bu eğilim batı avrupa ve kuzey amerika'da daha yaygın ama bu bölgelerden başlayıp tüm dünyaya yayılır. ek olarak söylemem gerekirse çin'de hiçbir dini kuruma bağlı olmayan insan sayısı azımsanacak derecede değil halın %15-20'si kadarı dinsiz böylece çin'de dinsiz sayısı 100 milyonu aşıyor. )
abd'deki gençlerin 5'te 1'i dini bir kuruluşa bağlı değil: http://www.npr.org/2013/0...gation_id=246965925417366
- evlilik kurumu etkisini yitirecek.(bu da kaçınılmaz bence tamam yine illaki evlenenler olucak ama hiçbir zaman olmadığı kadar çok boşanan olucak bu boşanan insanlar bir müddet sonra evlilik kurumu hakkında din için ne düşünüyorlarsa onu düşünecekler.)
- şahsi araçlara, arabalara duyulan ihtiyaç azalacak ve yavaş yavaş birer yüke dönüşecekler .(toplu taşıma yine özellikle batı avrupa ve kuzey amerika'da şahsi araçlara olan ihtiyacı en alt düzeye indirmiş durumda üstelik vergisiydi, kıtalar arası yolculuklarda kullanılamaması derken etkisi azalıyor.)
- eğitim enflasyonu korkunç bir biçimde artacak ama çokta endişelenmeye gerek yok yeni nesil o kadar çok bilgi bombardımanına tutuluyor ki bundan 200 sene önce atalarının hayatı boyunca öğrendiği bilgileri 1 ay gibi kısa bir sürede öğrenip depolayabiliyor. eğitim enflasyonu'da insan evrimine paralel olarak artıyor homo sapiens bu enflasyonu kaldırabilecek düzeyde.
çevremden, okuduklarımdan derlediklerimle gelecek için bir öngörü değilde ayan beyan ortada olan bir şeyi dile getirmek istiyorum bakalım katılan çıkacak mı?
gelecekte;
- din etkisini yitirecek.(aslında şu anda epeyi yitirdi ama çevrenizdeki 18-28 yaş arası gençlikle sohbet ederseniz dini inançlarına sıkı sıkı bağlı olmadıklarını bazılarınında ihtiyaç duymadığını görürsünüz bu gençlerin çocukları daha ilgisiz olucak dine. ayrıca bu eğilim batı avrupa ve kuzey amerika'da daha yaygın ama bu bölgelerden başlayıp tüm dünyaya yayılır. ek olarak söylemem gerekirse çin'de hiçbir dini kuruma bağlı olmayan insan sayısı azımsanacak derecede değil halın %15-20'si kadarı dinsiz böylece çin'de dinsiz sayısı 100 milyonu aşıyor. )
abd'deki gençlerin 5'te 1'i dini bir kuruluşa bağlı değil: http://www.npr.org/2013/0...gation_id=246965925417366
- evlilik kurumu etkisini yitirecek.(bu da kaçınılmaz bence tamam yine illaki evlenenler olucak ama hiçbir zaman olmadığı kadar çok boşanan olucak bu boşanan insanlar bir müddet sonra evlilik kurumu hakkında din için ne düşünüyorlarsa onu düşünecekler.)
- şahsi araçlara, arabalara duyulan ihtiyaç azalacak ve yavaş yavaş birer yüke dönüşecekler .(toplu taşıma yine özellikle batı avrupa ve kuzey amerika'da şahsi araçlara olan ihtiyacı en alt düzeye indirmiş durumda üstelik vergisiydi, kıtalar arası yolculuklarda kullanılamaması derken etkisi azalıyor.)
- eğitim enflasyonu korkunç bir biçimde artacak ama çokta endişelenmeye gerek yok yeni nesil o kadar çok bilgi bombardımanına tutuluyor ki bundan 200 sene önce atalarının hayatı boyunca öğrendiği bilgileri 1 ay gibi kısa bir sürede öğrenip depolayabiliyor. eğitim enflasyonu'da insan evrimine paralel olarak artıyor homo sapiens bu enflasyonu kaldırabilecek düzeyde.
"gelecek birgün gelecek" sözünü akıllara getirir.
aşk getirecek, söyleyeceğim yare sevdiğimi,
para getirecek, okulu bitireceğim,
aile getirecek, evleneceğim onunla,
eğlence getirecek, inanıyorum.
para getirecek, okulu bitireceğim,
aile getirecek, evleneceğim onunla,
eğlence getirecek, inanıyorum.
mutlluuk getirecek, onu getirecek inanıyorum.
gelecekte bir gün gelecek..
tedirdin eder kimi zaman. bilinmeyenin heyecan verici cazibesinin karıştığı bir ürperti.
şimdidir.
babamın beni affedeceği gün elbet gelecek dedirten başlık.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar