bugün
- kimsenin size söylemeyeceği bilmeniz gereken şey9
- ırkınızı seçme şansınız olsaydı31
- ye yağlıyı iç suyu dondurursa dondursun3
- her şeye sahip insan mutsuzluğu13
- velvet25
- kendini değersizleştiren insan5
- amedspor4
- herkese pas veren kız barselonada oynasın12
- ağzı sarımsak kokan biriyle öpüşmek3
- sarı renkli şeker tarafından tehdit altındayım8
- mor semsiyeli yabanci8
- pancar küspesi2
- türklere vize serbestisi2
- dünyanın en değerli şeyi5
- sokakların mis gibi bok kokması2
- evliliğin anlamı13
- kuzey karolina'dan ındianapolis'e gitmek2
- yoğurt mayalamasını bilen erkek6
- spotify blend list yapmak istenilen yazarlar5
- akide şekeri yiyip radyo dinlemek5
- bronzlaşma2
- o kızdan uzak dur diyen erkek2
- en iyi sayısal zeka hangi meslektedir sorunsalı10
- kürtsüz türkiye11
- bacak uzun gözüksün diye kiçi açıkta birakmak2
- sizi her yerden izleyebilen yapay zeka2
- nude var mı3
- evde yoğurt yapmak5
- aslıhan moralı2
- the crow2
- türk ile kürt'ü rakip sanmak5
- bütün gece sokaklarda seri katilin izini sürmek5
- çoluk çocuk işler peşinde koşan tipler3
- halife olacağım7
- beyazconverse nickli yazar erkek mi5
- anın görüntüsü33
- ismet gürbüz8
- bana onu sormayin7
- her şeyden anlayan adam edası5
- türkiye türklerin ve kendini türk hissedenleridir7
- selahattin eyyubi türktü4
- yazarların bu seneki tatil yeri tercihi8
- mehdi cennet vatanda3
- fenerbahçe15
- zorunlu eğitim7
- neden bu kadar yakışıklıyım2
- sözlük yetkilisi2
- hilafet gelsin mi6
- eskiden hayalini kurduğunuz2
- zafer ve iyi partinin ortak adayı mansur yavaş8
Bizim toplumumuzda, yapılması gerekli ve yapılabilirliği varken o işi yapmaktır fırsat.
Yani hazır değirmen dönüyorken buğdayını una çevir demektir fırsat.
Yani hazır üniversitede iken okuyup 'öğren mesleğini' bir yandan demektir.
Oysa gerçek anlamda fırsat bir avantaja herkesten daha fazla yakın olmaktır.
Yani hazır değirmen dönüyorken buğdayını una çevir demektir fırsat.
Yani hazır üniversitede iken okuyup 'öğren mesleğini' bir yandan demektir.
Oysa gerçek anlamda fırsat bir avantaja herkesten daha fazla yakın olmaktır.
genelde kaçırılandır.
çoğu zaman farkına varmadan...
çoğu zaman farkına varmadan...
Her alanda olan bir şey. Ayağına gelince geri itmemek lazım.
http://www.egitisim.com.t...sen-at-bir-egitim-bizden/
http://www.egitisim.com.t...sen-at-bir-egitim-bizden/
beklenendir. fırsatlarında bizi beklediğini unutarak, zaferi hep mazerete bıraktık.
bitmek ve tükenmek bilmeyen bir deryadır.
kaçırıldığında insanın içinde dert olan "şeydir" *
biz insanlar gençken karşımıza sürekli aşk fırsatları çıkacak sanırız, o yüzden görmeyiz önümüzdeki ihtimalleri ve değerlendirmeyiz pek veya kolay harcarız insanların bize verdiği değerleri. murathan mungan düşüncelerimizi özetler şu güzel yazısıyla:
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
'Ya biz binde bir karşımıza çıkan dostluk, arkadaşlık, sevgililik fırsatlarını ne yapıyoruz? Aksam üstünün bir saatinde yorgun gövdemizi yaslayıp mırıl mırıl konuşabileceğimiz, omzumuza dolanan bir kolun, başımızı yaslayabileceğimiz bir omuzun, belimizi kavrayan bir elin, uzun yollara dayanıklı aşkların sahibi karşımıza çıktığında tanıyabiliyor muyuz onu, değerini biliyor, biricikliğini, benzersizliğini anlayabiliyor muyuz?
Yoksa hayati sonsuz,fırsatları sayısız sanıp kendimizi hep ileride bir gün karşılaşacağımızı sandığımız bir başkasına, bir yenisine ertelerken hayat yanımızdan geçip gidiyor mu?
Karşımıza zamansız çıkmış insanları yolumuzun dışına sürerken bir gün geri dönüp onu deliler gibi arayacağımızı hiç hesaba katıyor muyuz? Hayat her zaman cömert davranmaz bize, tersine çoğu kez zalimdir, her zaman ayni fırsatları sunmaz, toyluk zamanlarını ödetir. Hoyratça kullandığımız arkadaşlıkların, eskitilmeden yıprattığımız dostlukların,savurganca harcadığımız aşkların hazin hatırasıyla yapayalnız kalırız bir gün. Bir akşamüstü yanımızda kimse olmaz, ya da olanlar olması gerekenler değildir. Yıldızların bizim için parladığını göremeyen gözlerimiz, gün gelir hayatımızdan kayan Yıldızların gömüldüğü maziye kilitlenir.
Kedilerin özel bir anını yakalamak gibidir kendi hayatımızdaki olağanüstü anları ve olağanüstü kişileri yakalamak. Bazılarının gelecekte sandıkları "bir gün" geçmişte kalmıştır oysa; hani su karşıdan karşıya geçerken, trafik ışıklarında rastladığımız, omzunuzun üzerinden söyle bir baktığınız sonra da boşverip "Nasıl olsa ileride bir gün tekrar karşıma çıkar." dediğinizdir. Oysa tam da o gün bu zalim şehri terketmiştir o, boş yere bu sokaklarda aranırsınız...'
aşkın insan hayatında sık karşılaşılmayan bir güzellik olduğunu, fırsatların asla es geçilmemesi gerektiğini anlatan iki film öneririm. birbirinin devamı niteliğinde filmler bunlar. ilgilisi buyursun:
before sunrise (gün dogmadan)
before sunset (gün batmadan)
özellikle ikincisinde celine öyle güzel anlatır ki bu gerçeği..
Şimşek gibidir çakar ve gördün gördün.
Gündemdeki Haberler
Güncel Önemli Başlıklar